Kış sebzelerinin, kışın, yaz meyvelerinin yazın yendiği, domatesin domates gibi, biberin biber gibi koktuğu, hibrit İsrail tohumlarının bilinmediği, dolayısıyla, genlerimize uygun organik tohumları kullandığımız, kışlık yiyecekleri yazdan yapıp kışın yediğimiz yani  kısaca bizim çağalık dönemimizde milliyetçi duygularımız, milli ruhumuz daha fazlaydı…
Eski bayramları hatırlıyorum ve içime bir hüzün çöküyor. Öyle coşku vardı ki, inanın size anlatamam. O dönem ilk orta ve lise talebelerini zorla tören alanına getirmek düşünülmezdi bile. Çünkü, dedeler, nineler, babalar, anneler ve çocuklar günler öncesinden resmî geçidi seyretmenin hayaliyle yanıp tutuşurlardı.
Bayram günü geldiğinde de ailece bayram yerine gelinir ve bayramlar halkla birlikte coşkuyla kutlanırdı. 29 Ekim Cumhuriyet bayramı resmi geçidi için insanlar öncelikle hükümet meydanında saatler önce toplanırlardı. Orada yer bulamayanlar doğu istikametinde Hüseyinbey köprüsüne( Sivas caddesi kavşağı) kadar ki caddenin iki tarafına, batı yönünde de Asri Fırının biraz ilerisine kadar yolun her iki yanına konuşlanırlar ve resmi geçidin başlamasını heyecanla beklerlerdi. Askeri birliklerin gövde gösterisinden sonra okullar, başlarında öğretmenleri olduğu halde geçmeye başlar, ardından tüm esnaf odaları, yaptıkları işin mizanseniyle geçmeye başlardı. Yani demirci demir döğmeyi, terzi elbise dikmeyi vs canlandırarak resmi geçide katılırlardı. Bütün bunlar bittikten sonra ahalinin bir kısmı dağılmaz, belediye binasının önünde, davul zurna eşliğinde halay çekerek bayram coşkusuna katılırlardı. Seyyar satıcıların sesi, çocuk seslerine karışır, tören sırasında ise alkış sesinden başka ses duyulmazdı. 
Taklar kurulur, Demiryollarının, Tekelin, Sümer’in takları birbiriyle yarışırdı. Okullar süslenir, resmî binalar, valilik, belediye binaları ışıklandırılır ve halkın Bayramı bu şekilde coşkuyla kutlanırdı.
Tak’lar arasında yarışma yapılsa birinciliği TCDDY'nın yaptırdığı tak alırdı. Tak’ın üzerindeki  lokomotif ve vagonlar ışıklandırılır ve yanıp söndüğünde haraket halinde bir tren haline gelirdi, bu görüntü bize çok ilginç gelir hayretten gözlerimizi alamazdık. Şeker Fabrikası’nın, Mensucat’ın, Tekel’in ve Belediye’nin Tak’ları da ayrı güzellikler ve özellikler taşırdı.
Hele o şimdilerde göremediğimiz “fener alayları” çocukların en sevdiği gösteri olurdu. Ellerinde meşalelerle, askeri araçların( cemse) arkasında oturan askerlerin oluşturduğu konvoyun peşine düşer ve o muhteşem coşkuya ortak olunurdu.      
         Okullarda öğretmenlerin yönetiminde bayramdan önce tüm sınıflar ve okulun tüm pencereleri 29 Ekimi ve Cumhuriyeti anlatan resimlerle, bayraklarla ve Atatürk posterleriyle süslenirdi. Esnaflar da dükkanlarını, bayrak ve resimlerle süslerlerdi.
             23 Nisan’lar, 19 Mayıs’lar 30 Ağustos’lar bundan farklı mı olurdu sanki. 
             Bu törenler stadyumda yapıldığı için bu coşkunun katmerlisi statlarda yaşanırdı. İnsanlar yağmur, çamur, soğuk sıcak demeden tribünleri doldurur ve kendi bayramlarını kutlarlardı.
             Bu coşku sırf milli bayramlarda mı olurdu? Tabi ki hayır.
             O günlerde şimdi olmayan askeri bir ritüel vardı. Tören kıtası, önlerinde askeri bando olduğu halde, Çöşnükde ki birlikten çıkar, bando eşliğinde marşlar çalarak hükümet meydanına gelirlerdi. Burada İstiklal Marşı eşliğinde göndere bayrak çekilirdi. Sonra aynı güzergahtan geri dönerlerdi. Bu tören sırasında yine insanlar cadde boyunca dizilir ve askere tezahürat yaparlardı. 
            Bütün resmî bayramlarda, Belediyenin önünde davul, zurna çalınırdı. Tüm Malatyalılar, yakın köylerden bayram coşkusu yaşamak İçin gelen köylüler halaylar çekip, halk oyunları oynayarak gün batımına kadar eğlenir ve bayramı büyük bir coşkuyla, kutlarlardı.
            Zengini, fakiri, köylüsü, şehirlisi, kadını, erkeği, Türkü, Kürdü, Alevi’si, Sünni’si, Müslümanı, gayrı Müslim’i tek yürek bayramı kutlardı.
             En büyük üzüntüm, yeni neslin bütün bu anlattıklarımı göremeyecek olması.
             Bari biz yazalım da belki okurlar...

            Cumhuriyet bağımsız yargıdır, hukuktur,adalettir.
            Cumhuriyet eşitliktir, liyakattır.
             Cumhuriyet bilimdir, sorgulayıcı akıldır…
             29 Ekim Cumhuriyet Bayramı hepimize kutlu olsun.
              Selam olsun Malatya’mın güzel insanlarına...