Malatya’da, evlilik çağı gelen gençlerin bu isteklerini ebeveynlerine bir şekilde hissettirmeleri gerekmektedir. Ve bu aşama evlenme adımının ilk basamağını oluştururdu.
Gençler evlenme isteklerini doğrudan babaya açamazlar. İstekler, ya anne vasıtasıyla, ya da başka vasıtalarla ebeveynlere duyurulurdu. Bu duyuru erkek ve kızlarda farklı şekilde yapılırdı…
Evlenmek isteyen erkek, bulgur pilavının ortasına kaşığı saplamayla, eve geç gelmeyle, bıyık bırakmayla, sinirli davranışlar göstermeyle, yemek beğenmemeyle, giyimine özen göstermeyle bu isteğini ebeveynlerine hissettirirdi…
Genç kızlar ise bu kadar şanslı değillerdi onlar ancak ima ederek bu isteklerini anlatmaya çalışırlardı. Kızlar, bu isteklerini genellikle huysuzluk, yakınma, serzeniş, hayattan bezdiklerini ifade eden sözler ve davranışlarla göstermeye çalışırlardı.
Oğullarının evlenme isteklerini anlayan aileler kız aramaya başlarlardı. Bu kız arama işlemine “Görücü gezme denirdi. Eşin dostun, akrabaların tavsiye ettiği kızlar önce araştırılır, aile yapısı, ahlakı, güzelliği konusunda anlaşıldıktan sonra kız evine gidilirdi. Bu esnada kız, misafirlere hoş geldin der, ellerini öper ve misafirlere kahve ikram ederdi. Bu ziyaret sırasında kız yakından incelenir. Kızın bir sakatlığı var mı, hamarat mı değil mi öğrenilmeye çalışılırdı. Kızın vücudunun daha iyi incelenmesi için hamama gidilir ve kız burada iyice incelenirdi…
Eskiden hamam bir ritüeller manzumesiydi. Özellikle kadınların hamam sefaları çok renkli geçerdi. Önce evin çalışanı, kilden ve bohçalarla birlikte hamama gönderilir, hanımı için yer ayrılması sağlanırdı. Daha sonra hanım ve aile efradı paytonlara binerek hamama giderlerdi. Hanımın statüsüne göre, ya da hanımın daha önceki gelişlerinde verdiği bahşişin miktarına göre, hanım kürünü, gıllı kürün veya issi kürünün birinden yer ayrılırdı. Hanımın verdiği bahşiş kuvvetliyse ayrılan kürün mutlaka hanım kürünü olurdu. Ayrılan küründeki kurnaya hanımın hamam tası konur bu da bu kurnanın ayrıldığını gösteren bir işaret sayılırdı.
Hamamda dört kapalı kürün (müstakil yıkanılan bölüm.) iki açık kürün birde kazan kapısı denen çok sıcak olan bölüm vardı. Kazan kapısı ve giriş kapısının bulunduğu bölgedeki kurnalarda pek yıkanılmazdı ancak yoğun günlerde halktan kişilere verilirdi. Kazan kapısının sağındaki kürüne issi kürün denirdi çok boğucu sıcak olurdu. Kapıya yakın kürüne Kıllı kürün denirdi tanınmış kişiler burayı tercih etmezdi. Kazan kapısının solundaki kürüne ılık kürün denirdi kış günleri için tercih edilirdi. Ilık kürünün yanındaki açık küründe yaz günleri yıkanmaya uygundu. Açık kürünün yanındaki kürüne hanım kürünü denirdi. Hamam dönüşünü de paytonla yapmak değişmez adetlerdendi.
Hamam sefasından sonra iyice incelenen ve herhangi bir sakatlığının olmadığı anlaşılan kızın durumu aile içerisinde görüşülür, danışılır ve kız istenmeye karar verilirdi. Kız evine haber gönderildikten sonra aile büyükleri ve yakın akrabalar ile birlikte kız evinin kapısı çalınırdı…
Kızın Ailesi, “Kız evi, naz evi” düşüncesinden hareketle kendilerini naza çeker. “Biz bir danışalım, görüşelim hayırlı ise olur.” derlerdi. Birkaç kez gidildikten sonra verme olayı kesinleşince kızı istemeye giderler. Her iki tarafın yakın akrabaları, bu istemede hazır bulunurlardı. Kız istenirken, oğlan ve kız babasını temsilen birer kişiye vekâlet verilir. Oğlan tarafını temsil eden kişi kızı “Allah'ın emri, peygamberin kavliyle kızınızı oğlumuza istiyoruz” diyerek kızı isterdi.
Söz kesmenin ardından, kararlaştırılan günde nişan takılır. Aileler karşılıklı olarak birbirlerine bohça gönderirlerdi.
Nişanlılık döneminde kız tarafına dini bayramlarda koç gönderilirdi…