Hakikatin Yanında Durmak

ATİLLA KANTARCI

10-09-2026 11:45

Bana toplumun en büyük zenginliği nedir diye sorsanız, hiç düşünmeden net cevabım:

“Hakikate duyduğu saygıdır”. Olur…

Neden mi?

Çünkü hakikat kaybolduğunda yalnızca gerçekler kaybolmaz; toplumun vicdanı da yara alır. Güven sarsılır, adalet zedelenir, insanlar birbirine kuşkuyla bakmaya başlar. Yalan, önce istisna olmaktan çıkar; sonra alışkanlığa, en sonunda da hayatın sıradan bir parçasına dönüşür.

Yalanın sıradanlaştığı bir toplumda, doğruyu söylemek cesaret ister. Hakikati savunmak ise aykırılık sayılır. Bir süre sonra öyle bir noktaya gelinir ki insanları rahatsız eden yalan değil, söylenen doğrunun kendisi olur.

İşte bir toplum için asıl tehlike de budur: Yalanın söylenmesi değil, yalanın kabul görmesi; doğrunun ise bedel ödemek zorunda bırakılmasıdır.

Bir toplumda, doğruyu söyleyen insan zamanla “öteki” olur. Çünkü herkesin sustuğu yerde konuşmak, herkesin eğildiği yerde dimdik durmak ve herkesin gerçeği eğip büktüğü yerde hakikati olduğu gibi söylemek, artık sıradan bir erdem değil, başlı başına bir cesarettir.

Oysa insanın karakterini belirleyen en önemli şeylerden biri, kimsenin görmediği yerde de doğrunun yanında durabilmesi değil midir?

Bazen bir yanlış, o kadar çok kişi tarafından tekrar edilir ki doğruymuş gibi görünmeye başlar.

Kalabalıkların alkışladığı her düşünce doğru, çoğunluğun inandığı her söz hakikat değildir. Bir makam sahibinin söylemesi, bir gazetenin yazması, sosyal medyada binlerce kişinin paylaşması da gerçek olmayanı gerçek yapmaz.

Çünkü hakikat, çoğunluğa göre şekil değiştirmez.

Bugün işimize geleni doğru, çıkarımıza dokunanı da yanlış kabul edersek aslında hakikati değil, kendi menfaatimizi savunuyoruz demektir.

Gerçeğin değeri, bize kazandırdıklarıyla değil, gerçekten doğru olup olmadığıyla ölçülmelidir.

Doğruyu savunmanın her zaman bir bedeli vardır ve hakikatin yanında durmak her babayiğidin harcı değildir.

Çoğu zaman insan yalnız kalır.

Çoğu zaman dostlarını, makamını, itibarını, çevresini, hatta kazancını kaybedebilir.

İşte hakikat çoğu zaman tam da bu korkuların arasında kaybolur.

Çünkü yanlışın büyümesi yalnızca yalan söyleyenlerin eseri değildir. Doğruyu bildiği halde susanların sessizliği de yanlışın güçlenmesine yardım eder.

Elbette her konuda ses yükseltmek, herkese karşı çıkmak doğru değildir. İnsan önce bilmeli, araştırmalı, emin olmalıdır. Bilgi sahibi olduktan sonra fikir sahibi olmalıdır. Fakat gerçeği bildiği halde sırf korktuğu veya çıkarına dokunacağı için susarsa, orada vicdanın sesi de susturulmuş olur.

Bugün bir davranışı savunup yarın aynı davranışı başkası yaptığı için eleştirmek…

Kendi tarafımızdaki yanlışı görmezden gelip karşı tarafın aynı yanlışını büyütmek…

Bize yakın olan insanın hatasını “insanlık hali” sayıp, sevmediğimiz kişinin aynı hatasını “karaktersizlik” olarak görmek…

Bunların hiçbirinin hakikatle ilgisi yoktur.

Bu, tarafgirliktir.

Hakikat karşısında insanın ölçüsü şu olmalıdır:

“Bunu yapan benim yakınım olmasaydı yine aynı şeyi söyler miydim?”

İşte gerçek adalet burada başlar.

Çünkü hakikat, dostumuzun da düşmanımızın da üstündedir.

Bir toplumda insanlar yanlıştan çok, yanlışı söyleyenden rahatsız olmaya başladığında tehlike başlamış demektir.

Doğruyu söyleyen insan “huzur bozucu” ilan ediliyor, haksızlığa itiraz eden “muhalif” diye dışlanıyor, gerçeği dile getiren “nankör” olarak suçlanıyor, insanlar bildikleri doğruları söylemekten korkuyorsa…

Orada yalnızca bireylerin değil, toplumun vicdanı da yara alır ve toplum içten içe çürümeye başlar.

Çünkü sağlıklı toplumlarda insanlar birbirlerine yalnızca “evet” demezler.

Gerektiğinde:

“Burada yanlış yapıyorsunuz” deme hakları da vardır.

Bir yöneticinin etrafında yalnızca onu alkışlayan insanlar varsa, o yönetici zamanla mutlaka gerçeklerden uzaklaşır.

Bir ailenin içinde kimse birbirinin hatasını söyleyemiyorsa, o aile sorunlarını büyütür.

Bir toplumda herkes birbirinin yanlışını görmezden geliyorsa, o toplum kendi geleceğine zarar verir.

Hakikati savunmak ve haykırmak düşmanlık değildir

Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutun, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Herhangi bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adaletsiz davranmaya itmesin. Adaletli olun; bu, takvâya daha uygundur. Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır. (Maide.8)

DİĞER YAZILARI NEREDE O ESKİ KOMŞULUKLAR 01-01-1970 03:00 GÖRÜCÜ GEZME- KIZ İSTEME 01-01-1970 03:00 MECLİS’TE TRANSFER SEZONU… 01-01-1970 03:00 HİKMET BARUTÇUGİL 01-01-1970 03:00 NEZAKET 01-01-1970 03:00 Geçmiş güzeldi be... 01-01-1970 03:00 Tayt değil liyakat tartışılmalıydı 01-01-1970 03:00 Aslantepe'nin geleceği için çok önemli bir konu! 01-01-1970 03:00 Festival sadece eğlence değildir, bir medeniyet tanıtımı olmalıdır 01-01-1970 03:00 Ebu'l Ferec 01-01-1970 03:00 Keşşaf Efendi 01-01-1970 03:00 Malatya ekonomisinin dış desteğe ihtiyacı var 01-01-1970 03:00 Sazcı Cafer Bakır 01-01-1970 03:00 Siyaset kurumu neden bozuldu? 01-01-1970 03:00 GASTRONOMİ ADALARI VE MALATYA RUHU 01-01-1970 03:00 TANDIR EKMEĞİ 01-01-1970 03:00 Hey gidi günler hey... 01-01-1970 03:00 BİZİM NESİL… 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARI ÖLÜME İTEN MASUM GÖRÜNÜMLÜ TEHLİKELİ OYUNLAR! 01-01-1970 03:00 MARKA ŞEHİR 01-01-1970 03:00 Geçmişe Özlem         01-01-1970 03:00 Çay Ocakları 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE DESTANI 01-01-1970 03:00 Hürriyet Aile Çay Bahçesi ve Zaza Cemil 01-01-1970 03:00 Bilge Terzi (Mehmed Said Çekmegil) 01-01-1970 03:00 HACI BİCİ  01-01-1970 03:00 PTT Bölge Müdürlüğü 01-01-1970 03:00 Battalgazi Belediyesi Ve Kültürel Etkinlikler 01-01-1970 03:00      Yukarıda gördüğünüz eski bir mahalle resmi... 01-01-1970 03:00 Çimento Fabrikaları Zararlıdır! 01-01-1970 03:00 YAMALIK            01-01-1970 03:00 Mahallem 01-01-1970 03:00 Hüseyin Karatay 01-01-1970 03:00 Kadir Eriş 01-01-1970 03:00 MEYDAN KIYIMI 01-01-1970 03:00 Hasret mektubu 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARA 29 EKİM  BİLİNCİNİ VERMEK ZORUNDAYIZ 01-01-1970 03:00 Rıdvan Mertöz 01-01-1970 03:00 Trump'ın ricası... 01-01-1970 03:00 HOŞ BULDUM! 01-01-1970 03:00 HASAN MEŞELİ 01-01-1970 03:00 Çöken eğitim sistemi 01-01-1970 03:00 Kadife sesli sanatçımız İlhan Kızılay 01-01-1970 03:00 ALİ ULVİ SÜLUKİOĞLU (SÜLÜKOĞLU AİLESİ) 01-01-1970 03:00 MOLOZLARIN ALTINDA KALAN KÜLTÜR 01-01-1970 03:00 YENİ MALATYASPOR 0 BURSASPOR 8 01-01-1970 03:00 EREN BALİ 01-01-1970 03:00          AĞLAMAYANA MEME YOK! 01-01-1970 03:00 UNUTAMADIĞIMIZ “ARTİZLER”İMİZ… 01-01-1970 03:00 NEDEN BU KADAR DUYARSIZSIN MALATYA! 01-01-1970 03:00 METİN SÖZEN ANISI ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLİYORUM… 01-01-1970 03:00 CUMALİ ÜNALDI                              01-01-1970 03:00 YALAN MI 01-01-1970 03:00 FAHRİ ÇEKİRDEK 01-01-1970 03:00 NURETTİN SOYKAN TESİSLERİ 01-01-1970 03:00 BAŞ KİLİ 01-01-1970 03:00 SAYIŞMALARIMIZ     01-01-1970 03:00 MEHMET YUMRUTEPE 01-01-1970 03:00 ADNAN ERKUŞ 01-01-1970 03:00 YENİ MALATYASPOR’UN DOĞUŞU-2 01-01-1970 03:00 MALATYASPOR’DA KAYYUM DÖNEMİ-2 01-01-1970 03:00 UFUK ERBAŞ 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 MALATYASPOR’DA HAŞİM KARADAĞ DÖNEMİ-2 01-01-1970 03:00 40. KURULUŞ YILINDA KÜME DÜŞEN TAKIM 01-01-1970 03:00 Malatyaspor’da Hikmet Tanrıverdi Dönemi (2002-06) 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ... 01-01-1970 03:00 MALATYASPOR’DA MEHMET YAŞAR ÇERÇİ DÖNEMİ VE ŞAMPİYONLUK 01-01-1970 03:00 MALATYASPOR’DA MÜNİR ERKAL DÖNEMİ 01-01-1970 03:00 MALATYASPOR’DA İKİNCİ NURETTİN SOYKAN DÖNEMİ VE DURAKLAMA YILLARI 01-01-1970 03:00 MALATYASPOR’DA METİN KAYA ÇAĞLAYAN DÖNEMİ-2 01-01-1970 03:00 MALATYASPOR’DA METİN KAYA ÇAĞLAYAN DÖNEMİ 01-01-1970 03:00 MALATYASPOR’DA NURETTİN GÜVEN DÖNEMİ 01-01-1970 03:00 MALATYASPOR’DA TURAN ÇEViK DÖNEMi-3 01-01-1970 03:00 MALATYASPOR’DA TURAN ÇEViK DÖNEMi-2 01-01-1970 03:00 KAYSI FESTİVALİ YAPILMAYACAK MI? KRİZLER BAZAN FIRSATA ÇEVRİLEBİLİR… 01-01-1970 03:00 MALATYASPOR'DA TURAN ÇEVİK DÖNEMİ 01-01-1970 03:00 MALATYASPOR’DA NURETTİN SOYKAN DÖNEMİ-2 01-01-1970 03:00 MALATYASPOR’DA NURETTİN SOYKAN DÖNEMİ 01-01-1970 03:00 EFSANE MALATYASPOR’UN KURULUŞ ÇALIŞMALARI -5 01-01-1970 03:00 EFSANE MALATYASPOR’UN KURULUŞ ÇALIŞMALARI-4 01-01-1970 03:00 EFSANE MALATYASPOR’UN KURULUŞ ÇALIŞMALARI -3 01-01-1970 03:00 KÜLTÜR VARLIKLARIMIZI AYAĞA KALDIRMANIZ GEREKMEZ Mİ? 01-01-1970 03:00 EFSANE MALATYASPOR’UN KURULUŞ ÇALIŞMALARI -2 01-01-1970 03:00 EFSANE MALATYASPOR’UN KURULUŞ ÇALIŞMALARI 01-01-1970 03:00 İPLİKÇİ PAZARI 01-01-1970 03:00 Toprak Altında Kalan Şehir 01-01-1970 03:00 MALATYA’LI FAHRİ 01-01-1970 03:00 BİR KEZ DAHA YIKILDIK 01-01-1970 03:00 SEZAİ YILMAZ 01-01-1970 03:00 ÇAKIR DAYI 01-01-1970 03:00 ESKİ BAYRAMLAR 01-01-1970 03:00 CEVAT ÇOBANLI 01-01-1970 03:00 "Ayneye girmek" 01-01-1970 03:00 SİNEMA CADDESİ - BEŞ KONAKLAR 01-01-1970 03:00 ESKİ RAMAZANLAR 01-01-1970 03:00 Yunusemre Caddesi-Diğer Kanalboyu 01-01-1970 03:00 Kanal Boyu - Kernek Mahallesi 01-01-1970 03:00 ESKİ FOTOĞRAÇILAR 01-01-1970 03:00 Bir Varmış Bir Yokmuş… 01-01-1970 03:00 SAATLİ MAARİF TAKVİMİ 01-01-1970 03:00 ALTERNATİF KAYSI ÜRÜNLERİ 01-01-1970 03:00 Krizin Fırsata Çevrilemediği Şehir! 01-01-1970 03:00 KRİZİN FIRSATA ÇEVRİLEMEDİĞİ ŞEHİR! 01-01-1970 03:00 YENİ YIL 01-01-1970 03:00 NOSTALJİ 01-01-1970 03:00 ELİZA SURHANTAKYAN (ZEHRA BİLİR)(TÜRKÜ ANA) 01-01-1970 03:00 SELAHATTİN ALPAY 01-01-1970 03:00 SOKAK SESLERİ 01-01-1970 03:00 MAHALLEM… 01-01-1970 03:00 BAKKAL AMCA     01-01-1970 03:00 KEŞKE RÜYA OLMASAYDI… 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET BAYRAMI 01-01-1970 03:00 Kayısı ve dünya 01-01-1970 03:00 Mış Gibi Yapanlara! 01-01-1970 03:00 MIŞ GİBİ YAPANLARA!…  01-01-1970 03:00 Fastfood 01-01-1970 03:00 Yırtık Pırtık… 01-01-1970 03:00 Ahilik Haftası Kutlu Olsun 01-01-1970 03:00 Malatya Erkekler Hamam Kültürü 01-01-1970 03:00 Malatya Kadınlar Hamam Kültürü 01-01-1970 03:00 Haceli 01-01-1970 03:00 Adı Fatih Soyadı Kaydı 01-01-1970 03:00 MUCİTLER 01-01-1970 03:00 Arpacızade Mehmet Rıfat Efendi 01-01-1970 03:00 Otorite Boşluğu Yok mu? 01-01-1970 03:00 Fevzi Yener 01-01-1970 03:00 Levent Numanoğlu 01-01-1970 03:00 Kayısı Festivali için Öneriler… 01-01-1970 03:00