O günlerde Ankara Sheraton otelde yapılacak olan Futbol Federasyonu Genel Kuruluna Malatyaspor temsilcisi olarak katılmak için Fahrettin Eserdi ile birlikte Ankara’ya gittik. Haşim Karadağ ve Özcan Kayhan’da İstanbul’dan gelerek toplantılara icabet ettiler.
Futbol Federasyonu Genel Kurulu futbol dünyasının en önemli toplantısıdır. Futbol adına kimi ararsanız orada bulma şansınız vardır.
Haluk Ulusoy yönetiminde yer alan Mete Berktaş, bizleri başta Haluk Ulusoy olmak üzere birçok yetkili isimle tanıştırıp Malatyaspor hakkında konuşma fırsatı yarattı. Üzülerek söylemeliyim ki edindiğimiz intiba Malatyaspor ile Futbol Federasyonu arasında aşılmaz duvarlar örüldüğüydü..!
Burada Türkiye Liglerinde görev yapan teknik direktörlerin bir çoğunu bulma şansı vardı ve Malatyaspor’a teknik direktör olacak kişiyi bulmak için bir dizi görüşme gerçekleştirdik. En olumlu görüşme Bülent Korkmaz’la yapılan görüşmeydi. Hemşerimizin futbolu yeni bırakmış bir teknik adam olarak istediği rakam bize fazla gelince, başka alternatifleri değerlendirmek için İstanbul’a hareket ettik. Yolda çeşitli telefon görüşmelerinden sonra İstanbul’da o zaman menecerlik yapan şimdi milletvekili olan eski futbolcu, Saffet Sancaklı’nın ofisine geldik. Hikmet Karaman’da oraya çağrıldı ve görüşmelere başladık.
Geç saatlere kadar görüşme sürdü.
Anlaşma sağlanınca ertesi gün Hikmet Karaman’la birlikte Malatya’ya doğru yola çıktık...
Soldan sağa: Kaleci Şenol, Mehmet Budak, Şenol, Hakan, ...Serkan
Oturanlar: Senkerik, Bülent, Ramazan, Taner ve Celil
#####
Haşim Karadağ yönetimi, 2006-07 sezonuna şampiyonluk parolasıyla başlamış ve Hikmet Karaman gibi isim yapmış önemli bir teknik adamla anlaşmıştı. Transferler Hikmet Karaman’ın istekleri doğrultusunda yapılmış ve sezon başı kampı için çok alışılmadık bir yere, Isparta Davraz’a gidilmiş ve hazırlıklar burada yapılmıştı.
Haşim Karadağ yönetimi, Hikmet Karaman’ın isteklerini yerine getirmekte çok zorlanıyordu. Malatya’ya gelirken gösterdiği mütevazı tavırlar anlaşmadan sonra yerini çok farklı bir kişiliğe bırakmıştı. Kendini yönetim kurulunun üzerinde gören Hikmet Karaman kulübü masrafa sokmak için anlamsız isteklerde bulunuyordu. Çok gereksiz şeyler isteyen ve kolay kolay bir şey beğenmeyen hocanın uçuk istekleri yönetimi daha sezon başlamadan bıktırmıştı. Bu arada hiyerarşi ve saygı konusunda bir hayli eksikliği olan Hikmet Karaman, karşılanmayan istekleri için direk basını kullanıp patronu olan, maaşını veren yönetimi kamuoyunun önüne atmaktan çekinmiyordu.
Tabi ki yönetim buna içten içe kızıyordu...
Yönetime fırsat ilk maçta çıktı.
Sezonun ilk maçında, Elazığ deplasmanında rakibine 3-2 yenilince 23 Ağustos günü, büyük ümitlerle getirilen, Hikmet Karaman’ın işine son verildi.
Aynı gün, Malatyaspor ‘un alt yapısında yetişmiş daha sonra futbolcu ve kaptan olarak kulübüne hizmet etmiş olan genç teknik adam, Hayati Palancı ile anlaşıldı.
Hayati Palancı
Malatya’mızın öz evladı olan ve alt yapımızdan yetişen, futbolculuk yıllarında özellikle Konya’da başarılı sezonlar geçiren, hemşerimiz Hayati Palancı dönemi bana göre başarılı geçen bir dönemdi.
Hayati Palancı dönemi de 74 gün sürmüş, 4 Kasım günü, 1-1 biten Karşıyaka maçından sonra görevinden istifa eden Hayati Palancı, 11 maçta 6 galibiyet, 2 yenilgi ve 3 beraberlik alarak 21 puan toplamıştı.
Bu arada, Haşim Karadağ, destek görmediğinden bahsederek kongreye gitmiş ve yönetim yine değişmişti. Yeni yönetimde:
Bilal Aydoğan, Ayhan Akman, Şevket Küçükaslan, İrfan Özaslan, Ergün Utkaner, Mustafa Adıyaman, Ramazan Kartal, Mehmet Duran, Muammer Özpolat, Osman Bayram, Çetin Keklik, yer almıştı.
Ama bu yönetim de çok uzun sürmedi.
Defalarca yapılan kongrelerden biri olan 29 Eylül 2007 kongresine kısa bir süre kala istifa eden, ancak Vali Halil İbrahim Daşöz tarafından, yeni bir yönetim oluşuncaya kadar takımın başında kalmaya ikna edilen Haşim Karadağ kongreye bir kaç gün kala yine istifa ediyordu. Gerekçe her zamanki gibi, yönetimin maddi manevi destek görememesiydi.
31- Mayıs-2008 tarihinde yapılan kongreye tek aday olarak giren İlhan Kavuk, Başkanlığa seçiliyordu.
İlhan Kavuk başkanlığındaki yönetim ;
Selahattin Karagözlü, Fahrettin Eserdi, Fahrettin Kayhan, Mehmet Çolak, Bahadır Yaşik, Sırrı Günaydın, Muammer Özpolat, Ali Cengiz, İlhan Deniz, Vural Sarıcı, İ.Hakan Tahtalı, Nihat Utkaner, Mehmet Tanrıverdi, Bülent Bilal Uçar, İbrahim Kaya, Orhan Özbek, Kağan Kodaman, Kenan Kalı, Ömür Karaağaç ve Mahmut Cücemen" den oluşuyordu.
30 Ağustos 2008 tarihinde bir olağanüstü kongre daha yapıldı. İşler iyice Arap saçına dönmüş bir haldeydi. Cengiz Günaydın’ın Başkan olması beklenen kongre bir türlü başlayamıyordu. Vali ve Belediye Başkanı kongreye gelmeyince bir terslik olduğu anlaşıldı ve kongre saat 17.00 ye ertelendi. Saat 17.00 de kongre başlayınca işler değişmiş, Cengiz Günaydın adaylıktan çekilmiş, Haşim Karadağ ise listesini yapmış seçilmeyi bekliyordu.
İşin ilginç yanı daha önce aday olacağını söylenen Mehmet Hanifi Selimoğlu’nun Haşim Karadağ ve yönetimine güvenmediğini ve başarılı olacağına inanmadığını belirterek oy verilmemesini isteyen bir konuşma yapmasıydı.
Kongre sonucu, yeni yönetim şu kişilerden oluştu:
“Prof.Dr Ramazan Özdemir, Prof.Dr Salih Memiş, İlhan Geçit, Mehmet Çolak, Sami Er, Bekir Yüksekdağ, Burhan Polat, Ahmet Özbildirici, Orhan Kaya, Cebrail Mungan, Bilal Aydoğan, Serkan Birer, Mustafa Adıyaman, Hakan Aydoğan, Ali Zengin, Kadir Koç.
Başınız döndü biliyorum ama maalesef, 1 Şubat 2009 tarihinde bir olağanüstü kongre daha yapıldı. Çok sık yaşanmayan bir olay bu kongrede yaşandı. Haşim Karadağ’ın karşısında bir rakip vardı. Çok kimsenin tanımadığı Murat Akbulut adlı bir iş adamı’da aday olmak için Malatya’ya gelmişti. Haşim Karadağ, bu kongrede de geçmiş yönetimi eleştirerek, hesapların incelenmesini bir kez daha gündeme getirdi. Eski yönetici Ali Cengiz, sataşma var diyerek söz aldı ve o da Haşim Karadağ’ı eleştirdi. Bunun üzerine Haşim Karadağ ayağa kalkıp uygun olmayan bir söz söyleyince ortalık gerildi ve Ali Cengiz kongreyi terk etti. Bu arada Başkan adayı Murat Akbulut’un kulüp üyesi olması için oylama yapıldı. Oy çokluğuyla üyeliğe girmeleri engellenen Murat Akbulut ve arkadaşları salonu terk edince her zamanki gibi sıradan, tek adaylı kongre icra edildi. Bu kez yönetime:
Orhan Kaya, Burhan Polat, Osman Sevilmiş, Mustafa Paşahan, Bilal Aydoğan, Şevket Küçükaslan, Cebrail Mungan, Kadir Koç, İlhan Geçit, Abdullah Aksoğan, Mustafa Kömürel, Uğur Erdoğan, Selahattin Dağıstanlı, Mustafa Adıyaman, Ahmet Çetin, Ahmet Özbildirici, ve Ömür Karaağaç girmişlerdi. Bu yönetim de üç buçuk ay sürmüş ve Haşim Karadağ yine görevi bırakmıştı.
23 Mayıs 2009 tarihinde, Özel İdare Toplantı Salonunda yapılan ve Merhum Mevlüt Aslanoğlu dışında hiç bir siyasinin katılmadığı, olağanüstü kongrede aday olan M.Hanifi Selimoğlu Malatyaspor Başkanı oluyordu.
M.Hanifi Selimoğlu
Takvimler, 8 Ağustos 2009 tarihini gösterdiğinde, Özel İdare Toplantı Salonu bu defa olağan kongre için ev sahipliği yapıyordu. Tekrar başkan seçilen M.Hanifi Selimoğlu, Malatyaspor’un belediye tarafından üvey evlat muamelesi gördüğünü ve bunun bedelini Ahmet Çakır’ın ödeyeceğini söylüyordu.
Yeni yönetim şu kişilerden oluşuyordu:
Mehmet Aydın, Faysal Elkoca, Kazım Kılıç, Metin Kaya, Muharrem İmik, Koray Güler, Yüksel Koca, Birol Aslan, Veysel Karaçay ve Ahmet Türkoğlu’ndan oluşuyordu.
27 Ekim 2009 tarihinde basında bir istifa haberi daha okuduk, Bu kez de M. Hanifi Selimoğlu istifa etmişti. Gerekçe işlerimin yoğunluğu idi ama asıl sorun, söz verilen maddi desteklerin sağlanmamısıydı.
Başkanlığa Başkan vekili Mehmet Aydın getirildi.
Bu arada herkes herkesi suçluyor, Malatyaspor gibi büyük bir kulübün Başkanlığını yapmış kişiler sokak ağzıyla birbirlerine hakaretler ediyorlardı. Yönetimlerin içinde gizli kalması gereken sır niteliğindeki bilgiler bile basın önünde rahatlıkla konuşuluyordu.
Yani “At izi it izine karışmış” bir durum söz konusuydu.
Kulüp içişleri bakanlığına şikayet edilmiş ve müfettiş gönderilmesi istenmişti.
Yeter artık sıkıldık, dediğinizi duyar gibiyim.
Tamam.
Bir daha kongreden bahsedip başınızı ağrıtmayacağım.
Ama üzülerek belirteyim ki bu kongreler sürüp gitti.
Maalesef kötü giden bu süreç bir müddet daha devam etti ve çöküş iyice hızlandı…
Ve daha önce defalarca belirttiğim, Malatyaspor’un nasıl ve ne zorluklarla kurulduğunu bilmeyen ve şahsi egolarını tatmin için Malatyaspor’u basamak olarak kullanan bazı şahıslar yüzünden, bu kaçınılmaz son yaşanmış ve bir dönem 5. büyük olarak lanse edilen Malatyaspor amatör lige kadar düşmüştür.
Ve hepinizin bildiği gibi, Malatyaspor’un alt yapısı olsun diye 3.Lige çıkardığımız Malatya Belediyespor’un, Yeni Malatyaspor adıyla Malatyaspor’umuzun yerini almasıyla sonuçlanan acı hikaye...
En çok üzüldüğüm olay nedir biliyor musunuz?
Bu konuyu sevgili dostum Mustafa Bahadır Altaş’ın bu konuyla ilgili, www.malatyahaber.com sitesinde yazdığı bir yazıyla anlatayım. Şöyle diyordu Bahadır Altaş;
(Malatyaspor’un yok edilişinin temellerinin atıldığı toplantı.)
22 Temmuz 2009 Çarşamba günü Malatya Valisi Doç. Dr. Ulvi Saran’ın öncülüğünde Malatya Polisevinde Malatyaspor için ”İstişare, Ortak Akıl ve Paylaşım” toplantısı düzenlendi. Toplantı öncesinde açıklama yapan Vali Saran, ”Malatyaspor, Malatya’nın sosyal ve ekonomik bakımdan kimliğinin ve dayanışmasının temsil edildiği kurumsal bir yapı” tespitinden bulundu. Bu toplantıya katılan bir kişi olarak basına kapalı olarak yapılan bu toplantıyı çok önemserim. Çünkü Malatyaspor’un yok oluşunun temelleri bu toplantı da atıldı. Koltuğunun altında klasörlerle gelen yöneticiler borç batağında bulunan Malatyaspor’un kurtuluş reçetesi olarak kaderine terk edilmesini, verilecek desteğin kendileri tarafından hazırlanan tüzüğe göre yönetilecek Malatya Belediye Spora verilmesini isminin de Yeni Malatyaspor veya 44 Malatyaspor isimlerinden birinin olması ilk defa o toplantıda duydum. Yeni seçilen Malatya Belediye Başkanı Ahmet Çakır Belediye olarak Malatyaspor 500 bin TL den fazla bir yardım yapmalarının söz konusu olamayacağını söyledi.
Toplantıda Malatyaspor Malatyalıların ortak değeridir, Malatyaspor’un desteklenmesi ve eski gücüne kavuşması gerekir görüşüne benimle birlikte hakkını vermek gerekirse Sn. Öznur Çalık destek vermiş ve katkı sunmuştur. Toplantıya katılan diğer siyasiler parayı belediye versin sonrada kulüp başkanları bize siyasi rakip olsun bunu asla kabul etmeyiz diyerek Malatyaspor yöneticilerinin bunun hesabı vermeleri gerektiğini söylediler.”
Üzülmekte haksız mıydım?...
Malatyaspor’un defter ve kayıtlarının vergi denetim elamanları tarafından incelemesinden sonra İçişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen müfettişler tarafından da evrak ve hesapları incelendi. İncelemelerinin ardından hazırlanan rapor önce İçişleri Bakanlığı’na daha sonra yargıya intikal ettirildi.
4 Temmuz 2014 tarihinde Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararla 4 yıldır görülen davada Türkiye’de görülmemiş bir karar açıklandı.
Mahkeme, Malatyaspor’da kulüp başkanlığı yapan isimlere ve geçmişte görev yapan çok sayıda (130 kişi) yöneticiye ceza verdi. Bu kararla birlikte aynı zamanda Türk futbolunda ilk kez bir mahkeme futbol kulübünün kötü yönettiniz diyerek hapis cezası vermiş oluyordu.
Benzer bir davada ise Malatyaspor da 10 ayrı döneminde görev yapan kulüp yöneticileri aleyhinde kulübü zarara uğrattıkları iddiasıyla açılan davada, eski yöneticiler üzerine kayıtlı taşınır- taşınmaz varlıklara ihtiyati tedbir konulması kararı verdi.
Ayrıca Malatyaspor vergi ve sigorta prim borçlarından dolayı yüze yakın yöneticisine takip işlemi başlatıldı.
Maalesef Malatya kamu oyu bu konuda çok sessiz kalıyordu.
Malatyaspor yöneticileri hakkında verilen yargı kararı sonrasında Malatyaspor tamamen kaderine terk edildi.
Eski yöneticiler tarafından Malatyaspor’a sahip çıkma ve yeniden yapılanma düşüncesi de başlamadan bitmiş oldu.
Yıllar önce haciz gelmesin, kötü niyetli yöneticiler tarafından başına bir iş getirilmesin diye Nurettin Soykan tarafından Özel idareye devredilen, Malatyaspor’un 1986 yılından itibaren kullandığı tesisler bir oldu bittiyle Malatyaspor’un elinden alındı.
Malatya Belediyespor ismini Yeni Malatya Spor olarak değiştiren Malatya Belediye spor Orduzu Pınarbaşı’ndaki Malatyaspor Nurettin Soykan Tesislerine haksız bir biçimde yerleştirildi.
Ve Malatyaspor Mahalli-Amatör Lige Düştü.
1966 yılında kurulan ve “Doğu’nun Yıldızı” olarak anılan Malatyaspor, şu an yerel Bölgesel Amatör Futbol Ligi (BAL) 4. Grup’ta mücadele eden Malatyaspor UEFA tarafından önce puan silme cezasına çarptırıldı, daha sonrada küme düşürüldü.
Kendini Malatyalı olarak hisseden her insanda Malatyaspor’un ayrı bir yeri ve ayrı bir önemi vardır. Malatyaspor, Malatya’nın birleştirici gücüdür, Malatya’lıların ortak paydasıdır. Her türlü sonucuyla, acıları sevinçleri ve hüzünleri ile Malatyalıların gönlüne taht kurmuştur.
1983-1984 sezonunda kazanılan namağlup şampiyonluk ile 2000-2001 sezonunda Antalya’da Ekstra Play-off’un final maçında gelen şampiyonluk sonrasında ki başta Malatya şehri olmak üzere dünyanın neresinde olursa olsun Malatyalıların bulunduğu her yerde yaşanan sevinci ve coşkuyu bugün kim ya da hangi başarı bir daha yaşatabilir.
Türkiye’nin değil dünyanın neresinde olursak olalım adını duyduğumuzda bizi heyecanlandıran Malatyaspor bu şehre hayat veren bir sosyal sorumluluk projesidir. Malatyaspor Malatyalıların prestiji aynı zamanda Malatya’nın en önemli markasıdır.
Yok olan Malatyaspor değil Malatya’nın kendisidir.
Küme düşürülen Malatyaspor değil Malatya’nın kendisidir.
Çünkü; Şehirlerin geçmişinin geleceğe taşınması nesillerin birbiri ile kucaklaşması var olan sosyo-kültürel değerlerin korunmasıyla mümkündür. Sürekli göç alan Malatya’da sahip olduğumuz değerleri yok ederek Malatyalılık bilincini oluşturmak mümkün değildir.
Pazara kadar değil mezara kadar, demek ki sadece bir slogandan ibaretmiş.
1966 yılında babalarımızdan emanet olarak teslim aldığımız Malatya sporu 50. yılında amatör kümede görmek beni ve şehrine aidiyet duyan tüm Malatya’lıları derinden yaralamıştır.
Hasılı- kelam;
Mesleğe başladığı ilk günden itibaren Malatyasporu takip eden bir basın mensubu olan değerli dostum, gazeteci İsmet Yalvaç’ın malatyahaber.com sitesinde kaleme aldığı Malatyaspor Bitiyor adlı yazısının bir bölümüyle nokta koymak en doğru yol olacaktır.
“Merhum Turgut Temelli 1966’da Malatyaspor’u kuran belediye başkanı, Ahmet Çakır ise Malatyaspor’u kapatan “Malatyaspor Olayı”nı fark edemeyen bir başkan olarak hatırlanacaktır”
Her zaman söylediğimiz gibi, “Malatyaspor, bu ilin, kentin yöneticilerinin, siyasilerinin, bürokratlarının, halkının problem çözme, iş yapabilme, başarma yeteneğinin test edildiği ‘sürekli’ bir sınav konusudur.” diye.
Ve bu kadro maalesef sınıfta kalmıştır.