Yüz binlerce gencin ve ailelerinin aylarca süren heyecanlı bekleyişi sona erdi. Üniversite sınavı maratonunun ardından şimdi en az sınav kadar önemli olan başka bir süreç başladı: tercih dönemi.

Bu süreç, sadece bir okula ya da bir bölüme karar vermek değildir; çoğu zaman bir hayat yolunun çizilmesidir. Çünkü gençler tercihleriyle birlikte sadece bir üniversiteye değil, aynı zamanda bir geleceğe, bir mesleğe, bir yaşama yön veriyor.

Tercih süreci, “puanım nereye yetiyorsa oraya gideyim” anlayışıyla yönetilemeyecek kadar hassas ve çok boyutludur. Zira bu karar, bireyin üniversite yıllarını nasıl geçireceğini, hangi alanlarda kendini geliştireceğini, hatta ileride hangi şehirde, hangi ekonomik koşullarda yaşayabileceğini dahi etkiler.

HAYATIN KALEM UCU: TERCİH LİSTESİ

YKS gibi zorlu bir sınav sürecinden çıkan gençler, bazen bu yoğunluktan ötürü tercihlere yeterince odaklanamaz. Ancak unutmamak gerekir ki, sınav sadece bir araçtır. Asıl mesele, bu aracın sizi nereye götüreceği…

Tercih listesi yapılırken puan kadar önemli olan başka kriterler vardır:

İstek

İlgi alanı

Kariyer hedefi

Bölümün sunduğu olanaklar

Üniversitenin akademik altyapısı

Şehir yaşamı

Mezuniyet sonrası istihdam potansiyeli

Ne yazık ki bazı öğrenciler, çevrenin yönlendirmesiyle veya “bu bölüm moda” düşüncesiyle tercih yapıyor. Oysa bu, bireysel başarıyı ve mutluluğu sekteye uğratabilecek bir durumdur. Her birey farklıdır. Bir başkasının doğru tercihi, sizin için büyük bir hayal kırıklığı olabilir.

YALNIZ DEĞİLSİNİZ: REHBERLİK ALIN

Bu süreçte öğrencilerin mutlaka bir rehber öğretmenle, uzman danışmanla ya da tercihlere hâkim bir akademisyenle görüşmesi gerekir. Türkiye'nin dört bir yanında Millî Eğitim Bakanlığı’nın oluşturduğu tercih danışmanlığı birimleri bu anlamda önemli bir fırsattır. Rehberlik almak bir zayıflık değil, aksine doğru kararın peşinden gitme kararlılığıdır.

Velilere de bu noktada büyük görev düşüyor. Evlatlarının hayalini, sırf “garanti iş olsun” diye bastırmaya çalışmak, belki de yıllar sonra çocuğunuzun pişmanlıkla dönüp baktığı bir sürecin sorumluluğu olabilir. Dinleyin, destekleyin ama yönlendirmek yerine birlikte araştırın.

KENDİNİ TANI, YOLUNU SEÇ

Kendini tanımak, tercih sürecinin en önemli adımıdır. Gerçekten ne yapmak istediğini bilen bir genç, sıralamasından daha güçlüdür. Çünkü motivasyonu vardır, hedefi vardır. Tercih sürecinde başarı, sadece yüksek puan almak değil; doğru karar verebilmektir.

 

Unutmayın, en prestijli üniversite değil; sizi mutlu edecek bölüm ve alan sizin için “en doğru” olandır. Tercihinizi puanlar değil, hayalleriniz yönetsin.

GELECEK SİZDEN YANA OLSUN

Gençler; yolun başındasınız. Hatalar yapabilirsiniz, tercihiniz belki düşündüğünüz gibi çıkmayabilir. Bu dünyanın sonu değil. Hangi üniversiteye giderseniz gidin, kendinizi geliştirmek sizin elinizde. Bir üniversite size kapılar açabilir ama o kapıdan geçip geçmeyeceğinizi siz belirlersiniz.

Hayal kurmaktan vazgeçmeyin. Tercih dönemini bir stres değil; yeni bir başlangıcın fırsatı olarak görün. Şimdiden her birinize doğru, bilinçli ve hayırlı tercihler diliyorum. Gelecek, doğru adımlar atanların yanında olacak.