ER GİDEN ESNAF YOL ALIR

Selahattin SARIOĞLU

15-10-2026 15:46

Devlet’imiz Malatya’mızı yeni baştan yapıyor.

Dış işleri bitti, iç işleri yoğun çalışmayla sürüyor.

Uzayan işlerin asıl sebebi mahkemelik olmaktı.

Devletimizin tuttuğu altın olsun inşallah.

Her kazdığı yerden petrol fışkırsın, tarlaları bire bin versin, otlakları, ahırları, besileri büyük baş, küçük baş hayvanlarla dolsun.

Her tasarısı, her planı, projesi gerçek, icatları-buluşları bol, teknolojisi dünyaya örnek olsun.

İlkokulları, ortaokulları, liseleri, üniversiteleri mutlu öğrencilerle dolu olsun.

Buralardan, vatan, millet, tarih, adalet, aile, Allah, Kuran, Peygamber sevgisi, çalışkanlık, yardımseverlik, bilim, akıl fışkırsın inşallah.

Şehri geziyorum, yapılanları görüyorum, yeminle söylüyorum, vallahi gözüm kamaşıyor, gözümden yaş geliyor.

“Nereden nereye” diyorum.

Nazım Hikmet gibi “Ohhh! Çok şükür! Çok Şükür! Bu günü de gördük. Ölsem gam yemem gayrı” diyorum.

Bazen yapılanlardan fotoğraflar, videolar çekip sosyal medyada paylaşıyorum, mutluluğumu yazıyorum.

Kalbi kararmış, gönlü şartlanmış kimileri, sessiz kalsa neyse, ağır yorumlar yazıyorlar.

En hafifi, “Babasının parasıyla mı yaptı” demeleri oluyor.

Bu söylemi siyasal ilk kez doksanlı yıllarda, bir akşam, Malatya’daki, partilerin il başkanlarının katıldığı bir programda duydum.

ANAP İl Başkanı, o zamanlar tanışmamıştık, Rıza Sinanoğlu, partisinin Malatya’ya hizmetlerini anlatıyordu, DSP İl Başkanı arkadaşım Ahmet Koşar, “Babasının parasıyla mı yaptı.” diye cevaplamış, Sinanoğlu da, “Ecevit hizmetlerini babasının parasıyla mı yaptı” diye yanıtlamıştı.

O tarihlerde il başkanlarından böylesi sözler duymak olasıydı. Şimdi bu sözler çok altlara indi.

1999 Kocaeli ve çevresi depremlerinde depremzede perişan olmuştu.

Yollar açılmamış, sular kurumuş, ekmek aş yok olmuştu.

Ben o zaman, “Milletin kafasındaki Devlet Baba imajının boş olduğu ortaya çıktı.” diye yazmıştım.

“Bu büyüklükteki depremler karşısında Devlet aciz kalıyor. Böylesi durumlarda hemen harekete geçecek, uluslararası kurtarma, koruma, barındırma kurumları oluşturulmalıdır” demiştim.

Allah, İsrail hariç, düşmanımıza dahi vermesin; o Asrın Depreminde Devletimiz, varını yoğunu ortaya koydu.

Yüksek Millet İşçisi olan bakanlarıyla, valileriyle, kaymakamlarıyla, silahlı, silahsız kuvvetleriyle olabilecek en büyük hızla vatandaşının imdadına yetişti.

İmkansızlıklar oldu mu, evet oldu.

Dile kolay, Malatya’da binaların yarısı yıkıldı.

On bir deprem ilinin en çok binası yıkılan üçüncü ili bizim ilimizdi.

Vefat sayımız çok şükür azdı ama yıkımda üçüncüydük.

Allah vefat edenlerimize rahmet eyleye.

Geride kalanlarının gözyaşlarını durdura, acılarını dindire, en aza indire inşallah.

Deprem illerinde 450 bin konut, köy evi, işyeri yapılmış.

Malatya’mızda 80 bin konut, köy evi, işyeri yapılmış.

Evet, sekiz, seksen, sekiz yüz, sekiz bin değil, tam seksen bin!!!!

Bu kadar  bağımsız bölümü Trump’ın ABD’si yapabilir mi?

Almanya, Fransa… yapabilir mi?

Demek ki, Türkiye’miz çok büyük bir Devlet olmuş.

Kimi muhalifler, temeller atılmadan, yapımlar başlanmadan, hemen, eleştiri diyemem, kötü sözlere başladılar.

Ne çok haksız, boş laf edildi.

Bilmeden, görmeden, düşünmeden karalamalar yapıldı.

İnşaat kargaşasından, şehrin merkezindeki şantiye görüntüsünden, çalışmalar sürdükçe kötü sözler artarak devam ettirildi.

Ben o zamanlar şunu diyordum çevreme, “Bu projeleri, bu çevre düzenlemelerini, Ankara’nın, İstanbul’un en deneyimli mimarları, mühendisleri yapıyor.

Muhakkak gelip alanı, ortamı görecekler, düşünecek, taşınacaklar mevcut şartlar içinde, olanaklar ölçüsünde en iyisini, en uygununu yapacaklardır.

Projelerin uygulanmalarının da Yüksek İşçilerin denetim, gözetim titizliğinde en doğru, en güvenli biçimde yerine uygulanmasını sağlayacaklar diyordum.

Siyasi değil, akılcı, gerçekçi olarak düşünüp buna inanıyor, çok umutlu bakıyordum.

Vallahi, hayallerimin ötesinde işler yapıldı.

Binaların güzelliği, yolların genişliği karşısında negatif konuşan insanların sesleri kısıldı.

Şimdi şunu söylüyorlar: Beton yığını. Betonkent.

İnşa sürecinde, her türlü zorluğa rağmen, geçmişin ağaçları korunmaya çalışıldı.

Ben buna şahit oldum.

Şimdi de şehrin her caddesine, her sitesine, her çevresine tahmin ediyorum ki, en iyisinden, pahalı pahalı ağaçlar, fidanlar, çitiller dikiliyor.

Hemen, önemle söyleyeyim; bunların bakımı, sulanması, kurumaması, kırılmaması, korunması öncelikle yerel yönetim Çevre Biriminin, sonra her vatandaşın özenine emanet.

Yeşil güzellik sevenlerimiz de sabırla bekleyecekler.

Bunların kökleşmesi, dallarını büyütmesi, ortamı süslemesi zaman alacak çünkü.

Dilek’teki bahçemize yaptığımız evin mutfak penceresinden bakan sevgili eşim, “Şu pencereden baktığımda bir yeşil görecek miyim acaba!”  demesi üzerinden altı sene geçti.

Şimdi on pencereli evimizin hangi penceresinden baksa kocaman yemyeşil ağaçlar, her renkten güller görebiliyor.

Malatya da öyle olacak inşallah.

Fuzuli Caddesinin iki kaldırımı ve orta refüjünde, o güzel, pahalı, fidanlar dikili; aman iyi bakın, suyunu eksik etmeyin.

Bütün caddeler öyle.

Bir çok konutun, işyerinin, ofisin anahtarı teslim edildi.

Ufak tefek eksiklikleri tamamlanıyor.

Mısır çarşısı, şire pazarı, bakırcılar çarşısı, yani eskinin bütün çarşıları yapıldı. Dükkanları, işyerleri teslim edildi.

Devlet görevini hakkıyla, layıkıyla yaptı.

Sıra esnafa, işyeri sahibine geldi.

Şehir sadece Valisiyle, Büyükşehir, Merkez İlçe Belediyelerinin çabasıyla yürümez.

Esnafının, iş insanının, siyasal parti yöneticilerinin, sivil toplum örgütlerinin, basınının, sosyal medya aktiflerinin ve her vatandaşının özeniyle, emeğiyle, çabasıyla, yansızlığıyla, Malatyacılık Ülküsüyle yürür, ilerler, büyür.

Şimdi, esnafın, en kısa zamanda, mevcut yerinden ayrılıp, mesleği, dalıyla ilgili çarşısına taşınması, bir an önce yeni düzene ayak uydurması, sabırla işlerinin açılması yolunda çalışması gerekir.

Esnaflarımız bunda çeviklik, çabukluk gösterirlerse eski yerlerinin kısa zamanda eskidiğini, tüketicinin gözünden düştüğünü, unutulduğunu, yeni yerlerinde işlerinin açıldığını, gelenin gidenin arttığını, çarşının kalabalıklaştığını, sıkıntılarının yerini mutluluğun aldığını göreceklerdir.

TSO’da, Ticaret Odasında seçimler yapıldı; önceki başkanlar yeniden kazandılar.

Yeni dönemleri hayırlı olsun, hizmetlerinin artarak devam etmesini dilerim.

Bu kurumlarımızın, esnafımızın yeni çarşılarına taşınmalarına yardımcı olmaları, vergi borçlarında, vergilerinde, su elektrik tüketim ücretlerinde bir süreliğine indirim yapılması hususunda öncülük etmelerini öneririm.

Çünkü bu esnafımız, vatandaşça henüz bilinmeyen çarşılarda, seyrek sapan açık işyerlerinde bir süre siftahsız dükkan kapatma yaşayabileceklerdir.

Bu hususta, Valiliğimizin, Büyükşehrimizin, Merkez İlçe Belediyelerimizin yardımları, destekleri gerekir. 

Şehrin dikkatinin çevrilmesi için, zaman zaman bu çarşılarda ilginç, dikkat çekici, müzikli, davullu-zurnalı etkinlikler yapılması faydalı olacaktır diye düşünüyorum.

Benim bu önerilerim, yeni bakış açılarının oluşmasına, yeni projelerin ortaya çıkmasına da hizmet eder inşallah.

Yeni çarşıların hareketlenmesi, zor şartlar döneminde oraya buraya serpilmiş konteyner dükkanların veya normal dükkanların kendiliğinden, kısa zamanda değersizleşeceğine, önce taşınan esnafın yeni çarşıdaki yerinin daha önce parlayacağı da bir gerçektir bence.

Önce taşınanın mağdurluğunun kısa zamanda, sonra taşınanın mağdurluğun ise kat kat uzun zamanda düzeleceği bir gerçektir bence.

“Erken kalkan yol alır!” derler ya, öyle. 

Yöneticilerimizin, özellikle işyeri sahibi esnafımız ile taşınmanın faydasıyla ilgili toplantılar yapması iyi olur.

Yöneticilerimiz yeni çarşılardaki işyerlerine “Kiralık” ilanı asan, mal sahipleriyle, il dışında olup kararsızlık içinde olan mal sahipleriyle birer birer iletişime geçip konuyu görüşmeli, gelişleri teşvik etmeli, kiraların gerçekçi değerlere göre belirlenmesi hususunu tartışmalıdır.

Sevgi ve saygıyla kalın kıymetli hemşerilerim; hayırlı işlerinizde başarılar dilerim.

 

 

 

DİĞER YAZILARI AVUKAT ÖMER ERDOĞAN ANLATMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÇOK GÜLDÜK 01-01-1970 03:00 NAYLON GÖMLEK BEYAZ UN 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 YATILI OKULDAN HATIRA DEFTERİNDEN 01-01-1970 03:00 FIRAT KENARINDA KAYIK DEĞİLEM 01-01-1970 03:00 AĞIR AĞIR KAĞNILAR GİDER 01-01-1970 03:00 DUVARDAKİ JOPU GÖSTERDİ 01-01-1970 03:00 GİDEYİM SU İÇEYİM DE… 01-01-1970 03:00 ŞEKER HOCAM 01-01-1970 03:00 FETAHLADIM HUZURLA DOLDUM 01-01-1970 03:00 Boyayla yeni 01-01-1970 03:00 Siyaset de arınacak aklanıp paklanacak 01-01-1970 03:00 Görüşmeler ağlamayla geçmiş 01-01-1970 03:00 Dünya daha kayısıyı tanımadı! 01-01-1970 03:00 Adliyeye Dilek yolundan gidilir! 01-01-1970 03:00 CHP günlerinde 01-01-1970 03:00 Hemen kurultay olmaz 01-01-1970 03:00 Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00