Yardımlaşma

HÜSEYİN KOCAMAN

25-08-2026 16:16

Yardımlaşma

Hayatın içinde hepimizin bir başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu anlar vardır. Bazen bir annenin ev işlerinde desteğe, bir babanın yükünü paylaşacak bir evladına, bir çocuğun anlayışa ve ilgilenilmeye, bir dedenin ya da anneanne ve babaannenin elinden tutulmaya ihtiyacı olur. Bazen de insanın en yakını olan eşinin yanında olduğunu hissetmeye ihtiyacı vardır. Aslında yardımlaşma, hayatın en doğal ve en insani davranışlarından biridir. Fakat bugün toplum olarak belki de en fazla ihtiyaç duyduğumuz şeylerden biri olan yardımlaşmayı giderek unutuyoruz. Herkes kendi hayatının telaşına düşüyor. “Ben neden yapayım, beni ilgilendirmez, banane” gibi düşünceler, insanların birbirine uzatacağı yardım elinin önüne geçiyor. Oysa bir toplumun güçlü olması, yalnızca ekonomik imkânlarıyla değil, insanların birbirine ne kadar sahip çıktığıyla da ölçülür. Yardımlaşmayı önce kendi evimizde öğrenmemiz gerekiyor. Anneye yardım etmek yalnızca annenin yükünü hafifletmek değildir; ona “Senin emeğini görüyorum ve değer veriyorum” demektir. Babaya destek olmak, onun yıllardır taşıdığı sorumlulukların farkında olduğumuzu göstermektir. Çocuğumuza yardım etmek ise onun her zaman yalnız olmadığını hissettirmektir. Dedemizin, anneannemizin veya babaannemizin ihtiyaç duyduğu anda yanında olmak, onlara olan vefa borcumuzun bir göstergesidir. Eşimize yardım etmek ise aynı hayatı paylaşmanın en temel gereğidir. Bir evde herkes birbirinin yükünü biraz olsun paylaşabiliyorsa, o evde huzur artar. Çünkü yardımlaşma yalnızca yapılan işi kolaylaştırmaz, insanlar arasındaki bağı da güçlendirir. Bir bardak su uzatmak, sofrayı birlikte kurmak, ev işine el atmak, yaşlı bir yakının ihtiyacını karşılamak, çocuğun ödevinde yanında olmak… Bunların hiçbiri küçük değildir. Bazen küçücük bir yardım, karşımızdaki insanın gününü güzelleştirmeye yeter. Üstelik yardım etmek insanı küçültmez. Tam tersine, yardım eden insanı karşısındakinin gönlünde yüceltir. Bir insanın zor anında yanında olmak, ona yalnız olmadığını hissettirmek paha biçilemez bir değerdir. Bugün yardım ettiğimiz kişi yarın bize yardım etmek zorunda değildir. Yardımlaşmanın amacı karşılık beklemek değil, insan olmanın gereğini yerine getirmektir. Toplumda yaşanan pek çok sıkıntının temelinde de insanların birbirine yeterince destek olmaması yatıyor. Aile içinde başlayan ilgisizlik, zamanla toplumsal ilişkilere de yansıyor. Kendi yakınına yardım etmeyen, komşusunun derdini önemsemeyen, yaşlısını yalnız bırakan, eşinin yükünü paylaşmayan bir toplumda dayanışma duygusunun güçlü olması beklenemez. “Ben neden yapayım?” düşüncesi belki de yardımlaşmanın önündeki en büyük engellerden biri. Çünkü herkes aynı soruyu sorarsa sonunda kimse kimseye yardım etmez. Oysa “Ben ne yapabilirim?” diye sormaya başladığımızda hayat değişir. Bir başkasının yapmasını beklemek yerine ilk adımı bizim atmamız, çevremizdeki insanlara da örnek olur. Elbette insanın kendi sorumlulukları, kendi yorgunlukları ve kendi sorunları vardır. Fakat yardımlaşmak, bütün yükleri tek başımıza taşımak anlamına gelmez. Asıl mesele, ihtiyaç duyulduğunda birbirimizin yanında olabilmektir. Bazen birkaç dakikamızı ayırmak, bazen bir işi paylaşmak, bazen sadece dinlemek bile yardımdır. Çocuklarımıza da yardımlaşmayı öğretmeliyiz. Çünkü yardımlaşma öğrenilen ve yaşatılan bir değerdir. Evde anne babasının birbirine destek olduğunu gören çocuk, dayanışmanın ne demek olduğunu yaşayarak öğrenir. Büyüklerine yardım eden, kardeşinin elinden tutan, arkadaşının zor anında yanında olan çocuk, geleceğin daha duyarlı toplumunun temelini oluşturur. Unutmayalım; hayat her zaman aynı şartlarda devam etmiyor. Bugün yardım eden taraf olabiliriz, yarın yardıma ihtiyaç duyabiliriz. Bugün güçlü olan biz olabiliriz, yarın bir başkasının eline ihtiyaç duyabiliriz. İşte bu nedenle yardımlaşma yalnızca başkalarına yaptığımız bir iyilik değil, aynı zamanda hepimizin geleceğine yaptığımız bir yatırımdır. “Banane” demeyelim. “Ben neden yapayım?” demeyelim. Evimizden başlayarak birbirimizin yükünü paylaşalım. Annemize, babamıza, çocuklarımıza, eşimize, dedemize, anneannemize, babaannemize ve ihtiyaç duyan herkese elimizi uzatalım. Çünkü yardımlaşmanın olduğu yerde güven vardır, sevgi vardır, dayanışma vardır. İnsanların birbirinin yükünü taşıdığı bir toplumda hiçbirimiz kendimizi yalnız hissetmeyiz. Birbirimize yardım etmekten kaybetmeyiz; aksine insanlığımızı, sevgimizi ve birbirimizdeki yerimizi kazanırız.

DİĞER YAZILARI Kitaplar 01-01-1970 03:00 Konteynerlerin Kalkmasının Önemi 01-01-1970 03:00 BOZUK YOLLARDA HEM SÜRÜCÜ HEM YAYA OLMAK ZOR 01-01-1970 03:00 ANNELERİMİZİN KIYMETİNİ BİLMEK 01-01-1970 03:00 Yalanın Küçüğü, Büyüğü Olmaz! 01-01-1970 03:00 Site Yönetmek, Sadece Aidat Toplamak Değildir! 01-01-1970 03:00 Başarmanın Önündeki Engel: Korkularımız 01-01-1970 03:00 Sabır, İnsanı Muradına Erdiren Bir Erdemdir 01-01-1970 03:00 İçimizdeki Barış, Yarının Gücü 01-01-1970 03:00 Unutkanlık 01-01-1970 03:00 RUH SAĞLIĞI 01-01-1970 03:00 MALATYA’DA VİCDAN SÖMÜRÜSÜ! 01-01-1970 03:00 Bir Şehre Ait Hissetmek 01-01-1970 03:00 GEÇİNMENİN YOLLARINI ARAMALIYIZ 01-01-1970 03:00 Geçmişin Gömme Dolapları 01-01-1970 03:00 SPOR YAPMAK 01-01-1970 03:00 Madde Bağımlılığıyla Mücadele   01-01-1970 03:00 Sağlıklı Beslenme 01-01-1970 03:00 AKRAN İLİŞKİLERİ 01-01-1970 03:00 Er Meydanında Yaşayan Bir Gelenek 01-01-1970 03:00 Teknoloji İnsanlığı Yüceltmek İçin Vardır 01-01-1970 03:00 Fuarlar ve Şehrin Kazanımı  01-01-1970 03:00 Kararsızlık 01-01-1970 03:00 Yazıhan Besi OSB 01-01-1970 03:00 Sahip Olduğumuz En Büyük Zenginlik: Rutinlerimiz 01-01-1970 03:00 Misafirperverlik 01-01-1970 03:00 Çevre Duyarlılığı 01-01-1970 03:00 Okullarımız Yeniden Güvenin Adresi Olmalı 01-01-1970 03:00 Kardeş Olmak 01-01-1970 03:00 Uzakta Okumak 01-01-1970 03:00 Açlıkla Sınanmak 01-01-1970 03:00 İhmal Edilen En Değerli Hazinemiz, Sağlığımız 01-01-1970 03:00 Ev Taşımak... 01-01-1970 03:00 Yanlış ve Doğru 01-01-1970 03:00 Yapay Zekâ Riski… 01-01-1970 03:00 Mutsuzluk ve Gençlik 01-01-1970 03:00 Gençler Neden Evlenemiyor? 01-01-1970 03:00 Eğlencenin Değişen Yüzü: Aileden Bireyselliğe 01-01-1970 03:00 Sonbaharın Sessiz Güzelliği 01-01-1970 03:00 Çocukluğumuzdan Bugüne 01-01-1970 03:00 HAYATA POZİTİF BAKMAK ÇOK GÜZEL BİR SANAT 01-01-1970 03:00 Sınavdan Sınava Geçen Bir Ömür 01-01-1970 03:00 HAYVAN SEVGİSİ BİR VİCDAN MESELESİ 01-01-1970 03:00 Okul Öncesi Alışveriş Telaşı 01-01-1970 03:00 SEVGİ DİLİMİZDE KALDI, KALBİMİZDEN UZAKLAŞTI 01-01-1970 03:00 Yaşlılık Üzerine 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Tescilli Lezzetleri, Şehrin Değerleri 01-01-1970 03:00 Malatya Adliyesi İçin Yeni Bir Başlangıç 01-01-1970 03:00 Teknoloji Üzerine… 01-01-1970 03:00 İş Güvenliği Kağıt Üzerinde Değil, Hayatın İçinde Olmalı 01-01-1970 03:00 Ormanlarımızı Korumak, Geleceğimizi Korumaktır 01-01-1970 03:00 Ormanlarımızı Korumak, Geleceğimizi Korumaktır 01-01-1970 03:00 SEVGİ DİLİMİZDE KALDI, KALBİMİZDEN UZAKLAŞTI 01-01-1970 03:00 Malatya’yı Tanıtmak, Değerlerimize Sahip Çıkmaktır 01-01-1970 03:00 Tarım ve Hayvancılık: Geleceğin Güvencesi 01-01-1970 03:00 Yaşlılık Üzerine 01-01-1970 03:00 Güne Enerjik ve Dipdiri Uyanmak 01-01-1970 03:00 Şiddete Karşı Dur Demek 01-01-1970 03:00 Sağlığımızın Kıymetini Bilmek 01-01-1970 03:00 Malatya: Tarihin ve Doğanın Buluştuğu Şehir 01-01-1970 03:00 Zaman akıp giderken… 01-01-1970 03:00 İş Kazası Kader Değil, Sessizliğin Sonucu 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kültürle Yeniden Yükselişi 01-01-1970 03:00 İyiliğin Gölgesine Düşen Kötülük 01-01-1970 03:00 Eşleştirmeyin, eleştirmeyin! 01-01-1970 03:00 Değişen Sadece Teknoloji mi? 01-01-1970 03:00