Doğal ve toplumsal yaşamın en önemli gerçekliklerinden bir tanesi değişimdir. Doğada ve toplumda değişmeden sabit kalan hemen hemen hiçbir şey yoktur. O yüzden “değişmeden sabit kalan tek şey değişimin kendisidir” denilir. Bir süreliğine arkamıza yaslanıp düşündüğümüzde değişimi çevremizde ve yaşantımızda görmemiz mümkün. Siyah veya mavi önlüklerle andımızı okuduğumuz ve yürüyerek gittiğimiz okul yıllarından, oturduğumuz mahallelerdeki nişan ve düğünlerimizden, ter, toz toprak içinde oyun oynarken salça ekmek için verdiğimiz molalardan, bayram yaklaşırken annelerimizin ağartmaya çalıştığı odalarımızdaki yer tahtalarından, kolu komşu bir araya gelerek buğday kaynatmalardan, ekmek yapmalardan, yün yıkamalardan, pişirilen yemeklerden “kokmuştu”r diye komşulara ikram etmelerden, avlulu müstakil evlerden, faytonlardan, günde bir kez hareket eden köy otobüs ve minibüslerinden, mektuptan, zarftan bugün hiç eser yok.

Belli bir süre içinde bir toplumun yaşantılarında, insan ilişkilerinde, ihtiyaçlarında ve bu ihtiyaçlarını giderme şekillerinde, karşılaştıkları sorunlarda ve bu çözme yöntem ve usullerinde, gelenek ve göreneklerinde meydana gelen farklılaşma toplumsal değişim diye tanımlanır. Toplumsal tarihe bakıldığında geçmişten günümüze kadar toplumların, farklı hızda ve oranda değiştiği görülmektedir. Her toplum, nedeni, etkisi, ölçüsü, konusu ve süresi farklılaşan değişimle yaşamaktadır. Yer sofralarının yerine masada yemek yemeye başlanması, sobalı evlerin yerine kaloriferli, doğal gazlı evlerin geçmesi, birkaç neslin bir arada yaşadığı kalabalık geniş ailenin yerine sadece çocuklar ve eşlerin yaşadığı çekirdek aileye geçilmesi, nöbet usulü kanallardan gelen suyun önünün açılmasıyla yapılan bahçe sulama yerine, fıskiyeli veya damlama sulamaların kullanılması, köylerin nüfus açısından seyrekleşmesine karşın kentlerin kalabalıklaşması ve karmaşıklaşması, iletişimin telefonla, kısa mesajlarla ve internet teknolojisiyle yapılması, gazetelerin artık internet üzerinden okunması, uçak yolcuğunun artık toplumda yaygın olarak yapılması, birer toplumsal değişim örnekleridir.

Hızı, oranı ve şiddeti sürekli artma eğilimine girmiş olan toplumsal değişime birden fazla faktör etki etmektedir. Dolayısıyla, toplumsal değişimi tek bir neden veya faktörle açıklamamız mümkün değildir. Teknoloji, üretim biçimi, siyaset, eğitim, din, aydınların düşünceleri, bilim insanlarının buluşları yanında bunlarla yakın ilişki halinde bulunun nüfus, değişime neden olmaktadır. Bir ülke içerisinde yaşayan insan sayısı olarak en genel haliyle tarif edilen nüfusun hem kendisi değişmekte hem de içinde bulunduğu toplumu değişime zorlamaktadır. Nüfusun sayısında meydana gelen değişimle birlikte, nüfusu oluşturan kadın erkek dağılımında, çocuk, genç ve yaşlı dağılımında, yerleşim yeri olarak köyü veya şehri tercih etmesinde, okuma yazma oranında veya başka ülkelerden aldığı göçmen sayısında meydana gelen farklılaşmanın hem kendisi hem de yaratacağı sonuç toplumsal değişimdir. Toplumun nüfusunun içinde çocuk ve genç sayısının yaşlı sayısından yüksek olması ülkenin çalışabilir, eğitilebilir ve üretebilir bir gücünün varlığını ortaya çıkabilir ki bu daha çok okul açmayı, yüksekokul sayısını artırmayı, yol, köprü, elektrik santrali açmayı, atölye ve sanayi kurmayı zorunlu kılar. Yaşlı sayısının artması ise daha fazla sosyal harcama alanlarına kaynak sağlamayı; daha fazla yaşlı maaşına kaynak ayırma, hastane, sağlık ocağı, huzurevi, ulaşılabilir park ve eğlence alanı, yaşlı dostu kentler yapmayı gerektirir. Çocuk ve gençlere yapılan yatırım kısa bir süre sonra topluma katkı değeri aratarak ve gelişme olarak dönerken, yaşlılar için yapılan yatırımların somut gözle görülür bir katkısı yok denecek kadar azdır. Demografik değişim diye tanımlanan nüfusun kırdan kente göç etmesi, hem toplumsal değişimin sonucudur hem de yine bir toplumsal değişime neden olur. Tarıma makinenin traktörün girmesiyle, kolaylaşan tarımsal faaliyet sonucunda insan gücüne ihtiyaç azalmaktadır. Köyde işsiz kalmasından dolayı yoksullaşan, çocuklarını okutmak isteyen, sağlık başta olmak üzere başka hizmetlerden faydalanmak isteyen insanlar, kente göç etmektedir. Bu bir değişimdir. Ancak kentlerin kalabalıklaşması ve karmaşıklaşması başka toplumsal değişimleri harekete geçirmektedir. Göçle büyüyen kentlerde yeni yerleşim yerlerine ihtiyaç doğar. Trafik, otopark, çevre kirliliği başta olmak üzere birtakım sorunlar ortaya çıkar. Çocukların okula gitmesi için okul servisleri, insanların iş yerine gitmesi, hastane, postane, çarşı pazar ihtiyacını gidermesi için toplu taşıt veya özel araçlarını kullanması zorunlu hale gelir. İnsanlar arasına hem fiziki hem de sosyal mesafe kaçınılmaz hal alır. Sosyal ilişkilerin sıklığı ve samimiyeti kaybolur. İlişkilerde resmiyet ve menfaat görülmeye başlar. Kentlerin kalabalıklaşması, birbirinden eğitim, gelir, siyasi görüş, inanç, kültür ve yaşam alışkanlıkları farkı olan insanların bir araya gelmesine neden olur. Farklara bağlı olarak ortaya çıkan heterojen durum karşısında, kent insanı daha rahat ve özgür davranır. Farklılaşmanın taban bulunduğu kent yaşamında toplumun kontrol gücü azalır, daha önce aykırı görülen ayıplanan, kınanan hemen her davranış normalleşmeye başlar. Her biri bir toplumsal değişim olan yalnızlık, bencillik, boşanma, suç, intihar gibi olgular günümüzün kalabalıklaşan ve karmaşıklaşan kent problemleridir. Daha önce çarşıda pazarda karşılan insanların büyük bir bölümü tanıdıkken bugün kimsenin kimseyi tanıyamaması hem bir kentli nüfusta hem de toplumda meydana gelen değişimin en güzel örneğidir.

Gelinen noktada değişime karşı koymak, ona sırtını dönmek ve onun dışında kalmak günümüz toplumunda mümkün olmadığı gibi mantıklı da değildir. Yaşamın vazgeçilmez bir gerçeği olan değişim mutlak anlamda kendisine etki alanı yaratacaktır. Bu değişimi, bazen 6 Şubat depreminde olduğu gibi yaşadığımız afetler, savaşlar, teknoloji, eğitim, bilimsel gelişmeler veya ortaya atılan bir düşünce sistemi bazen tek başına bazen ise bir bütün olarak yaratmaktadır, yaratacaktır. Olumsuz yönü kadar olumlu yönleri de olan değişimleri ortaya çıkaran toplumlar, onlara kendi koşullarında cevaplar geliştirmektedir, geliştirecektir.