Gençler Neden Evlenemiyor?

HÜSEYİN KOCAMAN

12-09-2026 09:58

Bugün gençlerle konuştuğumuzda evlilik konusunda en çok duyduğumuz cümlelerden biri “Evlenmek istiyorum ama…” oluyor. Kiminin ekonomik kaygıları var, kimi doğru insanı bulamamaktan korkuyor, kimi mevcut rahatını bozmak istemiyor, kimi de evlendikten sonra ailesinden uzaklaşmaktan veya yeterince destek görememekten endişe ediyor. Aslında gençlerin evlilikten uzak durmasının tek bir nedeni yok. Ancak bütün bu nedenlerin başında ekonomik şartlar ve geleceğe duyulan güvensizlik geliyor. Ev kurmak, düğün yapmak, eşya almak ve yeni bir hayat kurmak gençlerin gözünde giderek daha büyük bir maddi yük haline geliyor. Bunun yanında “Ya geçinemiyorsak?”, “Ya işimizi kaybedersek?” veya “Ya evlendikten sonra maddi sıkıntılar yaşarsak?” gibi sorular da evlilik kararını zorlaştırıyor. Fakat mesele yalnızca ekonomi değil. Günümüzde gençlerin bir başka önemli kaygısı da doğru insanı bulamamak. Özellikle sosyal medyanın da etkisiyle insanlar karşısındaki kişide kusursuz özellikler aramaya başladı. Daha güzel, daha başarılı, daha zengin, daha anlayışlı, daha romantik bir eş beklentisi giderek yükseliyor. En güzelini, en iyisini bulma isteği bazen insanın karşısındaki kişinin gerçek değerlerini görmesine engel olabiliyor. Bunun yanında tahammülsüzlük de evliliklerin önündeki önemli engellerden biri haline geliyor. İnsanlar birbirlerinin eksiklerini kabul etmekte zorlanıyor. Oysa evlilik, iki kusursuz insanın bir araya gelmesi değil; iki insanın birbirinin eksikleriyle birlikte bir hayat kurmayı öğrenmesidir. Bir başka mesele ise mevcut rahatlığı bozmak istememek. Kendi düzenini kurmuş, ailesinin yanında rahat bir hayat süren veya ekonomik olarak ailesinden destek alan bazı gençler, evlilikle birlikte bu düzenin değişmesinden çekiniyor. Özellikle genç kadınlar açısından bu durum daha farklı bir boyut taşıyor. Çünkü evlilik sonrasında çoğu zaman anne ve babalarından ayrılarak başka bir evde ve başka bir düzende yaşamaya başlıyorlar. “Evlendikten sonra yanımda bana destek olacak biri olacak mı?” düşüncesi, daha evliliğin başında kaygıya dönüşebiliyor. Bu kaygının oluşmasında ailelerin de payı var. Ne yazık ki bazen ortada henüz hiçbir sorun yokken aileler evlenecek çiftlerin hayatına fazlasıyla müdahil olabiliyor. Evlilik aşamasındaki gençler, “Yarın ailelerimiz hayatımıza ne kadar karışacak?” endişesine kapılabiliyor. Daha evlenmeden iki ailenin beklentileri, istekleri ve müdahaleleri gençlerin evlilik kararından uzaklaşmasına neden olabiliyor. Oysa evlilik yeni bir yuva kurmaktır. Bu yuva önce iki kişiden oluşur. Daha sonra bu yuvaya çocuklar katılır ve aile büyür. Anne ve babaların görevi bu yuvayı kendi istedikleri biçimde yönetmek değil, gerektiğinde gençlere destek olmaktır.  Hem kız tarafının hem de erkek tarafının ailelerine burada büyük sorumluluk düşüyor. Gençlerin birbirini tanımasına fırsat vermek, kararlarına saygı göstermek, ihtiyaç duyduklarında yanlarında olmak ama her konuda hayatlarına müdahale etmemek gerekiyor. Eşleri birbirine karşı doldurmak, küçük meseleleri büyütmek veya “Benim çocuğum haklı.” anlayışıyla hareket etmek, zaten zor olan evlilik hayatını daha da zorlaştırıyor. Maddi sıkıntılar zamanla aşılabilir. Ev bugün küçük olur, yarın büyür. Eşyalar zamanla tamamlanır, ekonomik şartlar değişebilir. İnsanlar birlikte çalışır, birlikte mücadele eder ve hayatlarını zaman içinde düzene koyabilir. Ama güven kırılırsa, saygı kaybolursa ve ailelerin müdahalesi eşlerin arasına girerse bunları düzeltmek çok daha zor olur. Belki de gençlerin evlenebilmesi için önce onlara kusursuz bir hayat sunmak değil, birlikte hayat kurabileceklerine dair güven vermek gerekiyor.  Gençlere “Evlen, biz arkandayız.” diyebilmek; ama aynı zamanda “Senin evliliğini biz yönetmeyeceğiz.” diyebilmek gerekiyor. Çünkü evlilik iki ailenin değil, öncelikle iki insanın ortak hayatıdır. Gençlerin evlilikten korkmadığı, ailelerin de bu yeni yuvaya saygı duyduğu bir anlayışa ihtiyacımız var. Ekonomik sorunlar elbette önemlidir ancak her şey para değildir. Birbirine güvenen, birbirine saygı duyan ve zor zamanlarda birbirinin yanında duran iki insan, birçok maddi sıkıntının üstesinden gelebilir. Belki de bugün gençlere sormamız gereken soru “Neden evlenmiyorsunuz?” değil; “Evlilikten korkmanıza neden olan ne?”   olmalı. Çünkü gençler evlilikten değil, çoğu zaman   yanlış insandan, ekonomik belirsizlikten, aile müdahalesinden ve kurdukları yuvada yalnız kalmaktan   korkuyor ve bu korkuları azaltabilirsek, belki de gençlerin yuva kurmasının önündeki en büyük engellerden bazılarını ortadan kaldırmış oluruz.

DİĞER YAZILARI Mutsuzluk ve Gençlik 01-01-1970 03:00 Eğlencenin Değişen Yüzü: Aileden Bireyselliğe 01-01-1970 03:00 Sonbaharın Sessiz Güzelliği 01-01-1970 03:00 Çocukluğumuzdan Bugüne 01-01-1970 03:00 HAYATA POZİTİF BAKMAK ÇOK GÜZEL BİR SANAT 01-01-1970 03:00 Sınavdan Sınava Geçen Bir Ömür 01-01-1970 03:00 HAYVAN SEVGİSİ BİR VİCDAN MESELESİ 01-01-1970 03:00 Okul Öncesi Alışveriş Telaşı 01-01-1970 03:00 SEVGİ DİLİMİZDE KALDI, KALBİMİZDEN UZAKLAŞTI 01-01-1970 03:00 Yaşlılık Üzerine 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Tescilli Lezzetleri, Şehrin Değerleri 01-01-1970 03:00 Malatya Adliyesi İçin Yeni Bir Başlangıç 01-01-1970 03:00 Teknoloji Üzerine… 01-01-1970 03:00 İş Güvenliği Kağıt Üzerinde Değil, Hayatın İçinde Olmalı 01-01-1970 03:00 Ormanlarımızı Korumak, Geleceğimizi Korumaktır 01-01-1970 03:00 Ormanlarımızı Korumak, Geleceğimizi Korumaktır 01-01-1970 03:00 SEVGİ DİLİMİZDE KALDI, KALBİMİZDEN UZAKLAŞTI 01-01-1970 03:00 Malatya’yı Tanıtmak, Değerlerimize Sahip Çıkmaktır 01-01-1970 03:00 Yardımlaşma 01-01-1970 03:00 Tarım ve Hayvancılık: Geleceğin Güvencesi 01-01-1970 03:00 Yaşlılık Üzerine 01-01-1970 03:00 Güne Enerjik ve Dipdiri Uyanmak 01-01-1970 03:00 Şiddete Karşı Dur Demek 01-01-1970 03:00 Sağlığımızın Kıymetini Bilmek 01-01-1970 03:00 Malatya: Tarihin ve Doğanın Buluştuğu Şehir 01-01-1970 03:00 Zaman akıp giderken… 01-01-1970 03:00 İş Kazası Kader Değil, Sessizliğin Sonucu 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Kültürle Yeniden Yükselişi 01-01-1970 03:00 İyiliğin Gölgesine Düşen Kötülük 01-01-1970 03:00 Eşleştirmeyin, eleştirmeyin! 01-01-1970 03:00 Değişen Sadece Teknoloji mi? 01-01-1970 03:00