YATILI OKULDAN HATIRA DEFTERİNDEN

Selahattin SARIOĞLU

16-09-2026 11:20

“19-06-1973 Sarıoğlu’na!..”

Manevi değeri çok büyük olan hatıra defterinizin bir sayfasını da bana ayırdığınızdan dolayı teşekkürler…

Biliyorum tanışalı üç yıl oldu.

Aynı gaye ile üç seneyi de aynı sınıfta okuduk.

Hatırladığım kadarıyla iyi geçindik ve ayrılık günlerine geldik.

Zaten dünyada insanların boynunu büken ayrılıktır.

Sizin için ne kadar yazsam azdır.

Temennim yine buluşabilmektir.

Mutluluk ve başarı dolu günlerin sizin olması dileğiyle…

Hoşça kalın. 19.06.1973

Şevket Üçüncü- Maraş Cad. yeni hal yanında Saatçı Ahmet Şafak eliyle/TRABZONSPOR

 

Aziz Kardeşim Selahattin’e,

İlkin bana en az sizin kadar değerli olan bu manevi değeri büyük olan hatıra defterinizde bir sahifelik yer ayırttığınız için çok bahtiyarım.

Bu bahtiyarlığımı sizlere tatlı tatlı yazılarımla ödemeye çalışacağım.

Sportif Faaliyetler:

Benim biricik kardeşim Selahattin’e, kendilerini geleceğin büyük bir adamı gözüyle bakıyorum.

Tabii ki, bu büyük adam demekle onun sportif faaliyetlerini kastediyorum.

Çünkü, 4 senelik okul hayatımızda, değerli arkadaşım gibi spora düşkün başka biri olduğunu görmedim ve belki de hiç görmeyeceğim.

Arkadaşımın sporun her faaliyetinde çalışması sonucunu belirtiyorum ki, bu faaliyetler kabiliyet meselesidir, arkadaşımın faaliyeti tam manasıyla yerleşmiş durumdadır.

Kendilerini bu faaliyetlere devam etmelerini canı gönülden isterim.

Tabii ki, faaliyetlerin normal koşullar altında olması şartıyla.

Çünkü sporun insana sağladığı faydalar çok büyüktür.

Sporla uğraşan kimselerin, dünkünde daha genç, daha mutlu oldukları ispatlanmış ve sporla sevinci büyük olan neticelere varılmıştır.

Aziz kardeşimle, 4 sene zarfında geçen yatılılık hayatımız oldukça çok maceralı sahnelerle geçmiştir.

Bu sahneler içerisinde de tabii ki, acı ve tatlı günleri de geçirmişiz.

Arkadaşım yıllar yılı bu satırlarımı okudukça, arkadaşlığımızın sıcaklığını bu günkü gibi hatırlayacağına eminim.

Cenab-ı Haktan ömür boyu sonsuz başarılar ve sağlıklar niyaz ederim.

Kucak dolusu sevgilerimle hoşça kalın. Abdurrahman Gülşen Kızıltepe Mardin 18/6/1973

 

Değerli kardeşim Selahattin,

Hatıra defterinizden bana bir sayfa ayırdığınız için çok bahtiyarım, teşekkür ederim.

Okul hayatımızın bir arada ve aynı çatı altında geçmesi bizi birbirimize daha çok yaklaştırdı.

İlk senesi birbirimizi pek tanıyamıyorduk. Ama son üç yılda, Erzurum’da geçirdiğimiz okul devresinde, diyebilirim ki, sizin kadar kendime yakın bir arkadaş bulamadım.

İyi, kötü okul hayatımız böylece son bulmakla ve her birimiz bir memleket köşesine dağılacağız.

İleride, hayatta belki buluşuruz, belki de bulaşamayız.

Onun için siz de bu yazımı okumakla belki beni hatırlarsınız.

Temennim, hayatta devamlı mutlu ve başarılı olmanızdır.

Hüseyin Öztürk/Baysan Cad. No:17 İsmail Korkusuz eliyle. Tunceli

 

Selahattin’ciğim,

Hatıralar, anılar, duygular ve hayaller insanları yaşatan ve onların yaşamasına yardımcı olan birer unsurdurlar.

İşte senin de bu unsuru bilerek okulda geçirdiğimiz acı ve tatlı günleri ileride anmak ve yad etmek için bu defteri tuttuğuna memnun oldum.

İnsanoğlu kanatsız kuştur ve dünya küçüktür.

Yani ileriki yıllarda, hiç ummadığımız bir zamanda karşılaşabiliriz.

O zaman seni yüksek mevkilerde görürsem çok sevinirim.

İstikbalinin, güneş gibi parlak, deniz gibi sonsuz olmasını dilerim.

18.06.1973 Kenan Toğaç Devlet Hastanesinde İhsan Toğaç eliyle BİTLİS

Selahattin’e…

Gençliğimizin en iyi günlerini yaşadığımız şu günlerde, ileride bu günleri tekrar yaşamak gayesiyle meydana getirdiğiniz bu defterde ben de yer almaktayım

Seni, yılların akıp giden günlerine bırakıp ayrılırken, her şeyin gönlünce olmasını diler, sonsuz mutlulukların senin olmasını temenni ederim…

Sebahattin Karagülle/Dev. Ker. Fab. Makine Dairesinde Kazım Karagülle eliyle/Ayancık-Sinop

 

Canım kardeşim Selahattin,

Ayrılık gününün gelip çattığını ve bu günlerin saat ve dakika diyeceğim kadar çok azaldığını seziyorum ve inanın çok üzülüyorum.

Hiçbir zaman “Bana bir sayfa ayırdığınız için çok hoşnut kaldım” diyemeyeceğim.

İnanın hoşnut olmadım.

Daha da kötüsü üzüntüm tazelendi.

Bir hatıra defteri yazmak ayrılık günün gelip çattığına işaret olacağından üzülmemek elde değil.

Ama mukadderatın önüne geçilemeyeceğinden buna rıza göstermeliyiz.

Ayrılık da ölüm gibi kötü bir sondur.

Hatta ondan ağır basmaktadır.

Yine de bana anı yazma olanağını verdiğiniz için sizlere karşı borçlu duruma düştüm.

Çok, çok teşekkür ederim.

Şu dört senelik eğitim döneminde, aynı zamanda bir hemşeri olarak çok güzel günler beraberce idrak ettik.

Lakin bunun yanında ikimiz aramızda değil de(genel olarak) acılı günler de atlattık.

Bunlar birer mani olarak akıp gitti.

Tahmin ediyorum, birbirimizi kıracak bir olay aramızda geçmedi.

Bu beni fazlasıyla sevindiriyor.

Bu zaman zarfında birbirimizi anlama fırsatı da bulduk.

“Gerçekleri görme” belki de yeteneklerinizin en başta gelen unsurlarından birisidir.

Genel kültürünüzle, gerçekçiliğinizle vb. vasıflarınızla “Gökte ararken yerde buldum” misali, benim için en ideal arkadaşsınız.

Bunu burada yazmamın da bir gereği yok.

Bir siyasi bilgiden,  genel kültürden, hatta, hatta spordan yoksun bir arkadaş benim için kuru bir ağaçtır.

Dünya zevklerinden tatmin olmayan ve bunu idrak edemeyen kişi benim için ölü bir varlıktır.

Kısacası dünya ve yurt sorun ve olaylarını takip etmeyen kişilere insan demek için (biraz mübalağalı oldu ama), bin şahit gerekir.

İşte sizde bu meziyetleri aradım ve her arkadaşta ararım.

Gerçekçi olan insanlar bir altın kadar kıymetlidir.

O nispette az bulunurlar şu kör dünyada.

İşte insanlığın en güzel yönünü (realistliği) sizde bulduğum için, kaybedeceğim diye üzüntü duyuyorum.

20. yüzyılın çağdaş dünyası, ileride gerçekçilerin büyük güç kazanacağını ve çoğalacağını müjdeliyor.

Yüce Atatürk’ün gösterdiği çizgide, biz de bu çağdaş uygarlığa ayak uydurmalıyız.

Hiçbir gerici akım bizi bu yoldan engelleyemez.

Niçin engellesin?

Sizin gibi bir hemşeri kardeşe sahibim.

Bu bana çok daha güç vermektedir.

Talih ezileni himaye eden hamilerin ve tüm ilerici güçlerin yüzüne er geç gülecektir.

Buna bütün kalbimle inanıyorum.

Belki de çok kötü oldu.

Ama sen beni kusuruma bakma.

Tekrar sevgiler, selamlar benim arkadaşım Selahattin.

Mehmet Yerlikaya Haçova/Atalar Malatya

 

Selahattin’e,

Kaderin kötü tesadüfleri çocuk denilecek yaşta bizi aile ocağımızdan alıp Tunceli Yapı Sanat Enstitüsünde birleştirdi.

Bu bir yıllık devre içerisinde tam manasıyla birbirimizi anlayamamıştık.

Oradan, hayatın dalgalarına kapılıp ikimizin de aynı okulu kazanmamız bizleri daha da çok sevindirmişti.

Zamanla daha da samimiyetimizi artırıp, adeta birbirimizden ayrılmaz olmuştuk.

Yine kem yazgımız, bu günlerde, bizleri ayırmak için, bağdaş kurmuş düşünüyor, etrafımızda dolaşıyor.

Ben de bunu üzüntüsü içerisindeyim.

4 senelik bir beraberlikten sonra ayrılmak çok, çok acı gerçekten.

Şu anda belki 30, belki de…… 70 yaşındasın, defteri açmış, biz arkadaşlarını anmak için çirkin yazılarımızı okuyorsunuzdur.

Bizler de senden çok çok uzaklardayız.

Gençlik çağındaki cevherleri arayacaksınız ama nafile.

Takdire şayan bir arkadaşsın.

4 senelik mazimizde birbirimizi kırmış olabiliriz.

Bunlar samimiyetten gelen meşalelerdir.

Bunları normal karşılayacağınızdan eminim.

Yaşam uğraşında kolaylıklar dilerim. Uğur Yaşar-Şanlıurfa 15.05.1973

 

 

                                        

DİĞER YAZILARI FIRAT KENARINDA KAYIK DEĞİLEM 01-01-1970 03:00 AĞIR AĞIR KAĞNILAR GİDER 01-01-1970 03:00 DUVARDAKİ JOPU GÖSTERDİ 01-01-1970 03:00 GİDEYİM SU İÇEYİM DE… 01-01-1970 03:00 ŞEKER HOCAM 01-01-1970 03:00 FETAHLADIM HUZURLA DOLDUM 01-01-1970 03:00 Boyayla yeni 01-01-1970 03:00 Siyaset de arınacak aklanıp paklanacak 01-01-1970 03:00 Görüşmeler ağlamayla geçmiş 01-01-1970 03:00 Dünya daha kayısıyı tanımadı! 01-01-1970 03:00 Adliyeye Dilek yolundan gidilir! 01-01-1970 03:00 CHP günlerinde 01-01-1970 03:00 Hemen kurultay olmaz 01-01-1970 03:00 Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00