O Darağacını Gördüm!

Selahattin SARIOĞLU

24-12-2025 10:12

Hatırlarsınız…

Merkez Beydağı Mahallesi, Mehmet Akif Ersoy Caddesinde, 8 Ekim 2016 günü, taş ocağından kum yüklü, rampa aşağı merkeze doğru gelen bir kamyonun freni patlamış ve iki katlı, Suriyeli insanların yaşadığı bir eve, adeta serseri bir kurşun gibi saplanmış, 26 yaşındaki hamile bir kadını öldürmüş, 6 kişiyi yaralamıştı.

CHP Battalgazi Merkez İlçe Başkanı olarak, kaza yerinde inceleme yaptıktan sonra, basınımıza yaptığım açıklamayla, kamyon yerinde kalacak şekilde, buranın Trafik Müzesi yapılmasını önermiş, “Büyükşehir Belediyesi bu binayı Trafik Müzesi yapmak için kamulaştıracak. Bir mimarlık şirketine bir proje hazırlatacak. Kamyonun çürümemesi için önlem alınacak. Bina mevcut durumu bozulmadan güçlendirilecek. Üst kat özel olarak bu kazayla ilgili, genel olarak da diğer kazalarla ilgili bilgilendirici ve uyarıcı fotoğraf, video vs. belgelerle donatılacak. Bina çevresi düzenlenecek, araç park yerleri yapılacak. Büyükşehir Belediyesi bu eserle ilgili masraftan kaçınmayacak. Araştırmamıza göre Türkiye’de bir Trafik Müzesi yok. Belki dünyada da yok. Yani bu bir ilk olacak.” demiştik.

Yapılmadı, yapılsaydı güzel olmaz mıydı?

Bunu şunun için yazdım: Malatya’da, bu kaza yeri içindeki kamyonuyla müze yapılmadı ama Ankara’da, Altındağ’da, bir acı hapishane, içindeki acıları gelene yaşatabilecek şekilde müze yapıldı ki görmeye değer. Ziyaretçiyle dolup taşıyor. Milyonlarca kişi, bakıyor, görüyor, duygulanıyor, benim gibi kendini tutamıyor gözleri yaşla doluyor, düşünüyor, düşünüyor, gözden geçiriyor geçmişi, her şeyi…

Evet, Altındağ’da, Ulucanlar semtinde, adını yerinden alan bir hapishane, sonraki adına göre bir cezaevi vardı; 1925’ten, 2006’ya değin hapishanelik yaptı, kapatıldı, 2010’da çok etkili bir müze olmuş olarak açıldı.

Öyle bir müze ki, devlete, millete derslik, tamı tamına ibreti alemlik…

Girişteki iki, iki katlı beyaz zeminli bina yüzeyinde iki çileli, çileli olduğu kadar marifetli ve büyük ve vatansever iki şairimizden dizeler nakşedilmiş geleni karşılıyor.

 

Zindan iki hece Mehmed’im lafta!

Baba katiliyle baban bir safta!

Bir de geri adam, boynunda yafta…

 

Halimi düşünüp yanma Mehmed’im!

Kavuşmak mı?... Belki... daha ölmedim!

 

Avlu… bir uzun yol… tuğla döşeli,

Kırmızı tuğlalar altı köşeli,

Bu yolda tutuktur hapse düşeli,

Git ve gel… yüz adım… bin yıllık toprak,

Ne ayak dayanır buna ne tırnak.

…………

Mehmed’im sevinin başlar yüksekte

Ölsek de sevinin, eve dönsek de.

Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!

Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!

Gün doğmuş, gün batmış ebed bizimdir!

NecipFazıl Kısakürek 1961

 

Bugün Pazar

Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.

Ve ben ömrümde ilk defa

Gökyüzünün bu kadar benden uzak

Bu kadar mavi,

Bu kadar geniş olduğuna şaşarak

Kımıldamadan durdum.

Sonra saygı ile toprağa oturdum.

Dayadım sırtımı duvara.

Bu anda ne düşmek dalgalara,

Bu anda ne kavga ne hürriyet ne karım

Toprak, güneş ve ben…

Bahtiyarım…

Nazım Hikmet

 

Bir koğuşun duvarında;

“Özgürlüğünü kaybettin,

Onurunu kaybetme.”

Ve altında, duvara yapılmış dalgalanan Türk Bayrağı.

Bir koğuşun içinde, kapının üstünde: Taş taşı ama laf taşıma öğüdü.

 

Disiplin Hücresi (Zindan) nedir, nasıldır bilgisi:

“Toplum içerisinde yüz kızartıcı (Tecavüz, cinayet, taciz) gibi suçlardan veya koğuşlarda sıkıntı yaratıp uyarı cezası aldığı halde aynı davranışlara devam eden hükümlülerin gönderildiği çok karanlık, soğuk ve sıkıntı veren tek kişilik küçük odalar.”

 

Meşhur ‘Volta Atmak’ tanımlanmış:

“Bir yerde belli bir düzende gidip, gelmek anlamına gelen volta, mahkumlar için belli bir zamanı temsil ettiğinden büyük bir anlam taşımaktadır.

Genellikle tespih sallayarak ya da elleri arkadan bağlayarak ve ayakkabıların topuğunu çiğneyerek yapılan volta, mahkumlar için vazgeçilmez bir ritüeldir.

Volta, mahkumların kendilerini sakinleştirdikleri, kendi iç dünyalarına daldıkları ve gidiş gelişlerle stres attıkları bir ritüeldir. Hayalleri ile mahkumluktan kurtuldukları, çocuğu, ailesi, sevgilisiyle beraber oldukları zamanı temsil etmesi açısından da volta önemli bir yere sahiptir. Hiçbir şey onların volta atmasına mâni olamamaktadır. Bu da voltanın cezaevi bağlamındaki önemini ifade etmektedir.

 

Mahkumlar arasında birbirine omuz atmak, birbirine meydan okuma anlamına geldiğinden, mahkumlar kalabalık avlularda birbirlerine çarpmamak için zikzaklar çizerek dolaşırlar. Kabadayı mahkumlar bir aşağı, bir yukarı zikzaklar çizmeden gider gelirler. Bunların yürüyüşünü kesecek şekilde bir başka mahkûmun gezmeye kalkması cezaevinde olduğu gerçeğini de vurguladığı için yine mahkûma meydan okuma anlamına gelir.”

 

Tecrit Odası neymiş?

“Mahkûmun cezaevine ilk girdiği zaman, yaklaşık iki gün süreyle kaldığı tek kişilik hücrelerdir.”

 

Hangi koğuşlara, niye Hilton denmiş? (9 ve 10. Koğuş)

“Cezaevindeki mahkumlar arasında Hilton olarak adlandırılan 9. ve 10. Koğuşlar ilk kez 1957 yılında dönemin Milletvekili Sayın Osman Bölükbaşı’nın tevkifi üzerine özel olarak yapılmıştır. Ankara manzaralı Hilton sonraki yıllarda dönemin Başbakan’ı Sayın Bülent Ecevit’in tutukluluk sürecine tanıklık ettiği gibi daha birçok önemli gazeteci ve yazarın yolu da Ulucanlardan geçmiştir.

Hilton Koğuşu’nda kaldığı tespit edilebilenler: Osman Bölükbaşı – Bülent Ecevit – Necip Fazıl Kısakürek – Nazım Hikmet – Osman Yüksel Serdengeçti – Cevat Şakir Kabaağaçlı (Halikarnas Balıkçısı)  - Zekeriya Sertel –  Şinasi Nahit Berker – Ratip Tahir Burak – Mümtaz Faik Fenik - Ahmet Emin Yalman – Ülkü Arman – Kurtul Altuğ – Beyhan Cenkçi – Adnan Cemgil – Nihat Subaşı – Yusuf Ziya Adem – Metin Toker – Cüneyt Arcayürek – Fakir Baykurt – Nahit Duru – Cemal Sağlam – Fethi Giray – Hüseyin Cahit Yalçın – Halim Büyükbulut – Fahri Erdinç – Mustafa Bağışlayıcı – Cevat Rıfat Atilhan – Faruk Taşkıran – Erdoğan Tokatlı – Turhan Dilligil – Tarık Halulu – İbrahim Cüceloğlu – Muzaffer İlhan Erdost – Süleyman Ege

 

Ulucanlar Cezaevinde Gerçekleştiği Tespit Edilebilen İnfazlar: (1925-1983)

İskilipli Mehmet Atıf Hoca: 3 Şubat 1926

Babaeski Müftüsü Ali Rıza Hoca:3 Şubat 1926

Maliye Nazırı Cavit Bey: 26 Ağ. 1926

Dr. Nazım Bey: 26 Ağ. 1926

Milletvekili Hilmi Bey: 26 Ağ. 1926

Nail Bey: 26. Ağ. 1926

Abdulkadir Bey Eski Ankara Valisi): 1 Eyl. 1926

Süvari Fethi Gürcan: 27 Haz.1964

Albay Talat Aydemir: 5 Tem. 1964

Deniz Gezmiş: 6 May. 1972

Yusuf Aslan: 6 May. 1972

Hüseyin İnan: 6 May. 1972

Necdet Adalı: 8 Ek. 1980

Mustafa Pehlivanoğlu: 8 Ek. 1980

Erdal Eren: 13 Ar. 1980

Fikri Arıkan: 27 Mar. 1982

Ednan Kavaklı (Adi suçlu): 13 haz. 1982

Ali Bülent Orkun: 13 Ağ. 1982

Not: 1 Bilgiler Müzeden alınmadır.

Not: 2 Ulucanlar’dan yeni yazılar yazma niyetindeyim.

 

 

 

 

 

DİĞER YAZILARI Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00