Malatya’ya Para Getirelim

Selahattin SARIOĞLU

17-12-2025 14:09

Sevgili hemşerilerim, ildaşlarım; hayata güzel bakın, Malatya’ya güzel!

Ki, güzel olsun gün de yarın da Aytalam da!!

İyi niyetli de kötü niyetli de olsa, aleyhte kim ne derse desin boşverin, aldırış etmeyin!

Göreceksiniz, Allah’ın izniyle, Malatya’mız yeniden “Malatya Malatya bulunmaz eşin!” dedirtecek herkese.

Denenmiş, sınanmış mimarlar, mühendisler, yer bilimcileri, müteahhitler işin içinde, başında.

En iyisini, en hızlıca yapıyorlar.

Bakan değil, Yapan Murat Kurum, müteahhitlere, “İşçi sayısını iki katına çıkarın. Gece de çalışın. Hesabınızı çıkarın getirin, ertesi gün paranızı alın!” diyormuş.

Devlet Baba görevini yapıyor, biz de bize düşeni yapalım.

Her şeyden önce iyi kalpli olmalıyız.

Kötü kalplilikle ne siyasette (kurumsal siyasette) ne de ticarette başarılı olunur.

Malatya için çalışana köstek değil destek olmamız lazım.

Onları, çelme takıp düşürerek değil, daha iyi koşarak geçelim.

Başkalarıyla değil kendimizle yarışalım.

Malatya’da eski yıllarda, bilirsiniz Yıldız Mağazası vardı, Hürriyet Mağazası vardı, ABC Mağazası vardı.

Yıldız’la bir hatrım vardı, onu diyeyim: Birkaç gün sonra düğünümüz vardı. Evlenecektim. Vitrininde güzel bir takım vardı, ona karar vermiştim. Akşam üzeri mağazaya girdim. O elbiseyi alacağımı söyledim.

Taksitle satış olduğu camda yazıyordu.

Mağaza sahibi, kara kaşlı, uzun boylu, hep güzel giyimli, takım elbiseli, kıravatlı kişi, Milli Eğitim Müdürlüğünden yazı getirmiş olmam gerektiğini söyledi. Mesai saati de geçmişti.

Dedi ki, “Bir tanıdığın kefil olursa verebilirim.”

Abim gibi sevdiğim, Malatya’da çok tanınan, Ermeni, mimar bir arkadaşım vardı. O’nu söyledim. “O ver desin, mağazayı veririm” dedi.

Telefonunu verdim. Konuştu. Tamam dedi. “Mağazayı isterse, mağazayı ver” demiş…

 Evet, o mağazaların önünden gelip geçtikçe dikkatimi çekerdi; sürekli yenilik yaparlardı vitrinde, kapıda, camda…

Açık ara önde giderlerdi öteki, evet öteki mağazalardan.

Onun için o mağazalar hep öteki kalırlardı.

Hürriyet gazetesi de basında tiraj bakımından açık ara öndeydi.

O da hep yeni adımlar atardı. Birinci sayfayı değiştirirdi. Gazete adına yeni şekil verir, çekici hale getirirdi. Spor sayfasını en arkaya alırdı…

Şeklen ve içerik olarak yenilik yapar hep tirajı en yüksek gazete olurdu.

Malatya için çalışalım, birbirimize kol, kanat olalım.

Bir tanınmış profesör gelmişti Malatya’ya. Ne için gelmişti, hatırlamıyorum. Bir dizi ziyaret yapmıştı kurumlarla.

Televizyonda dinledim; TSO’da konuşurken, “Ya, Malatya’da hangi kuruma gittiysem orada, hep diğerlerinin aleyhinde konuştular.” diyordu.

Malatya Gazeteciler Cemiyeti, “Malatya basınında ödül almış gazeteciler” konulu bir özel sayı çıkarmıştı.

Ben garip, 1999 yılında, Diyarbakır merkezli Güneydoğu Gazeteciler Cemiyetinin, bölgede yayınlanan yerel gazeteler ve ulusal gazetelerin ekleri kapsamında, her yıl düzenlediği, en iyi gazeteciler ödülü yarışmasında, Makale Dalında birinci olmuştum. Malatya’nın adını, gazetemizin adını (Yorum) duyurdum yerel, ulusal basında.

Bizim Malatya Cemiyeti çıkardığı o özel sayıda benim ödülden söz etmemişti.

Başkana sordum, “Malatya basınının en büyük ödülünü aldım. Niye yazmadınız?” dedim. O, “Ey, ey, seni de başka zaman yazarız.” dedi.

Bu kadarcık kusur, kadı kızında da olur deyip, sesimi çıkarmamalıydım demek ki!

Yazı yazdığım, arkadaşlarla birlikte çıkardığımız gazeteyi yürüten arkadaş da “Şımarmayayım diye” zahar, gazetede en az önemli haber kadar yer vererek basmıştı ödül haberini.

Hani bir kaynana, gelinini o kadar çekemez olmuş ki, ona, “Oğlum öle de onsuz kalasın inşallah” diye beddua eder olmuş.

Bu arkadaş, “Reklam verenler, Selahattin Sarıoğlu’nun yazısının altına koy” diye ısrar ediyorlar da demişti daha önce bana.

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!

Evet, kimsenin hakkını yemeyeceğiz.

Yersek eğer, o yediğimiz de bir gün, bir yerimizden bizi yer.

İyi olmak kolay, kötü olmak zor.

Neden zoru, niye şeytanın yoldaşlığını seçelim?

‘Aytalam’ için, vatanımız, milletimiz için yek yürek olalım, kenetlenelim…

Forbes adlı Amerikan İş Dergisinin 2016 yılında açıkladığı “En Zengin 100 Türk” listesinde 6 Malatyalı iş insanı vardı. Listenin 5. sırasında Erman Ilıcak ve Mutafa Küçük, 14. sırasında Ahmet Çalık ve Mehmet Ali Aydınlar, 80. sırasında Rahmetli Vahap Küçük, 96. sırasında Adil Üstündağ vardı.

Bu İş Dergisinin 2025’te yayınladığı listede ise, Malatyalı işinsanları Erman Ilıcak 5. sırada, Mustafa Küçük 16. sırada, Ahmet Çalık 25 sırada, Mehmet Ali Aydınlar 26. sırada bulunuyor.

Bu, maşallah çok zengin hemşerilerimizi yazmamın sebebi, bu ildaşlarımızın Malatyalarına daha çok yatırım yapmalarını dilemek.

Sağolsunlar, deprem sırasında çok büyük yardımları oldu.

Kendi çevrelerine de rica edebilirler Malatya’ya yatırım yapmaları için.

Depremde en çok yıkım yaşayan Hatay, Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş illerimize yatırım yapacaklara Devlet vergi indirimi vb. teşvikler uygulaması gerekir.

Deprem ilçeleri, 2023’te “Cazibeli ilçeler” kapsamına alınmıştı.

Bunun için, milletvekillerimiz, diğer illerin vekilleriyle birlikte Ankara’dan destek talep etmelidirler.

Bu illerimiz normal iller değildir.

Eksilen kalkınma enerjisi, sermayesi devletin de desteğiyle yerine konmalıdır.

Allah etmesin, kayısımızın başına bu sene de bir iş gelirse, “Ha o zaman yanduk da!”

Geriye gidiş hızlanır.

Durduğumuz yerde de kimse bize bir şey vermeyeceğine göre; hemşeriler olarak sırt sırta vereceğiz, şehrimiz için çok çalışacağız.

ALİ GÜREL
Fuzuli Caddesi’nin orta yerlerinde, Fırat İlkokulu’nun karşısında, adı ‘Öz Altın Kayısı Parfümeri…’ olan bir güzel mağaza vardı.
Bu mağazanın sahibi Ali Gürel adlı kişiydi.

Ali Gürel uzun süre yurtdışında çalıştıktan sonra, Malatya’ya dönüp Fuzuli Caddesinde altı katlı bir apartman yaptırmış, zemin kata da adını verdiğimiz bu mağazayı açmıştı. Burada açık kolonya, tıraş gereçleri, saç boyaları, kremler, makyaj takımları, kartpostal gibi şeyler satılırdı. ‘Açık kolonya’yı da burada açayım: 30-40 yıl önce, insanlar evi, işyeri için güzel, cam bir şişe kolonya alır, bittikçe kolonyacılarda, daha iyisini alabilen eczanelerde pompa sistemiyle doldurturdu.
Ali Gürel’in parfümeri, bijuteri, tuhafiye mağazası öyle herkesin girip alışveriş yapacağı yer değildi, lüks bir mağazaydı. Akan zaman içinde Ali Gürel yaşlandı, eski coşkusunu yitirdi, mağazasını moda ürünlerle yenileyemedi, gittikçe müşterisi azaldı ve biraz da sinirli yapısı nedeniyle hiç kimsenin uğramadığı, kapısını açmadığı mağaza haline geldi.

Mağazaya sabahtan akşama kadar bir tek müşteri uğramıyor ama Ali Gürel, son kullanma tarihi beş-on kat geçmiş, toz içindeki mallarla dolu dükkanını bir an bile terk etmiyor, sabah geliyor, açıyor, oturuyor, oturuyor, oturuyor, akşam kapatıp üst kattaki evine çıkıyordu. Hem de yaz, kış. Hem de buz gibi havada kalorifer, ısıtıcı olmadan… Sandalyesinden hiç kalkmadan. Evimizin hemen yanında olduğu, günde birkaç kez önünden geçtiğim için hep görüyordum. Bir kez de dükkâna girip birkaç cümle konuşmuştum…Bir süre, Ali Gürel’i dükkânda, o hep oturduğu yerde, sandalyesinde görmez olunca, komşularına sordum. “Ali amca, bir-bir buçuk ay önce öldü.” dediler. Evet, yaban ellerde alın terini akıtarak kazandığı paralarla yaptırdığı apartmanını ve çok sevdiği, salığını hiç koyvermediği dükkanını, çocuklarını ve de hiç konuşmadığı dükkân komşularını bırakarak aramızdan ayrılmıştı. Nur içinde yatsın!

DİĞER YAZILARI Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00