İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER!

Selahattin SARIOĞLU

06-05-2026 09:35

Müzik ruhun gıdasıdır.

Bu tamam.

Prof. Dr. Erkan Topuz, ruhun yanına beyni de ekliyor.

Nasıl?

Prof. Topuz, tabii ki bunu bilimden alıp ekliyor.

“Müzik dinliyor, bir de müzik aleti de çalıyorsan, beynin de beslenir, İleri yaşta da olsan öğrenmeye çalış” diyor.

Müziğin ruhu beslemesi az fayda değil tabii.

Ben de aman ha bundan geri kalmayın derim!

İşi ileriye götürüp, bir müzik aleti çalmayı öğrenmek, çocuğunu buna teşvik etmek, az değil, kocaman bir faydadır.

Ne demek… beyin gibi bir yönetmen beslenecek.

Bakın, büyük bilim insanı, Erkan Topuz daha ne diyor…

“Hem kulağa güzel gelen, hem beyne iyi gelen bir alışkanlıktır müzik. Müzik dinlemek elbette keyifli, ama müzik yapmak, yani bir enstrüman çalmak, beyin için bambaşka bir egzersiz.

Yeni yayınlanan iki bilimsel çalışma sonunda, ileri yaşta bile bir enstrümana başlamanın, beyni genç tutmaya yardımcı olduğu görülmüş. Uzun yıllar enstrüman çalmış ileri yaştaki kişilerle, hiç çalmamış kişiler karşılaştırılıyor. Kalabalıkta konuşmaları ayırt etmeye çalışırken müzisyenlerin beyinleri daha genç bireylerin beyinlerine benzer şekilde çalışıyor. Yani beyin, işi daha az zorlanarak, daha verimli çözüyor.”

Ne kadar güzel, değil mi?

Hoca aydınlatmasına devam ediyor;

“İkinci çalışmada, yetmişli yaşlardaki bireyler sadece birkaç ay enstrüman öğreniyor.  Dört yıl sonra bakılıyor ki, çalmaya devam edenlerde hareket, öğrenme ve hafıza için çok önemli olan ‘putamel bölgesi’ daha iyi korunmuş. Üstelik sözel hafıza testlerinde de daha başarılılar.”

Beynimizde putemal adlı bir yer varmış. İleri yaşlarda dört yıl kadar müzik aleti çalanların beyinlerindeki o yer bozulmuyormuş, sağlam olarak kalıyormuş.

Dahası bu insanların sözel bellek testleri de iyi çıkıyormuş.

İleri yaşıyla, kendisini adeta toplumunu, sosyal medya açıklama ve uyarılarıyla sağlık konusunda aydınlatmaya adayan ve bu konuda yoğun çalışma içinde olan ve çok sayıda izlenme alan Sayın Erkan Topuz, yaşlı insanların beyni de dahil, müzik aleti çalmak ile beyin arasındaki etkileşim hakkında şunları da söylüyor;

“Beyin için geç diye bir şey yok.

Her notada dikkat var, her tekrarda öğrenme var, her melodide iletişim var.

Enstrüman çalmak sadece ruhu değil, beyni de besliyor.

Unutmayın ki, beyin hareketi sever. Müzikle olursa daha da mutlu olur.”

Topuz gibi elli beş yıllık bir bilim insanının bilimden aldığı öğütlerine itibar etmeyeceğiz de, dediklerini yapmayacağız da ne yapacağız?

İlla ki müzik aleti çalmak şart değil, müzik dinlemek de başlı başına bir mutluluk, bir duygu esintisidir.

Ben derdim ki, “Müzik kalbin en yakın arkadaşıdır.”

Müzik aleti çalmak için de, “Bir dil bilen bir insan…’ sözünden esinlenerek, “Bir müzik aleti çalan bir, iki müzik aleti çalan iki insandır.” diyordum.

Bu görüşümün hala yanındayım.

Erkan Hoca, “Beyin hareketi sever. Müzikle olursa daha da mutlu olur.”.

“Her notada hareket var. Her tekrarda öğrenmek var. Her melodide iletişim var.” diyor.

Bir şiir yazmıştım:

Bir bağlama düşünüyorum geçmişten geleceğe

Her çağ ayrı ses ayrı perde

Do Re Mi

Fa Sol diye.

On, on iki sene önce, bağlamayla bir türkü çalıp söylemiş, videoya alıp sosyal medyada paylaşmıştım.

O zaman Busabah Gazetesinde  yazan, başarılı gazeteci Mahir Temur,  yazısının başında, “Selahattin Sarıoğlu’nun türküsünü dinleyerek bu yazımı yazıyorum” demişti.

Bakınız… Müzik, Selahattin Sarıoğlu bile çalıp söylese!!! köşe yazısı yazanın işine yarıyor.

Ben yazılarımı yazarken de çoğu zaman, ‘mezzo’ diye bir klasik batı müziği TV. kanalı var; onu açar, en alt sesiyle dinlerim.

Diğer zamanlarımda da, TRT Müzik’ten en çok türküler, türküler dinlerim.

Birbirinden değerli Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği sanatçılarımız var. Çok değerli bağlama, keman, ud, cümbüş, tambur, gitar, klarnet, darbuka ve diğer  sazları çalanlarımız var.

TRT Müzik çok ama, çok başarılı müzik sunumu yapıyor.

Valla, yazarsam siyaset denecek ama yazmadan edemem.

Bu kanal bile, Türkiye’nin nasıl yükseklerde uçtuğunu göstermeye yeter de artar bile.

Bir de eski TRT Müzik kanallarını hatırlayın ne olur…

Bu kadar müzik, müzik dedim bir sebebi var elbette!

Konuyu bir yere, Malatya’ya, Malatya türkülerine, Malatya Türkücülerine, kalbimizdeki yerleri bize Malatya veren, Malatya Malatya diyen, öbür dünyaya göçmüş türkücülerimiz var; çok şükür aramızda olanlar var… bu çok önemli hususta, bu deprem yemiş ruhlarımızı yeşertmekte, canlandırmakta çok faydası olan bir müzik gecesi yaşadık geçen cumada.

1 Mayıs 26 akşamı, başta Büyükşehir Belediyesi olmak üzere, İnönü ve Turgut Özal Üniversitelerimizin ve de Malatya Musiki Cemiyetinin ortak çalışmasıyla başardığı bir Malatyalı Türküler şöleni izledik Kongre ve Kültür Merkezinde.

Program teknik olarak da, sanatsal olarak da çok kaliteliydi.

Özenerek, bezenerek, hazırlanmıştı ve sunulmuştu.

Sazlar, demin yukarıda saydığım çalgılar ve usta çalanlar ve ses düzeni o kadar etkiliydi ki, bağlamanın teline mızrabın ilk değişiyle birlikte içimde, gözlerimde sımsıcak duygular dolaşmaya başladı.

Rahmetli Hakkı Coşkun’un oğlu, değerli arkadaşım, Muhasebeci Abdurrahman Coşkun, babasının ‘Erzurum dağları da kar ile boran/Aldı yüreğimi de anam, dert ile verem’ uzun hava türküsünü, ‘Yüksek eyvanlarda bülbüller öter/Bülbülün figanı aleme yeter’ türküsünü söylerken güzel sesi ve yorumuyla adeta babasını salona getirdi.

Ardından, Dr. Öğr. Üyesi Orçun Akgün, Rahmetli Fahri Kayahan’ın, ‘Keklik dağlarda çağıldar/Yavrum diye diye ağlar” ve ‘Bir oda yaptırdım hurma dalından/İçini döşedim acem şalından’ türkülerini hafif, duygulu sesiyle söylerken içimiz kabardı.

Programın Konsept Danışmanı Nezir Kızılkaya, rahmetli Bedri Karahan’ın (Bedo), ‘Gitme semamm gitme alacam seni/Alıp da sineme saracam seni” türküsünü aslına uygun, güzel bir şekilde söyledi.

Bedri Karahan’ın “Gidenin üçü güzel/Başında saçı güzel/ Saçı başını yesin/Yolda yürüşü güzel/ türküsünü de Prof. Dr. Ersan Çiftci” söyledi, çok güzel söyledi, türküyü sahibinin söylediği yılları anımsattı.

İlhan Kızılay’ın, “Akçadağ köyüne de Ören diyorlar/Benim bu derdime de verem diyorlar” türküsüyle, bir Hukuk Fakültesi öğrencisinin Fırat’ta boğulması olayını anlatan, “Fırat kenarında yüzer kayıklar/Anam ağlar bacım beni sayıklar” türküsünü Sami Koyunoğlu güzel sesiyle söyledi.

Rahmetli Kemal Keskin’in, ‘Aşağı mahallenin de kışı mı geldi” türküsüyle, Arguvan Türkülerinin önder sanatçısı Rahmetli Teslim Budak’ın, ‘Malatya eline serin dediler/Kerneğin gölüne derin dediler/Gelenden geçenden ben yâri sordum/İkindiye doğru gelir dediler’ türkülerini de Öğr. Görevlisi Aykut Alp Tetik söyledi, güzel söyledi.

Rahmetli Sami Kasap’ın, “Bir dağ ne kadar yüce olsa/Bir kenarı yol olur/Bir yiğit ne kadar kahraman olsa/Yine gelir sevdiğine kul olur’ ve ‘Maziye bak sevgilim’  türkülerini de, çok güçlü ve güzel sesiyle, darbuka üstadı Lütfü Acıbucu söyledi.

Son olarak da Cemiyet Başkanı Mehmet Tunç, benim, Rahmetli Dayım Nevzat Gülöz’e ait olduğunu net olarak bildiğim ve kanıtladığım, ancak programda Kemal Çığrık’ın denen, çok ünlü, “Mevlam birçok dert vermiş/Beraber derman vermiş/Bu tükenmez derdime/Neden ilaç vermemiş’ türküsünü söyledi.

Ve salon ve sahneyle birlikte, ‘Malatya Malatya bulunmaz eşin/Gönülleri coşturur ayla güneşin’ marşı(!) söylendi.

DİĞER YAZILARI Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00