CHP günlerinde

Selahattin SARIOĞLU

24-06-2026 09:05

2 Ağustos 2014 günü, Kılıçdaroğlu’nun da içinde olduğu otobüsle ki, içinde Genel Başkan Yardımcıları var, Tekin Bingöl var. Arguvan’a Türkü Şenliğine gidiyoruz. İğdir Köyünde kadınlı erkekli bir grup partili akşam karanlığında otobüsü durdurdu. Ellerinde küçük pankartlar,  el sallıyor, alkış tutuyor, daha doğrusu karanlığa ışık saçıyorlardı…

Onlardaki o güzel kalbe bakıp, otobüsün içinde duyulacak sesle,

-Bunlardaki aşkın, bunlardaki duruluğun yüzde biri bizde olsa bütün seçimleri alırız! dedim.

***

2 Ağustos 2014 günü saat 17.00 sıraları, Kılıçdaroğlu’nu bekliyoruz Malatya Havaalanı VIP salonunda. Ekmelettin İhsanoğlu için gelecekti. İçeride Tunceli’den, Adıyaman’dan, Elazığ’dan partililer var. Malatyalılar yeni yeni gelmeye başladılar.

İkili koltukta otururken yanıma bir bayan geliyor, kalkıp yer gösteriyorum, oturuyor. Kendisini tanıtıyor ki meslektaşız. Tunceli’de avukat ve CHP Yüksek Disiplin Kurulu Başkan Yardımcısı.

Yan koltukta oturan çok uzun boylu kişi, üçüncü dönemdir Adıyaman’da bir beldede belediye başkanlığı yapıyormuş. Çok tatlı dilli biriydi.

Dert yanıyor:

-Bir milletvekili seçtik ne zorla, o da AKP’ye gitti. Kim bunu getirdi birinci sıraya koydu?

Şimdi Adıyaman İl Başkanlığını kapatsan parti için daha faydalı olur diyordu.

Çok iyi anlıyorum başkanı.

Aklıma birinci parti olarak seçimden çıktığı 1999’da, DSP hakkında yaygın olarak söylenen şu söz geliyor: “DSP’nin başarılı olmasının en önemli nedenlerinden biri, birçok ilde örgütünün olmayışı.” Bunu söylüyorum… Adıyamanlı Başkanı desteklemek için.

Adıyamanlı belde belediye başkanı dert yanmaya devam ediyor;

-Arkadaşlar, Ramazan’da orda burada rakı içtiler gezdiler. Neymiş laiklik varmış. Halbuki, Kılıçdaroğlu örgüte genelge gönderip Ramazan’da orada burada rakı içmeyi yasaklamıştı.

Tuncelili YDK başkan yardımcısı arkadaşla birlikte eleştiriyoruz Ramazan’da orada burada rakı içen parti temsilcilerini, “Vah vah!” diyoruz.

Ben dayanamıyor ekliyorum:

-İşte o günlerden bugünlere geldik. Vardığımız nokta Ekmelettin İhsanoğlu noktası diyorum…

Başlarını sallayarak ve içlerini çekerek bana hak veriyorlar.

Benim de bir gördüğüm aklıma geliyor. Ama onu anlatmıyorum orada.

Gene rakı meselesi...

Kılıçdaroğlu’nun Ramazan’da, orada burada, yani herkesin görebileceği yerlerde rakı masaları kurmayı yasakladığı o Ramazan’da, bir partilinin çocuğunun sünnetinde, iftardan sonra, uzun bir masa kurulmuş ileri gelen partililer, sekiz on kişi, rakılarını içiyorlardı. Masaya yaklaştım,

-Hani Kılıçdaroğlu, Ramazan’da rakı içmeyi yasaklamıştı. Niye içiyorsunuz? dedim.

Kimse istifini bozmadı. En rütbeli kişi,

-Ne olacak! Söylesen söylesen, sen söylersin! diye yanıtladı beni... “Kimse bilmeyecekse, her şeyi yapabilirsin anlayışı işte.

***

VİP’te Kılıçdaroğlu’nu beklerken uzun yıllar bir ilçemizde ilçe başkanlığı yapmış ve on yıl aradan sonra tekrar gelmiş olan bir arkadaş anlatıyor:

-Ben bıraktım. Başka arkadaşlar geldiler. On yıl bekledim tekrar bana görev verildi. Benden önceki yönetimden üç üye gelmişler şimdi buradalar.  Bir merhaba demiyorlar, görünce yüzlerini çeviriyorlar, diyor.

Diyorum ki ‘Başkan sen git yanlarına, elini uzat..’

Yook abi olmaz, ben gidemem. Şunu biliyorum ben,  bu parti bir dibe vurmalı, dibe vurmasa olmaz, düzelmez, düzelmez diye ekliyor…

SEVGİLİ DOSTLAR
SEVGİLİ ARKADAŞLAR...

Kimileri, Ak Parti’ye geçişimi çıkar amaçlı bir yöneliş olduğunu düşünüyor.
Bu yanlış düşünüşlerin, kişinin olgudan uzak olmasından, yerleşik kanıdan hareketle genelleme yapmasından, art niyetten veya kendi davranış saiklerini sorgulamasından kaynaklanmış olabileceğini düşünüyorum.
Mesele bu kadar basit mi?
Türkiye’nin, ellerinden sıyrılmakta olduğunu, ilişkilerin eskisi gibi yürümeyecek noktaya doğru ilerlemekte olduğunu gören emperyal odakların FETÖ, PKK vd. maşalar eliyle ne kadar alçak tuzaklar kurup uygular olduğunu nasıl görmez veya görür görmezden geliriz?
Sorunun ne büyüklükte bir beka konusu olduğunu nasıl anlayamayız?
Atatürkçü olduğundan kuşkum olmayan dostlarımın bir derin uyku halinde, düşüncelerine aykırı yönde yüzen bir gemide, bir siyasal yapıda ilerlediklerinden habersiz olduklarını ayan beyan görüyorum.
Atatürkçüler uyanmalı, başlarını ellerinin arasına alıp, düşüncelerini, olup bitenleri sorgulamalı, ciddi ciddi gözden geçirmeli artık.
"Benim bu kadar oyum var" denilip, nerede, hangi amaçlara, hangi projelere alet edildiklerini, amiyane tabirle pazarlandıklarını görmeli.
Türkiye’nin engelleri aşa aşa, oyunları boza boza ve de ‘söz dinleyen’ değil ‘sözü dinlenen’ devlet olma yolunda ilerlemekte olduğunu algılamalı.
Atatürkçüler, Türkiye’nin, Atatürk’ün gerçek kimliğiyle, Mete’nin, Alpaslan’ın, Fatih’in, Kanuni’nin bir devamı olması, vatan evladı bir büyük kahraman olması kimliğiyle genç kuşaklar tarafından tanınacağı bir süreç yaşamakta olduğunu görmeli.
O’nu, sadece, zaman zaman alkol alan, dans eden, klasik batı müziği dinleyen, batı modelinde giyinen, golf oynayan... özellikleriyle bilmemeli.
Bütün özellikleriyle, çalışkanlığı, milletine hizmetkar olması, ulusunun dinine, inancına, töresine, gelenek-göreneğine, kültürüne... saygılı akılcı, gerçekçi, üretken bir kahraman olma özellikleriyle tanımalı.
Sözgelimi Bitlis’te, bir güzel tarihi caminin taşında yazdığı ve benim de okuyup fotoğrafını çekip paylaştığım gibi, o camide 17 Kasım 1916’da namaz kıldığından haberdar olmalı, Hayat Bilgisi, Türkçe kitaplarında okumalı, öyle tanıyıp büyümeli, hayatına almalı.
Bütün kalbimle inanıyorum ki, Türkiye şimdi bu süreçte Atatürk’ün arzuladığı yönde ilerliyor.
CHP’den ayrılmam ve Ak Partiye geçmem işte bundandır.
Tamı tamına bundandır.
Allah'ıma şükürler olsun ki, O’nun verdiği akılla düşünüyor ve O'nun verdiği irademle düşündüğümü uyguluyorum.

Beni sevdiğine inandığım,

Bana güvendiğini bildiğim sevgili dostlar,

Bunu böyle bilin lütfen.
Bunları polemik, propaganda olsun diye de yazmıyorum.
Gerçeği bilesiniz, sizi haksızlığa, günaha götüren yorumlar yapmayasınız diye yazıyorum.
Saygılarımı sunuyorum, esenlikler diliyorum,
Allah’a emanet olun diyorum...

ALTINI ÇİZDİĞİM SATIRLAR

"Emine bacı:
Deme Zeytun nerede o eski padişah efendimiz? Şimdikiler yaverlerinin oyuncağı olmuş; davul padişahımızın boynunda tokmak onların elinde istedikleri havayı çalıyorlarmış.
Padişahımız, eskiden fakir fukara ile olur, onları her türlü tehlikeden korurmuş. Büyüklerimiz anlatıyor, Sultan Murat Han bir gün rüyasında görmüş ki, bir yetimin yıkılmaya yüz tutmuş duvarında bir küp altın var. Duvar yıkılırsa altın açığa çıkacak ve talan edilecek. Yetim de henüz memede olduğu için malına sahip olamayacak. Padişahımız efendimiz duvarı tamire karar vermiş. Yetimin duvarını tamir ediyorken Moskof Kralı da adamını göndermiş padişahımız efendimize, Moskof'un harp isteğini söylemiş. Padişahımız da 'Git o adama söyle, ben şimdi yetimin duvarını tamir ediyorum, beni kızdırmasın çamurlu ellerimle şimdi gelirsem onun iki gözünü de kör ederim.' demiş. Kafirin adamı da padişahtan bu haberi aldıktan sonra memleketine dönmüş, bir de ne görsün kralın iki gözü de kör. 'Aman kralım sana ne oldu?' deyince, 'Sen gittikten sonra iki çamurlu el geldi gözlerini kör etti.' cevabını almış."
"Aziz Azmi Fenercioğlu'nun Malatya'sı" kitabından. A.A.Fenercioğlu 1919-2016

DİĞER YAZILARI Siyaset de arınacak aklanıp paklanacak 01-01-1970 03:00 Görüşmeler ağlamayla geçmiş 01-01-1970 03:00 Dünya daha kayısıyı tanımadı! 01-01-1970 03:00 Adliyeye Dilek yolundan gidilir! 01-01-1970 03:00 Hemen kurultay olmaz 01-01-1970 03:00 Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00