Sevgili Sonmanşet okuyucuları sizlerin de takip ettiği gibi Malatya’mızda amatör futbol takımları, profesyonel takımlar, Bal ligi takımlar ve bünyesindeki genç takımlar, birçok sorunla mücadele etmekten takımlarıyla ilgilenemiyorlar. Durum böyle olunca bir kişinin üzerinden sorunlar çözülüp futbol takımlarını başarıya götürmek imkansız oluyor. Nedenleri sıralayayım; 1) idman yapacak saha yok (İki ayrı takım tek sahada çalışıyor). 2) Servisin yok 3) Soyunma odan yok. 4) Malzemen hiç yok. 5) Topun yok. 6) Kramponun yok. 7) Duşun yok. 8) İçecek suyun yok. 9) Antrenörler kısıtlı. 10) Karanlıkta idman yapıyorsun, elektrik yok. Yoklarla takımın maç kazanmasını istiyorsun. Takım sayımız az, maçlarda gerilim çok. Şiddet, iletişimsizlik, gerginlik, skorlar basket maçı gibi bütün bunların sebepleri takımların güçlü yönetimler tarafından sahiplenmemeleri geliyor. Güçlü yönetimden kastımız nedir?
Takımlarına maddi destek verecek, futbolu seven (teknik direktörlük yapmayan) iyi bir idealist. Amacı gençlere önderlik edecek, babalık, abilik yapacak futbol sevdalıları olacak. Organize bölgemizde birçok fabrikalarımız var, bu iş insanı Malatyalılar bir tane takıma sahiplenseler, ne saha problemi ne antrenör ne malzeme problemi kalmaz diyorum. Konuştuğum, futbolu seven, bünyesinde takım kurmak, barındırmak isteyen, futbol sevenler çok ama diyalog yok. Olmayınca belediye başkanlarından validen çare arıyoruz. Bütün bunlara rağmen Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, tüm amatör takımlara malzeme yardımı, tesis yardımı, mevcut tesislerin yenilenmesi, soyunma odaları, amatör evler, en mükemmeli kapalı sentetik saha sözleri beni umutlandırdı. Sami Er Başkandan beklemediğimiz yatırımlardı. Sonuçta bu insanlarda bu gençlerde bizim insanlarımız. Futbol topu kahvehanedeki okeyden, tavladan, satrançtan, iskambil kâğıdından sağlığımıza, keyfimize, arkadaşlığımıza, birlik beraberliğimize. Daha çok katkı sağlayacaktır. Temennimiz verilen sözlerin yerine getirilmesinde.
Aksaklıkların yaşanmaması adına bu işleri bilenler tarafından doğru yönlendirmeler yapılırsa arzulanan sevinçler mutluluklar artar. Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımıza belediye önünde vermiş olduğu pozitif fotoğraflardan bir tanesini de malzemeleri dağıtırken görmek istiyoruz. Krampon, şort, forma, sentetik ayakkabı, antrenman eşofmanı, kamp eşofmanı, havlu, terlik, şampuan 2 takım forma tabi Büyükşehir reklamlı hepsinden 20 adetle dağıtılan bu malzemelerle bu futbolcu arkadaşlar futbolcu olduklarını yeteneklerini aldıkları sonuçlarla göstereceklerdir. Bu motivasyonla kimse kimseyle sataşmayıp hoşgörüyle maçlarını oynayacaklardır. Bu takımların başarısı da sizi bizi hepimizi sevindirecektir. Avrupa’ya özeniyoruz ya Yeşiltepe’deki çakma tribünlerinden kurtulmayı modern butik stadyumlarda. Maç izlemeyi kısa sürede futbolseverlere yaşatın. Dua kazanın, tarihe geçin Sayın Başkan.
Bir diğer konu profesyonel takımımız Yeni Malatyaspor Kulüp Başkanı Şahin Altunok ateşten gömlek giydiğini bilerek, isteyerek başarmak için kollarını sıvadı. İlk icraatı takımın sezon başındaki sorumluluğu alan Murat Uçkun’u yeterli görmeyip, antrenörlük deneyimi sınırlı olan eski futbolcumuz Adem Büyük’ü getirdi. Adem Büyük geldi, takım uçtu gözünde görenler uçan kaçan olmadığını Adem Büyük gitti mi gönderildi mi? Niye geldi, niye gitti? sorusuyla sizleri meşgul ettiler. Daha sonra yapmış olduğunuz basın toplantısında artık Malatyalılar bıraktık, ülkedeki sporseverlerin bile alay konusu haline getirildiğimizin ezikliğini yaşıyoruz. Sporseverler soruyor, halimiz ne olacak? Bu bataklıktan çıkaramayız. - 21 puanla bataklıktan çıkamayız gerçeğinin bilinciyle radikal kararlar almanız lazım. Görüyorum, izliyorum, ligden çekilerek değil ligde kalıp mevcut takımla 2’nci ligin alt yapısını daha iyiye 2. yarı kampıyla tecrübeli, kendisini kabul ettirmiş, yönetici ve teknik adamla gidebildiği yere kadar gidip alabileceği puanları alıp, -puandan takımı FIFA’daki dosyaları Adil Gevrek çekip 2’nci ligde yeni bir heyecanla geçmişi unutup sevdalı Malatyalı yeni yüzlerle geçmişteki hataları yapmayarak tribünlerde Yeni Malatyaspor maçını izleyin. Bizlere, sizlere de bu yakışır. SENARYO konu başlığımız. Senaryo yazanlar, çizenler, iyi, güzel, hoş söylüyorlar da yapımcı yok, yönetmen yok, aktör yok, oyuncular yok. Daha önemlisi film yapımcısı senaryoyu bunlar olmamış diye beğenmiyor. Kalın sağlıcakla.