Sevgili Sonmanşet okuyucuları futbol izleyicileri gerek TV’lerde gerek statlara gidip canlı maç izlediklerinde çalıştıkları kurumlarda hafta başı futbol muhabbetlerinin olduğu her sohbette mutlaka ALTYAPI konusu işlenir. Nedeni, nasılı bilinmeden araştırılmadan konular yalan yanlış, abartılı, yaşanmış gibi her spor analizinde yorumlanır.

Evet, ALTYAPI bu nedenle futbol takımlarımızın fidanlarıdır. Nasıl ki bahçemize diktiğimiz fidanların önce toprağını, sonra fidanı rüzgâra, fırtınaya karşı sağlamlaştıracak taşları köküne koyarak suyunu, gübresini,  etrafını hafif çukur yaparak düzenli bakımlarını yaptığımız zaman bu fidandan meyve alırız, bunları eksik veya ihmal ettiğimiz zaman ne yapıyoruz,  ziraatçılardan fikir alıyoruz yoksa fidanımız kuruyor, emeklerimiz boşa gidiyor. Diktiğimiz 200 fidanın yanlış, eksik veya ihmal yüzünden 30 tane veya daha fazla fidanımız kuruyor zarar oluyor.

İşte bu futbolda da böyle özellikle ALTYAPI Malatya’mızda gerek profesyonel gerek amatör takımlarda bu aday kardeşlerimize gereken değer, özen, ilgi, şefkat, sevgi gösterilmiyor. Bu evlatlarımız kendi ebeveynlerince de psikolojik olarak yıkıma uğratılıyor. Evlerinde bütün hafta boyunca “takım antrenmanında nasıldın, nasıl oynadın, karşı takım da kimler oynadı, o senden daha iyi, sen başarısızsın,  senden futbolcu olmaz” gibi eleştiriler  bu gençlerimizin özgüvenlerini bitiriyor tabi bunları takımlardaki yöneticiler, antrenörler de  bu genç futbolcu adaylarını söylemleriyle olumlu, olumsuz farkında olmadan bu “ALTYAPI” dediğimiz gençlerimizi futboldan soğutuyor. Benim çalıştığım kulüplerde, birebir şahit olduğum endişe verici ebeveyn görüşleri bırakın futbol oynamayı resmen kulübün armasının hiçbir değerinin önemsenmediğine şahit oldum.

Sevgili Sonmanset okuyucuları bireysel sporda, özellikle futbolda torpil olur mu? Başkanın oğlu,  antrenörün kardeşi veya oğlu, idarecinin çocukları yarışmacı bir ortamda sırf babası, amcası yönetici diye oynatılır mı. İşte Malatya’mızda sebebi çeşitli dedikodulara dayansa da futbol yetenek işidir. Güç, kuvvet akıl koordinasyon zihinsel fiziksel özelliklerin diğer arkadaşından bir kat iyi olan oynar bu kriterlere yakın arkadaş yedekte oturup oyuna girdiği zaman takımına katkı sunarsa formayı kapar, rekabet budur.

Forma savaşı verirken arkadaşınla düşman olmadan sevgi, saygı seviyeni hep koruyup örnek futbolcu davranışını göstereceksin. Bu yazdıklarım altyapıdaki 2006-2007-2012-2013-2014-2015 gençlerimize kadar ilkeli futbolcu karakterliğini altyapıdaki tüm yetkililer egosunu tatmin etmeden, gençlerimizi ayrıştırmadan onların gelişimine katkı sunabilecek karakter ve davranış göstererek futbolcu olmanın iyi bir ahlâklı birey olmanın da şart olduğunu benimseyecek.

Evet yazdık, yetenek, güç, kuvvet zihinsel, fiziksel kabiliyetli olmanın yanında egoistlik,  bencillik,  kıskançlık  takım ruhunu sindirememek de o takımın başarısını istememektedir. Maalesef çalıştığım takımlarda böyle  futbolcularla karşılaşmadım, olsaydı da fırsat vermezdim.

Ben de özellikle futbolun içinde sizlerden biri olarak bu yazdıklarımın Malatyaspor camiasında çok konuşulduğuna şahit oldum. Altyapıdaki gençlerimize bireysel antrenmanlar verilmediği sürece bu gençlerimiz röveşatayı, voleyi uçarak kafa atmayı, çalım atmayı, şutu nerede öğrenecek? 1 saat 30 dakika yapılan idmanla bu gençlerimiz topla kaç dakika oynama şansı bulacak? Bu sıkıntı, bu sorun tüm altyapıdaki takımların ortak sorunu. Saha yetersizliği servis problemi antrenörlerin sıkıntılarını artırıyor. gençler faydalı antrenmanlarla yetkililerin babacan tavırlarıyla ebeveynlerin evde teknik direktörlük yapmamalarıyla Malatya’daki futbol ALTYAPISINI daha kriterli,  donanımlı,  kültürlü bilgi birikimli, psikologlu, doktorlu, masörlü, fizyoterapistli haftada 1 saat İngilizce özel dersler vererek bu ALTYAPIDAKİ evlatlarımızı çok güzel ortamlarda eğitirsek futbol yeteneklerinin yanında karakterlerin de değişeceğinden emin olabilirsiniz. Sonuç olarak ALTYAPI olmazsa üst yapı yıkılır. Üstyapı altyapıya sevgi duymazsa altyapı saygınlığını kaybeder, olan da gençlerimize olur.