Gün biter, ay biter, yıl biter. Bir bakmışsın ömür biter, ah zaman ah geçmez gibi gelirde, bir solukta geçer gider. Ha 2024 ha 2025 ne fark eder. Bizim için en güzel yıllar, sevdiklerimizle geçen yıllar. O zaman yeni yıldan çok bir şey beklemeyelim. Ocağımız tütsün, nefesimiz yetsin, sevdiklerimiz gitmesin, yeter. Eksilmeden eskiyeceğimiz 1 yıl olsun. Sağlıklı, huzurlu, mutlu GEL 2025.
Sevgili Sonmanşet okuyucuları ülke olarak dilek ve temennilerimizin gerçekleşmesi en büyük sevincimiz olacaktır. Yaşamım boyunca ideallerim uğruna inandıklarım gördüklerim, muhataplarından bizzat duyduklarım, yaşadıklarım, olumlu-olumsuz, bir ağızdan net ekleme yapmadan abartmadan sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Malatya konuşuyor, konumuz işimiz gereği futbol. Mesleğimiz, aşımız buradan para kazanarak aile kurmuşum. TFF kurslarında TFF-A lisans ve TFF profesyonel kaleci antrenörlüğü diplomalarına sahip olarak da, hala futbolun içinde olmanın hüznünü yaşıyorum. Gönül istiyor ki geçmiş yıllardaki Malatyaspor maçlarının heyecanı 20 bin taraftarın önündeki alınan galibiyetlerin mutluluğu, kulüp başkan ve yöneticilerin, futbolculara verdiği kıymet, değer, sevgi, itibar seronomideki sahaya çıktığımız zaman 15-20 bin kişinin alkışları bizleri canavarlaştırıyordu. Bu insanları mahcup etmemek için her türlü kazanma adına ne varsa yapıyorduk. Hatalı bir gol yediğim zaman hem fırça atıyorlardı hem de beni kurtarma adına daha çok efor harcıyorlardı. Böyle bir Malatyaspor şimdi averaj takımı olmanın sebeplerini, sevdalılar kendi görüşleriyle, dostlarıyla, sevenleriyle sitemkâr olarak, haklılık payları da var olarak yazıyorlar, çiziyorlar. Sevgili futbolseverler bir lig takımı izleyebilmek için insanlar aileleriyle hafta sonu keyifli, geçirmek için tribündeki yerini panayırlar çarşısına çeviriyor, biz ise 800 milyon borcu kim yaptı, nasıl yaptı, kim gördü, bu işte bir bit yeniği var. Bu bit nerede diye çare arıyoruz. Bana hiç kızmayın, darılmayın, gücenmeyin. 5 göbekten beri de Malatya’nın Sıtmapınarı semtindenim, Malatyalı olduğum içinde şanslıyım. Ama nedense bir türlü Malatyalı olamıyorum. Malatya’mızda hangi takım şampiyon olsa, hemen İstanbul’daki, Malatyalı sevdalıları ekip olarak gelip borç bırakıp ekip olarak da tertemiz gidiyorlar. 2 yıl sonra yine bir takımımızın şampiyon olduğu zaman yine aynı oyun oynatılıyor. Havaalanında omuzlarda karşılanıyorlar…
Malatyaspor sevdalılarına sesleniyorum. 3’üncü lige Arguvanspor çıktı. Çıkartanlar iyi olsun diye Mersin’den bir hemşerimize verdi, takım küme düştü, BAL ligine dahi girmediler, niçin? Yeşilyurtspor 3.lige çıktı tutunamadı düşürüldü. Niçin? O zaman ki adıyla Malatya Belediyespor (Yeni Malatyaspor) 3.ligden 2. lige çıktı. Adil Gevrek yönetiminde çok güzel sezonlar, futbolcu satış gelirleri, TFF Kulüplere ödediği gelirler, reklam gelirleri ile dağıtılan primler ve alınan başarılar, padişahım çok yaşa alkışları, nazar mı yoksa İstanbul havası mı.
Güzellikleri, cezalar, yasaklar, ödenmeyen personel borçları, antrenör maaşları, doğal gaz, elektrik vs. sıkıntılar aldı. Ayağını yorganına göre uzatan her kimse sıkıntı yaşamaz. Hesabını veren beddua almaz, bu durumlara da kendini düşürmez. Futbol kulübü itibarla başarılı olur. Yönetim Malatyalı sevdalılardan olsa idi, bu borçta olmazdı, takımımızda böyle eksi 21 puanla küme düşmezdi. Şimdi TFF kapısındayız, içeri alır mı almaz mı? Sizce...