Sevgili Sonmanşet okuyucuları salı akşamı Milli takımımızın oynadığı grup liderliği maçını sizlerle beraber TV’de izledim. Tarihinde ilk defa 0 puanlı Karadağ Milli Takımı, Türk Milli Takımını 3-1 yenerek bir avuç seyircisini mutlu etti. Karşılaşmanın yoğun yağmur altında oynanması fiziki güce dayalı futbolcuların mücadelesinde ayakta kalan kaymayan saha şartlarında etkilenmeyen böylesi zor saha şartlarında şut atan takımların ve dönen toplardaki sezgilerin son vuruşlardaki pozisyonlar maçın kaderini belirledi. Karadağ takımının bütün oyuncuları maça inanmış 0 puanlı takım görüntüsünden çok uzakta sanki 11 puanlı takım kendileriymiş gibi sahada İstiklal Mücadelesi verirler gibi savaştılar, kazandılar. Bir tek oyuncusu İtalya Liginde 18. sırada bulunan Lecceli Nikola Kristovic 3 gol atarak hayatında ilk defa 3 gol atma sevincini yaşadı. Özellikle kafayla attığı goldeki zamanlaması, yükselmesi, genç santraforlara örnek gösterilecek bir goldü. Soruyorum Nikola Kristovic atmış olduğu bu gollerde stoperlerimiz hep geç müdahale ettiğinden şut attırdığında sağanak yağışında etkisiyle hız alan top, kalecimizi yanıltarak gol oldu. Belki biz golleri yedik 1 gol dışında da 2 gölü atacak mücadeleyi de gösteremedik. Sonradan oyuna girenlerde, oynayanlar gibi katkı sağlayamadılar. Şimdi ne yapacağız, grup 2 olarak Play-Off maçlarına hazırlanıp kadro seçeneğini ağlamadan sızlanmadan gözden geçirip buradan başarıyla çıkmalıyız. Rakiplerimiz İskoçya, Macaristan, Sırbistan, Belçika bu takımlarla Karadağ maçını unutturmak bu ekibin bu millete borcudur.
Y.Malatyaspor, İstanbulspor maçına stat yetiştirilmeye çalışılıyor. Büyük ihtimalle kendi seyircisi önünde oynayacak. İnanıyorum ki sezona sürpriz şekilde hazırlıksız giren Y.Malatyaspor artık genç futbolcularıyla da yaklaşık 3 aydır 1. Ligde futbol oynayarak tecrübe kazanmışlardır. Tabi ki tecrübe derken ustalık yetenek yaratıcılık anlamında 3 ayda kazanılmayacağını en iyi bilenlerdenim. Profesyonel tüm liglerde artı 6 il takımında kalecilik yapmış teknik adam olarak 3 ayda tecrübe kazanılmaz ama içinizdeki kazanamama korkusunu da biraz olsun genç kardeşlerimizin atmış olması lazım diye düşünüyorum.
Y.Malatyaspor’da teknik heyet değişikliğinin takıma nasıl yansıyacağını da merak edenlerdendim. Adem Büyük, futbolcu kariyerindeki büyüklüğünü 2 teknik adamlık kariyerini (Bir tektir yine Y.Malatyaspor’da) ne yapacak elindeki malzemelerle sihirbazlık yapmasını görmek istiyoruz. Y.Malatyaspor kulübünün mevcut durumu ortada. Yasaklar devam ediyor, eldeki futbolcular kendi döneminde kadro yapılanmasında olmayan U 19 takım oyuncularıyla 1. Ligde. her takımın 8 yabancı futbolcusuyla zirvede kalma savaşı verdiği 1. ligde durmak yok, yola devam mücadelesi veriyor. Kendisi de söylüyor gidebildiği yere kadar. Sevgili Adem Büyük hocam Malatya’mızda kimler geldi kimler geçti, ne stajyerler, ne tercümanlar, ne Brezilyalı, ne Romeni, ne Alman hocalar belki Türkiye Liglerinin teknik adamlarının 4/1 ilk antrenörlük deneyimini sizin yaptığınız gibi yaptılar. Başarılı olanlarda oldu, kaybolup gidenlerde. Hiç biride gölün kenarında altyapı diye bir tesis var ne yerler, ne içerler, ne giyerler, soğuktalar mı, sıcaktalar mı diye bir saat bile uğramazlar. Niçin, onlar bu memleketin çocukları, değersizler, kıymetsizler, itilmişler, kakılmışlar. Bu çocuklar bizim şimdi arenada aslanlarla mücadele ediyorlar. Bunların hepsinin alınlarından öpmek gerek. Şahin başkan bunlara prim veriyordu, onlarda kazanıyordu. Bu gençler örnek alabilecek ağabiyelerini sevebilecek yöneticilerini hocalarını bulurlarsa alt yapı, üstyapı kültürü ayrıştırılmadan bir ortamı yaratılırsa kötü giden lig lehimize döneceğine inanıyorum. Hiç olmazsa onur, şeref, haysiyet mücadelesinde uyuyan uyanması gerekenleri de uyandırırlar.
Malatya’mızı BAL liginde temsil eden takımlarımızdan lider olan Yeşilyurtspor sürpriz yaparak kendi sahasında 2-0 mağlup oldu. 7 hafta namağlup gelen Malatya derbisinde Malatyaspor’u yenen Yeşilyurtspor kendi sahasında Kahramanmaraş takımı 12 Şubatspor’a yenildi. Namağlup ligi bitirmek büyük başarı ama onun getirmiş olduğu psikolojik baskıda teknik adama, kulüp başkanına, futbolcusuna, taraftarına büyük bir stres yaratıyor. Bu takımımız bu ligde 4 Malatya takımıyla 1 takım olacaktır. Bu mağlubiyet Yeşilyurtspor Kulübünü daha çok hırslandırıp kusurlar aramadan daha aklıselim kararlarla bu takımı şampiyon yapıp bu avantajı korumak mecburiyetindesiniz. Şartlar lehinize, hava yakalanmış, şehir inanmış, sizler de inancınızı, yeteneğinizi, hesabınızı kitabınızı dersinize iyi çalışarak apoletlerinizi takınız.
Efsane Malatyaspor yine sürpriz yaptı. Skor değil teknik adam sürprizi 3’üncü olarak teknik direktör olarak Hayati Palancı’yı getiren Efsane Malatyaspor bu hocasıyla da yollarını ayırdı. 4’üncü hoca olarak Soner Bayram hocanın yardımcısı olan Orhan hocayı getirildiğini deklare ettiler. Sevgili Muhammed Güner başkan ne düşünüyor, neden sık sık teknik adam değişikliği yaşanıyor. Antrenör kötüyse niye getirdin iyiyse niye gönderdin. Bu gelgitlerin futbolcular üzerinde bıraktığı olumsuz havayı düşünebiliyor musunuz. Sezonu başladığı teknik adamla bitirmek o kulübün kalitesini, karakterini, duruşunu, kültürünü yansıttığının kamuoyunca da daha çok ilgi ve alaka göreceğinin habercisidir. Efsane Malatyaspor hocasına sahip çıkan, futbolcusuna sahip olan, kökleri namağlup olan bir çınardır. Kaptanlığını ve kaleciliğini yapmış biri olarak tez zamanda üzerindeki negatif enerjiyi atıp son maçta almış olduğu galibiyet serisini çoğaltıp Play-Off yarışında iddialı olmalıdır. Sevgili Başkan Muhammed Güner, çıkmış olduğun bu yolda ekonomik olarak tek kalmış olabilirsin diğer takımlar gibi destek bulamayabilirsin, dik durup bu takımı hak ettiği yere getireceğinden zerre kadar kuşkum yok. Taban ve tavanın seninle olması için futbolcu ve tek adam seçiminde hata yapma şansın hiç yok. Çünkü sen Malatyaspor sevdalısı Mustafa Güner’in emanetisin.