Sevgili Sonmanşet okuyucuları, geçen hafta yazımda, futbol ahlâkı olan kişilerin, yönetici ve başkan olması gerekliliğini yazdım. Böyle kişilerin takım ve kulüp yapılanmasında, oluşturulacak, takım kadrosu ve teknik heyet tercihi, sahada başarılı olabilecek kapasiteli, yetenekli, tecrübeli, ahlâklı, hırslı, formasının hakkını veren, adaletli torpilsiz bir takım sahaya sürüldüğünde böyle bir takımın başarılı olacağına inandığımı her zaman söylüyorum. Futbol ahlâkı nedir diye dostlarım, arkadaşlarım, okuyucularım sık sık soruyorlar, bilgilendirilmek istiyorlar, söyleyeyim? Futbol ahlâkı önce taraftarına, şehrindeki esnaflara, alış-veriş yaptığın yerlerdeki itibarına, kulüp başkan ve yöneticilerine, teknik direktörüne yardımcılarına, kulüp personellerine, takım arkadaşlarına, rakip takım oyuncularına, hakemlere, rakip takım teknik heyetine, taraftarına kendine yapılmasını istemediğini, rakibine de yapmayacaksın. Centilmenliğinden efendiliğinden, sahadaki kazanma arzusunu hiçbir zaman çirkinleştirmeden, lüzumsuz, gereksiz kasıtlı kırmızı kart görme ahlaksızlığını yapmadan maç kazanmanın hırsı içinde olacaksın. Kazanamazsan da, önündeki hafta maçı kazanmak için hazırlanacaksın. Yukarıda okuduklarınız futbolcunun, futbol ahlâkından bahsettim. Bir kulüpte bu ahlâkın 4×4’lük olması için de, kulüp başkanı ve yönetimi kongrelerde, seçilip göreve geldikleri zaman attıkları her adımda, kulüpteki tüm futbolcu teknik ekip personellere, gelecek kaygısı taşıtmayacak, güveni morali sevgiyi vermek mecburiyetindeler yoksa niye başkan ve yönetici oluyorsunuz. Boş vaatlerle. Valilikten belediyeden, beklentilerle bir kulüp nereye kadar yönetilebiliniz. Yemeği belediye versin, kampa belediye götürsün maaş versin borcu ödesin iyi de o zaman kulübü belediye verin cezayı da kaldırın Sami başkan 0 dan deneyimde kazandı. Futbol ahlâkı tam burada devreye giriyor. Gücü olmayan aday olmasın, kendisini de rezil etmesin, adım geçsin de itibarim olsun zihniyetindekiler, daha çok itibarsızlaştıklarının bilincinde olsunlar. Bu şehir mutlaka bir çözüm yolu bulur. Kimse kimseyi zorla başkanlığa getirmiyor. İzliyorum görüyorum, toplantılar, kişiler, şahıslar ne yapmaya çalışıyorlar. anlamakta güçlük çekiyorum, borçlar olduğunda o insanlar yine kulüpteydiler, şimdi ne değişti, hepsinin ortak amacı, vali desteklesin, belediye versin, sponsor bulunsun peki sizin katkınız ne kadar. Malatya Malatya bulunmaz eşin derken İstanbul’dan değil birazda Malatya’da çözüm arasak belki de bugüne kadar sonuç almış olabilirdik. Yeni Malatyaspor’u kurtarmak için kalkıp 1000 km yol kat tetiğinize göre yarın belediye işi için de İstanbul’a danışmaya gidersiniz.
Kalın sağlıcakla.