Sevgili SONMANŞET okuyucuları, yöneticilik güç bir sanattır. öyle bir sanattır ki, eseri gözle görülmez ve ölçülmesi de ancak, kıyaslamalarla ve yılların deneyimleriyle mümkün olur. Büyük  liderlerde en büyük yöneticilerdir. Liderleri olduğu gibi ekibi de o kulübün tarafsız tarihçileri değerlendirebilirler. Başkaları için tavsiyede bulunmak, konuşmak yeni bir yol önermek hatta karar vermek kolaydır. Güç olan bunları yapmaktır, başarmaktır. Malatya’mızda aylar geçti, takımlar kamp yerlerine  rezervasyon yaptırdılar profesyonel takımlarımızda henüz bir kanatlanma yok. Malatya’mızın 2 takımı profesyonel ligde, şehirde her köşede, her kafede, her ofiste mağaza da kulis var. Ne kulisi derseniz, yönetici, futbolcu, antrenör, sezon açıldı oltalar atıldı ,rızkı Allah verir ya bismillah. Memleketi bu bağnazlıktan kurtarmak lazım. İlgili ilgisiz, becerikli beceriksiz, bilen bilmeyen, anlayan anlamayan, bol bol uçurtmalarla kendisini önemsetiyor. Malatya’da şu bilinsin artık, başarılıysan aranırsın, bulunursun, siyaset maddi manevi destektir, ayar verme yeri değildir. Antrenör, futbolcu, müdür, sportif direktör, kulüp başkanı ve ekibi belirler, kaliteli donanımlı başarılı olmayan, tüm futbol emekçileri de 4 hafta sonra kaybolup gider, bölgemizde örnek takımlar mevcut zaten, geçmişten ders alırsak ayni hataları bir daha yaşamayız.

+                +           +

İki şey kalitesiz insanın özelliğidir. 1 Şikayetcilik  2 Dedikodu. İki şey çözümsüz görülen problemleri bile çözer.

1.Bakış açısını değerlendirmek.

2.Karşısındakinin yerine kendini koyabilmek.

İki şey yanlış yapmanı engeller.

1. Şahıs ve olayları, akıl ve kalp süzgecinden geçirmek.

2.Hak yememek.

İki şey kişiyi gözden düşürür.

1. Demagoji (Laf kalabalığı)

2. Kendini ağıra satmak (övmek, vazgeçilmez göstermek)

İki şey insan nitelikli insan yapar.

1. İradeye hakim olmak.

2.Uyumlu olmak.

İki şey ekstra değer katar.

1. Hitabet ve diksiyon eğitimi almak.

2. Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek.

İki şey geri bırakır.

1. Kararsizlik

2. Cesaretsizlik

 

Bütün bunları okuyup değerlendirmeye çalışırken, sayısız dostlarımdan, geri dönüş yorumları da bana güç destek verse de, bıyık altından Malatya futbolundan bir şey olmaz diye sessiz tepkilerini de mimiklerinden anlıyorum. Kalecilik zor meslek ama yazı yazmak, Sonmanşet’teki misafir köşemde, daha zor. Ama şunu bilmenizi isterim ki, inandığım doğruları, kimseye iftira yalan yanlış, dedikodu yapmadan sadece bu şehirde herkes tüm gerçekleri bilmeli diye düşünüyorum. Kargayı kartal diye yutturanlara tavır koyduğumda, oda siyah bu da siyah o da uçuyor bu da uçuyor diyebilen futbol baronları bu şehirde kulisle resim yaptıklarını konuşmayayım mı? Anlatmayayım mı? Yazmayayım mı?

Sadece seyrediyorum. Kim daha iyi oynuyor. Kim daha iyi gülerken ağlıyor. Ağlarken gülüyor, kimler sinsice fesatlık yapıyor. Kim 2 yüzlü davranıyor. Kim kuyu kazıyor. Kim daha iyi yalan söylüyor. Yürekler öyle şeffaf ki insanlar kendini kandırıyor. Sadece her şeyin farkındayım ve seyirci koltuğundan sakince izliyorum hatta arada alkışlıyorum çok iyi roldü der gibi kalkarsam maskelerinizi düşürürüm der gibi de gülümsüyorum. Yazar Gülten Alp sanki bu sözleriyle de kimlere mesaj verdiği de belli oluyor. Kalın sağlıcakla.

.