Mezura ile iman ölçenler

HADİ ÖNAL

27-07-2026 09:42

İnsanlık tarihi boyunca değişmeyen hastalıklardan biri, insanın kendisini olduğundan büyük görmesidir. Kimi servetiyle, kimi makamıyla, kimi ilmiyle, kimi de dini bilgisiyle üstünlük taslamıştır. Ancak bunların içinde en tehlikelisi, Allah'ın hüküm alanına girerek insanların imanını tartmaya, ölçmeye ve hakkında hüküm vermeye kalkışmaktır.

            Bugün ne yazık ki ellerine görünmez bir mezura alan bazı insanlar, karşılaştıkları herkesin imanını bu mezurayla ölçmeye çalışıyorlar. Kimin Müslüman olduğu, kimin imanının zayıf olduğu, kimin bidat ehli olduğu, kimin dinden çıktığı konusunda büyük bir cüretle hüküm veriyorlar. Sanki cennetin tapusu ellerinde, cehennemin anahtarı ceplerindeymiş gibi konuşuyorlar. Bu insanlara şu soruyu sormak gerekir: Sen kimsin? Sen kimsin ki Allah'ın kalplere koyduğu imanı hangi yetkiyle ölçüyorsun? İnsanların niyetlerini hangi bilgiyle okuyorsun? Yarın Allah'ın huzurunda hesap vereceğin halde, bugün hangi cesaretle kullar hakkında kesin hükümler veriyorsun? İşte tam da burada kulluk çizgisi ile ilahlık iddiası arasındaki ince çizgi ortaya çıkmaktadır. Çünkü kalpleri bilmek yalnızca Allah'a mahsustur. Bir insanın imanının derecesini kesin olarak bilme iddiası, farkında olmadan Allah'ın ilmine ortak olmaya kalkışan son derece tehlikeli bir sapkınlık...  Kur'an-ı Kerim bu konuda son derece açıktır: "Kendinizi temize çıkarmayın. Kimin takva sahibi olduğunu en iyi Allah bilir." (Necm, 53/32) Bu ayet yalnızca kişinin kendisini övmemesini değil, başkalarının takvası hakkında da kesin hükümler vermemesini öğütlemektedir.

            Kalbin kapısını açacak anahtar yoktur. Bir doktor insanın kalbini ameliyat edebilir. Bir psikolog davranışlarını yorumlayabilir. Bir hâkim delillere göre karar verebilir. Fakat hiç kimse insanın imanını ölçemez. Çünkü iman laboratuvarda incelenen bir madde değildir. İman, mezurayla ölçülen bir uzunluk birimi değildir. İman, kantarla tartılan bir ağırlık değildir. İman Allah ile kul arasındaki en mahrem bağdır. Onun içindir ki Peygamber Efendimiz(sav), insanların kalplerini yarıp bakma yetkisine sahip olunmadığını bizzat ifade etmiştir.

            İnsanları imanlarını ölçenlerin ortak özelliği kendilerini ölçmez oluşlarıdır. Başkalarının kusurlarını büyüten gözler, kendi kusurlarına körleşir. Bir insan sürekli başkalarının imanıyla meşgulse, çoğu zaman kendi iman muhasebesini ihmal etmektedir. Çünkü gerçek mümin aynaya bakar. Sahte dindar ise dürbünle başkalarını gözetler. Gerçek mümin secdede ağlar. Sahte dindar ise hüküm dağıtır. Gerçek mümin "Acaba Allah beni affeder mi?" diye korkar. Sahte dindar ise "Allah bunu affetmez." diyerek Allah adına konuşur.

            İblis'i secdeden alıkoyan bilgi eksikliği değil, kibirdi. "Ben ondan(insandan) üstünüm." İman ölçücülerinin dili de çoğu zaman aynı mantığı taşır. "Ben daha iyi Müslümanım." "Ben daha doğru inanıyorum." "Benim dışımdakiler eksik…" Bu anlayışın sonu, insanı Allah'ın kulları üzerinde hâkimlik taslamaya götürür.

            İslam tarihi bunun acı örnekleriyle doludur. Haricîler, büyük günah işleyen herkesi kâfir ilan ettiler. Hz. Ali gibi cennetle müjdelenmiş büyük bir sahabeyi bile tekfir ettiler. Sonunda kendi doğrularını din yerine koydular. Sonuç ne oldu? Kan döküldü. Kardeş kardeşi öldürdü. Ümmet parçalandı. Tekfir kapısı açıldığında artık hiç kimse güvende değildir. Bugün de aynı zihniyet farklı isimlerle yaşamaktadır. Bir sakala bakıp iman ölçen... Bir başörtüsüne bakıp cennet dağıtan... Bir siyasi görüşe bakıp dindarlık derecesi veren... Bir cemaate mensup olmadığı için insanları küçümseyen... Bir mezhepten dolayı Müslümanları dışlayan... Hepsi aynı hastalığın farklı tezahürleridir.

            Bir insana: "Senin imanını beğenmedim." demekle, "Allah seni yeterince mümin görmüyor." demek arasında çok ince bir çizgi vardır. Çünkü bir kul hakkında son hükmü yalnız Allah verir. Kur'an'da: "Allah katında en üstün olanınız, O'na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır." (Hucurât, 49/13) buyurulmaktadır. Dikkat edilirse ayet, "En üstün olduğunu düşündüğünüz..." demiyor. "Allah katında..." diyor. Yani üstünlüğün ölçüsü insanların kanaati değil, Allah'ın ilmidir.

             Nice insanlar vardır ki dış görünüşleriyle dindar görünmezler; fakat geceleri kimsenin bilmediği secdelerde gözyaşı dökerler. Nice insanlar vardır ki kürsülerde dini anlatırlar; fakat kalplerini riya kemirir. Nice insanlar vardır ki fakirdir, kimsesizdir, toplum tarafından önemsenmezler; ama Allah katında evliyadan olabilirler. Yine nice insanlar vardır ki herkes onları veli zanneder; fakat Allah onların gizlediklerini bilmektedir. İşte bu yüzden mümin hüküm vermez, dua eder; yargılamaz, ıslah etmeye çalışır; aşağılamaz, elinden tutar.

            İmanın ölçüsü ahlaktır. Bir insanın namazı uzun olabilir, sakalı uzun olabilir, tespihi büyük kehribar taşlı olabilir, konuşmaları ayet ve hadislerle dolu olabilir; ama dili insanları incitiyorsa... Kalbi kibirle doluysa... Sürekli insanları küçümsüyorsa... Merhameti kaybetmişse... Orada ciddi bir ahlak problemi vardır.

            Başkalarının imanını ölçmeye kalkışanlar, aslında kendi kulluk sınırlarını aşmaktadır. Çünkü iman, insanların biçip tartacağı bir değer değil; Allah'ın kulunun kalbine yerleştirdiği ve hakikatini yalnızca kendisinin bildiği ilahî bir emanettir. Mümine düşen görev; insanların imanını sorgulamak değil, kendi imanını güçlendirmek; başkalarını mahkûm etmek değil, güzel ahlakıyla örnek olmaktır.

DİĞER YAZILARI Sizi gidi ikiyüzlüler sizi... 01-01-1970 03:00 İhanet neden çoğaldı? 01-01-1970 03:00 Devlet adamlığı bilgiden uzaklaşırsa ne olur? 01-01-1970 03:00 Görünmeyen en büyük servet: İtibar 01-01-1970 03:00 Kişinin namus ve şerefini ortaya koyarak verdiği söz 01-01-1970 03:00 Bir ülkenin vicdanı nerede aranır? 01-01-1970 03:00 İslam Peygameri Hz. Muhammed'in (sav) üç laneti 01-01-1970 03:00 BİR DEVLET NE ZAMAN ÇÖKER? 01-01-1970 03:00 Elazığ Valisi sayın Numan Hatipoğlu'na açık mektup 01-01-1970 03:00 VİCDANI OLMAYANIN UTANMASI DA YOKTUR 01-01-1970 03:00 19 Mayıs, Türk milletinin hafıza tazeleme günüdür 01-01-1970 03:00 Bilim körlüğü, körlerin göremediği Hazar Gölü ve çevresi... 01-01-1970 03:00 Dicle Nehrinde neden balık yaşamaz? 01-01-1970 03:00 EŞEKSİNİZ DEDİNİZ AMA BU KADARI DA FAZLA! 01-01-1970 03:00 HATALI POLİTİKALAR SONUCU YOK EDİLEN BİR İLÇE: MADEN.  YETTİ Mİ? VE ŞİMDİ… 01-01-1970 03:00 KİFAYETSİZ MUHTERİS 01-01-1970 03:00 23 NİSAN MİLLİ EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI 01-01-1970 03:00 BİZ NE YAPTIK DA OKULLARIMIZ BU HALE GELDİ? 01-01-1970 03:00 ŞİRAZE- ŞAFT- ZIVANA 01-01-1970 03:00 ZULÜM EN ÇOK SESSİZLİĞİ SEVER 01-01-1970 03:00 NEREDE BU ÇEVRECİLER? 01-01-1970 03:00 Sizi Gidi Nankörler! 01-01-1970 03:00                 Tarih, ihaneti affetmez! 01-01-1970 03:00 Kadir Gecesi 01-01-1970 03:00 Her Zulüm İlahi Adaletin Ateşinde Kavrulmaya Mahkûmdur 01-01-1970 03:00 İSTİKLAL MARŞI'NIN KABULÜ 01-01-1970 03:00 Allah, Bu Suskunluğu Asla Affetmeyecektir 01-01-1970 03:00 Merhamet 01-01-1970 03:00 Günceli Güncelledik 01-01-1970 03:00 Yorum Sizden 01-01-1970 03:00  Hoş Geldin Ramazan 01-01-1970 03:00  Şehitler Tepesi 01-01-1970 03:00 Şeytanlaşmış İnsanlar 01-01-1970 03:00  İyi İnsan Olmak Bir Süs Değil, Bir Duruştur 01-01-1970 03:00 Sadakatini Satan Çoban 01-01-1970 03:00 Yol Olur 01-01-1970 03:00 BAYRAĞA UZANAN EL, MİLLETİN NAMUSUNA UZANMIŞTIR 01-01-1970 03:00 Kanlı 20 Ocak: Azerbaycan’ın Bağımsızlığa Giden Yolundaki Dönüm Noktası 01-01-1970 03:00 Ne Günlere Kaldık Ey Gâzi Hünkâr! 01-01-1970 03:00 KİBİR: KALBİ ESİR ALAN BİR HASTALIKTIR 01-01-1970 03:00 Eşkiya Dünyaya Hükümdar Oldu! 01-01-1970 03:00 2025: İnsanın İnsana Zulmünün Takvime Kazındığı Yıl 01-01-1970 03:00  Mesela… 01-01-1970 03:00             Nedenlerin İzinde (44) 01-01-1970 03:00 Tekmelenenler Türkü Söylemez 01-01-1970 03:00 Bu daha le le’si bir de lo lo’su var! 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE(43) ADI: TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ YOK ETME PROJESİ 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMENLER GÜNÜ VE ÖĞRETMENLERİMİZ 01-01-1970 03:00 Nedenlerin İzinde (42) Emanet ehline verilmezse ne olur? 01-01-1970 03:00 Aydınlıktan korkanlar 01-01-1970 03:00 Hukukun üstünlüğü endeksinin neresindeyiz? 01-01-1970 03:00 UNESCO VE ATATÜRK 01-01-1970 03:00 TBMM’si, Türkiye büyük menfaatler meclisi mi oldu? 01-01-1970 03:00 ABİDİK GUBİDİK”, ÇA… ÇA… ÇA! VATANDAŞIN KİLOSU KAÇA? 01-01-1970 03:00 Merhaba Diyarbakır özledik be Diyarbakır seni! 01-01-1970 03:00 SUSTUM! 01-01-1970 03:00 Milletvekillerinin görevi nedir? 01-01-1970 03:00 28. ULUSLARARASI HAZAR ŞİİR AKŞAMLARININ ARDINDAN 01-01-1970 03:00 28. ULUSLARARASI HAZAR ŞİİR AKŞAMLARI 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (37) 01-01-1970 03:00 Nedenlerin izinde (36)  Sorgulanmak neden korkutur? 01-01-1970 03:00 Guguk kuşu ve guguk düzeni 01-01-1970 03:00 Nedenlerin izinde (34-Sonun Başı) 15 TEMMUZ AYDINLANMADAN TÜRKİYE’YE HUZUR YOK! 01-01-1970 03:00 BEN SİZİN BABANIZIM: BEN NE DERSEM DOĞRUDUR, NE DERSEM O OLUR 01-01-1970 03:00 MİLLİ GELİR MASALI 01-01-1970 03:00 YEL BEYİNLİ YELKOVANLAR 01-01-1970 03:00 TURPUN BÜYÜĞÜ HEYBEDE 01-01-1970 03:00 Nedenlerin izinde (32) 01-01-1970 03:00 Nedenlerin izinde(31) KANAL İSTANBUL YA-PI-LA-CAK? 01-01-1970 03:00 Nedenlerin izinde(30) 01-01-1970 03:00 Nedenlerin izinde(29) 01-01-1970 03:00 30 AĞUSTOS ZAFERLER AYI VE TÜRK GENÇLİĞİ 01-01-1970 03:00 Nedenlerin İzinde (28) 01-01-1970 03:00 Nedenlerin izinde (26)    01-01-1970 03:00 Nedenlerin izinde (25) 01-01-1970 03:00 Nedenlerin izinde (24) 01-01-1970 03:00 Nedenlerin izinde (20) 01-01-1970 03:00 Nedenlerin İzinde (19) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (18) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE(16) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (15) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (14) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (13) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (12) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (10) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (9) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE(8) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE( 7) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (6) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (5) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZNDE (4) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (3) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (2) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (1) 01-01-1970 03:00 GİZLİ TANIK MI, GİZLİ TEZGÂH MI? 01-01-1970 03:00 GERÇEK TAŞLAMASI GEREKEN ŞEYTANLAR 01-01-1970 03:00 ZULMÜN KARŞISINDA SUSMAK ONA ORTAK OLMAKTIR 01-01-1970 03:00 KURBAN BAYRAMI 01-01-1970 03:00 YÜREĞİMİN PUSULASI 01-01-1970 03:00 BU DEVLET BİZİM, BU ÜLKE HEPİMİZİN 01-01-1970 03:00 Fatih’in Ruhu ve Bugünün Gençliği 01-01-1970 03:00 VİCDANIN AYNASINDA ASALETLE DURMAK 01-01-1970 03:00 KENDİMİZE SAYGIMIZ OLSUN 01-01-1970 03:00 ŞEHRİYAR 01-01-1970 03:00 GÖNÜL ERENLERİMİZ VE SEVGİ 01-01-1970 03:00 GÖNÜL ERENLERİMİZ VE SEVGİ 01-01-1970 03:00 KÜFRE SESİZ KALMAK, KÜFRE ORTAK OLMAKTIR 01-01-1970 03:00 SAMSUN’DAN DOĞAN IŞIK: 19 MAYIS RUHU 01-01-1970 03:00  TÜRKÇE’MİZ: SESİMİZ, NEFESİMİZ 01-01-1970 03:00 KISSADAN HİSSE 01-01-1970 03:00 YÖNETİLMİYOR SAVRULUYORUZ! 01-01-1970 03:00   NİZÂM’ÜLMÜLK VE DEVLET YÖNETİMİ 01-01-1970 03:00  YALANA ŞAHİT ARANIYOR 01-01-1970 03:00 İki Mektup 01-01-1970 03:00 23 NİSAN; ÇOCUK BAYRAMI DA EGEMENLİK NEREDE? 01-01-1970 03:00 ZAMLI HAYATIN KARANLIK TARAFI 01-01-1970 03:00 YUMURTAYA KULP ARAYAN ZAVALLILAR! 01-01-1970 03:00 YÜZSÜZLÜK 01-01-1970 03:00 ŞİİRİ NİÇİN SEVERİM, BİLİR MİSİNİZ? 01-01-1970 03:00 BEKLE, SUS DA NEREYE KADAR? 01-01-1970 03:00 RAMAZAN BAYRAMI 01-01-1970 03:00 GAKGO’NUN FERYADI: AH VULAN AH! VAH Kİ NE VAH! 01-01-1970 03:00 BEŞ DİLDE BİR DRAM 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE ZAFERİ 01-01-1970 03:00 YANLIŞ YANLIŞTIR! 01-01-1970 03:00 BAŞ MI DEDİNİZ DURACAKSINIZ ORDA! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE SİYASET 01-01-1970 03:00 HOŞ GELDİN RAMAZAN 01-01-1970 03:00 ÖNCE EDEP, İLLA EDEP! 01-01-1970 03:00 HIYARIN AŞKINA DA KIYDILAR 01-01-1970 03:00 NE GÜNLERE KALDIK YARABBİ! 01-01-1970 03:00 DENSİZLER VE DENSİZLİKLERİ 01-01-1970 03:00 AĞLA GÖNÜL AĞLA BÜYÜK YASIN VAR! 01-01-1970 03:00 İNSAN, SEVGİYLE İNSANDIR 01-01-1970 03:00 EMEKLİ ÖĞRETMENLER ADINA O GAZETEYİ KINIYORUM 01-01-1970 03:00 Elazığ Belediyesi, Ne İstiyorsunuz Öğretmenlerden? 01-01-1970 03:00 MOZİK Mİ FIFIRİK Mİ? 01-01-1970 03:00 HADDİNİ BİLMEK 01-01-1970 03:00 Gelecek, Zamanın Kıymetini Bilenlere Gülümser 01-01-1970 03:00 ALLAH İLE ALDATMAK 01-01-1970 03:00 HUBRİS SENDROMU 01-01-1970 03:00 DEYİM VE ATASÖZLERİNİN DİLİ 01-01-1970 03:00 AKIL VE İNSAN 01-01-1970 03:00 BEN ÖĞRETMENİM 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anmak ve Anlamak 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet İlk Şehidi Mehmet Zeki Dündar Alp(3) 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet İlk Şehidi Mehmet Zeki Dündar Alp (2) 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet İlk Şehidi Mehmet Zeki Dündar Alp(1) 01-01-1970 03:00 Hâlet Efendi 01-01-1970 03:00 2024-2025 Eğitim Öğretim Yılına Buruk Bir Merhaba! 01-01-1970 03:00 Değerleri Olmayanın Değeri Olur mu? 01-01-1970 03:00 Ağustoslar Türklerin zafer aylarıdır 01-01-1970 03:00 Türk Dünyası Bir Degerini Daha Kaybetti 01-01-1970 03:00 Sustuğumuz Sürece Her Yalan Bin Yılan Olur(X) İsraf 01-01-1970 03:00 Evlatlarımıza Kıyıyor Geleceğimizi Karartıyorlar 01-01-1970 03:00 “Yaratılanı Öldürürüm, Yaradan’dan Ötürü!” 01-01-1970 03:00