Dünya daha kayısıyı tanımadı!

Selahattin SARIOĞLU

08-07-2026 08:10

“Napolyon Bonapart, katiyen demedi” deniyor ama kim demişse doğru demiş.

Hayatın genel gerçeğine çok uyuyor. Ney?

O, hepimizin bildiği, “para, para, para” sözü.

Öyleyse para kazanmak gerek.

Nasıl ama?

Ne güzel olurdu onu söyleyenler, nasıl kazanılacağını da söyleselerdi.

Onu da söylemişler aslında.

Çalışmayla. Alın teriyle. Akılla, fikirle.

Hileyle, çalmayla çırpmayla, emanete hıyanet etmeyle değil tabii…

İstiklal Savaşı kahramanı ve Modern Türkiye’nin mimarı Mustafa Kemal Atatürk’ün, tecrübesine bakarak,

-Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla yorulmazlar dediği aklıma geliyor.

Hak veriyor,

-Bu bir kara sevda diyorum.

Tevfik Fikret’in okullarda öğretilen ama ezberci eğitim nedeniyle kafalarımıza yuva yapamayan, anlamını yıllar, yıllar sonra kavradığımız,

-Vatan çalışkan insanların omuzları üstünde yükselir sözü geliyor dilime.

Hani, Malatya Lisesi müdürlüğü de yapan Arif Nihat Asya,

“Yürü, hala, ne diye oyunda, oynaştasın?

Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!” demiş ya…

Cumhurbaşkanımızın da kendi deneyimlerinden etkilenen kalbiyle, Alevi sanatçılarımızla sohbetinde söylediği şu sözü de bilelim;

-Aşkla koşanlar yorulmazlar. Aşk varsa meşk de vardır. Aşk kişinin sevdiğinde yok olmasıdır. Siz mesleği seviyorsanız onda yok olacaksınız. Sevmiyorsanız, zaten yapmaya da gerek yok.

Ben de,

-Madem ki, seçilip, atanıp bir görevin başına gelmişsin, öyleyse vatandaşına, baba ol, ana ol, amca ol, dayı ol, hala ol, kardeş ol. Politbüro üyesi gibi soğuk olma, buz gibi olma! Ki, geleni gideni dondurmayasın; kucaklayabilesin, kucaklanabilesin. Çünkü bu görev, cephedeki askerin görevi gibidir; kutsaldır diye yazmıştım bir yazımda parti yöneticiliği yapanlardan için.

Ey Malatyalım.

Kıymetli hemşerim.

Kayısı nasıl Malatya’ya has bir meyve ise,  sen de Malatya’nın has bir kimsesin.

Kimliğin, benliğin, kültürün burada oluştu.

Hamurun bu topraklardan yoğruldu.

Valimizin açıklamasına göre Malatya’da, 104 bin adet Çevre Şehircilik tarafından, 21 bin adet yerinde dönüşüm yöntemiyle 125 bin adet daire dediğimiz bağımsız bölüm yapılmış.

Yüz yirmi beş bin… Yazması bile zor, dile bile kolay değil!

125 bin ‘sandalye’ değil bu, mesken, ev, konut, daire…

16 bin 500 adet de kırsal konut yapılmış ki, ne konutlar…

Köylülerimizin başını soktuğu, o kerpiç, çatısı, banyosu, tuvaleti, mutfağı olmayan, bazıları yıkık dökük evlerin yerine, damlaması, loğlaması olmayan dört başı mamur, sapasağlam, aziz Milletimizin güzel gönlüne layık konutlar yapmış Büyük Devletimiz.

!3 binin üzerinde de işyeri yapılmış ki, görmeye değer.

Gidin bir görün… Bakın… Bakın…

Eskiyi, önceyi düşünün.

Gözünüzün önüne getirin.

Siyaseti, partiyi-martiyi bırakın.

Sade kalple, sade gözle, taze gönülle gezin, görün.

Kimsenin dediğiyle değerlendirmeyin.

Allah Devletimize Milletimize zarar vermesin.

Deprem sonrası il dışına gitmek zorunda kalmış ildaşlarım, hemşerilerim…

Size söylüyorum…

Size sesleniyorum…

Kayısı nasıl Malatya’ya has bir meyve ise,  sen de Malatya’nın has bir kişisisin.

Kimliğin, benliğin, kültürün burada oluştu.

Hamurun bu topraklardan yoğruldu.

İşinizi gücünüzü bırakın, bir günlüğüne, iki günlüğüne kalbinizin sızısı Malatya’nıza gelin de, görün bir.

Şire Pazarının yerinde ne var? Bakırcılar Çarşısının yerinde ne var? Hal Binasının, Kasap Pazarının, Mısır Çarşısının, Kuyumcular Çarşısının,  Tüccar Pazarının, Ayakkabıcılar Çarşısının, Akpınar’ın, Temelli Pasajının… yerinde ne var görün bir.

Hükümet Binasının yerine aynısının tıpkısı yapıldı.

Görseniz, ‘Hükümet Binası yıkılmamış, yerinde duruyor’ dersiniz.

Hükmet Meydanı yeniden düzenlendi.

Ağaçlar, oturma yerleri, lambalar… görmeye değer.

Hele Saray Mahallesini görseniz, hele Fuzuli Caddesini, Kışla Caddesini, İnönü Caddesini, Turgut Temelli Caddesini görseniz; hele bir görseniz… dilinizi yutarsınız,  gördüğünüze inanamazsınız…

Nasıl olmuş, nasıl oluyor Malatya Malatya, görün, gerisi kolay.

Malatya güzelliği, memleket sevgisi, sıla hasreti size ne karar kıldırır, ne yaptırır gayet iyi tahmin edebiliyorum.

Ve o karar sizi, gurbet garipliğinden nasıl da kurtarır, sonunda kalbinizi, gönlünüzü nasıl ferahlatır, yumuşatır, yeşertir onu da gayet net bir şekilde tahmin edebiliyorum.

Gelin, ömrünüzün kalan bölümünü memleketinizde geçirin.

İşyerinizi, dükkanınızı kiraya vermeyin, siz kullanın, ne işse siz yapın.

Malatyalının Malatya’ya dönmesi, hem Malatya, hem de kendileri için çok iyi olacaktır diye düşünüyorum.

Dışardaki Malatyalıların, memleketleri Malatya’nın canlanmasında, hareketlenmesinde, kalkınmasında başı çekmeleri beklenir.

Ki, bu bir boyun borcudur.

Getireceği sermayesiyle, tecrübesiyle, emeğiyle üstüne düşeni en iyi şekilde yerine getirmiş olacaktır Malatyalı.

Devlet Malatya’ya evi yaptı, iş yerini, okulu, çarşıyı pazarı, pasajı, parkı bahçeyi yaptı, caddeyi sokağı açtı…

Ya para?

Ya Napolyon’a atfedilen para, para?

Onu da, nasıl kazanılacağını da ben söyleyeyim!!!

Para, para, para = Kayısı, kayısı, kayısı.

Allah vergisi kayısımız var.

Kıymetini bilip, hakkını vermiyor, değerlendirmiyoruz.

Bence dünya daha kayısıyı tanımadı.

Dahası Türkiye bile tanımadı.

Mesela, Ramazan’da Malatya da bile dükkanlarda, marketlerde kayısıdan çok, hurma var.

Evet, bilgiyle, bilimle, akılla, teknikle, çalışkanlıkla kayısıya sarılırsak, “Bu özel ve güzel” meyvemiz en büyük dayanağımız olur.

Ama hakkını vereceğiz, artı değer katacağız, ürünlerini çoğaltacağız ve her yıl yurt dışından gelen dört yüz milyon Doları iki milyon Dolara çıkaracağız.

Artık Dünya Kayısı Ticaret Merkezimiz de var.

Öyle bir merkez ki…

‘Bin kadar dükkanı var' desem yeter mi?

Banka yerleri, zabıta, polis yerleri, üreticilerin, tüccarların, toplantı ofisleri, konferans salonu var.

Hiçbir eksiği yoktur, herşeyi var.

Biraz tabelası büyük! O kadar.

 

ALTINIM SARI KURDELEM

Sen yoksun
Biz var mıyız sanki

Altınım
Sarı kurdelem

Sen yoksan
Biz de yokuz
                                                           
Seni don vurursa
Bizi yokluğun vurur
                                                               
Altınım
Sarı kurdelem
 

Sen yoksun
Biz var mıyız sanki! s.s.

DİĞER YAZILARI Siyaset de arınacak aklanıp paklanacak 01-01-1970 03:00 Görüşmeler ağlamayla geçmiş 01-01-1970 03:00 Adliyeye Dilek yolundan gidilir! 01-01-1970 03:00 CHP günlerinde 01-01-1970 03:00 Hemen kurultay olmaz 01-01-1970 03:00 Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00