Sevgili Sonmanşet okuyucuları, Malatya’da gündem yine Yeni Malatyaspor kongresinde seçilen yeni başkan (efsane malatyasor bsk.) Sayın Haşim Karadağ ve yönetim kurulu kongrede bilinen ve onaylanan 800 milyon (trilyon) borcun 200 milyon (trilyon) ile kapanacağının belirtilmesi, yeni bir umut ışığının parlattığı az sayıdaki kongre üyelerinin el kaldırmalarıyla, Sayın Haşim Karadağ yönetimi fiilen devir teslim. (muhatap olmadığından) Yeni Malatyaspor Kulüp Başkanı oldu. Yeni başkanın yönetiminde futbol geçmişi, değişik kulüplerde yöneticilik tecrübesi olan, kulüp yükünü omuzlayacak ekonomik durumlarıyla adından söz ettirebilecek, transfer yasaklarını, artı mutlak yapılması gereken transfer bütçelerinin bu yönetim tarafından karşılanacağının bilinmesi, mevcut yönetimin omuzladığı, kutsal görevin meşakkatli bir süreç olduğunu kamuoyu gibi Sayın Haşim Karadağ ve asbaşkanları biliyorlar. Hızlı bir şekilde sportif direktör ve kulüp müdürü atamaları İstanbul’da eski başkan Sayın Adil Gevrek ile avukatlarla oturup hukuk mücadelesini kimin lehine sonuçlanacağına, kısaca kim kazanacak, kimin dediği olacak münazarası sonucunu bekleyip göreceğiz. Tek umudumuz Malatya kazansın istiyoruz. Bunu da bizlere çok görmeyin. Sayın Adil Gevrek döneminde kulüpte çalışan tüm personeller istifalarını vererek, kulüpten ayrıldılar. Tespih tanesi gibi bu personellerin peş peşe, resmi olarak istifa etmelerinin mantığını anlamış değilim. Sanki işaret fişeği gibi biri gitti hepsi bitti mantığıyla yeni başkanı beklemeden ışık hızıyla ayrıldılar. Yeni yönetime fırsat vermediler. Tercih ayrılan personellerin ama bildiğim için söylüyorum, alacaklarını üç dört aydır alamayan, Kurban Bayramında dahi maaşını alamamış mağdur emekçiler (malzemeci, şoför güvenlikçi, antrenörler, md). yaklaşık 12 kişi eyvallah demeleri yeni yönetimin işlerini kolaylaştırdılar. Mutlaka bir sebep vardır bekleyip göreceğiz. Gönül isterdi ki Sayın Haşim Karadağ ve as başkanları bu kongrede gelir gider tablosunda, kulüp giderleri 800 milyon (trilyon) bunun 2milyon (trilyon) mevcut personellerin ödenmeyen alacakları kulübün federasyondan bugüne kadar aldığı hak edişleri, futbolcu satışları, reklam sponsorları, belediyelerin destekleri görülmüyor. Bilinmiyor yine yeni yönetici kulüpte hiçbir evraka ulaşamadıklarını, kime nasıl şekilde davranacakları hakkında yapmış olduğu açıklamada kulübün durumunu gösteriyor. Tabi ki öncelik Yeni Malatyaspor Kulübünün, mevcut borçları yapanlarla, müzakere edip kulübün önünü açıp, gerekenleri şeffaf olarak camia ile paylaşıp, geçmişteki yanlışlığa düşmeden farklılığınızı göstermenizi bekliyoruz. Seçilmiş sayın yöneticiler as baskanlar, sportif direktör, kulüp müdürü, bunun içindir ki, önce kulübün önünü temizleyin, kimseyi mağdur etmeyin, hakları ödeyin, bana ne, bize ne, diye kimseye topu atıp paslaşmayın. Eski yönetim yeni yönetim bağlama telleriyle kimseleri mutsuz etmeyin. Ah almayın. Kulüplerin bu duruma gelmeleri, sözlerin tutulmamasından kaynaklanan ahlardır. Yazımı Malatyamızda da vali olarak görev yapan Sayın Ulvi Saral’ın manşetimde de gördüğünüz gibi bürokrat olarak da karşılaştığı sorunları çok güzel ifade etmiş özetleyerek sizlere aktarmaya çalışacağım.
Hayatta başarının anahtarı; zeka sahibi olmak ve çalışkanlık mıdır yoksa kurnaz ve fırsatçılık mı? Tüm toplumlar için sorulabilecek bu çok yalın ve temel sorunun cevabı, düşünüldüğü kadar basit değildir ve içinde bulunan bağlama ve ortama göre değişir. Öncelikle burada zeka ile kurnazlığın birbirinden farklı olduğunu vurgulamamız gerekir. Zeka zihnin öğrenmeyeni durumlara uyabilme ve yeni çözüm yolları, bulabilme yeteneği iken, kurnazlık sıra dışı yollarla ve yeri geldiğinde hile ve aldatmaca kandırmaca ile kestirmeden sonuca ulaşma becerisidir. Kurnazlık ve fırsatçılık idealist yönetimlerde işe yaramaz çünkü gözetim ve denetim kurulları katı ve tavizsizdir. Eğer kişi değişmezse sistem dışına itilir. Kaybolur gider.
Olumlu kulüp başkanlığında, olumlu karakterler (yönetici bşk.) sistem çalışma ortamında, ehliyet, liyakat, kariyer ve performans ilkelerine göre takdir fırsatı elde eder, çalıştığı kulübe hizmeti ve üretkenliği kadar başarı ölçüleri değerlendirilir. Bunun yanı sıra olumsuz karakterlere sahip yönetici rolüne soyunanlarsa, adaletsizlik, ilkesizlik, kuralsızlık, hakkaniyetsizlik, kayırma ve keyfilik hakimdir ki kulislerle yalanlarla iftiralarla, şirketler kurup, spor kulüplerinde kendilerine hızlı bir şekilde yer edinirler. Ne yazık ki bu sınıflandırmaya göre ülkenin fırsatçı kurnazlık kültürünün, gelişip, serpildiği, olumsuz toplum ve sistem altyapısına sahip bir ülke olduğu görülecektir. Sayın valimiz Ulvi Saran Beyin bu öngörüsüne katılmamak mümkün değil. Kalın sağlıcakla.