Zirveden sessizliğe: Bir Malatya masalının hüzünlü sonu…
Futbol, bazen en coşkulu zaferlerin bazen de en acımasız trajedilerin sahnesidir. Yeşil saha, kahramanlar yarattığı kadar, o kahramanların anılarını bile koruyamayacak kadar vefasız da olabiliyor. Bugün Türk futbolunun kalbinde, adeta kanayan bir yara var: Yeni Malatyaspor’un Süper Lig’den amatör kümeye uzanan ibretlik hikâyesi.
Daha dün gibi hatırlıyoruz... Anadolu’nun ortasından yükselen sarı-siyahlı bir dev, Süper Lig’in tozunu atıyor, Türkiye’yi UEFA Avrupa Ligi’nde gururla temsil ediyordu. Malatya sokakları bayram yeriydi; İnönü Stadyumu gelin gibi süslenirdi. "Doğunun Kaplanları"nın tezahüratlarıyla inliyordu. O günlerde kim derdi ki bu kulüp, birkaç yıl içinde arka arkaya gelen idari ve ekonomik depremlerle tükenme noktasına gelecek, sahaya çıkamayacak duruma düşecek?
En Büyük Deprem Kalpte Yıkıldı
Tabii ki bu çöküşü sadece futbol topunun yeşil sahada savrulan esrarengiz dalgalanmalarıyla açıklayamayız. 6 Şubat 2023’te asrın felaketini yaşayan Malatya, o kara günde sadece evlerini, canlarını, sevdiklerini kaybetmedi; şehrin en büyük moral kaynaklarından biri olan futbol takımı da bu büyük yıkımın altında kaldı. Kulüp, o trajedinin ardından ligden çekilme hakkını kullandı ancak o günden sonra bir daha manevi ve maddi olarak ayağa kalkamadı.
Yetersiz bütçeler, dağ gibi büyüyen FIFA dosyaları, yasaklanan transferler ve ardı arkası kesilmeyen puan silme cezaları, sarı-siyahlı camianın omuzlarına ağır bir yük bindirdi. Genç pırıl pırıl oyuncuların sırtlamaya çalıştığı bu dev çınar, imkansızlıkların demir yumruğu altında ezildi.
Başladığı Yere Dönüş
TFF Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’nun (PFDK) kararlarıyla, 19 yıllık profesyonel lig serüveninin ardından gelen amatör küme düşme haberi, sadece Malatya’da değil, Türk futbolunun adaletine ve hakkaniyetine inanan herkesin içini acıttı. Bir zamanlar Avrupa’da rüzgâr estiren takımın, bırakın Süper Lig’i, profesyonel liglerin bile dışına itilmesi futbolumuzun idari ve ekonomik yapısal sorunlarının en net, en acı fotoğrafıdır.
Amatör lige düşmek kuşkusuz kulübün tüzel kişiliğinin tamamen yok olduğu anlamına gelmiyor. Ancak bu durum, Türk futbol yöneticilerinin, yerel dinamiklerin ve federasyonun üzerinde düşünmesi gereken büyük bir ders barındırıyor. Şehirlerin ruhu olan, markası haline gelen köklü kulüplerimiz birer birer göz göre göre harcanırken, seyirci mi kalacağız?
Şimdi Ne Olacak?
Malatya futbolu, küllerinden yeniden doğmayı bilmelidir. Bu hüzünlü son, belki de yeni ve daha sağlam bir inşanın başlangıcı olmalıdır. Borç batağından arınmış, şeffaf, ayağını yorganına göre uzatan ve en önemlisi sahip çıkan bir yönetim anlayışıyla bu sarı-siyahlı forma yeniden o eski günlerine dönebilir.
Ancak bugünün gerçeği çok net: Doğunun Kaplanları şimdi sessiz bir vedanın ve büyük bir direnişin eşiğinde. Umarız bu karanlık tünelin ucundaki ışık, Malatya futbolunu çok özlediği o aydınlık günlere en kısa zamanda geri götürür.
Çünkü futbol, sadece üç puanlık bir oyun değildir; şehirlerin ortak hafızasıdır ve Malatya bu hafızayı kaybetmeyi hak etmiyor.