6 Şubat depreminin üzerinden geçen zamana rağmen Malatya hâlâ büyük bir yeniden yapılanma sürecinin içinde. Şehirde konutların ve iş yerlerinin bölgesel ve yerinde inşası hızla devam ederken, üç yıl önce dile getirdiğim bazı konuların hâlâ karşılık bulmadığını görmek düşündürücü.

Özellikle TOKİ konutlarının yapıldığı yeni yerleşim alanlarında spor tesisleri konusunda henüz somut bir proje açıklanmış değil. Yüz binlerce ailenin yaşayacağı bu bölgelerde çocukların ve gençlerin spor yapabilecekleri alanların planlanması artık bir tercih değil, zorunluluktur. Çünkü spor; gençleri kötü alışkanlıklardan, uyuşturucudan ve zararlı çevrelerden uzak tutmanın en etkili yollarından biridir.

Ancak görünen o ki, ne milletvekilleri ne de yerel yönetimler tarafından bu konuda henüz güçlü ve somut bir adım atılmış değil. Oysa deprem sonrası yeniden yapılanma süreci, şehir için büyük bir fırsat da barındırıyor. Bu fırsat iyi değerlendirilirse yeni mahallelerde basketbol ve voleybol sahaları, spor kompleksleri, gençlik merkezleri ve kültür evleri hayata geçirilebilir.

Bugün yapılmayan bu yatırımların ilerleyen yıllarda gerçekleştirilmesi çok daha zor olacaktır. Çünkü şehirler kurulurken planlanan sosyal alanlar kalıcı olur; sonradan eklenmek istendiğinde ise çoğu zaman imkânsız hale gelir. Bu nedenle spor tesislerinin planlanması için bugünden adım atılması gerekiyor.

Bu noktada sevindirici gelişmeler de yok değil. Malatya Stadyumu çevresinde bulunan futbol sahaları ile atletizm pistinin yeniden düzenlenmesi ve bu alanın spor kompleksi haline getirilmesi yönünde yapılan çalışmalar önemli bir adım. Atıl durumda bulunan bu alanın spor altyapısına kazandırılması, Malatya sporuna ciddi bir ivme kazandıracaktır.

Bu projede emeği olan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’na teşekkür etmek gerekir. Çünkü spor yatırımları sadece bugünü değil, geleceğin sporcularını da şekillendirir.

Bazı çevrelerde “Öncelik üniversite mi, spor tesisleri mi?” şeklinde yapılan tartışmalar ise bana göre gereksiz. Üniversiteler zaten güçlü bütçelere sahip kurumlardır ve projelerini ortaya koydukları takdirde bakanlığın bu projelere kayıtsız kalmayacağı açıktır.

Önemli olan şehrin spor altyapısına katkı sağlayacak her adımın desteklenmesidir. Yapılan her tesis Malatya’nın geleceği için değer taşır.

Elbette eksikler var. Ancak spor kamuoyu, spor yazarları ve yerel basın bu eksikleri dile getirerek yol gösterici bir rol üstlenebilir. Yapıcı eleştiriler ve önerilerle sürece katkı sunmak, şehrin spor altyapısının gelişmesine yardımcı olacaktır.

Unutulmamalıdır ki mesele sadece yapılan tesisler değil, henüz yapılmayan tesislerdir. Bizim görevimiz de tam olarak burada başlıyor. Yapılmayanları gündeme taşımak, yeni projeler için lokomotif olmak ve Malatya sporunun geleceğine katkı sunmak.

Deprem büyük bir felaketti. Ancak doğru planlama ve güçlü vizyonla bu felaket, Malatya için yeni ve daha güçlü bir başlangıca da dönüşebilir.