6 Şubat 2023 sabahına karşı… Saat 04.17.
Yer yerinden oynarken, bizler yerin üstünde, çaresizliğimizle sarsıldık. Malatya bir deprem şehriydi, evet. Ama hiçbir deprem, bu kadar can yakmamış, bu kadar derin izler bırakmamıştı.
Kahramanmaraş merkezli bu büyük felaket, yalnızca binaları değil; sokakları, alışkanlıkları, ilişkileri, hayalleri ve hatta zaman algımızı bile yerle bir etti. Saatler durdu, takvimler 6 Şubat’ta kaldı. Gidenlerin ardından yas tutarken, kalanların üzerine enkaz gibi çöken bir başka şey daha vardı: Belirsizlik.
YIKIMIN RAKAMLARI: SOĞUK AMA GERÇEK
Aradan geçen 1,5 yılı aşkın sürede, bazı sorular cevabını buldu. Bazıları ise hâlâ askıda duruyor. Ama ortada çok net bir tablo var:
Malatya’da 39 bin 298 bina yıkıldı ya da ağır hasarlı olduğu için yıkıldı. Bu binalara ait 90 bin 541 bağımsız bölüm, yani evlerimiz, iş yerlerimiz, ofislerimiz artık yok.
Kentteki toplam konut stokunun yaklaşık yüzde 28’i bu yıkımla ortadan kalktı.
Ama mesele sadece konut da değil. Depremin ekonomik boyutunu ortaya koyan başka bir veri daha var: 14 bin 772 iş yeri yok oldu. Bu, Malatya’daki toplam iş yeri stoğunun yüzde 36’sı demek. Yani her üç dükkândan biri ya yıkıldı ya da kullanılamaz hale geldi.
Şehir sadece çökmüş binalardan ibaret değil elbette. Ama bu rakamlar, çöken hayatları anlamamız için bize somut bir çerçeve sunuyor. Bu rakamların ardında çocukların çantasız okula gidip geri döndüğü, yaşlıların tek katlı evlerden konteynerlere taşındığı, gençlerin geleceğe dair umutlarını başka şehirlerde aradığı bir toplumsal hafıza var.
YAPILANLAR: YETERSİZ AMA UMUT VERİCİ
Bugüne kadar neler yapıldı?
Kâğıt üstünde çok şey. Ve bu, küçümsenecek bir durum değil.
102 bin 903 konut ve iş yeri ihalesi yapıldı.
35 bin 486’sının inşaatı tamamlandı.
34 bin 369 konutun kurası çekildi.
17 bin 170’inin anahtarı teslim edildi.
Toplamda 72 bin 21 konut hak sahibi var.
8 bin 396 kişi ise iş yeri için hak sahibi.
Bu tablo, büyük bir organizasyonun işlediğini gösteriyor. Devletin kurumları, yerel yönetimler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları el birliğiyle çalışıyor. Malatya’nın dört bir yanındaki şantiyeler, umut inşa ediyor. Her yükselen kat, her tamamlanan blok, her teslim edilen anahtar, bu mücadelenin küçük bir zaferi.
Ama bu zaferler hâlâ sayılı. Çünkü hak sahibi on binlerce kişi hâlâ geçici barınma koşullarında yaşam mücadelesi veriyor. Bazısı konteynerde, bazısı akrabasında, bazısı ise kirası son sınırlarına dayanmış evlerde yaşamaya çalışıyor. Ekonomik kriz, kira fiyatlarını fırlattı; sabit gelirli vatandaşlar neredeyse her ay taşınmayı düşünüyor.