VİCDANI OLMAYANIN UTANMASI DA YOKTUR

HADİ ÖNAL

25-05-2026 10:25

Ne demişti bayrak şairimiz Arif Nihat Asya: “Gökteki yıldızlar kadar sayısız/ Ah yurdumun kimsesiz ve yoksul çocukları!/Anladım farkınız yok koparılmış başaktan/ Alın bu gözleri benden, alın bu yüreği artık /Utanıyorum yaşamaktan!

Utanmak, insan duygularının başta gelenlerindendir. Ayıp, kusur ve yanlış sayılan bir şeyi yapmış olma durumundan dolayı mahcubiyet duymak, arlanmak, sıkılmak, sıkıntı duymaktır utanmak. Utanmak; insanın yaptığı, söylediği ya da düşündüğü bir şey karşısında vicdanında duyduğu rahatsızlıktır. Başka bir ifadeyle utanmak, insanın kendi iç mahkemesinde kendini yargılamasıdır. Bu duygu; ahlakın, edebin, vicdanın ve insan kalabilmenin en önemli göstergesidir.

Utanmak, sadece yüzün kızarması değildir; ruhun yanlış karşısında irkilmesidir. İnsan bazen yaptığı bir haksızlıktan utanır, bazen sustuğu bir gerçeğin yükünden… Bazen de başkasına yapılan zulme sessiz kaldığı için kendi vicdanından utanır. Gerçek utanma; korkudan değil, vicdandan doğar. Ceza almaktan korkmak başka şeydir, yanlış yaptığı için içten rahatsız olmak başka bir şey…

Utanma duygusu olmayan insan için kötülüğün sınır yoktur. Çünkü utanmak, insanı kötülükten alıkoyan görünmez bir frendir. Yüzü kızarmayan insanların çoğunlukta olduğu bir toplumda yalan normalleşir, haksızlık sıradanlaşır, arsızlık cesaret kazanır. İslam peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.) “Hayâ imandandır” demiştir. Çünkü utanmak; insanın hâlâ içindeki iyiliği, vicdanı ve insanlığı kaybetmediğinin işaretidir. Utanmak; insanın kendi vicdanına hâlâ yabancılaşmadığını gösteren ahlaki bir aynadır. Utanma duygusunu tamamen kaybeden kişi ise zamanla yaptığı kötülüğü bile normal görmeye başlar. İşte asıl tehlike de budur.

Bazı utançlar vardır ki insanın yüzünü değil, vicdanını kızartır. Bazı insanlar vardır ki konuşurken mangalda kül bırakmaz; adaletten, merhametten, insanlıktan dem vurur ama menfaati tehlikeye girince sus pus olur. İşte asıl çürüme de burada başlar. Çünkü zulmü yapan kadar, zulme sessiz kalan da karanlığın ortağıdır.

Bugün gerek ülkemizde gerekse dünyanın birçok yerinde güçlü olanın haklı sayıldığı kirli bir düzende yaşıyoruz. Mazlumun çığlığı duyulmuyor, garibin gözyaşı görülmüyor. İnsanlık; ekranlarda canlı yayınlanan acılara bile alıştı. Çocuklar ölürken susanlar, şehirler yanarken başını çevirenler, haksızlık karşısında üç maymunu oynayanlar öylesine çoğaldı ki... Daha da acısı kimi insanlar, zalime karşı durmak yerine zalimin gölgesine sığınmayı marifet sayıyor.

Tarih boyunca hak ile batılın mücadelesi hiç bitmedi. Firavunlar değişti ama firavunluk değişmedi. Nemrutlar gitti ama kibirleri kaldı. Musa’nın yolu ise hâlâ adaletin, vicdanın ve hakikatin yolu olarak dimdik ayakta... Fakat her çağda olduğu gibi bugün de Musa’nın yolunu kesmek isteyenler var. Çünkü hakikat onların düzenini bozuyor. Adalet onların saltanatını sarsıyor. Doğru söz, çıkar düzenlerinin maskesini indiriyor. Bir insanın en büyük kaybı malını yitirmesi değildir; vicdanını kaybetmesidir. Çünkü vicdan öldüğünde insan sadece konuşan bir bedene dönüşür. Makamı olur ama şahsiyeti olmaz. Serveti olur ama huzuru olmaz. Gücü olur ama insanlığı kalmaz.

Bugün öyle bir çağda yaşıyoruz ki düşene el uzatmak yerine üstüne basarak yükselmeye çalışanlar alkışlanıyor. Başkasının felaketi üzerinden kariyer kuranlar, mazlumun acısını fırsata çevirenler, doğruları eğip bükerek güç sahiplerine yaranmaya çalışanlar ekranlarda, kürsülerde, manşetlerde boy gösteriyor. Oysa insan olmak; güçlünün yanında saf tutmak değil, haklının yanında dimdik durabilmektir.

Doğruyu bilip susmak da ayrı bir vebaldir. Çünkü bazen suskunluk, en büyük ihanettir. Korkudan susan anlaşılabilir belki ama menfaat için susan affedilemez. Hele hele gerçeği bile bile yalanın değirmenine su taşıyanlar… İşte onlar sadece bugünün değil, yarının da utancı olacaktır. Unutulmamalıdır ki tarih; zalimlerin saraylarını değil, mazlumların direnişini yazar. Firavunların ihtişamı değil, Musa’nın haklılığı kalır geriye. Çünkü hakikat gecikebilir ama kaybolmaz. Adalet susturulabilir ama yok edilemez.

İnsan bazen aynaya değil, vicdanına bakmalıdır. Makamına değil, durduğu yere bakmalıdır. Çünkü gün gelir herkes yaptığıyla, sustuğuyla ve taraf olduğu karanlıkla yüzleşir. İşte o gün geldiğinde düşenin üstüne basan da utanacaktır, doğruyu bilip susan da… Firavun sofrasında yer bulmak için Musa’nın yolunu kesenler utanacaktır. Ar damarı çatlamış, insanlara alkış tutanlar utanacaktır.

Edep insanın elbisesidir. Bu elbiseyi çıkaranlar, edepsizleşir. Edepsizleşen insandan da ne çevresine ne de topluma fayda gelmez. Çünkü “Yüzü kızarmayanın kalbi de kararmıştır.” Yüzüne tükürüldüğünde “oh ne güzel yağmur yağıyor”, diyen aşağılık mahlûklara insan denmez, denmemelidir. Mevlânâ; “Edepten mahrum bir insan, öğrense de cahildir.”, der. Gönüller sultanı Yunus:  “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir.”, diye tanımlar bu hakikati. Sokrates: “Utanılacak bir şey yapmak değil, onu yapıp utanmamak felakettir.”, diyerek arsızlığın, yüzsüzlüğün en uç noktasını işaret eder. Hz. Ali “Utanmıyorsan dilediğini yap.”, derken ünlü düşünür Montaigne: “Vicdanı olmayanın utanması da olmaz.”, diye seslenir asırlar ötesinden.

Toplumun çürümesi utanma duygusunun yokluğu ile başlar. Çünkü yüzün kızarmaması insanlığın son kalesinin de yıkılması demektir. Türk kültüründe “ar”, “hayâ”, “edep” ve “utanma” aynı ahlaki damarın parçaları olarak görülmüştür. Utanma duygusu kaybolduğunda; yalan sıradanlaşır, zulüm meşrulaşır, vicdan sessizleşir. Allah, bu necip milleti utanma duygusunu kaybetmiş, arsız, yüzsüz, hayâsız, edepsiz insanların şerrinden korusun.      

 

DİĞER YAZILARI Elazığ Valisi sayın Numan Hatipoğlu'na açık mektup 01-01-1970 03:00 19 Mayıs, Türk milletinin hafıza tazeleme günüdür 01-01-1970 03:00 Bilim körlüğü, körlerin göremediği Hazar Gölü ve çevresi... 01-01-1970 03:00 Dicle Nehrinde neden balık yaşamaz? 01-01-1970 03:00 EŞEKSİNİZ DEDİNİZ AMA BU KADARI DA FAZLA! 01-01-1970 03:00 HATALI POLİTİKALAR SONUCU YOK EDİLEN BİR İLÇE: MADEN.  YETTİ Mİ? VE ŞİMDİ… 01-01-1970 03:00 KİFAYETSİZ MUHTERİS 01-01-1970 03:00 23 NİSAN MİLLİ EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI 01-01-1970 03:00 BİZ NE YAPTIK DA OKULLARIMIZ BU HALE GELDİ? 01-01-1970 03:00 ŞİRAZE- ŞAFT- ZIVANA 01-01-1970 03:00 ZULÜM EN ÇOK SESSİZLİĞİ SEVER 01-01-1970 03:00 NEREDE BU ÇEVRECİLER? 01-01-1970 03:00 Sizi Gidi Nankörler! 01-01-1970 03:00                 Tarih, ihaneti affetmez! 01-01-1970 03:00 Kadir Gecesi 01-01-1970 03:00 Her Zulüm İlahi Adaletin Ateşinde Kavrulmaya Mahkûmdur 01-01-1970 03:00 İSTİKLAL MARŞI'NIN KABULÜ 01-01-1970 03:00 Allah, Bu Suskunluğu Asla Affetmeyecektir 01-01-1970 03:00 Merhamet 01-01-1970 03:00 Günceli Güncelledik 01-01-1970 03:00 Yorum Sizden 01-01-1970 03:00  Hoş Geldin Ramazan 01-01-1970 03:00  Şehitler Tepesi 01-01-1970 03:00 Şeytanlaşmış İnsanlar 01-01-1970 03:00  İyi İnsan Olmak Bir Süs Değil, Bir Duruştur 01-01-1970 03:00 Sadakatini Satan Çoban 01-01-1970 03:00 Yol Olur 01-01-1970 03:00 BAYRAĞA UZANAN EL, MİLLETİN NAMUSUNA UZANMIŞTIR 01-01-1970 03:00 Kanlı 20 Ocak: Azerbaycan’ın Bağımsızlığa Giden Yolundaki Dönüm Noktası 01-01-1970 03:00 Ne Günlere Kaldık Ey Gâzi Hünkâr! 01-01-1970 03:00 KİBİR: KALBİ ESİR ALAN BİR HASTALIKTIR 01-01-1970 03:00 Eşkiya Dünyaya Hükümdar Oldu! 01-01-1970 03:00 2025: İnsanın İnsana Zulmünün Takvime Kazındığı Yıl 01-01-1970 03:00  Mesela… 01-01-1970 03:00             Nedenlerin İzinde (44) 01-01-1970 03:00 Tekmelenenler Türkü Söylemez 01-01-1970 03:00 Bu daha le le’si bir de lo lo’su var! 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE(43) ADI: TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ YOK ETME PROJESİ 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMENLER GÜNÜ VE ÖĞRETMENLERİMİZ 01-01-1970 03:00 Nedenlerin İzinde (42) Emanet ehline verilmezse ne olur? 01-01-1970 03:00 Aydınlıktan korkanlar 01-01-1970 03:00 Hukukun üstünlüğü endeksinin neresindeyiz? 01-01-1970 03:00 UNESCO VE ATATÜRK 01-01-1970 03:00 TBMM’si, Türkiye büyük menfaatler meclisi mi oldu? 01-01-1970 03:00 ABİDİK GUBİDİK”, ÇA… ÇA… ÇA! VATANDAŞIN KİLOSU KAÇA? 01-01-1970 03:00 Merhaba Diyarbakır özledik be Diyarbakır seni! 01-01-1970 03:00 SUSTUM! 01-01-1970 03:00 Milletvekillerinin görevi nedir? 01-01-1970 03:00 28. ULUSLARARASI HAZAR ŞİİR AKŞAMLARININ ARDINDAN 01-01-1970 03:00 28. ULUSLARARASI HAZAR ŞİİR AKŞAMLARI 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (37) 01-01-1970 03:00 Nedenlerin izinde (36)  Sorgulanmak neden korkutur? 01-01-1970 03:00 Guguk kuşu ve guguk düzeni 01-01-1970 03:00 Nedenlerin izinde (34-Sonun Başı) 15 TEMMUZ AYDINLANMADAN TÜRKİYE’YE HUZUR YOK! 01-01-1970 03:00 BEN SİZİN BABANIZIM: BEN NE DERSEM DOĞRUDUR, NE DERSEM O OLUR 01-01-1970 03:00 MİLLİ GELİR MASALI 01-01-1970 03:00 YEL BEYİNLİ YELKOVANLAR 01-01-1970 03:00 TURPUN BÜYÜĞÜ HEYBEDE 01-01-1970 03:00 Nedenlerin izinde (32) 01-01-1970 03:00 Nedenlerin izinde(31) KANAL İSTANBUL YA-PI-LA-CAK? 01-01-1970 03:00 Nedenlerin izinde(30) 01-01-1970 03:00 Nedenlerin izinde(29) 01-01-1970 03:00 30 AĞUSTOS ZAFERLER AYI VE TÜRK GENÇLİĞİ 01-01-1970 03:00 Nedenlerin İzinde (28) 01-01-1970 03:00 Nedenlerin izinde (26)    01-01-1970 03:00 Nedenlerin izinde (25) 01-01-1970 03:00 Nedenlerin izinde (24) 01-01-1970 03:00 Nedenlerin izinde (20) 01-01-1970 03:00 Nedenlerin İzinde (19) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (18) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE(16) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (15) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (14) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (13) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (12) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (10) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (9) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE(8) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE( 7) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (6) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (5) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZNDE (4) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (3) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (2) 01-01-1970 03:00 NEDENLERİN İZİNDE (1) 01-01-1970 03:00 GİZLİ TANIK MI, GİZLİ TEZGÂH MI? 01-01-1970 03:00 GERÇEK TAŞLAMASI GEREKEN ŞEYTANLAR 01-01-1970 03:00 ZULMÜN KARŞISINDA SUSMAK ONA ORTAK OLMAKTIR 01-01-1970 03:00 KURBAN BAYRAMI 01-01-1970 03:00 YÜREĞİMİN PUSULASI 01-01-1970 03:00 BU DEVLET BİZİM, BU ÜLKE HEPİMİZİN 01-01-1970 03:00 Fatih’in Ruhu ve Bugünün Gençliği 01-01-1970 03:00 VİCDANIN AYNASINDA ASALETLE DURMAK 01-01-1970 03:00 KENDİMİZE SAYGIMIZ OLSUN 01-01-1970 03:00 ŞEHRİYAR 01-01-1970 03:00 GÖNÜL ERENLERİMİZ VE SEVGİ 01-01-1970 03:00 GÖNÜL ERENLERİMİZ VE SEVGİ 01-01-1970 03:00 KÜFRE SESİZ KALMAK, KÜFRE ORTAK OLMAKTIR 01-01-1970 03:00 SAMSUN’DAN DOĞAN IŞIK: 19 MAYIS RUHU 01-01-1970 03:00  TÜRKÇE’MİZ: SESİMİZ, NEFESİMİZ 01-01-1970 03:00 KISSADAN HİSSE 01-01-1970 03:00 YÖNETİLMİYOR SAVRULUYORUZ! 01-01-1970 03:00   NİZÂM’ÜLMÜLK VE DEVLET YÖNETİMİ 01-01-1970 03:00  YALANA ŞAHİT ARANIYOR 01-01-1970 03:00 İki Mektup 01-01-1970 03:00 23 NİSAN; ÇOCUK BAYRAMI DA EGEMENLİK NEREDE? 01-01-1970 03:00 ZAMLI HAYATIN KARANLIK TARAFI 01-01-1970 03:00 YUMURTAYA KULP ARAYAN ZAVALLILAR! 01-01-1970 03:00 YÜZSÜZLÜK 01-01-1970 03:00 ŞİİRİ NİÇİN SEVERİM, BİLİR MİSİNİZ? 01-01-1970 03:00 BEKLE, SUS DA NEREYE KADAR? 01-01-1970 03:00 RAMAZAN BAYRAMI 01-01-1970 03:00 GAKGO’NUN FERYADI: AH VULAN AH! VAH Kİ NE VAH! 01-01-1970 03:00 BEŞ DİLDE BİR DRAM 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE ZAFERİ 01-01-1970 03:00 YANLIŞ YANLIŞTIR! 01-01-1970 03:00 BAŞ MI DEDİNİZ DURACAKSINIZ ORDA! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE SİYASET 01-01-1970 03:00 HOŞ GELDİN RAMAZAN 01-01-1970 03:00 ÖNCE EDEP, İLLA EDEP! 01-01-1970 03:00 HIYARIN AŞKINA DA KIYDILAR 01-01-1970 03:00 NE GÜNLERE KALDIK YARABBİ! 01-01-1970 03:00 DENSİZLER VE DENSİZLİKLERİ 01-01-1970 03:00 AĞLA GÖNÜL AĞLA BÜYÜK YASIN VAR! 01-01-1970 03:00 İNSAN, SEVGİYLE İNSANDIR 01-01-1970 03:00 EMEKLİ ÖĞRETMENLER ADINA O GAZETEYİ KINIYORUM 01-01-1970 03:00 Elazığ Belediyesi, Ne İstiyorsunuz Öğretmenlerden? 01-01-1970 03:00 MOZİK Mİ FIFIRİK Mİ? 01-01-1970 03:00 HADDİNİ BİLMEK 01-01-1970 03:00 Gelecek, Zamanın Kıymetini Bilenlere Gülümser 01-01-1970 03:00 ALLAH İLE ALDATMAK 01-01-1970 03:00 HUBRİS SENDROMU 01-01-1970 03:00 DEYİM VE ATASÖZLERİNİN DİLİ 01-01-1970 03:00 AKIL VE İNSAN 01-01-1970 03:00 BEN ÖĞRETMENİM 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anmak ve Anlamak 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet İlk Şehidi Mehmet Zeki Dündar Alp(3) 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet İlk Şehidi Mehmet Zeki Dündar Alp (2) 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet İlk Şehidi Mehmet Zeki Dündar Alp(1) 01-01-1970 03:00 Hâlet Efendi 01-01-1970 03:00 2024-2025 Eğitim Öğretim Yılına Buruk Bir Merhaba! 01-01-1970 03:00 Değerleri Olmayanın Değeri Olur mu? 01-01-1970 03:00 Ağustoslar Türklerin zafer aylarıdır 01-01-1970 03:00 Türk Dünyası Bir Degerini Daha Kaybetti 01-01-1970 03:00 Sustuğumuz Sürece Her Yalan Bin Yılan Olur(X) İsraf 01-01-1970 03:00 Evlatlarımıza Kıyıyor Geleceğimizi Karartıyorlar 01-01-1970 03:00 “Yaratılanı Öldürürüm, Yaradan’dan Ötürü!” 01-01-1970 03:00