ŞEKER HOCAM

Selahattin SARIOĞLU

12-08-2026 16:29

Allah gani gani rahmet eylesin.
Yeri Cennet olsun inşallah.
Telefonumu evde bırakmış olduğumdan gelen aramaları görememiştim.
Sonradan oğlu Tuğrul'un (kardeşinin adı da Çağrıl) mesajını gördüm,

-Selahattin abi babamı kaybettik. Bilginiz olsun diyordu.
Malatya'mızın ulusal düzeyde tanınmış simge simalarındandı.
Yüce Dinimizi sevdiren üslubuyla, kendisini de çok sevdirmişti.
Ziyaretimize gelir, zaman zaman arardı.

Bir defasında,

-Hoca cemaati aramaz, cemaat hocayı arar demiş de gülmüştük.

Malatya Müftümüz ve Cem Vakfı başkanımızın tanık olduğu düğünümüzde, duayı da o yapmıştı.
Bir unutamadığım hatıramız da şuydu: Baro başkanlığımız sırasında yaptığım bir basın açıklamasında, birliğimizi, beraberliğimizi savunmuş, farklılıklarımız nedeniyle ayrışmamamızı, birbirimizle siyasi, ticari, sosyal ilişkilerimizi sürdürmemizi, yüze dost, içe dost olmamızı vurgulamıştım.

Onu TV'de dinlemiş, çok beğenmiş. Ertesi gün de bir törende karşılaştığımızda, tokalaşmak için elimi uzattım, o herkesin içinde,

-Dur! Tokalaşmak olmaz, yiğitlerin alnından öpülür deyip alnımdan öpmüştü.
Çok zamandır görüşmüyorduk. O kadar ilginçtir ki, başka kimseyi değil, onu aramak isteği hep beni dürtüyor,

-Şeker Hocamı arayayım, arayayım... deyip duruyordum.

Kısmet olmadı. Demek ki, böyle hatır, gönül münasebetlerini, görevlerini ertelememek gerekiyormuş.

Sonra heyhat! diyoruz.
Hepimizin gideceği yer orası.
Kendimizi insanlara sevdirerek, Yaradan'a sevdirerek vedalaşmalıyız bu dünyayla;
Celal Tilgen, namı diğer Şeker Hoca gibi inşallah.
Allah rahmetini esirgemesin, mekanını Cennet eylesin, geride kalanlarına, saygıdeğer eşi Nesrin Hanıma sağlık, sabır versin inşallah.
Covid’den yoğun bakımda olduğunu öğrendiğimde de aramış
, saygıdeğer eşiyle konuşmuştum.

Eşi ağlamaklı ve inlemeli konuşurken, Şeker Hocanın 12 gündür İnönü Üniversitesi Araştırma Hastanesinde yatmakta olduğunu, tedaviye cevap vermediğini, verileni çıkardığını, yüksek tansiyon hastası olduğunu, tansiyonunun 24’lerde seyrettiğini ve uyutulmakta olduğunu söylemişti.
Şeker Hocamızın sevgili eşi, kendisinin de koronadan hasta olduğunu, çok dikkat etmelerine, kimseyle görüşmemelerine rağmen koronaya yakalanmalarına inanamadığını, bir süre hastanede yattığını, şimdi evde kaldığını, çocuklarının ilgilendiğini söylemişti.
Hocamın sevgili eşi,

-Senden razıyız Selahattin Bey. Ne gelirse Allah’tan, Allah’tan umut kesilmez, Allah’ın takdiri diyerek sözünü bitirmişti.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, 2010’da İl Kongresine katılmak için Malatya’ya geleceği günün bir gün öncesinde ona, “Hava alanından şehre gelirken, özelleştirme sürecindeki Şeker Fabrikası önünde durmasını, fabrikaya gidip grevdeki işçilerle konuşmasını, oradan da on, on beş metre ötedeki Şeker Camii avlusuna gidip, o caminin avlusunda elini yüzünü yıkamasını, orada caminin ulusal düzeyde tanınan imamı Şeker Hocayla tanışıp, “Yüce dinimizi sahiplenmemizin zamanı geldi, geçiyor bile” demesini önerdiğim ve bu önerimin tartışılmasını dilediğim bir faks çektim.

Bu faksın bir örneğini Genel Sekreter Önder Sava, bir örneğini de İl Başkanlığına göndermiştim.

Baykal geldi.

Hava Alanında parti otobüsüne bindik, kimimiz oturmuş, kimimiz ayakta şehre geliyorken, ön taraftan Baykal’ın konuşmaları içinde adımın geçtiğini duydum.

Muharrem Kılıç’la ben otobüsün orta sıralarındaydık.

Adımı duyunca hemen öne gittim.

-Buyurun Sayın Genel Başkanım Selahattin Sarıoğlu benim dedim.

-Senin o projeni nasıl yapacağız? dedi.

Şoke oldum. Tartışılması için yazmıştım. Kabul edilirse ile bildirilir, İl Başkanlığı gerekli hazırlığı yapardı diye düşünmüştüm.

Rahmetli Mevlüt Aslanoğlu da Baykal’ın yanındaydı.

-Sayın Genel Başkanım, giderken yolun ters tarafında kalıyor, gidemeyiz deyince Baykal,

-Olsun döner önüne gideriz dedi.

Öneriye çok sıcak baktığını gördüğüm Mevlüt bey bana,

-Bu olmaz Selahattin Bey dedi. Ben,

-Dönüşte uğransın falan dedim, gerisini onlara bıraktım.

Olmadı. Yani o açılım yapılamadı, o adım atılamadı.

Ayrıca, rahmetli Şeker Hocamla 2011’de Türkiyem TV’de bir programda beraber olmuştuk.

Aşağıdaki yazıda, Şeker Hoca ile yapılan bir söyleşi veriliyor. Ona bakalm bir…

Celal Tilgen, Malatya’daki şeker Camii’nin imamı şeker Hoca. Ama bu lakabı sadece camiye borçlu değil.

Vaazını, ‘Malatyaspor Galatasaray’ı yensin, amin’ diye bitiren

ama kimseden tepki almayan bir din adamı

Şeker Hoca bir alem hoca :

-Peygamberimiz yaşasaydı cipe binerdi, zaten devenin de iyisine binmiş! diyor.

Şeker hoca Basın Yayın Halkla İlişkiler mezunu.

Yaşını sorduğumuzda ’52 modelim!’ diyor.

İşte sorular ve cevaplar:

-Cemaatiniz camiden taşıyormuş. Nedir bunun esbab-ı mucibesi?

-Zebanilerden, cehennemde kaynayan kazanlardan, cehennem ateşinde yananlardan bahsetmem. Cami korkutma yeri değil, sevdirme yeridir. Adam camiye zaten dert, ızdırap içinde geliyor. Bir de cehennemden mi bahsedeceğiz? ‘

Camilerde niye devamlı ayakkabılar çalınır?

-Bizde ayakkabılar kaskoludur. Ayakkabısı çalınana ayakkabı alıyorum.

-Hep böyle grand tuvalet mi giyersiniz?

-İslam dini cübbe, sarık, takke ve tesbihten ibaret değildir. Peygamberimiz sıcak iklimde yaşadığı için entari giymişti. Kutuplarda yaşasa öyle mi giyecekti?

-Cuma Namazının farzını kıldırıp cemaati gönderdiğiniz oluyormuş, niye?

-Bu memleketin 330 milyar dolar borcu var. Namazın farzını kıldırdıktan sonra; ‘Haydi şimdi gidin çalışın, memleket düzlüğe çıksın! diyorum.

-Bir gün sabah namazı için camiye gelmiştim. Üstünde hırka olan birini gördüm ama çok karanlıktı, tanıyamadım. ’Kimisiniz?’ dedim, ‘Turgut Özal’ım’ dedi. O sırada Başbakandı. Korumalarını atlatıp gelmiş. Annesi Hafize Hanım’la tanıştırıp aile imamları olmamı, dini konularda onları yönlendirmemi ve yılda 5 kere hatim indirmemi istedi.

-Babam için 5 kere hatim indirmiyorum, ancak bir kere yapabilirim!  dedim.

-Peki öldükten sonra mezarıma 5 yıl boyunca gelip dua okur musun? dedi.

-Ya Amerika’da, Arabistan’da ölürseniz, nasıl geleyim? dedim, onu da kabul etmedim.

Ama 4 yıl boyunca Özal ailesinin aile imamlığını yaptım.

Cami, yeni yapıldığı zamanlarda 4 avize gerekiyordu. Halde çalışan birine;

-Sen camiye avizeleri getir, ben senin reklamını yapayım! dedim.

Cami doluyken cemaate;

-Namazın farzı kaç diye sorsam aranızda bilen olur, bilmeyen olur.

Haydi ondan da vazgeçtim, abdestin farzını sorsam onu da bilen olur, bilmeyen olur...

Ama kaliteli, ucuz sebze ve meyvenin hal binası No:47, Ş. T.’nda satıldığını bilip oraya gidersiniz! dedim.

15 gün sonra avizeleri getirdi.

-Hocam, gelen giden benim dükkanı soruyor, caminin başka

ihtiyacı var mı? diye sordu.

Bir ara dünya kupası maçı vardı. Birkaç rütbeli kişi teravih

namazını da, maçı da kaçırmak istemiyordu.

-Hocam ne yapacağız? diye sordular.

-Teravihe gelin, hızlı kıldırıp sizi maça yetiştiririm! dedim. Birkaç rekatı hızlı hızlı kıldırdım. Sonra biraz rolantiye almışım. Maça geciktiler.

-Hocam ne yaptın? İyi gidiyordun, sonra birden yavaşladın? dediler.

-Yahu radara yakalandık! Görmediniz mi, cemaatin arasında Malatya Müftüsü vardı? dedim.

Nur içinde yatsın Şeker Hocamız.

DİĞER YAZILARI GİDEYİM SU İÇEYİM DE… 01-01-1970 03:00 FETAHLADIM HUZURLA DOLDUM 01-01-1970 03:00 Boyayla yeni 01-01-1970 03:00 Siyaset de arınacak aklanıp paklanacak 01-01-1970 03:00 Görüşmeler ağlamayla geçmiş 01-01-1970 03:00 Dünya daha kayısıyı tanımadı! 01-01-1970 03:00 Adliyeye Dilek yolundan gidilir! 01-01-1970 03:00 CHP günlerinde 01-01-1970 03:00 Hemen kurultay olmaz 01-01-1970 03:00 Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00