Hemen kurultay olmaz

Selahattin SARIOĞLU

17-06-2026 10:39

CHP’yi bu hallere yargı değil, tepesine konanlar düşürdü.

Yargı işini yaptı.

“Kurultayda para döndü. Kimi delegeler parayla ve diğer menfaatlerle satın alındı. Bu durum seçimin sonucunu değiştirdi. Seçim kazanılmadı, parti yönetimi ele geçirildi. Bu Kurultayın iptal edilerek partinin önceki yönetime teslim edilmesini talep ederiz.” dendi.

Mahkeme, her şeyi iğneden ipliğe inceledi ve kararını verdi.

Dedi ki, “Her konu araştırıldı, incelendi. Dava dilekçesinde yazan iddiaların doğru olduğu, sonucu değiştirecek derecede delegenin iradesinin sakatlandığı tespit edilmiştir. Kurultay yapılmamış sayılmıştır. Karar hemen uygulanacaktır. Mevcut yönetim görevden uzaklaştırılmıştır. Önceki yönetim görevi devralacaktır. Kanun yolu açıktır. Nihai kararı Yargıtay verecektir…

Bu görev YSK’nın görevi içinde deniyor.

YSK’nın elinden, yetkisinden çoktan çıkmıştır.

‘Genel Başkanı hakim atadı’ falan deniyor.

Toplumsal düzeni, kamu düzenini bozan hukuki işlemler zamanaşımına tabi olmadan, herkes tarafından yargıya iletilerek veya yargı tarafından kendiliğinden, re’sen ele alınır, incelenir.

Şartları varsa, mutlak butlanla, kesin hükümsüzlükle baştan itibaren iptal edilir.

Koskoca bir partinin kurultayında bir sürü filmler dönmüş, delege iradesi çarpıtılarak, özünden uzaklaştırılarak parti ele geçirilmişse, bu hukuksuzluk, bu adaletsizlik, bu hilekarlık, bu hak yemişlik hali devam etmeli mi?

Hakim, hileli olduğunu saptadığı kongre sonucunu iptal ederek, haksızlık yapan genel başkanın görevden uzaklaşması, hakkı yenen bir genel başkanın yerine dönmesi sonucu doğuran karar verebilir.

Bilgi olsun diye şunu da söyleyeyim, hakim, önüne gelen, kendi görev alanına, kendi yetki alanına giren bir uyuşmazlıkta, kanun koyucu bilerek susmuş, bilerek boşluk bırakmış veya hüküm koymayı unutmuş olabilir, konuyla ilgili bir hüküm olmasa bile sorunu çözümsüz kapatamaz; mutlaka çözüme ulaştırır.

Bilirsiniz, gözü bağlı Adalet Tanrıçası Themis’in elinde bir kılıç vardır.

Bu, yargıcın önüne gelen düğümü çözecek olmasını simgeler.

Themis de, çözemediği sorunu, düğümü kılıcıyla keser atar; işte çözüm, işte adalet der.

Medeni Kanunun 1. maddesinde, hakimin kanun yapma yolu düzenlenmiştir. Buna göre:

M. 1- Kanun sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır.

Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hakim, örf ve adet hukukuna göre, bu da yoksa ‘kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse’ ona göre karar verir.

Hakim karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır.

Hemen kurultay yapılmalı deniyor.

Hemen Kurultay yapmak, mahkeme kararını hiçe saymış olmak değil midir?

Çünkü geçersiz yönetim döneminde seçilmiş delegelerle seçim yapmak demek mahkeme kararının hemen öncesine geri dönmek değil midir?

Ayrıca, mahkeme kararı “tedbirli” olarak verilmiştir.

Hani bir futbol maçında kırmızı kart gören futbolcuların tedbirli olarak Futbol Disiplin Kuruluna verildiği, bunların Disiplin Kurulunun kararı beklenmeden hemen sonraki hafta maçlarında oynayamayacakları hususu var ya! Onun gibi.

Yani, Yargıtay’ın temyiz kararına vereceği güne değin, iptalle geri gelen yönetimin partiyi yönetmesine karar verilmiştir.

O nedenle nihai karara kadar Kurultay yapılamaz.

Bir an için yapılabilir diyenlerin sözüne uyulduğunu düşünerek şunları söyleyelim:

1-Kurultay yapıldı-seçimi Özgür Özel Yönetimi kazandı-Partiyi yönetmeye başladı-Birçok atamalar, işler, işlemler yaptı-Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesinin (BAM’ın- istinaf’ın) kararını onayladı.

Ne olacak bu durumda? Bütün yapılanlar geçersiz sayılacak.

2- Kurultay yapıldı-Kılıçdaroğlu Yönetimi kazandı-Partiyi yönetmeye devam etti-Birçok atamalar, işler, işlemler yaptı-Yargıtay İstinafın kararını iptal etti.

Ne olacak?-Kılıçdaroğlu’nun Kurultaydan sonraki yaptıkları geçersiz olacak.

Şimdiki halde, Bölge Adliye Mahkemesi 2023 yılı 38. Olağanüstü Kurultayının hükümsüz olduğu, mutlak geçersiz olduğundan çok, çok emin olduğu, Yargıtay’ın onaylayacağından çok emin olduğu için kararını Kılıçdaroğlu’nun yönetime geçeceği şekilde, ‘tedbirli’ olarak verdi.

Yoksa kayyım atayabilirdi.

Demek ki,  “Yargının atadığı Genel Başkan”, “Sarayın Genel Başkanı”, adlandırmaları, fikir edindirmeleri yanlışlık, haksızlık.

Şimdi Kılıçdaroğlu’nun Olağan Kurultay planı çok doğru.

YAYLADAN GELDİM DEDİ

Paşaköşkü’nde yürürken caminin biraz aşağısındaki çayevine girdim.

Bir çay içeyim dedim.

Uzunca bir sehpanın yanındaki tabureye oturdum. Birkaç kişi daha vardı.

Ayakta biri konuşuyordu.  Kafamı kaldırım ki, tanıdık.

-Seyfi Bey! dedim… O beni görünce asker arkadaşını görmüş gibi üstüme geldi,

Kalktım, sarıldık.

Bir kişi, bir metre ötemizde çok yüksek sesle konuşuyordu.

Ona güzel bir sesle,

-Niye bu kadar bağırarak konuşuyorsun? dedim.

-Valla ben yayladan geldim. Kürecikliyim. Orada hep böyle dedi.

Amcası oğlu olan bir avukattan bahsedince, Malatya’nın en işlek piyango gişesini işletirken, 2015’te bir kayısı ağacına kendini asarak canına kıyan, benim de tanıştığım, konuştuğum kişi geldi aklıma.

-Kardeşiyim dedi.

Çay içtik, sohbet ettik.

CHP’den, Ak Partiden, Ak Partiye geçmemden, Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığının kurulmasından konuştuk. Arkadaş,

-Selahattin Bey, sana çok şey yapıldı dedi.

Yanımda oturan,

-Kahve yapayım dedi.

-Teşekkür ederim. Çaylar güzeldi. Üç çay içtim dedim.

Akşam olmuştu. Kalktım. Diğer arkadaşlar da kalktılar. Kahvenin kapısını benden önce açıp iki yanda durdular. Ben elimle,

-Buyurun geçin dedim. ’Kahve yapayım’ diyen.

-Yok, yok biz buradayız. Ben bu kahvenin sahibiyim dedi.

Sevgiyle dolu tokalaştık, ayrıldık. 

ALTINI ÇİZDİĞİM SATIRLAR

Asım Ağa,  ‘Yağmur yağmasın kıtlık olsun diye
dereye alçı taşı atmış.
Emine bacı:
Nasıl olsun Ayşe? Millet olarak birbirimizin gözünü oyuyoruz, zengin fakirin rızkına göz dikmiş, çarşıda dükkanlar tam takır, yiyecek giyecek her şey gizli, el altından daha pahalı satmak için meydana çıkarmıyorlar.
Fadime:
Emine bacım doğru söylüyor gözlerini toprak doyursun. Asım ağa yağmur yağmasın kıtlık olsun, buğdayımı daha pahalı satayım diye dereye alçı taşı atmış. Cümle alemin dilinde, kuraklığın sebebi buymuş. Ne olacak, ağa malını öbür dünyaya mı götürecek, şimdiki anlayış ‘rab bana hep bana’ anlayışı. Onun için iflah olmuyoruz, tüm felaketlerin sebebi bu.”
"Aziz Azmi Fenercioğlu'nun Malatya'sı" adlı kitaptan. Yazan: A.A.Fenercioğlu 1919-2016

BENİM DE OKULUM: ATATÜRK ORTAOKULU (Sonra MEM Binası)
 

Müdürlerim: Münir Doğan Baloğlu, Mustafa Kaya Yiğit.
Müdür Yardımcısı Akif Dövenci, Mansur Öztürk.
Öğretmenlerim: Coğrafya Sema Çil, Matematik İbrahim Dizdar, Cafer Orhan, Türkçe: Hasan Aslan, Muharrem Fırat, İngilizce: 'Ms. Moser' (ABD'li), Resim: Saadet Özgüngör, Resim-İş: (Çocukların giydiği siyah lastik çizme giyen, asıl adı kimsece bilinmeyen Böygana, Yurttaşlık Bilgisi Ömer Faruk...'Dikkat Baba', Tarih: Tekin Özhan, Tabiat Bilgisi: Aydınç Başkesen, Beden Eğitimi: Malatya Gençlik takımında top oynayan Orhan Hoca,  İhsan Başkesen…

 

MEHMET ÇİLOĞLAN HOCA

Akşama yakın, Mücelli Camisinden tanıdığım, sonra Somuncu Baba Camisinde görev yapan, çok sevip, saydığım Mehmet Çiloğlan Hocamla karşılaştık. Hal hatır ettik, biraz yürüdük. Dedim,

-Seni göremiyorum ama ezanlarını canı gönülden dinliyorum hocam. Sen okuyorsun değil mi?
-Ben okuyorum, aha şimdi gidiyorum ki okuyayım diyor. Ayrılıyoruz. O, Teze Cami’ye doğru gidiyor, ben Cadde-i Fuzuli’ye.

Eve varıp, bildiğimi sosyal medyada paylaşıyorum:
-Evet arkadaşlar, birkaç dakika sonra okunacak olan akşam ezanını Mehmet Hocadan dinleyeceksiniz!

DİĞER YAZILARI GİDEYİM SU İÇEYİM DE… 01-01-1970 03:00 ŞEKER HOCAM 01-01-1970 03:00 FETAHLADIM HUZURLA DOLDUM 01-01-1970 03:00 Boyayla yeni 01-01-1970 03:00 Siyaset de arınacak aklanıp paklanacak 01-01-1970 03:00 Görüşmeler ağlamayla geçmiş 01-01-1970 03:00 Dünya daha kayısıyı tanımadı! 01-01-1970 03:00 Adliyeye Dilek yolundan gidilir! 01-01-1970 03:00 CHP günlerinde 01-01-1970 03:00 Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00