“Işkın kökü genelde ilimizde, Adana Bölgesi, Adıyaman Bölgesi ve Van bölgesinde çokça bulunan, özellikle şeker hastalarının çok kullandığı bir kök cinsi.” diyen Aktar Abdullah Yakar, halk arasında yaygın olarak kullanılan ışkın otunun faydaları ve tüketim şekli hakkında bilgi verdi. Geleneksel tıpta uzun yıllardır kullanılan bitkiler arasında yer alan ışkının özellikle şeker hastaları tarafından tercih edildiğini belirten Yakar, bitkinin bazı rahatsızlıklarda da destekleyici amaçla kullanıldığını ifade etti.
Işkın kökünün özellikle belirli bölgelerde yaygın olarak bulunduğunu belirten Yakar, bitkinin en fazla şeker hastaları tarafından tüketildiğini söyledi. Yakar, “Özellikle şeker hastalarının çok kullandığı bir kök cinsi. Prostat cinslerinde de faydası olabiliyor. Ama en çok kullanan, tüketen kesim şu an için şeker hastaları” ifadelerini kullandı.
Yakar, ışkının genel olarak geleneksel tıp kapsamında değerlendirildiğini ve bitkiyi kullanan kişilerin fayda gördüğünü ifade etti. Ancak bitkisel ürünlerin kullanımında da ölçünün önemli olduğuna dikkat çekerek bilinçsiz tüketimin istenmeyen sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.
24 SAAT BEKLETİLİYOR ARDINDAN KAYNATILIYOR
Işkın kökünün geleneksel tüketim yöntemine de değinen Yakar, hazırlama sürecinin belirli aşamalardan oluştuğunu anlattı. Buna göre bir avuç ışkın kökü, 15 su bardağı suyun veya 5 litrelik suyun içerisinde 24 saat boyunca bekletiliyor. Ardından ocağa alınan karışım, kaynamaya başladıktan sonra yaklaşık 10 dakika daha kaynatılıyor. Yakar, geleneksel kullanımda hazırlanan bu karışımın sabah aç karna bir çay bardağı, akşam yatmadan önce ise yine bir çay bardağı tüketildiğini belirtti. Ardından Yakar, bu yöntemin geleneksel kullanım şekli olduğunun altını çizerek, bitkisel ürünlerin hastalıkların tedavisinde kullanılmadan önce özellikle kronik rahatsızlığı bulunan kişiler tarafından kullanılmadan önce uzman görüşü alınarak değerlendirilmesi önem taşıdığını ifade etti.
YAPRAKLARINA DİKKAT!
Işkın otu ile ilgili en önemli konulardan birinin bitkinin hangi bölümünün tüketildiği olduğunu belirten Yakar, yapraklarla ilgili uyarıda bulundu. Yakar, “Işkın otunun yapraklarının zehirli olduğu düşünüldüğü için sadece kökü ve gövdesi tüketilir, buna dikkat etmek gerekmektedir” dedi.
Bu nedenle Yakar, ışkın otunun tüketiminde bitkinin bölümlerinin birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çekti. Akabinde Yakar, özellikle doğadan toplanan bitkilerin doğru şekilde tanımlanmasının ve hangi bölümünün kullanılabileceğinin bilinmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
VİTAMİN VE MİNERAL AÇISINDAN ZENGİN
Işkın otunun besin içeriğine de değinen Yakar, bitkinin C vitamini bakımından zengin bitkiler arasında bulunduğunu söyledi. Yakar, bunun yanı sıra ışkının; vitamin, magnezyum ve potasyum açısından da zengin olduğu belirterek, ışkın otunun geçmişten günümüze farklı amaçlarla geleneksel bitkisel ilaç olarak kullanıldığını ifade etti. Yakar’ın aktardığı bilgilere göre ışkın; tarihte anemi, anoreksiya, halsizlik, anksiyete, depresyon ve diyabet gibi çeşitli rahatsızlıklarda geleneksel bitkisel ilaç olarak kullanılmış. Bunun yanında ışkın, yatıştırıcı ve ruh halini artırıcı amaçlarla da tercih edilmiş.
SİNDİRİM SİSTEMİNE DE DESTEK OLUYOR
Geleneksel kullanım alanları oldukça geniş olan ışkın otunun sindirim sistemi üzerinde de çeşitli etkileri bulunduğunu ifade eden Yakar, bitkinin kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olduğu, iştah açıcı ve balgam söktürücü olarak kullanıldığı bilgisini paylaştı. Yakar, bunun yanı sıra ışkının, gaz ve mide bulantısı gibi şikâyetlerin rahatlatılmasında, sindirim sisteminin düzenlenmesinde ve mide asidinin dengelenmesinde de kullanıldığı belirtti. Işkın otunun cilt açısından da çeşitli faydalarının bulunduğunun düşünüldüğünü aktaran Yakar, bitkinin cilt yenileyici ve tazeleyici özelliklere sahip olduğunu, yaşlanma etkilerinin azaltılmasında destekleyici olarak kullanıldığını söyledi.
HALSİZLİK VE BAŞ AĞRISI İÇİN DE KULLANILIYOR
Yakar, K, A, E, B1 ve B2 vitaminleri açısından da zengin olduğunu belirttiği ışkın otunun geçmişte farklı sağlık sorunlarında kullanıldığı ifade etti. Işkının halsizlik ve baş ağrısı gibi şikâyetlerde de tercih edildiğini söyleyen Yakar, bitkinin kanserle mücadele noktasında da pek çok araştırmaya konu olduğunu ve birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanıldığını aktardı. Ancak bu noktada ışkın otuna ilişkin geleneksel kullanım ile bilimsel olarak kanıtlanmış tedavi yöntemlerinin birbirinden ayrılması gerektiğinin önem taşıdığını vurgulayan Yakar, “Bir bitkinin geleneksel olarak kullanılması, tek başına belirli bir hastalığı tedavi ettiği anlamına gelmiyor” dedi.
“FAZLA VE BİLİNÇSİZ TÜKETİM ZARARLI OLABİLİR”
Işkın kökünün faydaları kadar, bilinçsiz kullanımının oluşturabileceği risklere de dikkat çeken Yakar, “Her bitki gibi fazla ve bilinçsiz tüketimi zararlı sonuçlar ve yan etkiler meydana getirebilir” şeklinde konuştu.
Özellikle bazı sağlık sorunları bulunan kişilerin ışkın otu tüketmeden önce doktorlarına danışmaları gerektiğini belirten Yakar, risk grubunda bulunan kişileri de sıraladı. Buna göre gebeler, emziren anneler, böbrek yetmezliği bulunanlar, böbrek taşı açısından riskli grupta yer alanlar ile karaciğer hastalığı bulunan kişilerin ışkın otu kullanmadan önce mutlaka doktorlarına danışması gerekiyor. Işkın otunun aşırı tüketiminin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunan Yakar, özellikle böbrekler konusunda dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Yakar, “Işkın otu bitkisinin fazla tüketimi böbrek yetmezliğine neden olur. Böbrek taşlarının oluşumuna neden olabilir” ifadelerini kullandı.
Yakar tarafından yapılan bu açıklama, ışkın otunu özellikle düzenli olarak tüketen kişiler açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Doğal ve bitkisel olması, bir ürünün sınırsız ya da herkes tarafından güvenle kullanılabileceği anlamına gelmiyor.
GELENEKSEL KULLANIMDA ÖLÇÜ ÖNEMLİ
Türkiye’nin bazı bölgelerinde yaygın olarak kullanılan ışkın, özellikle köküyle dikkat çeken bitkiler arasında yer alıyor. Şeker hastaları başta olmak üzere farklı sağlık sorunlarına karşı geleneksel yöntemlerle tüketilen ışkın, vitamin ve mineral içeriğiyle de öne çıkıyor. Ancak uzmanlara göre bitkisel ürünlerin kullanımında kişinin yaşı, mevcut hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve tüketim miktarı gibi birçok faktör önem taşıyor. Özellikle böbrek ve karaciğer hastalığı bulunanların, gebelerin ve emziren annelerin herhangi bir bitkisel ürünü düzenli olarak tüketmeden önce sağlık profesyoneline danışması gerekiyor. Işkın kökü, geleneksel kullanımda şifa kaynağı olarak görülse de “doğal olan zararsızdır” anlayışıyla kontrolsüz tüketilmemesi gerekiyor. Yakar’ın açıklamaları da tam bu noktada önem taşıyor. Işkının faydalarından yararlanmak isteyenlerin, kullanım miktarına ve bitkinin hangi bölümünün tüketildiğine dikkat etmesi, özellikle risk grubundaki kişilerin ise doktor görüşü almadan hareket etmemesi gerekiyor.
HANİFE SARI
