UYANSA ATATÜRK AĞLAR…

Selahattin SARIOĞLU

25-03-2025 11:31

Bizim ana muhalefet boş işleri ne zaman bırakacak?

Çeneden, nutuk atmadan ne zaman vazgeçecek?

Konu iktidar, ama hedef partili.

Amaç, muhalefeti eleştirmek, yanlışı göstermek, doğruyu bildirmek değil.

Amaç, partilileri cilalamak, yani kendine çalışmak.

Ne kadar bağırırsan, ne kadar ağza alınmayacak sözlerle söylersen iktidara, o kadar sevilirsin.

Partilin sana, “Ne yiğit adam ya! Kimseden korkmuyor.” der.

Eski zamanlarda, polise, jandarmaya bağıran-çağıran milletvekilleri halkın gözdesi olurdu.

Polis, jandarma vatandaşı insan yerine koymazdı da ondan.

Bir Malatya milletvekili, “Polise tokat attı!” diye çok sevilen milletvekili olmuştu.

Ana Muhalefetimizin yaptığı iktidarı eleştirmek.

Şunu yaptı, bunu yaptı.

Şöyle dedi, böyle dedi…

“Çareyi söyleyelim.” Kendimize bakalım. Eksiğimizi, söküğümüzü giderelim…” yok.

Bir gün Kültür Merkezinde, Tuncelili, Vatanseverliğini çok sevdiğim rahmetli Kamer Genç kürsüde, yukarıda söylediğim şekilde konuşuyordu. Ön sıralardan bir kadın ayağa kalkıp,

-Ne yapacağız? Ne yapacağız? Onu söyle! dedi bağırarak.

Durum bu.

Babam ilk muhtarlığında, seçime tek aday olarak girmişti.

Seçim günü, “Acaba sandığa seçmen sayısının yarısından fazla oy atılması mı lazım?” diye tartışılmış, herhalde, “Ne olur, ne olmaz” diye, “Yarıdan fazla oy atılmalı” kararı verilmiş.

Biz de küçüğüz.

Babam, bize kağıtlar verdi, oturup seçmen sayısının yarısını geçecek kadar üzerlerine “Mustafa Sarıoğlu” diye yazdık, götürülüp sandığa atıldı.

Sonradan, bir oyun olmasının bile yeterli olduğu anlaşılmıştı.

Şimdi CHP’de Cumhurbaşkanı adayını belirlemek için sandıklar kurulmuş, dünya kadar para, dünya kadar zaman harcanıp, insanlar işinden-gücünden edilip, “tek adaylı ön” yapıldı.

İşte sana bir boş iş daha… Bir gösteriş, şov daha.

Televizyonda Faruk Aksoy söyledi.

-Özgür Özel’i burada konuk etmiştim. Sordum, ‘Üyelerin katılımıyla mı Cumhurbaşkanı adayınızı belirleyeceksiniz?’. İki sefer sordum. İkisinde de, ‘Hayır. Kanuna, Tüzüğümüze aykırı’ diye cevapladı.” dedi.

İmamoğlu, kendisi hakkında olacakları biliyor olmalı ki kamuoyuna, dünyaya! “Güçlü Cumhurbaşkanı adayı!” olduğunu göstermek ve alacağı destekle başına geleceklerden kurtulmak istemiş.

Tek adaylı seçim olur!..

Çocukluğumda teyzem oğlu, siyasetçi, rahmetli Ali Tozan ağabeyimizden duymuştum.

O zamanlarda saat her kişinin kolunda olmaz, tek tük kişide olurdu.

Saati olmayanlar, gerektiğinde, tanısın, tanımasın saati olan, olabilecek kişiden, “Abi saat kaç?” diye saatin kaç olduğunu sorardı.

Kibriti, çakmağı, yani ateşi olmayanlar, yolda elinde sigara olan birinden, sigarasını yakmak için, “Ateşini verir misin?” diyerek alıp sigarasını yakardı.

Sokaktan, sırtında ağır bir yükle bir hamal geçerken, bir kadın evin önünden hamala seslenmiş;

-Hamal! Hamal! Saat kaç? Hamal,

-Otuzzz demiş.

-Hiç otuz olur mu? deyince hamal,

-Hiç hamalda saat olurrr? diye yanıtlamış hamal.

Ben de diyeyim,

-Hiç tek adaylı böyle önseçim olurrr?

Yargı denetimi olmayan, kimin kaç kez oy kullandığı, sonuçların denetlenmediği tek adaylı seçimi, önce üyelere, sonra üye olmayan da partililere de, daha sonra da herkese açık yaptınız ve şişe şişe sonucu açıkladınız.

Gençleri sokağa çağırdınız, Devletin aldığı tedbirleri hiçe saydınız, “Barikatları aşan gençlere teşekkür ediyorum” dediniz.

Ne için? “Vatan için, Millet için, Demokrasi-Hukuk-Adalet için mi?

Yoksa, sözümona, birilerini aklamak, cezaevinden kurtarmak için mi?

Yahu Türkiye, MİT’nin, itinin Amerika’nın emrinde olduğu eski Derbeder Türkiye mi ki, bu kadar acayip iddialar ileri sürüyorsunuz?

Traktörüyle kayısılara ilaç atmaya gelen vatandaş, hem de geçtiğimiz yerel seçimde CHP sempatizanıydı,

-Selahattin Abi, sen hukukçusun bilirsin. Kırk tane savcı bakıyor dosyaya, içlerinden hiç mi biri, ikisi dürüst, namuslu değil ki sahte delillere itiraz ede, karşı çıka?” dedi.

Yolsuzlukla ilgili iddialar, tanık beyanları, raporlar, diğer deliller kolluktaki sorular ve ifade alma tutanağı 121 sayfa olarak her yerde dolaşıyor.

Ben, “İddialar, deliller, savunmalar… süreç saydam olarak yürütülmeli; vatandaş olanı biteni izlemeli, görmeli, öğrenmeli ve vicdanı böyle oluşmalı.” diye paylaşım yapmıştım.

Öyle de oluyor.

Ortalığı velveleye vermeye gerek.

Gençleri, ana baba kuzularını sokağa, kışkırtıcıların eline bırakmayın.

2015’teki Gar Katliamını unutmayın. Malatya’dan gençleri otobüslere doldurup bölücülerin adı “Barış” olan mitingine gönderdiniz. Malatya’dan 13 vatan evladı, ana kuzusu hayatını kaybetti. Acıları hala içimizde.

Yeter kendi menfaatlerinizi milli menfaatler sarmalına sarıp gençleri işinize alet etmeyin!

“Atatürk’ün kurduğu parti, Atatürk’ün kurduğu parti…” deyip duruyorsunuz.

Bu partinin Atatürk’ün kurduğu partiyle bir ilgisi kaldı mı?

Ne hale getirdiniz…

Hani, Büyük Halk Şairi Mahsuni Şerif,

“Uyansa Atatürk ağlar halime

Kolum nerden aldın sen bu zinciri?” diyor ya türküsünde.

Bu Parti, bu dev gibi yolsuzlukları, bu bölücüleri, teröristleri nasıl içine aldı.

İktidar, memleketi terörden, teröristten arındırmak için, Türk-Kürt kardeşliğinin doya doya yaşanabilmesi için,  içi kan ağlaya ağlaya, midesi bulana bulana, bebek katiliyle görüşülmesini bile istiyor.

Ağzınızı açıp, Atatürk diyorsunuz, Laiklik diyorsunuz, Cumhuriyet diyorsunuz…

Sizin içinizden attığınız Atatürk iktidarın bağrında gerçek kimliğiyle yaşıyor, büyüyor.

Laiklik yine gerçek anlamıyla, inanın da inanmayanın da ihtiyaçlarına cevap verilerek yaşama geçiriliyor.

Türkiye Cumhuriyeti ise göğsümüzü kabartıyor, kendi icadı tanklarıyla, uçaklarıyla, İHA-SİHA’larıyla, gemileri, denizaltılarıyla, yolları, köprüleri, okulları, üniversiteleri, sanat, spor alanları, ambulans uçaklarıyla, yurt dışından geri getirilen tarihi eserleriyle, fakire, fıkaraya yardımlarıyla gözümüzü yaşartıyor.

Ne olur siz bunların daha iyisini, daha çoğunu yapmaya çalışın, yapın da, yasaklanmış mitinglerle, tek adaylı ön seçimlerle, terörü, teröristi, yolla yolsuzlukla uğraşmanıza gerek kalmadan millet size dönsün yüzünü.

 

DİĞER YAZILARI Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00