TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR!

Selahattin SARIOĞLU

27-05-2025 10:04

Birkaç gün önce İstanbul’da yaşayan bir yakınımla konuşmamızın sonunda,

-Sana bir şey söyleyeyim. İnan, siyaset için söylemiyorum. Ben isterim ki, Erdoğan devam etsin. Devam etmese çok üzülürüm. Vallahi ağlarım. Türkiye için ağlarım. Yengen de aynı.” dedim.

Akrabam ilk defa bir tepki vermedi.

Israrla, ‘Tartışmak için değil, siyaset için değil!’ dediğim için olmalı. 

Yoksa, makinalı tüfek gibi sayardı.

Hep tekrarlanan sözler.

“İki ayyaş”, “Keşke Yunan galip gelseydi.”, “Megri megri.”, “Hüdapar”…

Geçtiğimiz cumartesi de sosyal medyada,

“Erdoğan yoluna devam etmelidir.

Türkiye, Türkiye olmaya devam etmelidir.” diyerek bir paylaşım yaptım.

Türkiye’nin en iyi hikaye yazarlarından hemşerimiz,

“Türkiye enflasyona devam etmelidir. Hukuk tanımazlık sürmelidir. Sebepsiz zenginleşme devam etmelidir. Vergi muafiyeti kayırmacası sürmelidir. Dar ve sabit gelirliler sürünmeye devam… Muhalefeti sindirme oyunlarına ara vermeyelim. Vb vb vb…” diye yorum yapmıştı.

Söylenenler önemli tabii ki.

Öncelikle şunları bilmemiz gerekir.

Milletimizin bir kesiminin Atatürk’e soğuk baktığını kabul edelim.

Bunun gibi belirli bir kesiminde de camiye karşı bir soğukluk içinde olduğunu bilelim.

Hani, fıkra bu ya! Aynanın bilinmediği zamanlarda, bir kadın kocasının yeleğinin cebinden düşen, ne olduğunu bilmediği (ayna) şeyi eline alıp bakınca camında kendisini görmüş ve eşinin kendisine ihanet ettiğini düşünerek muhtara eşini şikayete gitmiş ve muhtarın da ilk defa gördüğü bu ayna denilen eşyaya bakarak, şikayetçi kadına, “Ne kadını bacı! Bu, gavata benziyi.” dediğini çoğumuz duymuşuzdur.

Bu fıkrayı, on beş sene kadar önce, Yazıhan’ın bir köyünde yapılan bir şenlik gecesinde, sunucu, muhtarın yerine imamı koyarak anlatmıştı.

Adam diyor ki, Kurtuluş Savaşını Mustafa Kemal’in önderliğindeki biz Türkler değil de Yunanlar kazansaydı keşke!

Kendince, ‘Atatürk ve arkadaşlarının yaptığı ‘çağdaşlaşmayı-modernleşmeyi’, saltanatın, halifeliğin, alfabenin kaldırılması, şapka giyme mecburiyetini Yunan yapamazdı. Ona karşı savaşılırdı’ demek istiyor herhalde.)

Bu kişinin, bu sakat düşüncesinin yanında, çok da doğru tespitleri, değerlendirmeleri vardır.

Bu sözünden dolayı, dünyayı başına yıkmak mı lazım?

Bırak söylesin.

Çok fazla önemsemek doğru mu?

Bakın iki taraftan iki olaya değindim.

Toplumumuzun yapısına ayna tuttum.

Birbirimizi, sevip saymalıyız.

17 Mayıs 2017’de, 9 Eylül Üniversitesinden Prof. Dr. Kemal Arı ile İnönü Üniversitemizde Atatürk ve Gençlik konulu konferans vermiştik.

Orada, “Bir yerde, bir kişi Atatürk anıtına saldırdı diye, birisi Atatürk’le ilgili hakaret içerir söz söyledi diye bunları çok büyütmeyelim, çok abartmayalım. Büyük çoğunluklara, genele mal etmeyelim. Biraz da hoşgörülü olalım.” demiştim.

Hep söylerim, ülkemizde demokrasimizin maddi temelleri-ekonomik altyapısı henüz tam oluşmamış.

Bundan dolayı siyaset, genel, milli, evrensel değerlere, gayelere göre değil önemli ölçüde etnik, mezhepsel, yerel, eş-dost-yandaş üzerinden yapılıyor.

Daha kötüsü, belli edilmeyen, kafalarının arkasında saklanılan hedefler üzerinden yapılıyor. Daha da beteri ise, siyasetin dış istihbarat organlarıyla bağlantılı-iletişimli olarak yapılabilme olasılığı.

Geçmişte bir televizyon programında, yapımcının bana, “Başkanım, İyi Parti başarılı olur mu?” diye sorması üzerine, “Kamuoyunda, İyi Parti’nn arkasında ABD var. Başarılı olur algısı var. Oysa bu doğru değil. Çünkü Türkiye eski Türkiye değil. Televizyon, gazete yönetimlerinde, ekranlarda, üniversite kürsülerinde, konferans salonlarında ABD’yle çalışan profesörler, sanatçılar, yazarlar, siyasetçiler yok. Varsa da eskisi gibi değil. Bu partiyi pohpohlayamazlar, arkasına rüzgar katamazlar.” demiştim.

O namussuz dış odaklar ve de onlara kanan veya satılan iç alçaklar olmasa bizde de bir siyasi yumuşama, kaynaşma, ayrı-gayrı düşünmeme gelişecek, büyüyecek ama o odaklar, o alçaklar koymuyorlar ki.

“Özal muhafazakarları modernleştirdi” denirdi.

Ben yüzde yüz inanıyorum ki, Recep Tayyip Erdoğan da Kurtuluş Savaşının önderi, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü hakiki kimliğiyle, vatan evladı, kahraman kimliğiyle Milletin kalbine sokuyor.

O müdürlerin, belediye başkanlarının, kaymakamların, valilerin, bakanların, Cumhurbaşkanımızın arkasındaki, o Ak Parti Kongre Salonlarının duvarındaki, konuşma kürsüsünün arkasındaki kocaman, yakışıklı Mustafa Kemal Atatürk posterlerinin bir anlamı, bir amacı yok mu…

Ben sosyal medyada yazdım, Erdoğan yoluna devam etmelidir. Türkiye, Türkiye olmaya devam etmelidir dedim.

Pahalılık dendi, fakirlik dendi, yargı dendi, muhalefeti sindirme dendi…

Bunlar yalnız Türkiye’de değil, Avrupa ülkelerinde de olagelen durumlar.

Türkiye’miz çok şükür, Mahsuni’nin, “Yiğit muhtaç oldu kuru soğana/Bilmem söylesem mi söylemesem mi?” günlerini, Enver Gökçe’nin,

Dut kurusu süpürge tohumu yediğimiz

ve bir godik arpa için Sivas kapılarından geri çevrildiğimiz

günleri defledik

Meri kekliğim yeter çektiğim

Yol parası veremedim diye

Şu dağları bana açtırdılar, şu yolları bana

Hacizlere gitti suna gibi keçim ineğim

Meri kekliğim

Kore dağlarında tabakam kaldı

Mapus damlarımda özgürlüğüm

Hey meri kekliğim

Yeter çektiğim.” dediği,

Melek gibi, başbakanları, kalbi vatan aşkıyla dolu her görüşten gençlerimizi astığımız, zindanlarda çürüttüğümüz günleri defledik.

Hep birlikte daha güzellere gideceğiz inşallah.

Gelin, saydam, şeffaf olarak, kafamızın arkasına gizlenmiş bir planımız, bir hedefimiz olmayarak yeniden bakalım olana, bitene, siyasete, Türkiye’ye.

Hani çocukluğumuzda, “Eskimiş çoraplarınız atın!’ diye bir çorap reklamı vardı ya!

Onun gibi eskimiş fikirlerimizi, tekrarlamalarımızı atalım.

Fikrimizin, zihnimizin otomatik güncelleme düğmesini sürekli açık tutalım.

“İktidar, muhalefet mücadelesini”, çabayla, çalışmayla kazanmaya bakalım.

Lafla, sokakla, dış odakla değil.

***

Şuna da değinmeden geçmeyelim…

PKK/PYD, bunca zamandır ekonomik, sosyal, siyasal olarak ne kazandırmış Kürtlere?

Ne kazandırmış ölümden, özlemden, kandan, figandan, mağaralarda, hapislerde sürünmekten başka?

PKK, Kürt çocuklarını romantik sevdalarla ABD’nin kucağına atmamış mı?

ABD çıkarlarına kurban etmemiş mi?

PKK olmasaydı, Kürtler, Türkler her bakımdan bugünkü hallerinden daha iyi olmayacaklar mıydı?

İşte şimdi, Büyük Türkiye Cumhuriyeti Devleti yeni bir kapı açıyor.

Bu kapının kıymeti bilinmeli.

Kürt analar, babalar, halalar, amcalar, ablalar, kardaşlar onun bunun sözünü değil, kendi kalplerinin özünü, sözünü dinlemeliler, devletlerine, milletlerine güvenmeliler.

DİĞER YAZILARI Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00