Suriyeliler Kampını Gezmiştik

Selahattin SARIOĞLU

24-09-2024 14:36

06.12.14 günü TBB Başkan Yardımcısı Av. Başar Yaltı, TBB Yönetim Kurulu üyesi Av. Yurdagül Gündoğan, Bingöl Barosu Başkanı Av. Abdullah Alakuş ve Türkiye Avukatları Vakfı Başkan Yardımcısı olarak ben, merkeze yaklaşık 10 Km. uzaklıktaki Fatih Köyünde/Mahallesinde bulunan MABEK Malatya Beydağı Eğitim Konaklama Tesisine gittik.

Bu gezi, TBB'de, Türkiye'ye gelen/gönderilen Suriyeli iç savaş /kirli savaş mağdurlarının hukuksal durumlarıyla ilgili olarak yapılması düşünülen bir çalışmaya hazırlık amaçlıydı.

Kampa, Valilik izniyle gittik.

Olası deprem sonrası barınmak için AFAD tarafından yapılan Kampta şimdi, Suriye iç savaşından, daha doğrusu petrol yoksunu emperyalist güçlerin, Bölgeyi, özçıkarları yönünden sorun çıkmayacak biçimde düzenleyip yönetmek amacıyla çıkardıkları kardeşi kardeşe kırdırma projesinin uygulamasından kaçarak Devletimize sığınanlar barındırılıyor.

Kampa, geleceğimizden haberli özel güvenlik görevlilerinin açtıkları kapıdan girdik.

Girer girmez komünist ülkelerdeki geniş meydanlara benzer bir meydanda bulduk kendimizi.

Kamp yöneticisi ve yardımcıları tarafından karşılandık ve Yönetim Biriminde, Kamp Sorumlusu Vali Yardımcısının odasına alındık.

Vali Yardımcısı, ABD’de deprem sonrası yapılacak olanlarla ilgili doktora yapmış.

Kampın fiziki ve insani bilgilerini ayrıntılı olarak anlattı, sık sık sorduğumuz sorulara doyurucu yanıtlar verdi.

O gün için kampta yaşayanların 7600 kişi olduğunu, bunların çoğunluğunun kadın ve çocuklardan oluştuğunu, etnik köken olarak Türkmen, Arap ve Kürt olduklarını, çoğunluğunun Türkmen olduğunu, Türkmen’lerin Suriye Devleti tarafından özellikle cahil bıraktırıldığını, eğitimlerini sürdürmelerinin engellenmiş olduğunu, kamp yaşayanlarının yüzde yüzünün Müslüman olduğunu, sığınmacılar içinde doktor olduğunu söyleyenlerin olduğunu ama doğru olduğuna inanmadıklarını, 120 öğretmen bulunduğunu, çocukların eğitim öğretime alındığını, öğrenci sayısının 3000 olduğunu, öğrencilere haftada 10 saat Türkçe dil dersi verildiğini, ortak iletişim dilinin Arapça olduğunu, sığınmacılara halıcılık, dikiş, kuaförlük, tekstil, bilgisayar, hatta sinema gibi birçok dalda kurslar verildiğini, kapalı ve açık spor tesislerinin bulunduğunu, spor tesislerinin gece geç saatlere değin açık olduğunu, futbol ve hentbol takımları kurulduğu ve aralarında düzenli karşılaşmalar yapıldığını, kampta hiçbir asayişsizlik yaşanmadığını, jandarmanın kampın dış güvenliğinden sorumlu olduğunu, iç güvenliğin özel güvenlik görevlilerince sağlandığını, Kampta evlenmelerin olduğunu, 18 yaşından küçüklerin evlenmelerine izin verilmediğini, Kamp sakinlerinin uygarlık yönünden bizden en az elli yıl geri olduklarını, bunların Kampta kendilerini geliştirdiklerini, ülkelerine gittiklerinde oranın seçkin kişileri olabileceklerini, haftada 120 kişiye kente gitme izni verildiğini, özürleri olduğunda il dışına çıkabildiklerini, cep telefonu kullandıklarını, her evde uydu bağlantılı televizyon olduğunu, daha çok El Cezire kanalının izlendiğini düşündüklerini, her evde 3-8 arasında kişi yaşadığını, mahalle ve sokakların bulunduğunu, muhtarların olduğunu, muhtarların demokratik biçimde seçildiğini, bununla demokrasi eğitimi de yapılmış olduğunu, evlerin elektrikle ısıtıldığını, her eve elektrik sayacı takıp tüketim bedelinin bir bölümünü kendilerine yansıtmakla aylık bir milyon TL. kadar tasarruf sağlandığını, Kampta para kullanılmadığını, herkese kart verildiğini ve bu kartlara sanal para yüklenerek Kampta bulunan Esenlik Süpermarket ve diğer yerlerden gıda ve giyim alışverişi yaptıklarını, her kişi için BM’den 60, AFAD Yönetiminden 20 TL. Olmak üzere toplam 80 TL aylık gıda parası verildiğini, kampta çamaşır yıkama, ekmek pişirme yerlerinin olduğunu, eczane, sağlık merkezi olduğunu, sürekli doktor bulunduğunu, uzman hekimlerin haftanın belirli günleri geldiklerini kamp yönetiminde eşitlik ve adaletin temel alındığını, kimseye ayrıcalık yapılmadığını bildirdi.

Vali Yardımcısı'nın konuşması ve sorularımıza verdiği yanıtlar bittikten sonra, yanımıza tercüman da alarak ve hep birlikte Kampı gezdik.

Gezimiz sırasında, sıcak ekmek kokusu gelen pişirme yerlerinden yufkaya benze ekmek ikram edildi; sıcak nefis ekmeklerden yedik, çeşitli markalara giyim eşyası diken kadınları dikiş atölyelerinde gördük, çamaşır yıkama yerlerinde çamaşır makineleri önünde kadınları gördük, kuaförlük kursuna katılan kadınları gördük, halı dokuma tezgahlarını gördük, bilgisayar odaları, kütüphane gördük, ana okulu gördük, sağlık merkezi, eczane gördük, futbol, voleybol alanları, voleybol oynayanları, futbol oynayanları gördük, yerel giysileriyle sokak içlerinde dolaşan kadınları, erkekleri gördük, modern giyimli çocukları gördük, çorabı olduğu halde çorap giyme kültürü olamadığı için çorap giymemiş çocukları gördük.

Mavi gözlü, yeşil gözlü, kara gözlü, ela gözlü, sarı saçlı, siyah saçlı gülen, üçerli beşerli oyun oynayan çocukları gördük.

Dilmaç aracılığıyla insanlarla konuştuk, “Türkiye’den memnun musunuz?” dediğimizde hemen ellerini başlarına götürüp “Başımızın üstünde yeri var” dediklerini duyduk.

Türkiye’nin büyüklüğünü, konukseverliğini, kendilerine açtıkları kucağın sıcaklığını yürekten takdir ettiklerini, ama sonunda Yurtlarına gitmek istediklerini öğrendik.

Kamp, dalgasız deniz gibiydi, sessizdi, dingindi.

Çocuk, büyük, kadın, erkek, yaşadığı yerin, yaşadığı dönemin, yaşadığı koşulların, olağanlığın, olağandışılığın ayırdındaydı.

Kamp yöneticisi, gerçek yaşam öyküleri anlattı ki biri, Kirli Savaştan alıp getirdikleri, annesi babası öldürülmüş, kendilerini bir odada gizlemiş en büyüğü on bir yaşında dört kardeşin çok ağır öyküsüydü... (Bu yazımı, 08.12.14 günü basınımızla paylaşmıştım.)

DİĞER YAZILARI Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00