SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN

Selahattin SARIOĞLU

17-06-2025 14:07

 

Erzurum İnşaat Teknisyen Okulumuz, Yapı Enstitüsü’nün birinci sınıfında, Fen, Matematik ve Türkçe yıl sonu ortalaması yedi ve üstünde olan öğrencilerin katıldığı yazılı sınavı kazanan öğrencilerin okuduğu, her yıl bir sınıf oluşturacak sayıda, otuz kadar öğrenci alan, kapatılan Tekniker Okullarının yerine açılmış okuldu ki, biz açıldığının ikinci yılı öğrencileriydik.

Ve biz üç Malatyalı Tunceli Yapı Sanattan gelmiştik. Dört Malatyalı da bir önceki yılda kazanmıştı burayı. Zaten ikinci yılındaydı okul. Biz de ikinci mezunları olduk.

Bina, 23 Temmuz-7 Ağustos arası toplanan Erzurum Kongresinin yapıldığı tarihi taş binadır.

Erzurum Kongresi ki, “Manda ve himaye kabul edilemez!”, Türk Vatanı toprakları parçalanamaz!”, denilen, Mustafa Kemal’in Başkanlığında bir “Temsil Heyeti” kurulan Kongredir.

Binanın yoğunluklu öğrencileri Yapı Meslek Lisesi öğrencileriydi.

Takım elbiselerimizden tutun, paltolarımızı, pijamalarımızı, eşofmanlarımızı Devlet Babamız alırdı.

Yatağımız-yorganımız, yememiz-içmemiz, hamamımız, berberimiz devletimizin üstüneydi.

Allah hayırlı ömürler versin şimdi Eskişehir’de yaşayan Müdürümüz Sayın Necmettin Sezen, ders çalıştığımız bir saatlik sabah etüdünde (mütalaa da denirdi) gelmiş dersten, disiplinden konuşurken, parmak kaldırıp, söz aldıktan sonra kalkıp,

-Hocam, soğuklar başladı. Üşüyoruz. Paltolarımız daha verilmedi. Böyle uzayacağını bilseydik, abimizin, babamızın eskisini getirirdik dedim.

Arkadaşlarımın durumunu dile getirmiştim. Benim paltom vardı.

Son sınıftayken, iki sene okumak üzere lise mezunları da okula alınmaya başladı.

Bu arkadaşlar okurken de, karşılarına askerlik sorunu çıktı. Askerlikleri ertelenmiyor, askere çağrılıyorlardı.

Bu arkadaşlar için de Hürriyet Gazetesi’nin o zamanlar çok etkili, “Serbest Kürsü” denen sayfasına göndermek için bir yazı kaleme aldım. 

Yani kalemle kağıda yazdım. Böyle el yazısıyla olmaz diye Kalemdeki Zekiye Ablaya götürdüm. Daktiloya çekmesini rica ettim.

-Gardaş, sana ne lazım. Bunu o lise mezunları düşünsün dedi.

Yazmaktan sakınmadı, imtina etmedi; yöntemi yanlış buldu. Ben de vazgeçtim.

Son sınıfa geçtiğimde, fark derslerini verip Yapı Sanat Lisesi diploması için başvurdum.

İdare, “Girip de başarılı olamazsan yatılılık hakkın elinden alınır!” diye bir laf yaymıştı.

Ben bunu mantıksız buldum.

Benden çok daha çalışkan olan arkadaşlar çekindiler, girmediler sınava.

Yazın bizim Dilek’te, eylülde yapılacak bitirme sınavlarına hazırlandım.

Alpay’ın söylediği, o çok güzel, “Eylülde gel” şarkısı var ya o gelmez mi aklıma:

Tatil geldiği zaman

Ağlarım ben inan

Gidiyorsun işte

Arkana bakmadan

Nasıl geçer bu yaz

Ne olur bana yaz

Gitme, gitme gel

Eylülde gel

Eylülde gel…

 

Rahmetli abim, benim fark dersleri vermek için değil,  bütünlemeye kaldığım için ders çalıştığımı söylerdi.

Oysa doğrudan geçmiştim ama bize karne verilmediği, sonuçlar imzalı mühürlü olarak içeriden okulun penceresine asıldığı için bunu ispatlayamıyordum.  

Eylülde fark ders sınavına gittiğimde, artık vadesi dolmuş olan o kağıdı camdan söküp eve getirip göstermiştim.

O diplomayı almaktaki amacım, bir sene daha okuyup üniversite sınavına girmek yerine, o diplomayla hemen girmek, kazanırsam gitmekti.

Üniversite sınavına girdim. O diplomayı da kazanıp, aldım.

Aldığım puanla Ankara inşaat mühendisliğini kazandığıma inandım.

Arkadaşlarımla vedalaştım.

Allah hayırlı ömürler versin Müdürümüzün odasına evrak imzalatmak için girdim, müdür bey, içeride bulunan müfettişe beni tanıttı, benden övgüyle söz etti.

-Öğrencimiz çok başarılı. Mühendis olacak dedi.

Çok, çok karlı bir günde, bir çok arkadaşımın uğurlamasıyla, otobüsle Erzurum Malatya yoluna düştüm.

Yolu yirmi altı saat sürse de, pencereleri kapanmasa, tüneller geçilirken içeriye dumanlar, saçlarımıza kömür tozları dolsa da, hele hele çoğun kaloriferi yanmadığı için buz gibi olsa da, üzerimize neyimiz var, neyimiz yok giysek, yine de soğuktan donsak da ucuz olduğu için, hep Karma Treni denen, İskenderun-Kars arası işleyen trenle gidip gelirdik Malatyalı arkadaşlarla.

Şimdi artık otobüsün, rahat, sıcak, sekiz saat süren yolculuğunu hak etmiştim!

Mühendislik okuluna girecektim ya!

Tunceli’de, rüyalarımı süsleyen Erzurum okulumu kazanıp yeni okuluma başladığımda da,

-Mezun olduğumda, Malatya’ya uçakla gideceğim demiş, bol keseden atmıştım hatta.

Neyse, Malatya’ya geldim, sonra da ön kayıt için Ankara’ya gittim kaydolup döndüm.

O tarihlerde, puanlar geldikten sonra tercih bildirme, sonra da sonuçları açıklama yoktu.

Ah ah… O günlerde ne vardı ki...

O günler gide de gelmeye daha!!

Gece yarılarında, 23:00 Radyo Haberlerinden sonra üniversitelerin, akademilerin puan durumları, kayıt durumları verilirdi.

Uyur-uyanır o bilgileri dinlerdik.

Bu süreçte takip edebildiğimce kazanamadığımı anladım.

Ve geriye dönük bir rapor alıp okuluma, arkadaşlarıma, Erzurum’a döndüm.

 

Erzurum çarşı pazar, leylim aman aman

İçinde bir kız gezer, oy nenen ölsün, sarı gelin aman

Elinde divit kalem, leylim aman aman

Katlime ferman yazar, oy nenen ölsün, sarı gelin aman…

 

Şu türküyü yazmamak da hiç olmaz...:

 

Hani yaylam hani senin ezelin

Güz gelende döker bağlar gazelin

Yayla senin hiç gelmez mi güzelin

Hani yaylam hani senin ezelin…

 

Yaz gelende yaylam seni gezmeli

Kalem alıp kaşın gözün yazmalı

Ne hoş olur o yaylanın güzeli

Hani yaylam hani senin ezelin…

 

Birkaç gün içinde de hiçbir şey olmamış gibi arkadaşlarımla, karla, kışla, her şeyle kaynaştım.

Dönmeden önce de, Diyarbakırlı arkadaşım Mahmut’a, Orhan Gencebay zamanlarında, arabeski duygularla, bir mektup yazıp, halimi anlattım,

-Bizi Ankara’lar kabul etmedi gardaş… dedim.

Dördüncü sınıf öğrencisiydim ama, bir lise diplomam vardı cebimde.

Hatta bir akşam etüdünde, müdür başyardımcımız, kardeş kavgası şehidi Nabi Aksoy hocamız bana,

-Sen deve kuşu gibisin. Uç desek, “ben deveyim”, koş desek, “ben kuşum” dersin dedi.

Bir tarihte, iki diplomamın biriyle Gazi Üniversitesi Eğitim Yöneticiliği Denetçiliği Fakültesi, diğer diplomamla Ankara Hukuk Fakültesi Öğrencisiydim.

Baro Başkanlığı sırasında, bir Avukatlar Günü Basın Açıklamamda,

-Biz, fakir halkımızın vergileriyle yapılmış yollardan, okullardan, spor, sanat kurumlarından onlardan çok, çok fazla faydalandığımız için Milletimize, Halkımıza borcumuz var. Bu borcumuzu daha çok çalışarak, daha çok hizmet ederek ödememiz lazım demiştim.

Bu sözlerimi dinleyen Üstat Avukat Zeki Turhan, iki ay kadar sonra bana,

-Senin o konuşmanı dinledikten sonra rahat uyumaya başladım dedi…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DİĞER YAZILARI Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00