Sedef İşlemeli Tambur

Selahattin SARIOĞLU

04-03-2025 11:12

Malatya'nın, Türk Sanat Musikisi assolistlerinin repertuarlarına da girmiş ünlü türküsünün bestekarı Nevzat Gülöz, 2017’de, 79 yaşında vefat etmişti.

Rahmetle anıyorum.

Nevzat Gülöz, annemin teyzesinin oğlu ve abisinin eşinin, yani benim dayımın hanımının kardeşidir.

Akrabalık ilişkilerimiz çok sıkı olduğu için, çocukluğum hep aynı ortamda, onun sohbetini, müziğini, tambur ve cümbüşünü dinleyerek geçti.

Kendisiyle, ölümünden iki yıl önce, 19.07.2015’te, bayram günü bir üst dairede oturan ablası, yengem Saadet Gülöz Başbay'ın evinde 'Mevlam birçok dert vermiş' türküsü üstüne konuşmuş ve sesimizi kaydetmiştim.

Kayıt halen bendedir.

Bu konuyla ilgili olarak, vefatından üç gün sonra, 2017 yılında basınımıza bir açıklama yapmıştım.

Yazımın konusu da o.

Konuşmamızda dayım Nevzat Gülöz şunları söylemişti:

BU TÜRKÜYÜ KİMİN İÇİN BESTELEDİ ?

"17-18 yaşlarındaydım. Nedime adlı bir kız vardı. Sık sık görürdüm onu. İçimde Nedime'ye karşı bir muhabbet kaynamıştı. Gördüğümde gözümü gözünden hiç ayırmazdım. Onun da bana karşı aynı duygularla dolu olduğunu, aynı duygularla baktığını düşünüyordum. Zaman zaman böyle konulara girmeden konuştuğumuz olurdu. Ama kesinlikle eli elime değmedi. Sonra tayin olup memleketleri Maraş'a gittiler. Bir yıl kadar sonra Maraş'a gittim. Orada bir tepe mi ney vardı, oraya gelirlerdi hep. Oraya gittim. Kardeşleri Rasim'i, Alaeddin'i gördüm. Soyadları Özdenören. Birbirimizi iyi tanıyorduk.  Alaeddin sonradan öldü. Rasim hayatta. Televizyon programları yapıyor her ay. Dinliyorum. Sohbet ettik biraz. Rasim'e dedim ki, 'Ablanız nasıl,  ne yapıyor?'  'Ablamı nişanladık. On gün sonra gelin oluyor'  dedi... Allahhh! Maraş kafama geçmedi mi... Başım döndü, öyle kötü oldum ki... Dedim kendi kendime,

'O benim artık anam, bacım.'

TÜRKÜYÜ NASIL BESTLEDİ?

"Eve geldim. Uykum yok. Yatamıyorum. Tamburla bir şeyler çalıyorum.  'Dur ki dedim, sözlerini yazayım önce. 'Gurban olduğum Allah herkese bir şeyler veriyorsun. Mevlam bir çok dert vermiş... Beraberinde derman veriyor. Verem olmuş ilacını veriyor. Tifo olmuş ilacını veriyor. Bu benim zalım derde -aşka neden ilaç vermedin? Diley diley...'Yani gönül, gönül...’

Nevzat Gülöz'ün ablası, dayım hanımı yengem Saadet Gülöz Başbay, duramıyor,  söze giriyor: 'Dayın Ankara'ya gitmişti. Fadime kucağımda, Zeynep'e hamileyim, uyandım. Gece ikiydi. Nevzat tambur çalıyor. Beni çağırdı, 'Abla gel hele gel!' dedi.  Gittim, bunu bestelemiş. Dedim ki, 'Ne kadar güzel, ne kadar güzel...' "

FAHRİ KAYAHAN'LA NASIL TANIŞTI?

"Malatya'da duramıyordum. İstanbul'a gittim. Doğru Fahri Kayahan'ın yanına. Tambur çalmak istedim. Beni dinledi. Çok beğendi. Tambur çalarken her perdeye mızrabı vurursan o müziğin tadı olmaz. Beni böyle dinlemiş kalmış ayakta. Mest olmuş. Kesmeyeyim diye, yani çalmama devam edeyim diye öyle kalmış. Ben de belliyorum ki gitti! Bana çok ısrar etti Rahmetli Fahri. 'Malatya'ya gitmeyeceksin.' dedi. 'Buraya 15-20 kişi geldi çaldı, hepsini saldım. Benim yerimi sen dolduracaksın' dedi.

TÜRKÜ FAHRİ KAYAHAN'A NASIL ULAŞTI?

Bestemi sahnede okudu herhalde...  Bir gün bana, 'Aslan yavrusu, mali durumum hiç iyi değil' dedi. Dedim, 'Abi, ben sizden para istemiyorum ki! Kusura bakma!' dedim. Bu lafıma öyle duygulandı ki... 'Benim şevkimi kırdın' dedi. Besteyi verdim. Dedi ki, ' Plağa okursam Nevzat Özüm mü, Gülöz mü ne… adını yazacağım.', 'Sen onları yaz, kağıdı bana ver' dedi."

SONRA NE OLDU?

"İşte, plağa verecekler. Beni arıyor. Bulamıyor. Yemenici Artin vardı. Bunun ahbabıydı. Onu aramış. Telefon açmış. 'O aslan yavrusu nerde?' diyor, 'İmzası lazım şeye'. O da diyor ki, 'Askere gitti' Askere gittiğimi duyunca, 'Eyvah! Eyvah!' diyor, sonra kendi adını yazıyor besteye.

Ablası, yengem Saadet Gülöz Başbay söze alıyor, 'O öldükten sonra, yanındaki kadın yine buraya haber saldı. Gelsin bestesine sahip olsun' diye. 'Gitmedi.' diyor.

FAHRİ KAYAHAN SEDEF İŞLEMELİ TAMBUR GÖNDERMİŞ

"Bir tambur göndermişti.  Tabut gibi bir şey, onun içerisine koymuş göndermiş. İşlemeli. İzine gelmiştim. Askere giderken onu da götürdüm. Orada yüzbaşı mı kim, yere vurdu, kırdı..." dedi.

Nevzat Gülöz'ün iki yeğeni Kadir Gülöz ve Mehmet Emin Başbay özel kutu içinde gönderilen sedef işlemeli tamburu bizzat PTT'den kendilerinin getirdiklerini bana söylemişlerdi.

Çocukken, dayımgilde gördüğüm, kırık plak parçası üzerinde, ‘okuyan Kemal Çığrık, beste Nevzat Gülöz’ yazdığını okumuştum.   

Bir hukukçu olarak incelemelerim sonunda, dayım Nevzat Gülöz’ün anlattığı her vakıanın, bütün tafsilatıyla gerçekle örtüştüğünü saptadım.

Nedime’yi gördüğü yaşlar, ikiz kardeşlerin ilk, ortaokul yılları, Maraş’a döndükleri, dayım Gülöz’ün Maraş’a gidip kardeşlerle konuştuğu, “Maraş’ı kafama geçti” dedirten durumu öğrendiği yıl, Malatya’ya gelip, ablasının (yengemin) evinde türküyü bestelediği gece, yengemin tanıklığı, kucağındaki ve hamile olduğu dayı kızlarının yaşları, Fahri Kayahan’ın sedef kaplı tambur gönderdiği, Kadir, Mehmet abilerin PTT’den getirmeleri… hepsi yatak-yorgan gibi birbiriyle örtüşüyor.

Basına verdiğim yazıda bunları madde madde yazmış, sonunda da,

“Türkü sahibinin olsun, hak yerini bulsun!” demiştim.

Açıklamam basınımızda geniş yer bulmuştu.

İki sene kadar sonra, e posta adresime, Yaşar Özürküt adıyla bir ileti geldi.

“Günaydın Selahattin Bey,

İstanbul Radyosundan yayımladığım öyküleriyle türküler programımda yayımlamak üzere araştırma yaparken, ‘Mevlam birçok dert vermiş’ türküsünün öyküsüne ilişkin bir yazınıza rastladım.24.07.2017’de, Bestekar Nevzat GÜLÖZ ile bir söyleşi yaptığınız ve seslerin elinizde olduğunu yazmıştınız. Bu sesler kullanılacak kalitede mi acaba? Sizin aktaracağınız bilgilerle de besleyince türkünün öyküsünü yansıtabilir miyiz?

Bu konuda yardımcı olursanız, türkünün sahibine maledilmesi konusunda bizim programın da katkısının olacağını umuyorum. Sevgi ve selamlar. Yaşar Özürküt.” (Bu yazımızın devamı olabilir…)

DİĞER YAZILARI Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00