ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ

Selahattin SARIOĞLU

09-07-2025 11:11

Malatya’mızın imar, inşa ve ihyasıyla uğraşırken, imajını, dışardaki insanın Malatya denince, aklına, fikrine geleni de düşünmek gerek.

Bu imajın iyi olması, hoş olması, olumlu olması ustaları, sanatkarları, okumuşları, bürokratları, sporcuları, gezginleri… ve de yatırımına yer arayan, sermayesi olan iş insanlarını buraya çeker, buraya getirir.

Baromuza seçildiğimde, ilk işim, daha önceki dönemde Valilikte yapılan toplantıda kardeş okul olarak Baromuza verilen iki küçük okula yapılacak yardım unutulmuştu. Ben de bunu, “Parasız selam almayan avukatlar, kardeşliğini de unuttu” diye basından öğrenmiş, çok üzülmüştüm. Seçim öncesinde kimseye de sözünü etmedim bunun.

Seçildiğim günün ertesi günü müdüre,

-Al şu parayı. Bir kağıt çıkar. En başa da benim adımı yaz. Arkadaşlardan kardeşliğini üstlendiğimiz iki okula yardım yapacağız diyerek para topla, dedim.

İki günde iyi bir para toplanmıştı. “Tamam” dedim.

Vali beyi ziyarete gittiğimizde, çok yoğun bir basın mensubu arkadaşların önünde içine parayı koyduğum zarfı vali beye uzattım. Vali bey, ‘Bu ney?’ derken, ‘Kardeş okullara yardım parası’ dedim. Vali bey de unutmuştu bu kardeşlik konusunu herhalde.

Bir gün sonra, Milli Eğitim Müdürü Hamza Doğuç aradı, “Başkanım, yardım yaptığınız okulların müdürleriyle Baroya geleceğiz. Bunu basının huzurunda müdürlere takdim edersiniz” dedi. Ben, “Basına ne gerek. Altı üstü ne ki?” dedim. “Başkanım, herkese örnek olsun” dedi, aklıma yattı, “Pekiyi” dedim.

Basınımıza, “Biz, her sabah okula giderken, kitabımızı, defterimizi bir elimize, bir odunu da diğer elimize alıp okula gider, sobayı yakar ısınırdık. Öğrencileriniz evlatlarımızdır.” dedim.

Bazı okullara, kitap defter yardımı yaptık. Cezaevinin çocuklar bölümüne televizyon vd. şeyler aldık.

Kent Konseyinin talebiyle, engelli bir kardeşimize motorlu tekerlekli sandalye aldık.

Orada da dedim ki, “Biz, engelli kardeşlerimizin ihtiyacı için yemeyiz, içmeyiz yardım ederiz.” dedim.

Amacım, Baro tüzel kişiliğiyle hem doğru, güzel, faydalı işler yapmak hem de bununla avukatlarımızın imajını, itibarını yükseltmekti.

Şunu da demeden geçmeyeyim. 10 Aralık İnsan Hakları Günü, merkezde,  Valiliğin bildirdiği 54 ortaokul ve lisede, avukatlarımız aynı saatte “İnsan hakları” konusunda sunum yaptı.

İkinci yılda da, “13 ilçemiz ve 13 beldemiz okullarında” İnsan Haklarıyla ilgili sunum yaptı arkadaşlarımız.

İnsan hakları hususu köylerdeki evlerin içine de girmiş oldu.

İmaj, görüntü boş işlerle düzelmez. İki boyutlu, şekilden ibaret işlerle düzelmez. Üç boyutlu olmalı. İçi dolu olmalı.

Sonra desinler için değil, yaşasınlar, hissetsinler, doysunlar, ısınsınlar, yiyebilsinler, giyebilsinler gidebilsinler… diyerek kamu gücü çalışmalı.

Lafla peynir gemisi yürümez diye boşuna dememişler. CHP Battalgazi ilçesi Başkanlığında, duvara astırdığım bir yazıda, “Lafla parti büyümez!” deniyordu.

Merkezi ve Yerel Yönetimlerimiz Valiliğimiz, Kaymakamlarımız, Büyükil ve İlçe Belediyelerimiz vatandaşımızın ne derdi varsa koşmalıdır.

Bu sorunlar, bu sıkıntılar yer yer, bir bir tespit edilip, aciliyete göre, imkanlar nispetinde, çözümler üreterek, kamu kurumları arası yardımlaşmayla, vatandaş rahat ettirilmelidir.

Bu işler içi dolu işlerdir. İnsana hizmet, insanı rahat ettirme işleridir.

Depremde yıkılan Avşar Oteli yanında bir kavşak var. Hem eski çevre yoluna çıkıyor, hem de Sıtmapınarı’na.

Çevredeki sanayi çarşılarından, Yeşiltepe’den, Şehir Mezarlığından, Malatya Dünya Kayısı Merkezinden, Dilek’ten… gelen; Yazıhan’dan, Fethiye’den, Arguvan’dan, Arapgir’den, Hekimhan’dan, Sivas’tan çıkıp da daha yakın olarak, Dilek üzerinden merkeze gelen araçlar bu kavşaktan geçip yoluna devam ediyor.

Bu kavşak şehir merkezine, Hükümet Konağına sadece bir buçuk kilometre uzaklıkta.

Sevgili hemşerilerim, buradaki trafiği bir görseniz, göreni çoktur, onlarla bir konuşsanız hayretler içinde kalır, ‘Bu kadar da olmaz’ dersiniz.

Bir zamançalan, bir zulüm, bir kötü söz, bir kaza, bir kavga kavşağı.

Buranın halini Büyükşehir Başkanımızla Sami Er’le de konuşmuştuk.

Sağolsun o da aynı şekilde dert yanmış, “Yapacağız.” demişti.

Yine bu kavşağın yolcularının çoğunun geçtiği Dilek Demiryolu Köprüsü var; altı metre genişliğinde!!!

Malatya tarafına giden, o taraftan gelen onca araç bu altı metre genişliğindeki köprüden geçiyor. Yani tek yönü değil, iki araç yan yana zor gücün sığıyor.

Tırla, kamyonla, belediye otobüsüyle aynı anda köprüye giriyor, köprünün ortasında karşılaşıyorsun. Bu büyük araçlar zaten küçük araçları araçtan, adamdan saymıyor, yıldırım gibi geliyor, sen elin yüreğinde geçiyorsun.

Ve ölümlü kazalar yaşıyorsun.

Bu köprü de o ‘meşhur kavşağa’ sekiz kilometre yakınlıkta.

Bu köprü meselesini de Sayın Er’le konuşmuştuk. Köprüyle ilgili bazı çalışmalarının olduğunu duydum. İnşallah kaza olmadan, kimse ölmeden, o Malatya-Sivas demiryolu köprüsünün yanına ikinci köprü yapılır.

Şehirlerin imajı, kafalardaki, gönüllerdeki görüntüsü böylesi yerlerde kötü, çok kötü, çok çok kötü olarak oluşur.

Önceki dönem Belediye Başkanımız Ahmet Çakır, Malatya’nın tüm caddelerini ve uzak yakın demeden bütün sokaklarını, kaldırımlarını baştan kapladı, cıncık gibi yaptı.

Bir gün Ziraat Bankasının yanından yukarı giden yolun yapıldığını gördüm.

Kaldırımın araç yolundan da geniş yapılıyordu.

Oradan Ahmet Çakır Başkanımızı aradım, “…böyle böyle, kaldırım haddinden fazla geniş, yol dar dedim. “Bakayım”  dedi. Bir saat sonra oradan geçtiğimde, ipin yeri değiştirilmiş, kaldırım genişliği normalleştirilmişti.

Baro Hizmetkarlığım zamanında Ahmet Çakır başkanımız Adliyeye gelmişti.

Adliye çevresini kirliliğini, düzensizliğini, traktörlerin, yanlış hatırlamıyorsam at arabalarının park ettirildiğini, atların boynuna takılmış torbadan yemlerinin yedirildiğini, çevrenin ışıksız olduğunu söyledim.

-Başkanım burası özel yetkili Mahkemenin olduğu Adliye. Burada ulusal düzeyde takip edilen davalar görülüyor. Ulusal Basından gazeteciler buraya geliyor, çekim yapıyor. Televizyonlarda bu haller görülüyor. Ayrıca, Doğuyla Batıyı birleştiren yol bu Adliyenin önünden geçiyor. Burayı yap. Malatya’ya yakışır yap dedim.

-Malatya’nın bütün yollarını yapacağım. Burayı da yaparım dedi.

-Başkanım ne olur buradan başla diye ısrar ettim.

-Başkanım valla senden kurtulmak çok zor dedi.

Sağolsun, Malatya yollarının yapılması işine Adliyemiz den başladı.

Ve bir gün görmeye geldiğinde beraber gezerken yapılanları, teşekkür ettim ve,

-Başkanım buranın gece fotoğraflarını çektim, Baro Web Sitemize koydum. Buranın neresi olduğunu kimse bilemedi dedim.

Sayın Çakır Başkanımız, Adliye çevresini pırıl pırıl, ışıl ışıl yapmıştı.

Buradan bakanın, bu yoldan geçenin kafasındaki Malatya görüntüsü, artık buraların güzelliği gibi oluşuyordu.

DİĞER YAZILARI Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00