O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ

Selahattin SARIOĞLU

13-08-2025 13:25

Güzel yurdumuz, ana baba, ata dede yurdumuz vatanımız Türkiye biraz tehdit altında mı ne?

Her daim tehdit altında ama şimdi biraz sıcak gibi.

İsrail denen kendini bilmez, Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz, uluslararası kurumlara aldırmaz bir küçük, bir şımarık, bir tutma devlet var.

İçbirliği, dışbirliği sağlayamamış, bağımsızlaşamamış, kendi kendini yönetememiş Müslüman devletler var.

Onları darmadağın etti. Çoluk çocuk, ana bacı demedi katletti.

Gazze’yi öldürdü öldürdü...

Daha da ne planlar güdüyor.

Bazı haber kanallarımız büyük harflerle başlık atıyor ekranına: İsrail’in hedefi Türkiye mi?

Ben böyle yazmalara kızıyorum.

Sanki dışarıya destek, içeriye çekinme yüklüyorlar…

Ne yani, İsrail’den korkuyor muyuz?

Biz ne Suriye’yiz, ne Irak’ız, ne Libya’yız ne de İran.

Biz Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetiyiz.

İstiklal Savaşımızda, “Geldikleri gibi giderler!” demiştik.

Şimdi, “Gelirlerse gidemezler” diyoruz.

Kendi topraklarına da gömebiliriz onları.

Onlar bilirler. Allah’tan korkmazlar ama Türkiye’den korkarlar.

Tarihte 22 milyon Km.2 toprağı yönetmiş bir milletin torunları olduğumuzu cümle alem bilir.

Ve Türkiye’miz ve Devletimiz her türlü saldırı olasılığına karşı tedbirlerini alacak, gereğini yapıp, yerinde kurutacak milli olanaklara ve tecrübeye ve de kahramanlığa sahip.

En kötü ihtimalleri dahi düşünecek, öngörecek ufka sahip.

Geçen Cuma Dilek’te, kahvenin bahçesinde çay içip, sohbet ederken,

-İsrail Türkiye’ye saldırma cesaretini gösteremez. Allah’a şükür her şeyimiz var dedim. Bir köylümüz, -Seladdin Bey, yirmi sene önce olsaydı yapardı dedi.

-Evet, olabilirdi dedim.

Büyük 2015’ten beri her siyasi adımını takip ettiğim büyük devlet adamı, Devlet Bahçeli’ye, insafsız, vicdansız kalplerden ve çapsız, ufuksuz beyinlerden çok ağır hakaretler yapılıyor.

Koca koca insanlar orada, burada medyada bu iftiralarını tekrarlayıp duruyorlar.

Demiş ki, Öcalan gelsin Mecliste konuşsun.

Yahu kardeşim, sevgili kardeşim, canım, ciğerim…

Olmaz da, bir an için geldi konuştu diyelim.

Apo’nun gelip Mecliste konuşması mı daha kötü, yoksa PKK’nın varlığı, askerimizi, polisimizi şehit etmesi mi?

Hangisi daha kötü? Dağlara kaçırılıp ABD’ye peşkeş çekilen, mağaralarda yaşatılan, her türlü kötülüğe maruz bırakılan Kürt çocuklarının analarının feryadı, figanı mı?

Atalarımız ne güzel söylemiş: Kanı kanla değil, kanı suyla yumak gerek.

Devlet yönetiminde, iş yaşamında duygusallık mı yoksa ussallık mı, yani akılcılık mı geçerlidir?

Azcık kafamızı çalıştıralım.

Azıcık saksıyı işletelim.

Türk’le Kürt iç içe geçmiş, kaynaşmış değil mi?

Hangi Türk’ün anası veya babası, veya yengesi, veya eniştesi Kürt değil.

Aynı şekilde, Kürt’ün de Türk değil mi?

Dağdaki çoban vatandaşım bile, o bölücü Prof.tan, romantikten, kandırılmış kuştan daha akıllı, daha gerçekçi.

Baro Hizmetkarı iken, Adli Yıl açılış töreninde,

-Kürt vatandaşımız, salt Kürt olduğu için, hangi kamusal alanda, hangi sorunla karşılaşıyorsa, tespit edilsin ve derhal çözümlensin dedim.

Cumhurbaşkanımız da, Diyarbakır’da, mealen, 

-Kürt kardeşim, Kürt olduğu için nerede bir meseleyle karşılaşıyorsa, söylesin beraber mücadele edeyim demişti.

Geçmişte, TBMM’de oluşturulan milletvekili heyeti benzer ülkeleri gezip, incelemişler ve tuttukları raporda,

-Bu ülkelerdeki farklı etnisiteler, bizim gibi değil. Birbirlerinden ruhen, kültüren kopuk demişlerdi.

Rahmetli Sırrı Süreyya Önder Habertürk’te, Mehmet Akif Ersoy’a, defalarca, hem de yeminler ederek, “Kamuoyunun bildiği dışında gizli konuşulan, pazarlığı yapılan bir husus yoktur.” demişti.

Cumhurbaşkanı’mız da Şehit ve Gazi Ailelerine yazdığı mektupta, “Bu sürecin hiçbir noktasında pazarlığa, müzakereye, tavize, gizli ve süflü girişimlere yer verilmemiştir, bundan sonra da verilmeyecektir.” demiştir.

Şehit aileleri,

-Bu barış, niye daha önce yapılmadı. Şehitlerimiz yaşıyor olurdu diyebilirler.

Ben buna,

-Ama, o gün, bu gün değildi ki derim.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’mizin, tarihinin en iyi, en güçlü günlerinde yaşadığını düşünmekteyim.

PKK’lı teröristler, ABD’nin kendilerini kullandığını, elli yıldır öldüklerini, öldürdüklerini, Kürt analarını ağlatmaktan başka bir şey yapmadıklarını, bundan sonra da yapamayacaklarını anladılar.

Türkiye de,

-Teslim olun! Bir şey yapmayacağız! dedi.

Kabul edildi.

Al sana barış.

Şekli eksiklikler giderilir, altı doldurulur, teslim, tesellüm, yerleşim hususları tamamlanır

Çok çok bir genel af çıkar.

Bu da o barışa hizmet eder.

Kaygılar, korkular yok değil.

-Suriye’de PKK devletleşirken, Suriye’deki, Irak’taki PKK, İsrail ve ABD’nin kucağında otururken, Suriye’ye dahil olmazken… hangi barıştan söz ediliyor diyenler var.

Evet bunlar önemli hususlar.

Ancak, Devletimizin meselenin bilincinde olduğundan, gerekli önlemleri alacağından, sorunlara aşama aşama yaklaşacağından da eminim.

ARGUVAN’DA TÜRKÜ FESTİVALİ

Arguvan simge bir ilçedir.

Adı büyük, kendi küçük bir diyardır.

Adının büyüklüğü, yürek yakan sımsıcak türkülerinden ve de çok güzel insanlarındandır.

Muharrem Temiz,

Bir günün içinde öldüm bin kere

Çunacağım yoktu, kız çundurdun ele…

Erhan Yılmaz,

Sensiz adım atan dinsiz imansız

Sen gelmesen Arguvan’a gidemem… derse kim sevmez bu içtenliği, bu güzelliği.

Bu seneki Arguvan Türkü Festivalinde bir ara sürprizi yaşandı.

Sahneye çıkma sırası gelen sanatçının geniş çaplı saz takımı, uzunca süre akort yaparken, sunucu bir delikanlının sevdiği kıza sahnede evlenme teklifi yapacağını bildirdi.

Genci sahneye aldı, ardından sevgilisini çağırdı.

Oğlan, elinde mikrofon diz çöküp,

-Benimle evlenir misin? diyerek adet üzere kıza yalvardı.

Kız da, mikrofonu alıp, gözlerinden sevgi ve mutluluk gözyaşları akarken,

Eveeeeetttt!! diyerek ortalığı çınlattı.

İki genç sahnede, yepyeni duygularla ve uzun süre birbirlerine sarılı kaldı. Sonra, mikrofonu alan sunucu hanım, programı izleyen Malatyalı Çankaya Belediye Başkanının, “Ankara’ya geldiklerinde, gençlerin nikahlarını kıymak istediğini” bildirdi.

Sürpriz tören, yadırganmamış, ilgiyle karşılanmıştı.

 

 

DİĞER YAZILARI Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00