Malatya’da Altın Dinarlar!

Selahattin SARIOĞLU

11-03-2026 09:06

Duyanlar, duymayanlara söylesin; Malatya’da darphane varmış.

Hem de, ta Danişmendliler Beyliği zamanından, on birinci yüzyıllardan itibaren.

Demek ki o zamanlar Malatya önemli ticari ve idari bir merkezmiş.

Bulunan madeni sikkeler-paralar bunun kanıtıymış.

“Başlangıçtan 1247 yılına kadar faal olan darphaneler, Konya, Sivas, Kayseri, Malatya, Erzurum ve Tokat’taki darphanelerdi.” deniyor Ankara Hazine Müzesinde.

“Selçuklu altın dinarları sadece Konya ve Sivas’ta darp ediliyordu. Mamafih, 1257’de Malatya’da ve 1298’da Samsun’da dinar darp edilmiştir.”

Selçuklu Altın Dinarları darp edilen dört şehirden bir bizim Malatya’ymış.

Ankara’da, Hazine Müzesi’nde bilgiler var.

Ankara sadece Başkent değil, Kumrukent, Kedikent ve Müzekent de!!

En son Hazine Müzesinde tarihe daldım, saatler geçirdim.

Osmanlı’dan söz ediliyor…

“Piyasada mal arzının yüksek seviyede tutulması, fiyatların da ucuz kalmasını sağlıyordu. Bunun için ithalata mani olunmazdı. Devlet aradan kazandığı gümrük vergileri sayesinde merkezi hazineye gelir temin ederdi. Esnaf sayısı ‘gedik’ adı verilen kayıtla sınırlı tutulur, (Taksi sayısının sınırlı tutulması gibi. s.s.) aşırı rekabetle iflas etmeleri de önlenirdi. Fiyatlar, lonca temsilcilerinin bulunduğu heyet tarafından tespit edilir ve maliyetin yüzde 15’ini geçmeyecek bir karla satılırdı.”

“Kar hadleri düşük olduğundan, esnaf ancak geçinecek kadar para kazanabilirdi. Devlet aşırı zenginleşmeye ve servet biriktirmeye mani olmaktaydı. Türkiye’de tarih boyunca sermaye birikmemesinin bir sebebi de budur.”

Gelişmenin önündeki en büyük engel, tasarruf edilemeyecek denli az gelirin olması veya tasarruf anlayışının yerleşmiş olmaması.

Sermaye –anamal- olmamasıyla yatırım-üretim-ticaret, aynı malın üretim maliyetini düşürüp, rakiplerinden daha ucuza satabilmek ve daha çok kar etmek için teknolojik icatların olamaması, ticaretin gelişememesi, sanayileşmemek, rekabetçi düzen olan kapitalistleşmenin oluşamaması gibi birbirine bağlı sonuçlar doğar ki bu iyi bir durum değildir, geri kalmaktır.

Müzeden devam edeyim: “Köylüye ise ‘çiftlik’ adı verilen ve bir çift öküzle sürüp işleyebileceği kadar toprak, ömür boyu tahsis edilirdi. Toprağı boş bırakanın elinden bu arazi alınıp başkasına verilirdi. Mülkiyeti devlete ait olan ve hububat ekilen bu araziler vefatı halinde oğullarına kalırdı. Ancak bu araziyi başkasına satamaz ve köyünü terk edemezdi.”

Böylece, ‘çiftlik’, ‘çiftçi’ sözcüklerinin nerden geldiğini deöğrenmiş oldum!

İSLAM’DA AHLAK İLKELERİ
(Hucurât Suresi)
Birinci ilke: “Araştırınız “ emridir. “Ey iman edenler! Güvenilir olmayan biri size haber getirdiğinde o haberin doğruluğunu iyice araştırın.”
İkinci ilke: Islah edici olmaktır. İfsat edici ve yıkıcı değil, yapıcı ve onarıcı; ayrıştırıcı ve bölücü değil, birleştirici ve bütünleştirici olmaktır.
Üçüncü ilke: “Adil olunuz” emriyle adaleti yüceltmektir. Hiçbir koşulda hak ve hukuktan, sadakat ve doğruluktan asla ayrılmamaktır.
Dördüncü ilke: “Alay etmeyiniz” emridir. Hiç kimseyi hor ve hakir görmemektir. Âdem ve Havva’nın çocukları olarak aynı özden yaratıldığımızı hiçbir zaman unutmamaktır.
Beşinci ilke: Birbirimizi karalamaktan kaçınmak; insan onur ve haysiyetini zedeleyecek her türlü söz, tutum ve davranıştan uzak durmaktır.
Altıncı ilke: “Birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayınız. Birbirinize lakap takmayınız” emridir. Zira tıpkı insanın kendisi gibi ismi, şerefi ve itibarı da saygıya layıktır, mükerremdir.
Yedinci ilke: Birbirimiz hakkında yerli yersiz zanda bulunmaktan kaçınmaktır. Çünkü insanlar hakkındaki zan, çoğu kez kişiyi yanıltır, günaha sevk eder.
Sekizinci ilke: Başkalarının kusurlarını, eksiklerini araştırmaktan sakınmaktır. Bize düşen asıl görevin kendi hata ve kusurlarımızı gidermek olduğunu unutmamaktır.
Dokuzuncu ilke: “Birbirinizin gıybetini yapmayınız. Birbirinizi arkadan çekiştirmeyiniz.” emridir. Zira bize düşen, yokluğunda dahi kardeşimizin hak ve hukukunu gözetmektir. (Diyanet web sitesinden alıntıdır. Tabii ki Hutbeyi dinledim.18 Nisan 2025 s.s.)

 

MUSTAFA KEMAL VE KEMAL BATANAY

“…Merhum hâfız, tanbûrî, bestekâr ve hattat Kemal Batanay'ın Mustafa Kemal ile askerliği esnâsında yaşadığı bir hatırasından bahsedeceğim. Kemal Batanay'ın bu hatırasını, muhterem Muhiddin Serin hocamızın hazırladığı “Türk Hat Üstadları 3 – Kemal Batanay" adlı çalışmadan naklediyorum. Merhum Kemal Batanay'ın anlattıklarını biraz özetleyerek aktarıyorum.

Müttefik kuvvetlerinin Çanakkale'den çekilmelerini müteakib, Kemal Batanay'ın birliği de istirahat için Edirne'ye sevkedilir. (Ocak 1916). Bir müddet Edirne'de kalırlar. Bu arada Anafartalar 19. Fırka Kumandanı Mustafa Kemal'in de Edirne 16. Kolordu kumandanlığına tayin edildiğini duymuştur. Batanay, soğuk bir kış günü Cuma namazı için hazırlık yaptıktan sonra biraz erken Üç Şerefeli Cami'ye gider. Cami avlusu Cuma için hareketlenmiş, cemaat camiye girmeye başlamıştır. Batanay bu ulu mâbed karşısında ecdadımızın büyüklüğünü bir daha derinden hissettiğini söyler ve içinde câmiye girip Kur'an okumak arzusu uyanır. Doğruca müezzin mahfilindeki müezzinlere yaklaşarak hâfız olduğunu ve Kur'an okumak istediğini söyleyip izin ister. Müezzinler de; “Bir subay, hem de hâfız" diyerek çok sevinirler ve: “Tabii, lûtfedersiniz, buyurunuz okuyunuz efendim" derler. Mahfile çıkıp oturur ve Kur'an okumaya başlar. Kısa zamanda câmi lebâleb dolar. Cemaat huşû içinde sessizce hâfız Kemal Batanay'ı dinlemektedir. Cuma saati gelir, ezan okunur ve ilk sünnet kılınır. Müezzinbaşı iç ezanı da Batanay'ın okuması için işaret eder. Hicaz makâmında müessir bir ezan okur. Namaz bittikten sonra cemaatin büyük ilgi ve sevgi gösterisi arasında kalmışken bir er Batanay'a yaklaşarak: “Efendim, kumandanım sizi istiyor" deyince, “Eyvah, resmî elbise ile ezan okuduğum için usule aykırı bir iş yaptık galiba" diye endişe ve korkuya kapılır.

Maiyeti ile avluda bekleyen kumandana yaklaşır. Bu kumandanın, Albay Mustafa Kemal olduğunu görünce heyecanı daha da artar. Mustafa Kemal kendisine; “Oğlum, terbiye görmüş güzel bir sesin var. Okuduğun ezanı çok beğendim ve duygulandım. Seni tebrik ederim" deyince rahatlar. İsmini ve bulunduğu kıtayı sorar ve yaverine yazdırır. Adaş olduğunu öğrenince de ; “Oğlum, Edirne'de kaldığımız süre içinde ben Cuma namazına hangi câmiye gidersem sen de o câmiye gelecek ve iç ezanı okuyacaksın" der. Hafta içinde yaveri Ali Rıza Bey arar ve Mustafa Kemal'in Cuma namazını Selimiye Camii'nde kılacağını ve kendisinin de orada hazır bulunarak, Kur'an ve ezan okumasını söyler. İstenileni yapar. Namazdan sonra avluda bekleyen Mustafa Kemal'in yanına gidip selâm verir. “Oğlum" der Mustafa Kemal, “Bugün yine bizi yaktın. Gelecek hafta hangi camiye gidersem sen de oraya geleceksin. Ertesi hafta Mustafa Kemal, Eski Cami'ye gider. Tabii Kemal Batanay da…”

Yazının devamında yer alan musiki konusunu yer darlığı nedeniyle geçiyorum. (s.s.)

Yalçın Çetinkaya-Yeni Şafak Gazetesi Web Sitesi 01.01.2017

“Gazi Mustafa Kemal bu ülkeyi Düyun-u Umumiye'den, biz de emperyalist IMF'ten kurtardık.”

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı R. T. Erdoğan 07.11.22

DİĞER YAZILARI Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00