Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış

Selahattin SARIOĞLU

25-02-2025 11:17

Saygıdeğer okuyucularım merhaba!

Gazetemizin yazı işleri müdürü, yılların gazetecisi, sevgili kardeşim Mutlu Sarıgül’e çok geçmiş olsun diyorum.

Yakın zamanda, çok önemli bir rahatsızlık yaşamış; kalp krizi geçirmiş.

Şimdi sağlığı çok şükür ki, çok iyi.

Merkeze 10 Km. yakınlıktaki Dilek’te haberimiz olmamış.

Sağolsun aradı da öğrendim.

Aynı aileden, geçmiş dönemler yazı işleri müdürlüğü yapmış, gazeteci, televizyoncu, yüksek lisans sahibi Sevgili Sinem Hatun Davut, Mutlu beyle görev değişikliği yaptılar.

O da sağolsun aradı yaşanan sağlık sorunlarını anlattı.

Yine Gazetemizin Ortaklık adına Sahibi, Malatya’mızın tarihinin, kültürünün, kimliğinin yaşatılmasına emek veren, kitaplar yazan arkadaşım Kemal Deniz de önemli bir grip yaşamış.

Yanlış anlamadıysam, yirmi gün hastanede kalmış.

Ben grip diyorum, o koronavirüs diyor.

Yetmemiş, saygıdeğer eşi de kadınlarla topluca gittiği Umre’den hasta dönmüş.

Bunları da, Kemal Deniz’den öğrendim.

-Hastanede, hanımın yanından arıyorum, bu bizimki üşütme değil, koronavirüs; hastaneler dolu! diyor.

Deniz çiftine de, Mutlu kardeşime de ve de bütün hastalarımıza sağlık diliyorum.

Yazımın çıkmamasının sebebi buymuş meğer.

O hastalık günleriymiş.

Ben yazımı, salı günkü gazetede görmeyince ve bir hafta sonraki pazartesi günü de yazı göndermeyişim  sorulmayınca, “durduruldu” kanısına vardım.

Başka zamanlarda, geciktiğimde Mutlu Kardeşim arar,

-Başkanım köşe atacaksınız değil mi? der, uyarır, sorardı.

Bundan dolayı, salı günü “Arkadaşlar, yazı yazmam durdurulmuştur” diye, açıklamada bulundum.

Ayrıca, “ Sebebini ben de bilmiyorum. Zan yanlış olabilir” dedim.

Açıklamamdan sonra, o kadar çok üzüntü, destek bildiren mesaj, telefon geldi ki anlatamam…

Bir tanesi nereden gelmişti biliyor musunuz? Senegal’den.

-İyi akşamlar Selahattin Bey. Bendeniz Mesut Yüksel Şahin. Senegal’den yazıyorum. Gazetede yaşadığınız hayal kırıklığı konusunu paylaşmak istemiştim diyordu.

- Teşekkür ederim. Olur böyle durumlar dedim.

Suizan, Yüce Dinimizce yasak.

-Falan kişiler mi acaba yazımı yayınlatmadı? diye akıldan geçirmek suizan değil ama bunu kanaat olarak kalbe yerleştirmek suizan.

Hucurat Suresinin 12. Ayetinin tefsiri (Diyanet) şöyledir: “Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının; çünkü bazı zanlargünahtır...”

Bir de hikaye ekleyeyim: Dağ evinde, kocası yeni ölmüş birbaşına yaşayan hamile bir kadın, kendisine arkadaş olması için dağda yaralı olarak bulduğu gelinciği evinde beslemeye başlar. Gelincik kadının yanından bir saniye bile ayrılmaz. Evcil bir hayvan haline gelir. Bir süre sonra kadının çocuğu doğar. Gelincik zarar vermesin diye çok dikkat eder. Bir gün, birkaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak zorunda kalır. Gelincikle bebek evde yalnız kalmışlardır. Aradan biraz zaman geçer ve anne eve koşarak gelirken, gelinciği ağzının çevresindeki kanları yalarken görür. Anne çıldırmışçasına gelinciğe saldırır ve onu hemen öldürür. O sırada içerden bebeğin ağlaması duyulur. Anne odaya girer. Odada beşiğin içindeki bebeğin yanında duran parçalanmış yılanı görür!

Adana İmam Hatipte Sosyal Bilgiler hocasıyken, okulun yanındaki evimizin balkonunda, eşim Aspirini çay bardağında suyla ezip çalkaladı ve bembeyaz olmuş suyla dolu bardağı bana verdi. Ben de bardağı başıma diktim.

Sonra dedim ki,

-Şimdi beni bir öğrencim görse, ‘Selahattin hocamı balkonda rakı içerken gördüm’ diyebilir.

Görünüş ona çok benziyordu.

Sadece görene değil, edene de düşen görevler vardır.

İnsanları yanıltacak hareketlerden de sakınmak gerekir.

Herkes çok çok dikkatli olamayabilir.

Çok derin düşünemeyebilir.

O nedenle istemeden bir kişinin günaha girmesine sebep olabiliriz.

Bir Facebook Grubunda, beni CHP’deyken çok seven, sonra hiç sevmeyen, İstanbul’da oturan bir ağabey, bir paylaşımımda beni eleştiren yorumlar yazmış, ben de uygun yanıtlar vermiştim. Sıkışınca, “Geçmişteki bir paylaşımını buraya alırım, görürsün bak!” gibi bir tehdit yorumu yazdı. Ben de, “Ne ise yaz” dedim. O, “Yazarım bak!” dedikçe, “Yaz bekliyorum.” dedim. Herkes bizi izliyor. O, “Yazarım ha!” diyor ben “Yaz!” diye üsteliyorum. Saat, 24’e geldi. En son,

-Yazmazsan, insanları hakkımda kötü düşünmeye yöneltir, günaha sokarsın dedim.

Sonunda, CHP’de başkanken, bir tören için gittiğimiz Atatürk Anıtından paylaştığımız fotoğrafta Atatürk görünmüyormuş.

Bu kişi, Atatürk’ü şimdi sevmediğim gibi(!), CHP’deyken de sevmediğime karar kılıp, bunu ilan etmeye kalkmış.

Halbuki, Anıtın önünde derin bir çukur olduğu için fotoğraf uzaktan çekilememişti.

Bu husus paylaşımda arkadaşlarca açıklanmıştı.

Ayrıca, yüzlerce Atatürk’lü paylaşımım vardı.

Ne diyelim, suizan alışkanlığımız işte…

Şüphe hususu, Ceza Hukukumuzun da evrensel ilkelerinden biridir.

Buna göre, “Şüphe sanık lehine kullanılır.”

Davada, aydınlatılmamış-karanlık bir nokta varsa, sanık beraat eder.

Darende’mizde Kültür Varlıkları Ve Müzeler Genel Müdürlüğüne bağlı tarihi Sadrazam Mehmet PaşaKütüphanesi var.

Bakanlık İnternet Sayfasında, Kütüphaneden çalınan kitaplar hakkında bilgi veriliyor: Demirbaş No, Eser Adı, Müellifi, Konusu, Tarihi, Dili, Yazı Çeşidi, Ebadı, Satır Sayısı, YaprakSayısı, Kağıt Çeşidi gibi. Birisinin yazılma tarihi 1134 Hicri. Miladi ise 1721.

Yıllar önce, bu Kütüphanede bulunan bir yazıyla ilgili edindiğim bir bilgide, bu yazı, soldan sağa, sağdan sola, yukarıdan aşağı, aşağıdan yukarı okunduğunda başka başka konuların anlatıldığını göreceğimiz söyleniyordu.

Sonunda da, böylesi bir kitabın yazılamayacağı zannında bulunan kişinin, günaha girmeyeceği iddia ediliyordu...

Ne güzel dinimiz var, ne güzel milletimiz, ne güzel memleketimiz, ne güzel tarihimiz, ne güzel kültürümüz var.

DİĞER YAZILARI Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00