İKİ TABAK YEMEK GELDİ

Selahattin SARIOĞLU

14-01-2025 10:37

Gelin siyaseti güzel yapalım.

Kötü değil.

Doğruya doğru, eğriye eğri diyelim.

Sözlerimizi gözden geçirelim.

Kafamızdan geçenleri de.

Göz önemli.

Gözümüze baktıralım, bozuksa gözlük takalım!

Belki de, eğri oturuyoruz ki doğru göremiyoruz.

Oturuşumuzu, duruşumuzu değiştirelim arada bir.

Penceremizi değiştirelim.

Danışalım, araştıralım.

Bir matematik problemini çözemeye çalıştığımızda, başka bakışları denememiz gerektiği gibi.

İstanbul’dan, İzmir’den CHP’li arkadaşlarla, akrabalarla siyaset konuştuğumda, mevcut iktidarın icraatlarıyla ilgili söyledikleri karşısında, şaşkınlığımdan dilimi yutuyorum.

Herhangi konu olursa olsun, aynı duruş, aynı bakış.

İnsan bir an olsa da objektif-nesnel olamaz mı?

Devletimizin Suriye’deki tarihsel duruşuna ve kazanışına bile bir sürü kulp takılıyor.

Milli duygu millenmiş sanki.

Üç milyon Suriyeli iç savaş mağdurunu, çorapsız, yalınayak çocuklarıyla içi su, önü buz dolu çadırlardan, ölüm kusan kurşunlardan, varil bombalarından kurtarıp sıcak ülkemizde misafir edişimizle, şanlı tarihimize, köklü medeniyetimize yakışanı yapmış olmanın gururunu yaşamadıkları gibi, sonuçta yanında durduğumuz adil tarafın kazanmasıyla ülkemizin bekası bakımından tarihsel avantajlar elde etmemizden de mutluluk duymuyorlar.

Ayasofya’yı açarken televizyonlarda Yunanlıyı aratmayacak karşıtlık yaptıkları gibi, Halep Kalesine Şanlı Türk Bayrağının çekilmesinde de aynısını yaptılar.

Türkiye diyor ki, “Suriye’nin toprak bütünlüğü korunmalı, her köken, her din, her mezhep mensubunun kucaklandığı bir yönetim kurulmalı.”

Bundan güzeli var mı?

Ama bizimkiler, güzele güzel, doğruya doğru derlerse dilleri lal olacakmış gibi korkuyorlar.

Ankara Hukuk’ta okuyor, Malatya Yusuf Kenan Lisesinde öğretmenlik yapıyorken, milletvekili seçimine az kala, kadın öğretmenler bana, “Selahattin Bey, sen bize, ‘Ben ne dersem, ben ne yaparsam hiç düşünmeden aynısını yapın’ diyordun. Şimdi söyle, hangi partiye oy verelim?” dediklerinde, “Hiç düşünmeden Güvercine mührü basın” demiştim.

O zamanlarda İnternet yoktu, Google yoktu, ev kitaplıklarında, çocuklar ödevlerini yapabilsinler diye harf sırasına göre dizilmiş ansiklopediler varsa da, bilgiye ulaşmak zordu.

Arkadaşlar bana zaman zaman çeşitli konularda sorular sorarlardı. Yanıtladığımda gülerek, “Ben ne dersem, ne yapsam hiç düşünmeden aynısını yapın!!” diyerek takılırdım.

Gençler bilmeyebilir, Güvercin DSP’nin simgesiydi.

Sloganı da “Ak Güvercin Geliyor!”du.

Biz karı koca çekirdekten DSP’liydik.

Bugün Ak Parti’ye geçtiğim için nasıl kızgınlık gösteriliyor, en yakınlarımızdan bile ölüm küsüsü ediliyorsa, o zamanın CHP’lileri de bugünkü kadar olmasa da bize tepki gösteriyordu.

Adana’da ben İmam Hatipte, sevgili eşim Seyhan Ortaokulunda öğretmenken, Ecevit’in İstasyon Meydanındaki mitingine(!) gittiğimizde, Ecevit, yanında Rahşan Hanım(rahmet olsun onlara), küçük bir pikabın üzerinde konuşuyor, meydanda da biz 150-200 kişi dinliyorduk.

O meydan ki, yedi sekiz sene sonra yüzbinleri üzerine almıştı.

CHP’deyken, şimdi rahmetli, Hacı Bayram Cavlak bana, “Hanımla ben, seni televizyonda görünce, ‘Ecevit konuşuyorgel!’ diye birbirimize sesleniriz.” demişti.

Sultan Turan adlı bir genç arkadaşımın bana, “Sen İkinci Atatürk’sün!!!” dediğini de, yüksek bağışlamalarınıza sığınarak, hicapla buraya yazayım.

Evet, düşüncelerimizi bir gözden geçirelim diyordum ya yukarıda…

Hiç olmazsa kalbimizi biraz ısıtalım.

Eşimin teyzesi oğlu, yarenlikçi, rahmetli avukat Mehmet Ercişli, bir düğünde, kız tarafının oturduğu yeri bana göstererek, “Hısım buraya otur. Orası düşman tarafı!!” demişti.

Evet, şakada olduğu gibi birbirimize düşman tarafmış gibi bakmayalım.

Önceki gün, Veli Ağbaba’nın merhum babasının Hacı Bektaşi Veli Cemevinde yapılan Üç’ü Mevlidine gitmiştim.

Çok büyük kalabalık vardı.

Görenler ne yapacağını bilemedi.

Sevgiyle, muhabbetle selamlaştık, tokalaştık, kucaklaştık.

Tabii, kırgınlık, kızgınlık saklı tutulmuş haktı.

Aşağıdakiler salona çıkmak için inenleri beklerken, zamanım yoktu ben kenardan çıktım.

Merdivenden inerken tokalaşmak için elini uzatanların eline insanların arasından güçlükle dokunabiliyordum.

Üç dört yıl önceki bir yazımda Battalgazi CHP Başkanlığımdan bahsederken şunları yazmıştım:

“…Bir yaşlıca ağabey bana, ‘Başkanım seni çok seviyorum. Seni eşinden çok seviyorum’ dedikten sonra, içimde saplı duran şu sözü eklemişti. Ki, şimdi bunu yazarken gözlerim yaşarıyor, ‘Başkanım, bizi bırakmayasın ha!’

O söz aklıma geldiğinde, aynen Ukraynalı babanın, eşini, evlatlarını savaştan kaçırmak için yurt dışına giden otobüse bindirirken, onlara sarılıp hüzünlendiği, ağladığı gibi oluyorum...”

Evet salona geçince, içeride tek tük yemek yiyenler arasında, bana bunları söyleyen ağabeyimi de gördüm. Aynı anda o da beni gördü, hemen kalktı, kucaklaştık. Oturduk. Salonda masalar temizleniyor, geleceklere hazırlık yapılıyordu.

Görevlilere bana yemek getirmelerini söyledi.

İki tabak yemek birden geldi. “Başkanım bu iki tabak da senin” dedi. Tabağın birini ileride yemek yiyen bir delikanlıya gönderdim.

Yemeğin sonuna kadar benimle oturdu.

Sevgiyle, saygıyla sohbet ettik.

Tabii ki, o da üzgün, kırgın ve kızgındı.

Kıymetli hemşerilerim,

Dört Ocak günü bir kardeş eksildik…

Abimizi kaybettik.

Defin ve taziye İstanbul’da yapıldı.

Bundan dolayı bir yerde paylaşmadım.

Baro tarafından avukatlara duyuruldu.

CHP’liler taziye grubunda paylaşıldı.

Sonmanşet ve Busabah’ta vefat ve başsağlığı mesajı yayınlandı.

Beni ilk arayanlar, Allah razı olsun, Cem Vakfı Başkanı Eşref Doğan Dede, Pir Teslim Abdal Cemevi ve Ali Kapısı Derneği Başkanı Muhsin Toplacengiz Dedeydi.

Bir süre sonra da Hacı Bektaş Veli Derneği Genel Başkanı Hasan Meşeli Bey ve CHP önceki İl Başkanı Enver Kiraz Bey oldu.

Allah razı olsun bütün başsağlığı dileyenlerden, onların da geçmişlerine rahmet olsun inşallah.

Son… Bizim iki sorunumuz var: Birincisi (sonu gelen) PKK/PYD, ikincisi siyaseten birbirimize buz kesmiş kalplerimiz.

DİĞER YAZILARI Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00