HUKUK MEKTEBİ

Selahattin SARIOĞLU

03-12-2024 10:33

Baro Başkanlığımız döneminde, İnönü Üniversitesi’nden, “Türkiye’de Hukukun İşleyişi ve Barolar” konulu bir konferans vermem talep edilmiş, ben de kabul etmiştim.

O Konferansı, 26.03. 09 günü Üniversite Kongre ve Kültür Merkezi Salonunda sunmuştum.

Konferans, katılanların, dekanların, hocaların ve öğrencilerin yoğun coşkusu içinde uzun ve güzel bir süreç olmuştu.

Şu sözlerle başladım:

“Hukuk, en sevdiğim sözcüklerden biri. Hukuk denince içim ısınır benim. Acıkmışken önüme konan bir ekmek, susamışken elime tutuşturulan bir bardak su gibidir. Bu durum, haklara saygılı, adalete uyumlu yaşanılması özlemimden kaynaklanıyor olsa gerek. Ben, aslında, baldıran zehriyle idam edilen Sokrates’in dediği gibi, ‘Haksızlık yapmış olmak yerine, haksızlığa uğramış olmayı yeğlerim.’ diyenlerin çoğunlukta olduğu bir toplum murat ederim.

Hukuk da bunu amaçlar zaten. Adaleti gerçekleştirmeyi erek edinir.” dedikten sonra, hazırlık notlarıma da zaman zaman bakarak teoriden bilgiler, pratikten, yaşamın içinden örnekler vererek konuşmamı sürdürmüş, hocalardan, öğrencilerden gelen yoğun sorulara anlaşılır yanıtlar vermeye çalışmıştım.

İşte o hazırlık notları…

Gayem, okuyucularımızda, bir miktar da olsa teorik hukuk aşinalığı oluşturabilmektir.

Değişik Hukuk Tanımları:

Tanım yapmanın bilimsel nitelikli bütün çalışmaların en zor yönünü oluşturduğu söylenir.

Tanım, tanımlanacak kavramın tüm unsurlarını içine almalı, kapsamadığı unsurları dışlamalıdır.

* Hukukun görevi, devlet görevlilerinin ve yargıçların ödevlerini ifa ederken ve suçluları cezalandırırken uyacakları kuralları göstermektir. Aristo

* Gerçek hukuk doğaya uygun akıldan çıkar. Bu hukuk, evrensel, değişmez ve ebedidir. Cicero

* Hukuk, devlet gücü tarafından dış zorlama ile güvence altına alınan sosyal hayat şartlarının bütünüdür. Jhering

* Hukuk, toplum hayatında kişilerin birbirleriyle ve toplumla olan ilişkilerini düzenleyen ve uyulması kamu gücü ile desteklenmiş sosyal kurallar bütünüdür. Necip Bilge

* Hukuk, insanların dışa yansıyan davranışlarını düzenleyen, egemen güç (üstün siyasal iktidar) tarafından çıkarılan ve uygulanan kurallar bütünüdür. Holland

Bu son tanıma bakarak şunlar söylenebilir:

Dışa yansıyan davranışlar hukukun konusudur. Egemen güç (Siyasi otorite) tarafından belirlenir. Kurallardan oluşur. Genel olarak kişilerarası ilişikleri düzenler.

Yaptırım Sorunu (Müeyyide):

Ceza hukukunda ölüm, hapis, para cezası, adli kontrol. Medeni hukukta tazminat, butlan, aynen iade… Vergi hukukunda usulsüzlük, kaçakçılık…  Yönetim hukukunda uyarma, kınama, görevden çekilmiş sayılma, iptal… Anayasa hukukunda milletvekilliğinin düşmesi, iptal...

Geçmişte Ceza Hukukunda Yaptırım Sorunu:

Kişisel Öç- Faili, mağdur veya yakını istediği biçimde cezalandırabilir. Barış ve güven iyicene bozuldu. Kan gütme gibi. Kısas-Misilleme- Sözlük anlamı bir şeyin mislini, benzerini yapmak. Aynen karşılık vermeyi içerir.

Tevrat: “Göze göz, dişe diş.”,

Kur’an: Yalnızca cinayette kısas öngörülmüştür.

Diyet-Fidye-Para, mal verme.

Artık çağdaş cezalandırmada amaç, suçluyu topluma kazandırmaktır.

            Bizde Hukuk Tarihi:

-Türk Hukukunun Temelleri Tanzimat Döneminde atılmıştır. Bilindiği gibi tüm İslam ülkelerinde olduğu gibi Osmanlı hukukunda da yargı örgütünün temel kişisi Kadıdır.

- Türk hukukunda Batıya açılma 3. Selim ve 2. Mahmut dönemlerinde başlamıştır. Cumhuriyet Dönemi hukuku tamamen Batı kaynaklıdır.

Tanzimat Döneminde Mahkemeler:

Tanzimat Dönemine kadar yalnızca kadı mahkemeleri bulunmaktadır.

a. Şer’iye Mahkemeleri,

b.  Nizamiye Mahkemeleri, (1864)

c. Ticaret Mahkemeleri,

d. Cemaat (azınlık) Mahkemeleri, (Kiliselerde zimmilerin özel hukuk işlerine bakan mahkemeler.)

e. Konsolosluk Mahkemeleri, (Kapitülasyonlarla ilgili.)

-Nahiyelerde İhtiyar Meclisi - İmam veya papaz başkanlığında.

- Kazalarda- Dava Meclisi-Kadının başkanlığında- -Üç Müslüman, üç Hıristiyan’dan oluşurdu.

-Sancaklarda- Hukuk ve Ceza Mahkemeleri, Kadının başkanlığında bulunurdu.

-Vilayetlerde- Hukuk ve Ceza Meclisi,

 Ayrıca Meclis-i Cinayet Mahkemesi-Ağır Ceza Mahkemesine benzer.

-1879’da Mahkeme Örgütü Kanunu çıkartılmış, bu Kanunla yargı yönetim karşısında bağımsızlaşmış, savcılık kurumu ilk kez gelmiştir.

- 1876’da da Avukatlık tüm yurttaki mahkemeler için kabul edilmiştir.

-1869’da basit hukuk mektebi kurulmuş, 1874’ lise düzeyine çıkarılmış.

Tanzimat Döneminde laiklik benimsenmediğinden eski ile yeni bir arada yürümüştür. Düalizm-İkicilik

-Osmanlı Örfi hukuku dinsel vasfını korumuş, Batı hukukunun geçirdiği sürece girememiştir

Bu nedenle hukuktaki atılımlar ‘kısmen’ verimli olabilmiştir.

Osmanlı Döneminde Kanunlaştırma (Kodifikasyon):

Hukuk aracılığı ile toplum hayatını değiştirmenin, hiç olmasa etkilemenin mümkün olduğu görüşü modern toplumlarca benimsenmiştir.

Osmanlı Devletinde hukuk yoluyla toplumu değiştirime ve yeni bir biçime sokma fikrinin 1839 Tanzimat Fermanıyla başladığı belirtilmektedir.

Cumhuriyet Döneminde:

Bu dönemin en önemli özelliği devlet yönetiminde Ulusal Egemenlik Sistemi yanında hukuk alanında Laiklik esasının benimsenmiş olmasıdır.

Medeni Kanun gerekçesinde, “Milli sosyal hayatın düzenleyicisi olan ve yalnız ondan ilham alması gereken… bir medeni kanundan Türkiye Cumhuriyetinin yoksun kalması, ne yüzyılımızın gerekleriyle, ne de Türk İhtilalinin içerdiği mana ile bağdaştırılır.” denilmektedir.

Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt : “TMK bütün medeni kanunlar arasında en yeni, en mükemmel ve en halkçı olan İsviçre Medeni Kanunu’ndan iktibas olunmuştur.” demiştir.

Yeni bir hukukun, eski hukuktan kopmuş hukukçular tarafından uygulanabileceği düşüncesi nedeniyle, 1925’te, benim de mezunu olduğum Ankara Hukuk Mektebi kurulmuştur.

Atatürk: “Cumhuriyetin müeyyidesi olacak bu büyük müessesenin küşadında (açılışında) hissettiğim saadeti hiçbir teşebbüste duymadım ve bunu izhar ve ifade etmekle memnunum.” demiştir.

Not: Bu yazımı Özgür Özel’e ithaf ediyorum!

DİĞER YAZILARI Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00