Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir

Selahattin SARIOĞLU

09-07-2024 16:16

Sevgili okuyucularım, yazıma başlamadan önce sizi en güzel duygularımla selamlıyorum.

Demiryollarımızda, suyun buharlaşıp ileri gitmesiyle pistonu itmesi, sonra soğuyup su olmasıyla pistonun geri gelmesi,  suyun tekrar buhara dönmesi ve işlevin devam etmesi için lokomotifindeki su kazanının altına işçilerce kürek kürek kömür atılması, çıkan kömür tozlarının açık, kırık, bozuk pencerelerinden kompartımanlarına, oradan insanların saçlarının arasına girmesi, suyu tükenen kazanı doldurmak için istasyonlarda, yakıt alır gibi hortumla su doldurulması, işte böyle işleyen buharlı kara trenlerin, evet demiryollarımızda gidip geldiği zamanlarda, bu trenlerle yolcu, yük yanında mektup da taşınırdı.

Kondüktör, varacağı istasyon geldiğinde varsa verilecek mektup, istasyonun hareket memuruna bırakırdı.

“Gözüm yolda gönlüm darda

Ya kendin gel ya da haber yolla

Duyarım yazmışsın iki satır mektup

Vermişsin trene halini unutup…”

 

“Kara tren gelmez mola

Düdüğünü çalmaz mola

Gurbet ele yar yolladım

Mektubunu salmaz mola…”

 

O zamanlar kara tren eşittir hasret, kara tren eşittir gurbet ve kara tren eşittir mektup zamanıydı.

O zamanlar kitapçılarda ödev kağıdında olduğu gibi, mektup kağıdı, mektup zarfı satılırdı.

 

Mektuplara, “Mektubuma başlamadan evvel selam eder büyüklerin ellerinizden, küçüklerin gözlerinden öperim. Nasılsınız, iyi misiniz? Beni soracak olursanız çok şükür iyiyim.” diye başlanır, son verilirken de, “Daha yazacak bir şey kalmadı. Mektubuma son verirken tekrar selam eder büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperim.” denirdi.

En altta da, “Kestane kebap, acele cevap.” esprisiyle cevabın çabuk olması vurgusu yapılırdı.

Babamın bana yazdığı mektuplar, “Baki selam. Huda’ya emanet.”, anneminki, “Oğlum beni mektupsuz koymayın.” diye biterdi.

Bir sene Tunceli Yapı Enstitüsünde, üç sene Erzurum İnşaat Teknisyen Okulunda yatılı okudum.

Bana gelen o mektuplar, çantamda durur.

Mektuplar postaya verilir, taahhütlü değilse gönderilen kişinin eline geçip geçmediği bilinemezdi.

Ondan dolayı, mektup yazdığın arkadaşın, mektubu aldığı halde cevap yazma zahmeti, hassasiyeti göstermediğinde, sen de “Cevap yazmadın…” dediğinde, “Mektubunu almadım” diyebilirdi.

Edebiyatta, öykü, roman, şiir, makale, deneme gibi türler olduğu gibi mektup türü de vardır.

Bir ünlü yazar, arkadaşına yazdığı uzun mektubun sonunda, “Vaktim olmadığı için, uzun yazdım.” demiştir.

Ankara Hukuk’ta okurken Dekan Özcan Çelebican’ın girdiği Roma Hukuku dersimiz bütünleme sınavı, bizim bulunduğumuz salonda on dakika kadar geç başlayıp, kağıtlar zamanında toplanınca, hocaya,

-Hocam sınav geç başladı, kağıtlar zamanında toplandı. Yetiştiremedik. Bu salonun kağıtları yedi soru üzerinden değerlendirilsin diye itiraz ettiğimde, hocamızın,

-Biz sizden cevapları uzun uzun yazmanızı istemiyoruz ki demesi üzerine,

-Hocam, bizim kısa yazabilecek kadar ne bilgimiz, ne de zamanımız var demiştim.

Roma Hukuku dersinden geçmek demek mezun olabileceğini düşünebilmek demekti.

Birden ikiye geçebilmem için 69 puan almam gerekiyordu.

Çok çalışmıştım, birinci sorudan başlayıp sekizinci soruya gelmişken kağıtlar toplanmıştı.

Kalan üç soruyu da yapabiliyordum.

Sonuçlar açıklandığında, yaptığım yedi sorudan 69 puan alıp sınıfı geçtiğimi öğrenmiştim.

 

“Ah tren kara tren

Odur yâri götüren

Gitti yârim gelmedi

Budur ben bitiren…”

 

“Trene bindim de tren salladı

Zalım doktor ciğerimi elledi

Eyolursun diye köye yolladı

Anama söyleyin anam ağlasın

Babamın oğlu var beni neylesin.”

Bu Keskin türküsünü anam çok severdi, radyodan dinlediğinde ağlardı…

Benim de gözlerim dolmuyor mu şimdi…

 

“Dargın ayrılmayalım diye koştum sana dün

Gözlerim vagonları aradı üzgün üzgün

Çıkmadın pencereye ne göründün ne güldün

Gözlerim vagonları dolaştı üzgün üzgün.”

 

Lokomotifi icat eden İngiliz George Stephenson’un treni (Allah razı olsun ondan) 1829 yılında saatte 22 Km. hızla 13 ton yükü taşımış.

Önceki gün Ankara’dan Sivas’a hızlı trenle gelen bir yakınımla konuştum.

-Saatte 160 hızla geliyoruz dedi.

O trenin Malatya’ya da gelmesini istiyoruz.

DİĞER YAZILARI Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00