Her İlden Bir Otobüs…

Selahattin SARIOĞLU

10-12-2025 17:38

Sevgili hemşerilerim merhaba;  nasılısınız…

Sıkıntılar çektik, yoksunluklar çektik, hatırlatmaya gerek yok.

Şimdi Devlet, Milletimizin koyduğu sıfatla Babalığını gösterdi, göstermeye devam ediyor.

99 Kocaeli depreminde, “Milletin kafasındaki Devlet Baba imajı boş çıktı” diye yazmıştım.

Şimdi yeniden kalplere yerleşiyor.

Devlet Babamız, dağ, taş demedi, şehir kasaba demedi konutlarla, dükkanlarla, ağaçlarla, çiçeklerle doldurdu.

Elimize evimizin anahtarını verdi.

Ufak tefek eksiği üksüğü  olmaz mı? Olur.

Onlar zamanla, hem de olabilecek en kısa zamanda, giderilir, tamamlanır mı? Elbette.

Bu kadar sağlam, bu kadar güzel evleri yapıp bize veren, oncağız eksiği mi yapmayacak.

“Keşke şurda olsaydı, şöyle olsaydı” diye iç geçirmelerimiz de olabilir.

Bu olumsuzlukları da, def edelim kalbimizden.

Bence bu küçük eksiklikler yüzünden, kocaman güzellikleri görmezlik gelmiş oluruz.

Belki bundan dolayı, değer bilmez oluruz, günahkar oluruz.

Yiğidi öldür ama hakkını yeme demişiz ya!

Küçücük eksikliği de söyleyelim, kocaman güzelliği de.

Dağıtım sürecinde, torpilmiş, kayırmaymış yok bildiğim kadarıyla.

Noter huzurunda, ad çekmeyle, açık, aleni, izlenebilir şekilde dağıtılıyor bittikçe.

Kusursuz kul olmayacağı gibi kusursuz Devlet de olmaz.

Devlet de kurumsal kişiliktir, tüzel bir kişiliktir.

Yüce Peygamberimiz der ki; “Her insan hata eder. Hata edenlerin en hayırlısı tövbe edenlerdir.”

Devletimiz de deneyim kazanacaktır gittikçe.

Kalkıp da, onca güzelliği olan, dört başı mamur diyeceğimiz evimizden için, “Şurası şöyle, burası böyle” deyip kendimizi de, yapanı edeni de huzursuz etmeyelim derim.

Şimdi, Merkezi ve Yerel Yönetimimizin ve de Gönüllü Toplum Kuruluşlarımızın yapacağı işlerden biri, yapacakları güzel işlerle, güzel etkinliklerle ulusal çapta Malatya Malatya’mızın adını duyurmak olacaktır.  

Geçmişte, iki bin yılında, çok ünlü sanatçı Tarkan’ın Malatya’da askerliğini yapmakta olmasından, Malatya’mıza, kayısımıza bir fayda sağlayalım diye gazete yazımda öneride bulunmuştum.

“Adam sendee…” deyip geçmiştik.

Tembelliği bırakmalıyız.

Adım atmaktan korkmamalıyız.

Mesela Baro Başkanlığımız sırasında, 10 Aralık İnsan Hakları Gününden için, avukatlarımız okullarımızda insan haklarıyla ilgili konuşmalar yapsınlar diye düşündüm. Bazı arkadaşlara danıştım, “Olmaz . Arkadaşlardan kimse gitmez.” dediler.

Ben iyi olacağına inandığım için, Baro Müdürüne, “Valiliğe yazı yaz. 10 Aralık günü saat 14’te, avukatlar, merkez okullarda konferans verecekler de, gidilecek okulları bildirilmesini talep et” dedim. Talep gitti, cevap geldi, 53 okulun adı bildirildi.

Arkadaşlar seve seve, çok arzulu olarak aynı gün aynı saatte, hazırlanıp ellerine verdiğimiz notlardan yararlanarak okulların salonlarında öğrencilerimize insan haklarını anlattılar.

Basınımızda geniş yer aldı.

Ertesi yıl, yine hazırlık yaptık.

Bu sefer, “Avukatlar şehir merkezinde konferans verdiler; ilçelerde, beldelerde niye vermesinler!” diyerek 13 ilçe, 13 beldemizde aynı gün aynı saatte arkadaşlarımız koşarak gidip insan haklarını, hak, hukuku anlattı.

Bu bilgiler, öğrencilerimizce köylerine, evlerine taşındı.

Malatya’mızın değerli yöneticileri, ulusal basında, sosyal medyada Malatya’mızın güzel işlerle söz edilmesi için, az çok demeden, küçük büyük demeden çalışmalara, arayışlara girmelidir.

Hemen şimdi aklıma geldi. Örneğin, ayrı ayrı zamanlarda, her ilden bir otobüs dolusu lise öğrencisi Malatya’ya getirilip, UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesine giren, Anadolu’da ilk şehir devletinin kalıntılarının bulunduğu Arslantepe Höyüğü gezdirilebilir.

Ki, 7000 yılı aşan geçmişiyle burada yapılan kazılarda, dünyanın en eski saray yapısı, ilk metal silahlar, mühürler ortaya çıkarılmış.

Yine, seramikten fincana, ok ucundan boncuk tanelerine, çakmak taşına, müzik aletlerine ve maalesef diyeyim 5700 yıllık bir çocuk iskeletine rastlanmış. Daha neler neler…

 

Kayısı şenliklerini, Film Festivalini, Ankara’da, İstanbul’da Malatya Günleri etkinliklerini asla önermiyorum.

Tanıtım bakımından geçmişte yapılmış masrafından, zararından başka bir verim alınmamıştır.

Hele Malatya Tanıtım Günleri boş bir masraf kapısı.

Bir gün, Ankara’da reklam panolarında, “Gümüşhane Günleri” tanıtımını gördükten sonra Malatya’mızın çok değerli valisi Prof. Dr. Ulvi Saran’a, “Sayın valim, Ankara’da, panolarda Gümüşhane Tanıtım Günleri afişlerini gördüm. O afişlerde sanki bana, bir garibin, bir garibanın kendini zorla tanıtma çabası yazıyordu. Acıma duygularım kımıldadı. Başkaları da kuvvetle muhtemeldir ki benzer duyguları hissedeceklerdir. Bu durum Malatya için de geçerlidir kanımca. Böylece Malatya’mızı büyültmek yerine küçültmeye girişmiş oluruz…” demiştim.  Dikkatle, düşünerek dinlemişti.

Bir yazımda, Malatya’mızın çok ünlü bestekar ve yorumcusu Fahri Kayahan’ın, ünlü türküsünde, Ben esmeri fıstık ile/Ben esmeri fındık ile/Ben esmeri badem ile beslerim… derken keşke üçüncü dizesinde, Ben esmeri Kayısı ile beslerim deseydi, Malatya bir Malatya daha olmuştu diye yazmıştım.

Şunu önerebilirim, ve öneriyorum: Öncelikle Malatyalı ses sanatçılarımızdan başlamak ve diğer tüm hemşerilerimize yaymak üzere, bu türküdeki Badem yerine Kayısı ile beslemeyi dile getirmeliyiz.

Türkülerin sözleri çok kez değiştirilebiliyor.

Ayrıca Malatyalı sanatçılarımız, sanatçı arkadaşlarına da böyle söylemesini rica edebilirler.

Bakınız, eskiden Antep Fıstığı denmez, Şam Fıstığı denirdi. Şimdi Şam Fıstığı diyen var mı?

Fahri Kayahan’ımızla ilgili ikinci önerim şu: Bu şanlı sanatçımızın kabrini Malatya’ya getirelim.

Muhakkaktır ki Malatya’ya gömülmek isteği vardır.

O şimdi gurbet elde yatıyor.

Gaziantepli, ünlü Ezo Gelini bilirsiniz.

Veremden, Halep’te, hastanede yatarken kocasına,

-Beni Türkiye’ye götürüp gömün. Götüremezsen veya zorluk çıkarsa, höyüğün tepesine gömün. Mezar taşım Türkiye’ye dönük olsun. Ben doyunca bakamadım, toprağım, taşım baksın diye vasiyet etmiş.

1952’de, 43 yaşında vefat etmiş, cenazesi Türkiye’ye götürülememiş ama dediği yere, höyüğün tepesine gömülmüş.

Devletimiz, Ezo Gelinin vasiyetini yerinde koymamış.

1999 yılında cenazesini doğduğu köye getirmiş, valinin ve kızının da katıldığı bir törenle özel bir yere defnetmiş.

Törene 5 bin kişi katılmış.

Evet, muhakkaktır ki, Fahri Kayahan’ımızın da Malatya’ya gömülmek isteği vardır.

Bakın, ölümünden sonra arkadaşı Avni Kurtbilek, yazdığı şiirin bir dörtlüğünde ne diyor:

 

“İşittim ki, cesedin üç gün buzlukta kalmış

Toprağa vermek için yakın bir dost aranmış

Seni sever görünen ne de dostların varmış

Bunun da var hikmeti, vallah toprak yanardı…”

 

Evet ildaşlarım, Valim, Büyükşehir Belediye Başkanım, Milletvekillerim; Malatya’mızın ve de Türkiye’mizin Mozart’ı, üstat mertebesine ermiş Fahri Kayahan’ımız, 22 Nisan 1969 yılında İstanbul’da vefat etmiş ve hala gurbet elde, İstanbul Zincirlikuyu mezarlığında yatmaktadır.

Onun aziz na’aşını sılasına, hemşerilerinin yanına getirelim.

Bu icraat gerçekleşirse, hem merhumun hatırasına hizmet edilir, hem tarihe not düşülür, hem de şimdiye ve geleceğe örneklik yapılır.

Ne demiştik yazımızın başlarında, evler barklar yapıldı,  şimdi önümüzde duran işlerden biri, güzel işlerle, güzel etkinliklerle ulusal çapta Malatya Malatya’mızın adını yaymak, gündeme getirmektir. 

 

 

 

DİĞER YAZILARI Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00