HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI

Selahattin SARIOĞLU

06-05-2025 10:01

Solcu, devrimci olmaya yönelmemin sebebi Memleketimizi bağımsız yapmak, üretimi artırmak, paylaşımı adil yapmak, emeğe değer vermek, fakirleri, işçiyi, köylüyü iktidara getirmekti.

On iki Eylülde 35 gün kaldığım gözaltında, bir fakir gençle aynı odada kalırken, bir ara kendimi düşündüm…

“Arazimiz var, ben de, eşim de lise öğretmeniyiz… Bu arkadaş için neyse de, benim ne işim var burada?” diye de bir an aklımdan geçirmedim değil.

Bulgar yazar Dimitır Dimov’un Tütün adlı romanında,dağdaki örgüte, şehirden bir zengin çocuğu, daha doğru adıyla bir kentsoylu, bir burjuva çocuğu genç de katılır.

Örgüt ileri gelenleri oturur konuşur.

Bu gencin örgüte kabul edilmemesine, geri gönderilmesine karar verir.

Gencin ideolojisi, maddi gerçeklere, eşyanın tabiatına aykırı bulunur.

Benim de bu olaya benzer bir gençlik şiirim var.

BURJUVA KIZINA MEKTUP

Bana

Bırak bu işleri

Sana mı kalmış

Sen mi düzelteceksin

Diyorsun saldığın mektupta

Boşa yazmışsın

Boşa çabalıyorsun sevgilim boşa

Anam da çok istedi

Çok üsteledi

Sütümü haram ederim dedi hatta

Çekseydi o çekerdi

İtseydi o iterdi

Beni kalktığım o yatağa

Ve ardından ekleyerek

Senin gibi olamıyorum diyorsun

Olamazsın sevgilim

Varamamışsın bilincine

Duyamamışsın henüz

 

Hem izin vermez sana seninkiler

Sen kentsoylusun

Sen salon

Sen diskotek çocuğusun

Sonra ihanet etmiş olursun onlara

Vururlar seni de hiç acımadan

Gidersin kimin vurduğunu bile göremeden

Senden ricam

Beni unutman

Benden uzaklaşman sevgilim

Yapamam edemem deme sakın

Zira seninkiler sana benden çok daha yakın.(s.s.)

ABD uşağı Darbeciler, 12 Eylül 1982 Cuma günü saat 04’te, çok süslü laflarla, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, “Türkiye Cumhuriyetini kollama ve koruma görevini Yüce Türk Milleti Adına yerine getirerek, bütün yurtta yönetime el koyduğunu” açıklamış, Parlamentonun, Hükümetin feshedildiğini, dokunulmazlıkların kaldırıldığını, Siyasi Partilerin kapatıldığını, Emniyet Teşkilatının Milli Güvenlik Konseyi emrine alındığını… saat 05’ten itibaren ikinci bir emre kadar Sokağa Çıkma Yasağı getirildiğini duyurmuştu.

Bu, MGK’nın Bir Numaralı Bildirisiydi.

İki Numaralı Bildirisiyle de on üç yerde Sıkıyönetim Komutanlığı kurulduğu açıklanmıştı.

Malatya, merkezi Elazığ’da bulunan Yedinci Kolordu Komutanının emrindeki Sıkıyönetim Komutanlığına bağlanmıştı.

Ben şimdi burada, MGK’nın Sıkıyönetim Komutanlıklarına verdiği yetkiyi söyleyeyim.

Ki, demokrasinin kıymetini bilmeyenler, diktatörlük neymiş, cuntacılık neymiş, demokrasi neymiş karşılaştırsın, farkı görsünler.

MGK’nın iki Numaralı bildirisinin İkinci maddesinde, “Sıkıyönetim komutanlıkları ülkede devlet otoritesinin tesisi, (…) için; lüzum görecekleri her türlü tertip ve tedbiri almaya yetkili kılınmışlardır.”

Sınır yok… Her türlü tedbiri alma yetkisi…

Üçüncü maddede, “ Bütün vatandaşlar (…) sıkıyönetim komutanlıklarının aldığı ve alacağı kararlara, tedbirlere ve yazacağı bildirilere titizlikle uyacaklardır.”

Türkiye’mizin bütün darbelerinin arkasında ABD ve Batı vardır.

Konu 12 Eylül olduğu için söyleyeyim, darbenin başarılıolmasından sonra, CİA’nin Türkiye önceki Şefi Paul Henze, ABD Başkanı Carter’a, “bizim çocuklar başardı” diye haber vermişti.

Ey güzel halkım, ey aziz milletim, yirmi üç senedir tertemiz seçimleri kazanıp memleketi yönetme yetki ve görevini alan, son seçimde de yüzde elli iki oy alarak memleketi yöneten Erdoğan’ı devirmek, Türkiye’yi yolundan çevirmek, cıvataları laçka olmuş, başına vurup ekmeği elinden alınan, kimliği, kişiliği kalmamış Derbeder Türkiye günlerine döndürmek için, her ipten oynayanların, darbe dahil, iç savaş dahil her yolda koşar olan gözü dönmüşlerin ne yapmaya çalıştığını görünüz lütfen.

Seçilirse, Erdoğan’ı devirmek için Türkiye’deki muhalefete yardım edeceğini söyleyen Biden’dan için bir CHP’li arkadaşa,

-Gözünüz aydın, Biden kazanıyor. Erdoğan’ı devirirdeyince,

-Devirsin de, kim devirirse devirsin yanıtını almıştım.

27 Mayıs’ın da, 12 Mart’ın da, 12 Eylül’ün de öncesinde sokak vardı, gençlik vardı, öğrenci vardı. Sokak eylemleri vardı.

27 Mayıs darbesinden bir ay önce, 28 Nisan’da İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi öğrencisi hemşerimiz, yirmi yaşındaki Turan Emeksiz öldürüldü.

Geçenlerde, Cebeci Askeri Şehitliği’ni gezerken Emeksiz’in de mezarını gördüm, Fatiha okudum, fotoğrafını çektim.

O gencecik delikanlıyı kim karmakarışık eylemlerin içine katmıştı?

ABD ve yerli ajanları.

Darbenin altını doldurmak, darbeyi mümkün kılmak için gerekliydi bu eylemler, bu kardeşin kardeşi vurmaları.

Olur mu böyle olur mu

Kardeş kardeşi vurur mu…

Geçtiğimiz günlerde, mitingde konuşan bir lider, “Barikatı aşıp gelen öğrencilere teşekkür ediyorum” diyordu.

Şimdi,12 Eylül’de Malatya’ya geleyim.

Biz Elazığ’da bulunan Sıkıyönetim Komutanlığına bağlıydık.

Bu nedenle, Malatya’da gözaltına alınan sağcı-solcu mahkemeye çıkarılacaksa, Elazığ’a götürülüyordu.

Yerini sonradan öğrendiğim, Yeşilyurt yolundaki Meyvecilik İl Müdürlüğü tesislerinde gözaltındaydım.

“Benim bir şeyim yok. Elazığ’a gönderilmem. Burada serbest bırakılırım.” diyordum.

Bu düşünceyle cebimdeki paranın hemen hepsini İstanbul’dan getirilen bir gence vermiştim.

Evdeki hesap çarşıya uymadı, beni de Elazığ’a, Bin SekizYüz Evlerdeki merkeze götürdüler. Orada savcıya çıktım, Takipsizlik kararıyla serbest bırakıldım.

Cebimde Malatya’ya dönecek otobüs param yoktu.Arkadaşlar verdiler.

Şunu da diyeyim… Serbest bırakılıp Malatya’ya geldikten sonra, abisi Nüfus Müdürlüğünde çalışan ülkücü arkadaşın abisinin, Emeksiz Caddesinde işyeri olan solcu arkadaşın babasının yanına uğradım, selamlarını ilettim, durumlarından söz ettim.

Bir de şunu ekleyeyim…

Malatya’dan bir minibüsle Elazığ’a götürüldüğümüzde oülkücü arkadaşla da beraberdik.

1800 evlerde salon gibi geniş bir yere konulduk. İçeride başkaları da vardı.

Koyu sohbet başladı. Oradakilerden biri, “Faşistler şöyle, böyle…” diye konuşmaya başlayınca, bizim solculardan biri söze girip, ülkücü arkadaşı göstererek, “Arkadaş faşist!” diyerek müdahale etti. O da hemen kendini düzeltti, özür diledi.

Dışarıda birbirini vuranlar, içeride kardeşi gibiydi. “Hanya Konya” anlaşılmıştı çünkü.

Not: CHP Sn. Özgür Özel’e bir katilin çok alçakça saldırısını çok büyük üzüntüyle karşıladım.

Devletimiz, arkasında bir plan olup olmadığını günler öncesini kapsayacak şekilde an an incelenecek ve belirleyecektir.

DİĞER YAZILARI Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00