ERMİŞLİ YOLLARI DAR

Selahattin SARIOĞLU

13-05-2025 11:02

“Olancası bir tutam can(ımzı)/ Gadasına belasına sunduğum(uz)” ,
“Toprağına taşına (…) /…karakışına” vurulduğumuz,
şu ekinler ekini, türküler türküsü, ülkeler ülkesi Türkiye,
baştan başa gönül bağımız, baştan aşağı gönül bahçemiz.
Kuruçay köprüsünden geçip, öte yana, su değmemiş toprak, biçer eseri hozan boylarından Arguvan’a yönelirken bu duygular açıyor içimde.
İlkokuldayım, Hayat Bilgisinin, Türkçe’nin içindeydim, köy resimlerinde yürüyorum sanki. Kitaplar doğurmuş bizi, bahçe bağ yoğurmuş.
Kitaplar değin aziz, doğa gibi temiz kalbimiz.
“Pınar gibi dupduru ha / Öylesine bir sevda / Nasıl istemişse doğa”(S.S.)
 * * *
Topraklara su değmemiş ama bin metre ötede baraj suları parlıyor.
Borular niye döşenmemiş, niye Çukurova edilmemiş buralar diyorum.
Şotik Barajını bekliyor toprak diyor arkadaşım.
Yönümüz Arguvan, durağımız ERMİŞLİ.
Ermişli Dördüncü İmam Cafer Şenlikleri.
 * * * 
İmam Cafer, Emevi’nin battığı, Abbasi’nin çıktığı sıralarda, (699-765) Medine’de yaşamış, Müslümanları, inanç, ahlak, ahkam yönünden uyarmış, on beş eser yazmış, Emevi’nin haksızlıklarına karşı durmuş,  gücüyle Abbasi’yi ürkütmüş ve sonunda Medine’de Sultan Mansur tarafından zehirlenerek öldürülmüştür.
Ermişli ile İmam Cafer ilgisi buradaki türbenin O’na adanmış olması.
Altıncı İmamın Evlatlarına verdiği on iki öğütten altıncısı politikacılar için çok önemli: Halka kuyu kazanlar, her zaman kazdıkları kuyuya düşerler. Böylece layık oldukları cezayı kendi elleri ile kendilerine vermiş olurlar.
 * * *
Arguvan’ı sıyırıp, sağa Karahöyük, Ermişli yoluna sapıyoruz. Onbeş kilometre kadar yolumuz var.
Yol asfalt, yol inişli-çıkışlı ve keskin dönüşlü. Araba zor gücün sığıyor. Tel araba sürüdüğüm yolları anımsıyorum.
Eski, kerpiç evli Karahöyük köyünü geçiyoruz. Arkadaşımın eşi diyor ki “Karahöyük’lülerin gençleri Ermişliler gibi köylerine bakmıyorlar. İnsan gelir baba ocağını yaptırır, yaşatır.”
 * * *
Tam da lokma dağıtımı sırasında varıyoruz.
Şenlik eşittir canlılık. Ortalık insan kaynıyor. Arabalar dizi dizi. Ama çocuk neredeyse hiç yok. Kızlı erkekli gençler, yetişkinler lokmalarını almışlar bir kenarda yiyorlar. Kapalı yerler yapılmış, plastik sandalyeler, masalar var.
Plastik, derin kabı, kaşığı aldım torbadan, sıraya girdim. Kazandan buhar tütüyor. Adam aldı mı eline kabı doldurup veriyor.
Lokma dediğimiz yoğun etli bulgur pilavı. Biraz yağlı olması dışında çok lezzetli. Çocuklarımla bitiriyoruz. Doymasan yine alabilirisin, bol.
Tam kırk koç kesilmiş, on yedi kazan kaynamış.
Her yan, Atatürk, Hz. Ali posterleri ve  Bayraklarla süslü.
Ortam seni mutluluktan uçuruyor.
Genci yaşlısı, yeni, eski giyimlisi türbeye giriyor, dua ediyor, içerdeki mezarları öpüyor, yüz sürüyor.
Ben de bir Fatiha armağan ettim aziz ruhlarına.
Bir orta yaşlı bayan: “Uy kurban olam ben size, uy kurban olam ben size, siz birbirinize yoldaşsınız, siz birbirinize yoldaşsınız.” sözlerini yineleyerek saygı ve coşku ile mezarları dolanıyor, tek tek öpüyor.
 * * *
Köyü yol boyu gezdik.
Bir çok tanıdık-arkadaşla karşılaşıyoruz, hal hatır ediyoruz.
Soğuk sulu, yalaklı pınarlar, tertemiz avlusu dut, iğde gölgeli evler.
Abbas Yücel amcayla konuşuyorum. Büyük bir dutun dibinde oturuyor. Kaç haneli bu köy diyorum. Kaç haneli olacak, evler bomboş, kendi evlerini gösteriyor-koca evde iki ihtiyar oturuyoruz diyor.
Konser yerine geliyoruz. Okulun bahçesi. Sandalyeler dizilmiş. Yolun üstündeki evlerde oturanlar ağaçların dibine akşamki konser için düzen kuruyorlar, hazırlanıyorlar.
Ermişli İlkokulu kapatılmış. Taşımalıya geçilmiş.
Okul kapanmış ama, kapılar açık, sıralar yerlerinde, kimin üst üste tozlu kırık kırık, duvarda Bayrak, Atatürk, İstiklal Marşı sökük, tarih şeridi, yaz köşesi, kış köşesi, sıranın üstünde iç organları görülen plastik adam, yerdeki yangın kum tenekeleri, kancaları, yırtık kitaplar, kapısında öğretmenler odası yazan küçücük oda…
Demek ki bu köyde öğretmen yok…
* * *
Ülkemizin insanı deli eden güzelliklerine, ormanlar kadar, pınarlar kadar, türküler kadar güzel insanlarına, engin ovalar büyüklüğünde, kaysı çiçekleri aklığındaki duygularla yeniden, yeniden dolarak ve Şenlik emekdaşlarını yürekten kutlayarak Ermişli’den ayrılıyoruz. 
(14 Temmuz 2006 Gerçek Gazetesi-Yazım)
KİM NE SANIR?
Kamış, ses verince; NEY oldum sanır, 
Abdal, ata binince; BEY oldum sanır, 
Kupa, sarhoş elinde MEY oldum sanır,
Cebir, zorba emrinde; REY oldum sanır.
İplik, elde gerilince; YAY oldum sanır, 
Sıpa, kısrak yanında; TAY oldum sanır,
Gasp, haydut üleşince; PAY oldum sanır,
Yolak, içinde su akınca; ÇAY oldum sanır.
Topuk, Kırata kakınca; BAŞ oldum sanır,
Eğri, ahunun betinde; KAŞ oldum sanır,
Gazel, dalda kalınca; YAŞ oldum sanır,
Kum, harça girince; TAŞ oldum sanır.
Kütük, çaya düşünce; SAL oldum sanır,
Kök, yerden çıkınca; DAL oldum sanır,
Hal, çingen dilinde; FAL oldum sanır,
Yal, kaba konunca; BAL oldum sanır.
Tümsek, ovada yığılsa, DAĞ oldum sanır,
Gün, miskine sorunca; ÇAĞ oldum sanır,
Şalgam, aşa girince; YAĞ oldum sanır, 
Vaha, çölün içinde; BAĞ oldum sanır.
Yablak, yüzüne gülünce; YAR oldum sanır,
Kırağı, şafaka erince; KAR oldum sanır,
Tef, çingen kolunda; TAR oldum sanır,
Kemik, itin ağzında; ZAR oldum sanır.
Yonga, yosun içinde; KAV oldum sanır,
Kumsal, dalga altında; TAV oldum sanır,
Kıvılcım, yanan tende; LAV oldum sanır,
Ses, çalgı telinde; SAV oldum sanır.
Tavuk, komşu gözünde; KAZ oldum sanır,
Kıymık, suyun içinde; SAZ oldum sanır,
Çile, derviş gönlünde; HAZ oldum sanır,
İnat, keçi huyunda; NAZ oldum sanır.
Mıcır, kopsa kayadan; TÖZ oldum sanır,
Değnek, körün elinde; GÖZ oldum sanır,
Yalan, çıkınca dilden; SÖZ oldum sanır,
Kül, sönen ocakta; KÖZ oldum sanır.
Kuytu, muhtaç anında; HAN oldum sanır,
Leş, sırtlan karnında; CAN oldum sanır,
Arka, köçek belinde; YAN oldum sanır
Ayıp, rezil dilinde ŞAN oldum sanır.
Diken, bülbül konunca; GÜL oldum sanır,
Gayret, namert işinde; ZÜL oldum sanır,
Kömür, ateş görünce; KÜL oldum sanır,
Aba, Yörük perinde; TÜL oldum sanır.
Parmak, tetik çekince; KOL oldum sanır,
Sağ, ayna önünde; SOL oldum sanır,
Dar, cılız belinde; BOL oldum sanır,
Kıl, sırat üstünde; YOL oldum sanır.
Kertek, çerçeve üstünde HAT oldum sanır,
Yama, fakir yeninde; KAT oldum sanır,
Yavan, tatsız ağzında; TAT oldum sanır.
Şah, benim elimde; MAT oldum sanır... ABDURRAHİM KARAKOÇ

DİĞER YAZILARI Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00