Deprem Sırasında Eve Kaçmak

Selahattin SARIOĞLU

19-11-2024 10:47

Sevgili hemşerilerim…

Sevgili “Malatya Malatya”lılar…

Bir Altı Şubat geçti, ikinci Altı Şubat geçti bir yıl etti.

Üçüncü Altı Şubat’a varıp iki sene etmesine yetmiş dokuz gün var.

Ölenlerimize rahmet, yaralananlarımıza sağlık olsun.

Gördüklerimiz, çektiklerimiz tarihe geçti.

Bir köşe yazısında okumuştum,

-Çin Seddi’nin son taşı yerine konup, iş bitirildikten sonra ustalar ne yaptılar acaba? diyordu yazar.

Az değil, iki bin yıl önce, 7-8 metre yükseklik, 5-6 metre genişlik ve tam 8851 kilometre uzunluktaki bir duvarın yapımı bitiyor!

Dile bile kolay değil.

Bu merakın çözümü, çok değerli olmaz mı hiç!

Gecenin dördünde, oturduğun kocaman apartman sallanıyor, sallanıyor.

Sallanış bitmiyor.

Her seferinde yıkıldı, yıkılmadı, şimdi yıkılacak, yıkılırsa ne olacak diyorsun…

Eşine, evladına sarılıyorsun, korumaya çalışıyorsun.

Allah’a dua ediyorsun, dua ediyorsun…

Yalvarıyorsun, yalvarıyorsun…  

Kurtuluyor yola çıkıyorsun.

Çıktığın yol da başka bir alem.

Bağıran, ağlayan, içeride hastası, yaşlısı kalan…

Dokuz saat sonra yine aynısı…

Allah’ım kimseye vermesin…

1513’te önemli bir deprem olmuş Malatya’da. 511 yıl önce.

Bizler de, 6 Şubat 2023 depremlerinin yaşayanı, şahidi olduk.

Böyle bir şanslılığımız (!) var.

Yüz yıl, belki yüzlerce yıl sonra da bizim depremimiz anılacak, konuşulacak. 

Yerin oynaması sırasında ve sonrasında neler yaptığımız, nasıl yaşadığımız merak edilecek.

Belge, kayıt, kanıt çok, o insanlara, onlardan öğrenilecek.

Geçtiğimiz cumartesi, Kongre ve Kültür Merkezinde bir Deprem Paneli yapıldı.

Sağ olsun, düzenleyen, masraf yapan MAGİNDER… Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği.

Sahnede, ikisi, iki Malatyalı, Prof. Dr. Bülent Kara,  Prof. Dr. Mustafa Talas Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, üçü, Prof. Dr. Hasan Aydemir, Prof. Dr. Ramazan Sever, Prof. Dr. Zeki Boyraz İnönü Üniversitesinden beş hocamız vardı.

Depremin Malatya’daki nedenleri ve toplumsal sonuçları üzerine konuştular.

Depremin yağmurun yağması, rüzgarın esmesi, Ay’ın, Dünya’nın hareketleri gibi bir doğa olayı olduğu ve dünya durdukça devam edeceği; doğa olayları insanlara dokununca afet olarak nitelendirildiği, üzerinde durulduğu, önlemler düşünüldüğü söylendi.

Dünya’nın doğusunun batıya doğru hareket ettiğini, batı blokun buna direndiği ve bunun bir enerji biriktirdiği, Afrika ve Arabistan kütlesinin Türkiye üzerine baskı yapığı, Türkiye’yi sıkıştırdığı, bunun da Türkiye’de deprem riskine sebep olduğu söylendi.

Malatya’nın merkezi, Bostanbaşı, İkizce, Çarmuzu’nun riskli bölgeler olduğu, Paşaköşkü, Tecde ve Beydağı eteklerinin güvenli olduğu söylendi.

Beydağı’ından inen suların, Derme, Karagöz Derelerinden gelen suların milyonlarca yıl içerisinde taşıdığı sürüntülerin Malatya’nın merkezini, yüzlerce metre derinlikte doldurduğu, yerin altı incelendiğinde, merkezde bir ana kayanın görülmediği, Malatya’nın merkezinin geçmişte bir göl, bir deniz, bir okyanus yatağı olduğunun düşünüldüğü söylendi.

Altı Şubat’ta Yeşilyurt, Doğanşehir ve Akçadağ’ın uyuyan faylarının uyandığı söylendi.

Malatya’da 1984’ten itibaren tarımsal araziler aleyhine yerleşimin ve yüksek bina yapımının başlandığı ve bunun genişlediği söylendi.

Deprem sonrasında, Malatya’nın nitelikli insanlarının, sermaye sahiplerinin şehri terk ettiği, nüfusta yetmiş bin kadar azalma olduğu, bazı ilçelerde nüfusun arttığı, bazılarında azaldığı, Malatya’ya gelenlerin niteliksel olarak zayıf olduğu, Malatya insanının değerlerinden uzak olduğu söylendi.

Malatya’nın diğer deprem illeri gibi yardım alamadığı, mesela Gaziantep’te depremin D’si olmadığı halde 177 milyon lira acil durum yardımı aldığı söylendi.

Bu hususu Büyükşehir Başkanımız Sami Er de dile getirmiş, “Gaziantep’e Büyükşehir adayları tanıtım toplantısına gitmiştim. Belediye Başkanı Fatma Hanım bir sunum hazırlamıştı. On bir ilde deprem oldu ama önemlisi dört ildi. Antep de o dört ilin içindeymiş gibi 177 milyon lira destek yardımı almış. Malatya’nın aldığı 155 milyon. Yerimde duramadım. Şoke oldum.” demişti.

Konuşmacılar, Malatya’da işlerin ağır yürüdüğünü, yapılan işyerlerinin cezaevine benzediğini, diğer illerin gerisinde kaldığını, Elazığ’ın Havayolları yolcusunun Malatya’yı geçtiğini, üniversitelerimize hocaların gelmek istemediğini, öğrenci sayısının düştüğünü söylediler.

Malatyalıların güzel insanlar olduğu, ama birbirlerini çekemediği, kıskandığı, il dışında ise birbirlerine çok iyi oldukları söylendi.

Panel bittikten sonra iki üç soru alındı.

İlk ben söz aldım ve konuşmaları değerlendirdikten, Asrın Felaketi denen büyük bir deprem yaşadığımızı, daha öncesinde ağır bir Pandemi sürecinden geçtiğimizi, Devletimizin Bütçesinde de sıkıntılar olduğunu, buna rağmen bütün olanaklar kullanılarak çalışıldığını, kötü günlerin geçeceğini, Malatya’nın, o Güzel Malatyalılarca mutlaka ayağa kaldırılacağını vd. söyledikten sonra, sorumu sordum:
-Mademki Ramazan hocamızın söylediği gibi dünyanın sonuna kadar deprem devam edecek ve deprem yağmurun yağması, Ayın, Dünyanın dönmesi gibi bir doğa olayıysa, dört beş odalı, iki üç banyolu lüks daireler almak yerine, bu büyük dairelere ödediğimiz parayla, zemini güçlendirilmiş, temeli çok sağlam, demiri, çimentosu olması gerekenden daha fazla, kumu çakılı temiz, projesi doğru, denetimi sıkı, yani yüksek güvenlikli ama biraz küçük daireler alsak daha doğru olmaz mı?
Devletimiz güvenlikli küçük evlere vergiyi düşürse, büyükleri artırsa, kredi olanaklarını ucuzlatsa, daha başka teşvik edici kolaylıklar sağlasa, vatandaşlarımız uyarılsa, eğitilse, özendirilse ve ‘desinler’ yerine ‘güvenliği’ seçse depremi yenebilir olmaz mı?
Bu husustaki görüşleriniz nasıldır?
Yanıt veren Ramazan Sever Hocam, bir kısım açıklamalar yaptıktan, “İnsanlar deprem olduğunda dışarıdaysa evine kaçabilmeli, dışarıya değil”  dedikten sonra,
-Size aynen katılıyorum dedi.

Yanımda oturan Defterdarımız Nazmi Erol da bana mevcut vergi hususunda bilgiler verdi.

 

DİĞER YAZILARI Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00