Annemin Yanında Olurdum

Selahattin SARIOĞLU

27-08-2024 11:04

Deprem gecesi, bir türlü bitmeyen ölüm kalım sallanması durunca, hızla zorunlu eşyaları, araç gereci, bilgisayarı… Büyük torbalara koyup, duvarda asılı bağlamama bir daha bakıp, en hızlı şekilde üç kat merdiveni inerek yola çıktık.

Fuzuli Caddesi, insanların en sade haliyle olduğu yerdi.

Biri bana eşini söylüyordu,

-Selahattin Bey, Aziz daha inmedi. Şuna seslenir misin?

Herkesin elinde telefon, başka semtte veya başka deprem ilinde oturan evladını, anasını, babasını, kardeşini arıyor, ya da aranıyordu.

Allah’a şükürler olsun ki, bize gelen haberler, çok iyi haberlerdi!

Otoparktan arabayı aldım.

Caddeler, sokaklar iyicene dolup çıkılmaz, geçilmez olmadan on kilometre ötedeki evimize doğru yola çıktık.

Hava çok soğuk, her taraf kardı.

Geçtiğimiz yerlerde, insanların bağrışmaları, koşuşmaları, arabalarına binmeleri en çok dikkati çekiyordu.

Bir de yıkılıp dümdüz olmuş Avşar Oteli…

Bir ekmek satış yeri açıktı ve hızlı bir şekilde çok sayıda taze, sıcak ekmek aldım.

Hayat devam edecekti, kahvaltıda yiyecek ekmek yoktu.

Karlı yollardan, çok sağlam zemin üzerine yaptığımız tek katlı evimize vardık.

6.8’lik 2020 Elazığ depreminde de buraya gelmiştik.

Çivi üzerine duvara yaslı duran babamın fotoğrafı devrilmişti, başka da bir durum yoktu.

Havalar soğuyup da Dilek’teki evimizden Malatya’ya taşınırken, hanıma,

-Sobayı dolduruyorum. Geldiğimizde hazır olsun demiştim.

Ve biz bir süre sonra evlatlarımızla gelmiş ve hazır sobayı bir kibritle yakmış, içerileri sımsıcak yapmıştık.

Sahip olduğumuz her şey için Allah’a şükredip, zordakilere yardım etmesi için dualar ederek tabii.

Uyku gelince de, ‘ne olur ne olmaz’ diye herkes arabasına geçip uyumuştu.

Bu, araçta uyuma bir hafta kadar sürmüştü.

Fakat yakıt sorunu vardı herkeste.

İl dışına gidenler akaryakıt istasyonlarını kilitlemişti adeta!

Sağ olsunlar, Ankara’dan gelen yakınlarımız bidonlarla getirdikleri benzinle depolarımızı doldurmuşlardı.

Deprem sabahı evde, Allah’a şükranlarımı sunmak için iki rekat şükür namazı kılmıştım.

Namaz sırasında hafif depreme aldırmamıştım.

Aynı gün saat 13.24’te, evde öğlen namazını kılarken, bu sefer 7.6’lık deprem oldu.

Yer öyle bir sallanıyordu ki dayanamadım, namazı bozdum.

Öğleden önce, Dilek merkeze gittim.

Ne olur olmaz diye büyük binaların yakınından geçmedim.

İkinci depremde benim uzağından geçtiğim binaların bazıları yıkılmıştı.

Bu alışkanlıkla, milletvekili aday adaylığı mülakatı için gittiğim Ankara’da da binaların uzağından geçmeye çalıştığımı fark ettim.

Depremden ancak dört gün sonra Malatya’ya gidebildim.

Televizyonlarda gördüğüm acıklı durumları yerinde yaşadım.

İkinci Ordu yakınlarındaki Esenlik Markete girdim.

Işıkları yanmıyordu.

Tek tük müşteri, bir iki elaman vardı.

Söylemesi ayıp, biraz sucuk aldım.

Ödeme için kasaya giderken bir vatandaş, elime baktı, yüzüme baktı. Ve,

-Abi senin bunu pişirecek evin var mı? dedi…

Evi yıkılanlar, hasarlı olanlar çadırda kalıyordu.

Villadan, lüks daireden çadıra geçenler vardı.

Ey, tabii ki, ne oldum değil, ne olacağım diyeceksin…

Malatya’da çok şükür ki ölüm azdı ama yıkım da üçüncüydük.

Depremde vefat edenler -İnşallah şehit sayılırlar- Hatay’da 21.910, Kahramanmaraş’ta 12.622, Adıyaman 8,387, Gaziantep 3.897, Malatya 1,393.

Strateji ve Bütçe Başkanlığının açıklamasına göre, Adıyaman’da konutların yüzde 68’i, Kahramanmaraş’ta yüzde 57.8’i, Malatya’da yüzde 55.6’sı, Hatay’da yüzde 50,8’i hasar aldı.

Evet her şeyin başı can sağlığı.

Bir de mal canın yongasıdır atasözümüz var.

Yani insan, büyük emeklerle edindiği, hayatını devam ettirmesine yarayan malına bir zarar geldiğinde, canına zarar gelmiş gibi acı, üzüntü duyar anlamındadır…

Dışarıdan gelen tanıdıklarla konuştuğumuzda,

-Biz Malatya’yı böyle bilmiyorduk diyorlardı.

Ama Devletimizin bunu bildiğine inanırım.

Şehrin, kırsalın her yerinde en men iyisinden binalar yükseliyor.

Göz görüyor olanı biteni, yapılanı edileni.

Yok saymakla, görmezden gelmekle siyasette başarılı olacaklarını umanlar elleri boş dönerler sandıktan.

Çünkü bizim milletimiz, köklü, deneyimli, vicdanlı, arlı namuslu bir millettir.

Geçen bir grupta biri, Valilik Binasının hızla ilerlediğini yazmıştı. Bu güzel durumu bozmak isteyen biri, “Kaybettiğimiz değerler ne olacak?” diye karşılık vermiş, kıvrık siyaset yapmıştı.

Şöyle bitireyim yazımı:

Geçen sene, Yeşilyurt merkezdeki konteyner kentin yanındaydım.

Bir delikanlı arabasıyla geldi, durdu, indi. Dedim ki,

-Burada ayrılma, azalma var mı?

-Bilmiyorum. Ben İstanbul’da çalışıyorum, annem burada kalıyor dedi.

-Depremde burada mıydın?

-Değildim. Ama keşke olsaydım dedi.

-Neden? dedim.

-Annemin yanında olurdum dedi…

İkimizin de gözleri yaşarmış, birbirimize sarılmıştık.

DİĞER YAZILARI Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Ampulün Parlaklığı 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00