Ampulün Parlaklığı

Selahattin SARIOĞLU

10-09-2024 09:56

Ampulün parıltısında bir azalma var!

Parıltı hangi durumlarda azalır?

Bir direnç meselesi varmış!

Onunla ters orantılı.

Direnç artınca parıltı azalır, azalınca artarmış.

Her iletkenin de, az ya da çok mutlaka bir direnci var.

Gümüş, bakır, altın, alüminyum, demir, kalay, kurşun… azdan çoğa doğru gidiyor.

İletken, sözgelimi tel inceyse direnç artar, parıltı azalır.

Tel kalınsa direnç azalır.

Tel uzunsa direnç artar, kısaysa azalır.

Ampulün parlaklığı da ona göre artar, azalır.

Devre elamanlarının ısınması, devre elamanlarında bir direncin, oluğuna kanıttır.

İnsan ve insan toplulukları, birlikleri, ortaklıkları da öyle değil mi?

Evet, Ak Parti sisteminde bir ısınma var mı? Var.

Demek ki Parti, Sistem iletkenlerinde iyiye, güzele bir direngenlik var.

Var ama işin sevindirici yanı, Ak Parti Merkezinin bunu biliyor olması.

Bunu düzeltebilecek donanım ve enerjiye sahip olması.

Hangi örgütlerin dokusunu oluşturan yönetici, yönetim elamanlarında birey olarak veya birlikte zincir olarak incelik veya gereksiz uzunluk var?

Teşkilatı oluşturan şahısların ayrı ayrı ve birlik olarak yapılarında akışı zayıflatan, iletkenliğe direnç gösteren ve sistemi ısıtarak Ampulün parıltısının azalmasına sebep unsurlar var, Ankara biliyor.

Ankara, Ankara’nın da eksiklerini, yanlışlarını da biliyor.

Türkçesi, yönetimin her kademesinde, bürokrasinin her basamağında heyecansızlaşan, yenilikçiliği soğumuş, atılım gücü düşük, vatan, millet, Türkiye ülküsü belirsizleşmiş… kişileri Ankara biliyor.

Bunları olağan yaşamlarına çekip, dinlendirip, Tam Bağımsız Türkiye sevda sistemini ısıtmadan, tıkır tıkır işlemesine işçilik, mühendislik yapacak yeni kadroların teşkilat ve bürokrasi kademelerine gelmelerini sağlayacaktır.

Başımızdan geçen bir “eski iş” anlatayım değişimi görün…

14 Mayıs seçimlerden önce, deprem nedeniyle bir adres değişikliğimiz olmuştu.

İşlemi yapan Malatya Nüfus Müdürlüğü, elimize yeni adresimizi bildiren yazıyı verip,

-Bunu Yeşilyurt Seçim Müdürlüğüne götürmeniz gerekir. Götürmezseniz seçmen kütüğüne yazılamaz, seçimde oy kullanamazsınız dediler.

Seçim Müdürlüğünün yerini söylediler, on kilometreden daha uzakta.

Soğuk kış gününde, akşam karanlığında ara ara, ne zorla bulduk.

Arabamız altımızdaydı; ya olmayanlar nasıl buraları bulacak, kağıdı getirecekti.

Müdüre dedim ki,

-Müdür bey, bu kağıdı biz getireceğimize, Nüfus size e imzayla gönderse olmaz mı?

-Tabii. Olur dedi.

Biz avukat olarak internet yoluyla ofisimizden davamızı açıyoruz, vekaletnameyi dosyaya ekliyoruz.

Dava masraflarını hangi mahkemeyse, neredeyse hesabına yatırıyoruz, ofisimizde oturup, hangi ilde olursa olsun görüntülü olarak duruşmaya katılıyoruz, davayla ilgili tebligatlar, e posta adresimize iletiliyor, süreler öyle işlemeye başlıyor, bunun için postacı kapımızı çalmıyor…

Vatandaş için de aynı kolaylıklar var. E Devlet üzerinden bilgiye ulaşmak, işlemlerini yapmak kolay.

E Nabız sistemiyle tahlil sonuçları cep telefonuna geliyor. Doktorun kapısını beklemeye gerek kalmıyor.

Resmi ihaleler internet üzerinden yapılabiliyor. İstanbul’daki bir satışa katılmak kalkıp İstanbul’a gitmek gerekmiyor.

Daha neler neler…

Devlet katındaki bu yenileşme, devrimler Avrupa ülkelerinden bile ileride.

Ama bir gevşeme, bir tembellik, bir heyecan azalması gözle görülür, elle tutulur, sandıktan çıkar durumda.

Bakın işte, bir adres değişikliğini, üç saniyede iletebilmek mümkünken bu kimsenin aklına gelmiyor veya “Adam sendeee!” deniyor.

Yani eski Türkiye alışkanlıklarına, o meşhur, “Bugün git, yarın gel” günlerine bir dönüş var.

Bunların sayısız benzerlerini vatandaş yaşıyor, yoruluyor, canından beziyor…

Şimdi geçmişe bakıp da yapılanları görüp eskiyi nasıl özlemeyiz…

Hasankeyf’te, Ilısu Barajı sularında kalmasın diye ünlü Er-Rızık Camisi, 1700 tonluk gövdesiyle, krikolarla kaldırılarak, 262 tekerlekli bir düzleme sabitlenip, üç yüz çalışanın eşliğinde, dört saatte iki kilometre ötedeki yeni yerine taşınıyor…

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, daha nice tarihi yapıları tekerlekli araçlarla taşıyarak su altında kalmaktan kurtarıyor.

Kültür Bakanlığımız, çeşitli şekillerde yurt dışına çıkmış dört bin beş yüz, dile kolay 4 bin beş yüz eseri, ajanlarıyla yerlerini buluyor, kiminin parasını ödüyor, kimini dava açıp kazanarak yurda getiriyor.

Hakkari Yüksekova’da evinde mahsur hasta, gece yarısı kardan kapanan köy yolu açılıp, hastaneye yetiştiriliyor…

Kışın kardan buzdan yolda kalan araçların içindeki vatandaşlarımıza yemek paketleri dağıtılıyor...

Ölümcül bebek, Darende’mizden helikopter cankurtaranla Malatya’ya, hastaneye getirilip hayatı kurtarılıyor...

Ambulans uçağımızla yurt dışındaki hasta vatandaşlarımız Türkiye hastanelerine, Türk doktorlarına getiriliyor.

Bu kadar işleri başaran İktidar, nerede hata yaptığını göremeyecek, kendini düzeltemeyecek, pahalılığı gideremeyecek de “Eskici” muhalefet mi giderebilecektir?

DİĞER YAZILARI Hemen yeniden başlamak 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 Haklıyız ama...! 01-01-1970 03:00 İKİNDİYE DOĞRU GELİR DEDİLER! 01-01-1970 03:00 FİZİKEN SÜPER MALATYA 01-01-1970 03:00 NE HOŞ OLMUŞ BURALAR 01-01-1970 03:00 BAŞIMIZA NELER GETİRDİLER 01-01-1970 03:00 HADİ SEVGİYLE KAL SERKAN! 01-01-1970 03:00 Kendisi Zalim Yaptığı Zulüm 01-01-1970 03:00 Gazze Bezi Gazlı Bez Olmuş 01-01-1970 03:00 Malatya’da Altın Dinarlar! 01-01-1970 03:00 Özledik Tozunu Da Çamurunu Da 01-01-1970 03:00 Melekbaba 01-01-1970 03:00 TBB Konuşmalarımdan 01-01-1970 03:00 Yedi Bin Ton Tuz Kullandık 01-01-1970 03:00 19 yaşındaki Şehit Süleyman 01-01-1970 03:00 Çocukken Kaç Şeker… 01-01-1970 03:00 Rahmetli Erbakan Ne Demiş? 01-01-1970 03:00 Başınızı Yesin Darbeniz! 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm Görmez Olaydım 01-01-1970 03:00 O Darağacını Gördüm! 01-01-1970 03:00 Malatya’ya Para Getirelim 01-01-1970 03:00 Her İlden Bir Otobüs… 01-01-1970 03:00 Bir tek kül yok! 01-01-1970 03:00 Zalim fırat! 01-01-1970 03:00 İkisi de aynı yolun öncüsü 01-01-1970 03:00 Onuncu yıl nutku 01-01-1970 03:00 Anasının babasının mezarı var 01-01-1970 03:00 PKK AKILLANDI MI NE! 01-01-1970 03:00 MUSTAFA KEMALLERLE YENİDEN DOĞRULDUM 01-01-1970 03:00 On bir yıl önce Türkiye’m Tv’de 01-01-1970 03:00 ADIMIZ TÜRK MİLLETİ 01-01-1970 03:00 Malatya yürüyor 01-01-1970 03:00 İKİ KÖYLÜ 01-01-1970 03:00 DUYARSAM BAYRAM EDERİM 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ O DA KURTARAMAZ! 01-01-1970 03:00 ŞU “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI!” MESELESİ 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR EŞEKLER! 01-01-1970 03:00 DEDİM Kİ ‘SİZ ALEVİ’SİNİZ DEĞİL Mİ?' 01-01-1970 03:00 O GÜN BU GÜN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİN IŞIKLARI 01-01-1970 03:00 DURUR DİNLER DENİZ 01-01-1970 03:00 BUNA ‘BAKAN’ DEĞİL ‘YAPAN’ DENİR 01-01-1970 03:00 AĞALIK PAŞALIK DEVRİ BİTTİ 01-01-1970 03:00 ÖLÜMÜNE GEÇTİĞİMZ KÖPRÜ 01-01-1970 03:00 OH BE! BURASI MALATYA 01-01-1970 03:00 BAKKAL DEFTERİ GİBİ… 01-01-1970 03:00 SİZE BORÇLUYUZ TA DERİNDEN 01-01-1970 03:00 AMAN DOKTOR BAK BEBEĞE! 01-01-1970 03:00 YÜZLERİNE BİRER TOKAT VUR! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE TÜRKİYE KALMALIDIR! 01-01-1970 03:00 ORASI KONYA DA BURASI KENYA MI? 01-01-1970 03:00 ERMİŞLİ YOLLARI DAR 01-01-1970 03:00 HANYA KONYA ANLAŞILMIŞTI 01-01-1970 03:00 ÜNLÜ MALATYA BADEMİ İÇİN İLERİ 01-01-1970 03:00 SEN YOKSUN BİZ VAR MIYIZ… 01-01-1970 03:00 NE GÜZELSİN ARGUVAN NE GÜZELSİN TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 VURURLARSA AĞRIMASIN 01-01-1970 03:00 UYANSA ATATÜRK AĞLAR… 01-01-1970 03:00 “SİZE DARGIN DEĞİLİM” 01-01-1970 03:00 AĞACIN BAŞINDAYKEN YER OYNAMIŞTI 01-01-1970 03:00 Sedef İşlemeli Tambur 01-01-1970 03:00 Kütüphaneden Kitaplar Çalınmış 01-01-1970 03:00 SEN ETEKTEN SARISIN 01-01-1970 03:00 KİRPİĞİMDEN BİR TEL KOPARIP VERDİM 01-01-1970 03:00 KESTANE TATLISI GÖTÜRMÜŞTÜM 01-01-1970 03:00 İKİ TABAK YEMEK GELDİ 01-01-1970 03:00 SİMİTLER ALIYORUM KAHVALTIYA 01-01-1970 03:00 SAMİ ER’DEN GELEN MESAJ 01-01-1970 03:00 KAYBEDEN ONLAR OLDU 01-01-1970 03:00 BİZİM ELE EL EYLE! 01-01-1970 03:00 HUKUK MEKTEBİ 01-01-1970 03:00 BEN ESMERİ KAYISI İLE 01-01-1970 03:00 Deprem Sırasında Eve Kaçmak 01-01-1970 03:00 Derepazarı Jandarma Karakolu 01-01-1970 03:00 Aydınlığının Lüzumu Yok Senin! 01-01-1970 03:00 İslam Kardeşliği-Kan Kardeşliği 01-01-1970 03:00 Köyde Örnekköy’de Şişe Suyu! 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM SÖĞÜTLÜ’YÜ DURDURURUM 01-01-1970 03:00 Köylü Kadınların Kaçamak Gözleri 01-01-1970 03:00 Suriyeliler Kampını Gezmiştik 01-01-1970 03:00 Muhalefet Olmak 01-01-1970 03:00 Herşey Daha İyi Olacak 01-01-1970 03:00 Annemin Yanında Olurdum 01-01-1970 03:00 Bu Meclis Türkiye’nin Meclisi Değil mi? 01-01-1970 03:00 Deprem Bir Malatyaspor İki 01-01-1970 03:00 O Parkta Sakız Topi Top Satmış 01-01-1970 03:00 Kışla’yı 2002’de Önermişiz 01-01-1970 03:00 Hesabımızı Kitabımızı İyi Yapacağız 01-01-1970 03:00 Hızlı Tren Gelsin Hoş Gelir 01-01-1970 03:00 Takip Edelim Sabredelim… 01-01-1970 03:00