Duruş Medya’yı ziyaret eden Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, burada önemli açıklamalarda bulundu. Yaklaşık 3 yıllık görev süresinde AK Partili milletvekillerinin belediyeyi ziyaret etmediğini belirterek siyasi nezaket eksikliğine dikkat çekti. İlçeye gelen vekillerin Yazıhan halkının seçtiği belediye başkanına selam vermeyi dahi çok gördüğünü söyleyen Göçer, burada çarpıcı ifadeler kullandı.

Geçen günlerde bir AK Parti MYK üyesinin Malatya’nın Yazıhan ilçesini ziyaret ettiğini hatırlatan Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, orada ilçenin hâlini görerek, ‘Bize oy verirseniz, burayı alırsak burada hizmet edeceğiz’ dediğine tepki gösterdi.

“Burayı 20 yıldır kendileri yönetiyor. Ben bu hizmeti alıp Yama Dağları’na götürmedim. Var olan Yazıhan, orada” diyen Göçer, sözlerine şöyle devam etti:

“Siyaset yaparken acımasız olmamak lazım. Bazı şeylerin hakkını da vermek lazım. Siz hakkını vermezseniz vatandaşın size bakışı da değişir. Sayın vekilin orada söylediği, kullandığı dil; eğer iktidar partisinde olsaydı projelerin daha hızlı ve geçerli olacağı yönündeki ifadeleri, ben bir şantaj ve tehdit olarak algıladım. ‘Siz bu şekilde bize oy vermezseniz, başka kişilere oy verirseniz demek ki projelerinizi biz sekteye uğratırız’ şeklinde anladım. Bu şekilde anladığım için o zaman gerekli cevabı verdim. Bu dili artık ortadan kaldırmamız lazım. Yazıhan’daki AK Parti, MHP ve bütün ilçe teşkilatlarının Yazıhan’ın kalkınması için uğraşması gerekiyor. Ben yerel yönetim olarak Yazıhan’da CHP’li belediye başkanıyım. AK Parti de genel iktidarda. Onların da Yazıhan’a farklı şekillerde faydaları olması gerekiyor. Biz birbirimizin hizmetini engelleyerek bir yere gelemeyiz. Onun için Malatya’da şöyle bir şey düşünelim: Diyelim ki Sami Bey Malatya’ya bir yatırım getiriyor. Biz onu engellemeye mi çalışacağız, hayır. Getirirse Malatya’ya geliyor. Malatya için yapılan her şeye bizim destek vermemiz lazım. Bu zihniyeti artık ortadan kaldırmamız gerekiyor. ‘Bizden değilse ne yaparsa yapsın’ anlayışını kabul edemeyiz. Kabul etmiyoruz. Bu yanlış. “Bizdense ne yaparsa yapsın, kapatalım’ anlayışlarının artık bitmesi lazım. Türkiye’nin artık bir şekilde bunu aşması gerekiyor.”

“HANGİ PARTİLİ OLURSA OLSUN HERKESLE ‘MERHABA’ DEDİK”

Kendisi için önemli olanın Malatya ve Yazıhan olduğunu ifade eden Göçer, “Bizler bütün belediye başkanları olarak 657’ye tabiyiz. Bu ne demektir? Biz kamu görevi görüyoruz. Kamu nedir? Hiçbir ayrım yapmadan herkese eşit ve adil davranmak zorundayız. Bu düsturla hareket etmeliyiz. Elbette ki il başkanları siyaset yapacak. Ama niçin siyaset yapacaklar, hizmet almak için siyaset yapacaklar. Bugün Malatyaspor ile ilgili bir şey olduğu zaman biz ‘Şu parti, bu parti’ diyor muyuz, hayır. Hepimiz sahip çıkıyoruz. Nasıl ki bir depremde bir binanın altında kalmış birine yardım eli uzatırken ‘Hangi partilisin?’ diye sorduk mu, hayır. Geçenlerde İstanbul’da Malatya Günleri vardı. Gittik, katıldık. Hangi partili olursa olsun herkesle ‘merhaba’ dedik, özlem giderdik, hasbihal ettik. Bizlerin bu anlayışla hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum. Benim için önemli olan Malatya’dır, Yazıhan’dır. Bizler hepimiz görevli olduğumuz işi ilk başta yapmamız lazım. Mesela halk bizi Yazıhan Belediye Başkanlığı için seçmiş. Biz Yazıhan Belediye Başkanlığı için çalışmalıyız. Biz bu görevi aşıp farklı şeyler düşünüp farklı şeyler yaparsak kendi bölgemizde başarısız oluruz. Bunun en büyük örneği de Ekrem İmamoğlu’dur” ifadelerine yer verdi.

3 yıla yakın süredir belediye başkanlığı yaptığını dile getiren Göçer, hiçbir AK Partili milletvekilinin Yazıhan Belediyesi’ne ayak basmadığını söyledi.

“BU HİZMETİ EN İYİ BİLENLERDEN BİRİ DE BİZİZ”

Yazıhan’a hizmet etmeye çalıştıklarını belirten Göçer, “Geliyorlar, Yazıhan’ı geziyorlar ama Yazıhan halkının seçtiği belediye başkanına bir merhaba demeyi bile çok görüyorlar. Çok ilginç bir şey. Bizler kutuplaştırarak bir yere gelemeyiz. Ötekileştirerek bir yere gelemeyiz. Elbette ki muhalefetinizi yapacaksınız. Elbette ki farklı kulvarlardayız. Ama bir nezaket vardır. Biz Yazıhan’a hizmet etmeye çalışıyoruz. Oraya gelen vekil arkadaşlarımız da ‘Bir isteğiniz nedir, nasıl hizmet edebiliriz?’ diyorlar. Bu hizmeti en iyi bilenlerden biri de biziz. Biz de orada kamu görevi görüyoruz. Onun için Malatya’daki siyasetçilerin artık halka açılması lazım. Parti gücüne güvenerek siyaset yapılmaması lazım. Kendi yaptıklarınıza güvenerek siyaset yapmanız gerekiyor. Bence Malatya, önümüzdeki seçimlerde bunu daha iyi uygulayacaktır. Bunun en iyi göstergesi de Yazıhan’dır” açıklamasına yer verdi.

Yazıhan’da daha önce iktidar partisinin yüzde 69’larla, yüzde 65’lerle oy aldığı yerde halkın kendisini seçtiğini kaydeden Göçer, artık particiliğin ikinci planda tutulacağı, liyakatin birinci plana alınacağı ve hizmet edenin ön planda tutulacağı bir siyasi anlayışın Malatya’ya hâkim olacağını düşündüğünü ifade etti. 

“BU HALK BENİ SEVİYOR MU, SEVMİYOR MU?”

Hiçbir ayrım yapmadan hizmetine devam edeceğini dile getiren Göçer, “Bu, herkes açısından geçerli. Bizim açımızdan da geçerli. Şimdi biz çalışıyoruz. Yarın hantallaşırsak, çalışmazsak bizim için de geçerli. Bütün kurumlardaki arkadaşlar için de geçerli. Herkes motivasyonunu yitirmişse bırakması lazım. Ama siyasette kimse bırakmıyor. Koltuk çok tatlı. Gelen, ‘Bir daha, bir daha, bir daha’ diyor. Ben şunu söylüyorum: Biz Yazıhan halkından 5 yıl için görev aldık. Biz 5 yıl boyunca objektif bir şekilde, hiçbir ayrım yapmadan hizmetimizi yaparız. Ondan sonra vatandaşın karşısına çıkarız. Vatandaş memnunsa devam ederiz. 5 yıl sonra bana, ‘Seçim olmadan belediye başkanı olur’ deseler, ‘Hayır’ derim. Bu halk beni seviyor mu, sevmiyor mu? Bu halk beni seviyorsa ben bir daha gelirim, bir daha seçilirim. Bunlar yüktür, ağır yüktür. Belediye başkanlığı yaptığınız zaman özel hayatınız kalmıyor. Gece 12’ye, 1’e kadar vatandaş her dakika sizi arıyor. Yorucu bir iş. Yani sevmeniz lazım. Sevmeden de yapamazsınız. Belli bir yaştan sonra artık sembolik olarak belediye başkanı olmak, ‘Ben de gittiğim zaman belediye başkanı geldi, karşılasınlar’ diye düşünmek doğru değil. Bu duygularınızı tatmin etmek için belediye başkanı olursanız bu vatandaşa haksızlıktır. Hizmet edenlerin ve liyakat sahibi olanların bu görevi yapması gerektiğini düşünüyorum. Siyasette de artık hiç kimsenin genel merkezin ve liderin arkasına sığınmadan, kendi yaptıklarıyla insanların karşısına çıkması gerektiğini düşünüyorum” açıklamasına yer verdi.

“CUMHURBAŞKANININ SİYASETEN ÇOK BÜYÜK BİR AĞIRLIĞI VAR”

“Ben Cumhuriyet Halk Partisi’ne gidip birinci sıradan milletvekili olayım, AK Parti’ye gidip birinci sıradan milletvekili olayım demiyorum. Millet beni seviyor mu, sevmiyor mu? Önce onu tartacaksınız” diyen Göçer, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Partinin gücüyle değil, halkın gücüyle geliyor musunuz? Önemli olan bu. Ben halkın gücünü önemseyen bir insanım. Onun için Türkiye’de şu bir gerçek: Cumhurbaşkanının siyaseten çok büyük bir ağırlığı var. Şu anda AK Parti’de bazı illerde kimi gösterirseniz seçimi banko kazandığı yerler var. Onun için parti içinde ‘Ben bir yere gelirim’ diye düşünmek yerine, halkın gönlünde nasıl taht kurarım, onu düşünmek lazım.”

MUTLU SARIGÜL