Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi’nin verdiği “mutlak butlan” kararı Malatya’da geniş yankı buldu. Bu kapsamda önce CHP İl Başkanı Barış Yıldız akabinde de CHP’den ihraç edilen Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer önemli açıklamalarda bulundu. 

Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer yaptığı açıklamada,

“CHP bir şirket gibi yönetilemez. Biz de ilk kongresinde politik eleştirilerimizi yaptık. Biz de Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar olması için partide gördüğümüz eksikleri söylemek zorunda olduğumuzu belirttik. Türk siyaset tarihinde şunun yapılması lazım artık. Güçlünün yanında değil, haklının yanında durmak. Bizler o gün de Cumhuriyet Halk Partisi'nin yönetimi şeklinin yanlış olduğunu, gerçek Cumhuriyet Halk Partilerinin bu partide dışta kaldığını, partinin tabanının, partinin yönetiminde söz sahibi olmadığını belirttik”

ifadelerine yer verdi.

“İLK KEZ CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NİN GENEL BAŞKANININ ŞAİBELİ OLDUĞU İDDİA EDİLDİ”

İlk kez böyle bir durumla karşı karşıya geldiklerini de belirten Abdulvahap Göçer,

“İlk kez Türkiye Cumhuriyeti'nde kurucu parti olan Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanının şaibeli olduğu iddia edildi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanı asla şaibeye bulaşmaması gerekir. 100 yıllık bir çınar. Hepimiz o çınar gölgesinde duruyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi bizim baba ocağıdır. Bizler buraya sahip çıkmak zorundayız”

diye konuştu.

“CUMHURİYET HALK PARTİSİ TEMELDEKİ ANLAYIŞINDAN UZAKLAŞMIŞ BULUNMAKTA”

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Kurultay'dan sonra savrulmaya başladığını ifade eden Göçer,

“Ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurulmasındaki temeldeki anlayışından uzaklaşmış bulunmaktadır. Bugün mutlak butlanı eleştiren arkadaşlar şunu göz önünde bulundurmaları lazım. Herhangi bir suç işlenilmişse o suçun mutlaka cezası olacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi uzun zamanlarda hiç istemediğimiz görüntüler, hiç istemediğimiz yönetim şekliyle konuşulmaya başladı ve mahkeme koridorlarında Cumhuriyet Halk Partisi tartışılmaya başladı. Cumhuriyet, Halk Partisi, Türkiye Cumhuriyeti'nde iktidara en yakın partidir. Cumhuriyet Halk Partisi bir önceki genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu bir Hâli İbrahim Sofrası kurmuştu. Bütün düşüncedeki insanları bir araya koyup getirip Türkiye İttifakı şeklinde bir ittifak oluşturdu ve bunun neticesinde de yerel seçimlerde Türkiye de 1. parti olarak çıktık. Ama ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partisi 38. Kurultay'dan sonra savrulmaya başlandı”

şeklinde konuştu.

“MAHKEME KARARI GECİKMİŞ BİR KARARDIR”

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi’nin verdiği kararın geciktirilmiş bir karar olduğuna vurgu yapan ve Cumhuriyet Halk Partilerinin tamamını Cumhuriyet Halk Partisine sahip çıkmaya çağıran Göçer,

“Dünkü mahkeme kararı gecikmiş bir karardır. Bu mahkemenin daha önce çıkması gerekiyordu. Cumhuriyet Halk Partilerinin tamamını Cumhuriyet Halk Partisine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Elbette ki şu anda yönetimde olan arkadaşlarımız vardır. Gençlik kollarımız var. Kadın kollarımız var. Bunların hiçbiri dışlanmayacaktır. Hepsi partililerdir. Biz partide genel başkanımızın söylediği gibi arınmaya ihtiyacı olduğunu suça bulaşmış partiyi zenginleşme amacı olarak kullanılanların süratle partiden arındırılacağını ve gerçek Cumhuriyet Halk Partilerinin yönettiği bir yönetim şekli tekrar oluşturulacaktır. Bizler şunu yapmamamız lazım. Yargı kararlarını veya kurumlarını, kurumları lehimize karar verdiği zaman kabullenip aleyhimize karar verdiği zaman bu iktidar yargısının verdiği karar şeklinde bizler söylemleri geliştirirsek Türkiye'deki hiçbir güvene, hiçbir kuruma güven kalmaz. Netice itibariyle yerel mahkemenin vermiş olduğu karar yanlıştı. Bu yanlış kararı verdiği zaman Türkiye'de hukuk işliyor. Mahkeme doğru kararı verdi diyen arkadaşlarımız bugün feryat figan içinde. Neden? Kendi siyasi ikballeri için. Cumhuriyet Halk Partisi için değil. Eğer Cumhuriyet Halk Partisi içinse buyursunlar birlikte yönetmeye devam edeceğiz. Çünkü bu parti hepimizin, birimizin değil”

cümlelerine yer verdi.

“BEN PARTİMDEN ASLA TAVİZ VERMEDİM”

Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik yaptığı eleştirilerden dolayı partiden ihraç edildiğine vurgu yapan Göçer şu ifadelere yer verdi:

“Bizim kendi şahsım olarak da Cumhuriyet Halk Partisi'nde politik eleştiriler yaptığımdan dolayı ihraç edildim. 38. kurultaydan sonra seçilen yönetimin yok hükmünde olduğundan dolayı almış olduğu kararlar da yok hükmündeydi. Daha önceki açıklamalarımda söylediğim gibi ben Cumhuriyet Halk Partiliyim. Benim Cumhuriyet Halk Partilimi tartışacak hiç kimse yoktur. Bizler eleştiri yaptık diye ihraç edildik. Ben partimden asla taviz vermedim. Bana oy verenlerin yüzünü öne eğmesine müsaade etmem dedim. Biz her ne kadar onlar bizi Cumhuriyet Halk Partili görmeyip ihraç etseler bizim Cumhuriyet Halk Partili olduğumuzu her defasında söylediğimiz gibi yine de söylüyorum. Hayatım boyunca tek bir partide oldum o da Cumhuriyet Halk Partisi ve inşallah biz hayatımızın sonuna kadar da Cumhuriyet Halk Partisi'ne devam edeceğiz.”

GERÇEK CUMHURİYET HALK PARTİLERİNİN TABANININ TAMAMINI YÖNETİME İRADESİNİ YANSITACAĞIZ”

Konu ile ilgili Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştüğünü de söyleyen Göçer,  şöyle konuştu:

“Genel Başkanımızla da biz görüştük. Görüşmelerimizi daha önce de görüşmelerimizi yapıyorduk. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi içinde olan eksikleri ve yanlışları kendisine iletiyorduk. İnşallah istişarelerimize devam edeceğiz ve gerçek Cumhuriyet Halk Partilerinin tabanının tamamını yönetime iradesini yansıtacağız. Yerel seçimler her ne kadar parti yönetimi belirlense de parti meclisi belirlense de son nihai kararı halk verdiğinden dolayı, halkın oyla geldiğinden dolayı buradaki asli unsur halkın seçimi olduğundan dolayı, buradaki kararı son kararı halk verdiğinden dolayı yine seçimlerle ilgili hukuki olarak bir süreç yaşanmayacak. Bir sıkıntı yaşanmayacaktır. Ama diğer alınan kararların tamamı yok hükmündedir.”

“CHP SÜRATLE ARINMAYA GİDECEK VE TÜRKİYE'DE İKTİDARA GİDECEK”

 Cumhuriyet Halk Partisi’nin süratle arınmaya gideceğini de aktaran Göçer,

“Cumhuriyet Halk Partisi süratle arınmaya gidecektir ve Cumhuriyet Halk Partisi Malatya'da, Büyükşehir'de vekil sayısını arttıracaktır ve Türkiye'de iktidara gidecektir. Bunun için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Bizde ihraç edildiğimiz zaman da söyledik. İl kongresinde de söyledik. Dediğimiz gibi biz Cumhuriyet Halk Partisi'ne gönülden bağlıyız. Bizimle ilgili almış oldukları kararı yok hükmünde gördük. O günde dedik biz bu kararı tanımıyoruz ve nihayetinde de mahkemelerde bu kararın bu yönetimin demokratik yollarla, hukuki yollarla seçilmediğini gerekçeli kararı okuduysanız ben fazla ayrıntılıya girmeyeceğim. Siyasi tarihimizin yüz karası diyeceğimiz yöntemlerle seçtiklerini apaçık bir şekilde göstermişlerdir. Bu cumhuriyet Halk Partililerin yaptığı bir olay veya bir davranış şekli değil. Burada 3-5 kişinin şahsi menfaatleri için yapmış olduğu gerçek cumhuriyet Halk Partililer ülkesini seven vatanına ve milletine hizmet etmek amacıyla çalışan kişilerdir. Netice itibariyle şu andaki arkadaşlara görevde olan görevleri de son bulmuştur. Bu arkadaşları da diyoruz burası baba ocağıdır. Eğer ortak paydamız Cumhuriyet Halk Partisi ise buyurun hepimiz Cumhuriyet Halk Partisi ortak paydasında birleşelim. Cumhuriyet Halk Partisi herkesin üzerinde olan bir kurumdur. Hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi'nden daha üstün değildir. Bizler genel seçmeni daha önceki kurultayda Kemal Bey'i destekledik. Genel başkanımızı destekledik.  Özgür Özel seçildiği zaman genel başkan olduğu zaman biz Cumhuriyet Halk Partisi'ne gene hizmet verdik. Ama bugün gösterildi ki mutlak butlan kararıyla bunun sakat bir işlem olduğunu, yok hükmünde olduğunu göstermiştir. Biz Atatürk'ün koltuğunda Mustafa Kemal Atatürk'ün koltuğunda kim oturuyorsa genel başkan olarak görüyoruz ve genel merkezin talimatları doğrultusunda hareket edeceğiz”

sözlerini kullandı.

“TASVİP ETMEDİĞİMİZ BİR OLAY”

Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik yapılan eylemleri ve söylemleri de sert bir dille eleştiren Göçer son olarak şu ifadelere verdi:

“Ben şahsi olarak 13 yıl genel başkanlık yapmış, genel başkanlık yapmış birine şu anda görevde olanlar ağza alınmayacak hakaretler, küfürler yapıyorlardı. Çok yanlış. Tasvip etmediğimiz bir olay. Tüm genel başkanlar bizim genel başkanımızdır. Özgür Özel'de mutlak butlanla gitse bile genel başkanlık yapmıştır. Biz bu yüzden Cumhuriyet Halk Partisi'nin bütün genel başkanları kıymetlidir. Hepimizin ortak faydası Cumhuriyet Halk Partisi'ni iktidara getirmektedir. Bugünkü bazılarının belki siyasi hedefleri olabilir. Bu hedeflerine gidecek yol kapanmış gibi görebilir. Bizler siyasi hedeflerimizi şu andaki hedeflerimizi bir tarafa bırakıp Cumhuriyet Halk Partisi'nin Türkiye'de iktidara gelmek için gayret göstermemiz lazım. Ekonomik sıkıntılar ortada. Şu anda emeklinin almış olduğu ve asgari ücret hepinizin takdirine sunuyorum. Bununla bir aylık kira bile ödeyemiyorsunuz. Bizim artık Türkiye'nin sorunlarını konuşma zamanı. Gerçek Cumhuriyetler Halk Partilerinin tamamının yönetimde hak sahibi, iradesini yansıtması için partiye sahip çıkmasını bekliyoruz. Sonuna kadar partiliyiz. Sonuna kadar genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanındayız.”

TÜRKAN YILDIZ KAYA